Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Aylar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
l l l
Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer
İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına
l
Reklam Genel Müdürü
l l
Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan
l
Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş
ALEV COŞKUN
l Evsun Sinem Alkan
Fotoğraf: Uğur Demir l
Yenibosna mh. 29 Ekim Cd. no: 11A/41 Bahçelievler/İstanbul Tel : 0212 454 35 10. Ankara : İleri Basım
10 OCAK 2026 SAYI: 36617
l
Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara
Reklam Yönetimi: Yenigün
l
Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih
Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen
Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş
l
mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam
Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST.
Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel
Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh. 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25.
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64
Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs
Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul
l
Hakan Akarsu Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi
e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat)
Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.),
no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20. Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş.
Yazıişleri Müdürleri
l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara
Faks: (0212) 251 98 68
Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur,
Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3
Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma-
Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr
Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Mine Esen, Özlem Yüzak
dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir.
‘Nilgün’, şair Nilgün Marmara’nın
yaşamına odaklanıyor
Özgürlüğün
Ansızın
bedeli
batan…
BİR insan, 29 yıllık yaşamına ne
Psikolojik gerilim
sığdırabilir? küçük İskender onun
ardından şöyle demişti: “Nil’de gün
dışında, nitelikli bir
‘Hizmetçi’ ile sosyal
ansızın battı”.
çalışmaya rastlamadım.
Nilgün Marmara; şiirlerini,
MEHMET S.
satir-kara komedi ‘Başka
günlüklerinde yazdıklarını ve sessiz ‘Anlatım dili’
AMAN
çığlıklarını bıraktı ardında. Türk
n Bunun nedeni sizce nedir?
Yolu Yok’ vizyonda
edebiyatının en hüzünlü izlerinden sadece
Aslına bakarsanız şairler üzerine yapılmış
bir tanesi derken Marmara’nın yaşamı için,
birkaç belgesel dışında başka bir üretim
yanılmayız. merikan Gerçek kurban kimdir?
yapılmamış. Bu sadece Nilgün Marmara
Yönetmen Tolga Oskar, işte bu hüzünlü
özelinde bir mesele değil. Tarihin tozlu komedilerinin Hizmetçi, Rebecca, Vahşi
izin peşinden giderek Marmara’nın
sayfalarında kalan ve anlatılması gereken
Austası Paul Stepford Kadınları,
yaşamına konuk oluyor “Nilgün”
o kadar çok şairimiz ve sanatçımız var ki.
Feig (Nedimeler, Basit Beşikteki El, Kayıp
belgeseliyle. ASLI
Hayattayken popüler olmamış insanlar
Bir İyilik) Hizmetçi Kız, Penceredeki Kadın
SELÇUK
kapitalizmin
Antalya Altın Portakal, Ankara ve
hakkında görsel materyal neredeyse hiç
(2025) filmiyle filmlerini anımsatır.
Boğaziçi Film festivallerinde gösterilen
olmuyor. Bu durum da belgesel sinemanın
komediden psikolojik
belgeselde şair ve yazarlar Haydar
olanaklarını önemli ölçüde daraltıyor.
Devam filmi hazırlanıyor
gerilim türüne adım attı.
Ergülen, Gülseli İnal, Akif Kurtuluş, Orhan
Hareketli görüntü kısıtlılığı, başka
Nina’yı canlandıran
Frieda Mc Fadden’ın
kıskacında
Alkaya, Feryal Çeviköz, Cezmi Ersöz,
bir anlatım dili tercih etmek zorunda
Amanda Seyfried’ın geçen
2022’de yayımlanan romanı
Orhan Kahyaoğlu ve Beliz İnal yer alıyor.
bırakıyor. Önce bu anlatım dilini bulmak
üney Kore’nin Oscar adayı dramatik
haftaki açıklamasına göre
New York Times’ın en
Marmara’nın dizelerini ise oyuncular Tilbe
gerekiyor ama bunu bulsanız bile o insanı
Gkara komedi Başka Yolu Yok’u
Hizmetçi’nin devam filmi
Saran ve Nazan Kesal seslendiriyor. çok okunanlar listesinde
bu şekilde anlatmaya kalkışmanın yeterli
yönetmen Park Chan-wook, Donald E.
2026’nın sonuna doğru
Oskar ile Nilgün’ü konuştuk.
olup olmayacağı sorusuyla baş başa 60 haftadan fazla yer
Westlake’in Balta (1997) romanından
çekilecek. Yapım bütçesi
kalıyorsunuz. Tabii bu teknik meseleler
aldı. Üçlemeden oluşan
ikinci kez sinemaya uyarladı. İlk versiyon
‘Sorumluluk duygusu’
dışında, anlatacağınız olay ya da karakter 35 milyon dolar olan
Hizmetçi’nin hayranları
Ölümcül Çözüm’de (Le Couperet/2005)
n Nilgün Marmara’yı bir belgeselle
özelliklerinin toplumda ne derece kabul
filmin dünya hasılatı iki
romanın sinema
Costa Gavras işinden kovulan adamı
anlatma fikri nasıl oluştu?
gördüğü de önemli. Örneğin muhafazakâr
buçuk haftada 133 milyon
uyarlamasını sabırsızlıkla
kendine güvenen, haklı biri olarak
Nilgün Marmara ismini edebiyat
bir karakterin kabul göreceği, ancak
dolara ulaşınca yapımcılar
bekliyorlardı. Feig, New
aktarırken Chan-Wook, 25 yıldır çalıştığı
sohbetlerimizden, dergilerde
devrimci bir karakterin bazı kesimleri
üçlemenin ikinci bölümü
York’un banliyösünde kâğıt fabrikasından bir gecede atılan Yoo
yayımlanan sözlerinden
rahatsız edeceği düşüncesi
“Hizmetçinin Sırları” için
Man-su’yu utangaç, çaresiz bir karakter
yaşayan varsıl burjuva çift
biliyordum ama
bazı insanların cesaretini
kolları sıvadılar. Oyuncu olarak tanımladı.
Nina ve Andrew Winchester
şiirleri ve hayatı
kırabilir. Özkıyım,
Film Bong Joon-ho’nun Parazit’ini
kadrosu ünlülerden oluşuyor:
ile hapisten şartlı tahliye
üzerine detaylı
toplumun büyük
anımsatır, ikisinde de kapitalizm insanları
Sidney Sweeney, Amanda
bilgim yoktu. edilen Millie’nin yollarının
bir kesiminde tabu
umutsuz bir rekabete sokar. Parazit,
Seyfried, Brandon Skelar,
Üniversite
olarak görülüyor. kesişmesini kara komedi
varsıllarla yoksulları, Başka Yolu Yok ise
yıllarımda Elizabeth Perkins, Michele
Tüm bunları
türünde Alfred Hitchcock’ın
fakirleri, çok fakirleri anlatır. Fabrikayı
“Metinler”
düşündüğümde, Morrone. Jenerik süresince
gerilimlerini çağrıştıran
satın alan Amerikan şirketini değil,
adlı kitabını
“Nilgün Marmara
devam eden Taylor Swift’in
anlatım diliyle aktarır. Yeni
Man-su gibi savunmasız işsizleri izleriz.
okumuştum.
belgeseli yapmaktan
“I Did Something Bad”
bir başlangıç yapmak isteyen
Kendini kapana kısılmış hisseden adam
Yazdıklarıyla
neden kaçınılır?”
(Kötü Bir Şey Yaptım)
Millie sonunda rahat edeceği,
bambaşka bir karaktere bürünür, yerine
ilk tanışmam bu
soruna kendimce cevaplar
şarkısı iddialı bir tanıtım
para biriktirebileceği yatılı geçebilecek rakipleriyle ilgili gizli planlar
kitapla olmuştu. Ardından
bulabiliyorum ama cevap bulamadığım
stratejisini destekliyor.
yapmaya başlar.
hizmetçi göreviyle çiftin
diğer kitaplarını da okudum. Nilgün
soru, bunca yıldır tüm bunları göze
Devam filmini yine Paul Feig Anti kahramanımız ailesine rahat bir
evinde çalışmaya başlar.
Marmara’nın yazdıklarından edindiğim
alabilecek birileri neden çıkmadı?
yaşam sunmak için ahlaki ikilem arasında
çekecek, senaryoyu Rebecca
Nina başta Millie’ye çok
ipuçlarıyla onun yaşam felsefesini,
kalır. Liberalizmin insanları sömürdüğünü,
Sonnenshine yazacak,
dünyayla kurduğu ya da kuramadığı Akışta bir kurgu sıcak davranır ama zaman
insanlıktan çıkardığını Charlie Chaplin
oyuncu-yapımcı Sweeney,
bağı anlamaya başladım. İzlenimlerimin
n Belgesel, günlük yaşamın akışında geçtikçe yalan söyler, psikoz
“Modern Zamanlar” da (1936) 90 yıl önce
gerçeğe ne kadar yaklaştığını anlayabilmek Seyfried, Morrone oyuncu
ilerleyen bir kesit gibi kurgulanmış. Bu
nöbetleri geçirmeye başlar.
vurgulamıştı. Chan-Wook dev şirketleri,
için daha fazla araştırma ve okuma
tercihin nedenini öğrenebilir miyiz? kadrosunda yer alacaklar.
Kızları Cecilia annesinin
yapay zekâyı, otomasyonu, yozlaşmayı,
yapmaya karar verdim ama hakkında
Aslında farklı kurgu yöntemleri
sinir krizlerine
etik çürümeyi,
ne bir belgesel çekilmiş ne de detaylı bir
denedim, ilk aşamada tersine bir
aldırmaz. Çekici,
modernitenin insanı
metin yazılmıştı. Bu eksiklik üzerimde bir
anlatımla kurgulamıştım. İzleyicinin
sabırlı, âşık kocası
köleleştirdiğini
sorumluluk duygusu oluşturdu. Nilgün
anlamlandırabilmesi için başlangıçtaki
Andrew, Nina’nın
eleştirirken ironik
Marmara hakkında bir belgesel yaparak
parçaları ilerleyen bölümlerdeki
üzerine titrer,
anlatımıyla izleyiciyi
onun daha görünür, sesinin daha duyulur
parçalarla birleştirmesi gerekiyordu. Bu
Millie’yi de avutur. Chaplin gibi
olmasını amaçladım.
durum, seyirciyi izleyen konumundan
güldürüyor. Chan-
Kırılgan ama güçlü,
n Marmara üzerine çekilen ilk
çıkarıp anlatıma dahil olan, katkıda
Wook; Lee Byung-
belgesel bu. Bugüne kadar belgeselinin dirençli Millie
bulunan, etkileşim kurarak anlamın
hun, Son Ye-jin, Park
çekilmemiş olması ilginç, değil mi?
ortaya çıkmasını sağlayan bir unsura yaşama tutunmak
Hee -soon, Lee Sung
Bu durum ilk etapta beni de şaşırtmıştı.
dönüştürecekti ama bu gerçekten gerekli
için her şeyi göze
-min’in oynadığı filmi
Arama motoruna “Nilgün Marmara
miydi? Bu kurgu biçiminin herkeste karşılık
alır.
belgeseli” yazdığımda bir belgesele yönetmen Costa
bulmayacağını ve anlam üretmenin
Nina-Andrew-Millie
ulaşacağımdan neredeyse emindim. Gavras’a adamış.
sekteye uğrayacağını düşünüp olayları
arasında tehlikeli bir
Ama böyle olmadı elbette. Bazı yüzeysel
sırasıyla vermenin daha doğru bir tercih
oyun başlar. İpler
bilgilerin aktarıldığı amatör videolar
olacağına karar verdim.
kimin elindedir?
‘SANAT DÜNYAMIZ FİLM GÜNLERİ’ BAŞLIYOR
‘Kopuşlar ve Ritim’
YAPI Kredi Yayınları ta- larının dağılımına, gıda ak- yer buluyor. Seçkide, Çekoslovakya’nın
SEÇKİN Pirim ve Jorinde Voigt’un seçili eserlerini bir araya
rafından yayımlanan tivizmine, açlık ve tokluk ilk feminist yönetmeni olarak bilinen Ve-
getiren “Kopuşlar ve Ritim” başlıklı sergi, 15 Ocak-21 Şubat
güncel sanat dergisi Sa- ikiliğine, tüketen ve tüke- ra Chytilova’nın yazıp yönettiği Sedmik-
tarihleri arasında Dirimart’ın Londra’daki mekânında
nat Dünyamız’ın sun- tilen ilişkisine, mutfakta- rasy (Papatyalar, 1966) ile geçen yıl baş-
sanatseverlerle buluşturacak. Birbirinden farklı ancak yankı
duğu III. Sanat Dünya- ki cinsiyet rollerine, yeme- rol oyuncusu Léa Drucker’e Antalya Al-
uyandıran iki sanatsal pratiği buluşturan “Kopuşlar ve Ritim”
mız Film Günleri, bu yıl ğin kültürel ve zamansal tın Portakal Film Festivali Uluslarara-
başlıklı sergi, kişisel deneyimi kâğıt kesim işleri aracılığıyla
“Kim Kimi Yiyor?” teması boyutlarına odaklanıyor. sı Uzun Metraj Yarışması’nda en iyi ka-
karmaşık görsel sistemlere dönüştüren yapıtlar arasında güçlü
ile 23-26 Ocak tarihleri arasında Ya- Tema başlığı “Kim Kimi Yiyor?” olarak dın oyuncu ödülünü kazandıran, Lau-
bir diyalog alanı açıyor. Manuel ve dijital süreçler ile düzen
ve bozulum arasındaki denge arayışını odağına alan Pirim pı Kredi Kültür Sanat Loca’da izleyi- belirlenen film günlerinde bu kapsam- ra Wandel’ın yazıp yönettiği L’intérêt
ve Voigt, dünyanın kendini dayatan yapıları içinde insanın cilerle buluşacak. da yemekle olan bağımızın çeşitliliği- d’Adam (Adam’ın İyiliği İçin, 2025) gibi
sahicilik arzusunun nasıl varlığını sürdürdüğünü araştırıyor.
Küratörlüğünü sinema yazarı Engin ni gösteren ve yemeğin metafora dönüş- filmler yer alıyor. Programın ayrıntılarına
Ertan’ın yaptığı program, besin kaynak- tüğü durumlara vurgu yapan yapımlar “ykykultur.com.tr”den ulaşılabilir.
eprem, sel, tsunami, yanardağ, batmayan ülke” olarak tanımlanan direnmesinin en temel hakkı, görevi, isteyen emperyalizme karşı, bizi
çığ, kasırga gibi doğal sorumluluğu, yaşam nedeni olduğunu
öncülünden emperyalizmin bayrağını
yutmak isteyen kapitalizme karşı heyeti
Dfelaketler, salgınlar, yangınlar, alan ABD’nin insanlığa saldırısı düşünen, insanlığın ve özgürlüğün
milliyece mücadeleyi öngören bir
kıtlıklarla boğuşmak ve bunları başladı. düşmanı olan bu belaya karşı insanın
mesleği takip eden insanlarız” diyerek
alt etmek zorunda kalan insanlık, elini tutan, insana dokunan, yol
“Rus genişlemesine son verme
başlatmıştı.
gösteren, “Aklınla bütünleş” diyen
kendi yarattığı kölelik, savaş, işgal, zamanı gelmiştir”e odaklanan Truman
“Yurtta barış, dünyada barış”
sömürü, egemenlik belalarını bir türlü Doktrini, Soğuk Savaş politikalarıyla ve zaman zaman çığlığa dönüşen
bilgeliğiyle insanlığa görevini
bu insan sesleri insanlıkta karşılığını
yok edemedi yeryüzünden. kan ağlattı dünyaya.
anımsatan Atatürk’ün insanı
bulamadı:
Oysa “Ölmüş tüm kuşakların Sovyetler Birliği’nin çöküşünden
yabancılaştıran, utandıran, insanın
Cervantes, Montaigne, More,
geleneği yaşayanların beynine büyük
sonra emperyalizm allayıp pulladığı
İnsanlığın hasreti
onurunu kıran bu belaya karşı, “Dünya
Shakespeare, Goethe, Hugo,
bir ağırlıkla yerleşmiştir” demişti küreselleşme politikalarıyla enerji,
Çehov, Gogol, Tolstoy, Steinbeck, insanları kapitalizmin açgözlülüğü ve
Marx ve insanla ilgili her şey insanın maden kaynaklarına el koyarak
imparatorluklarının doymak bilmez bir
Hemingway, Kafka, Zweig, Rolland,
sorumluluğundaydı. sömürü alanlarının pekiştirilmesi için hırsından arınmış olarak yetiştirilmelidir”
hırsla dünyanın tamamına egemen
Brecht, Marquez, Eco, Saramago,
İnsanlık, kendisine kötülük getiren, savaşlar zinciriyle saldırdı insanlığa:
önermesi yol gösterici olmalıdır.
olma amaçlarıyla büyüyen bu bela;
Galeano...
önlenebilecek bu belalara “dur” Yeni Dünya Düzeni.
“Kahrolsun Amerikan emperyalizmi
dinler adına işlenen cinayetlerle de
“İnsan ve onun geleceğine dair
diyemedi. “Ya özgür bir ulus olarak yaşayalım
beslenerek yüzyıllarca dünyayı kana
ve onun yerli işbirlikçileri” sloganının
kalbimizi sıkıştıran endişeye rağmen,
Belaların kaynağını, kendi yarattığı ya ölelim” diyen ve başkanlığı
boğdu.
68 kuşağının dilinden düşmemesi,
korku ve umutsuzluk doğmamalı” dedi
bataklığı kurutamadı. döneminde ABD’de köleliği kaldıran
Sömürgecilikle kıtaları yağmalayarak
“Yankee go home”u, 78 kuşağının
Aytmatov.
Lincoln’ün düşlediği ülkenin “haydut
paylaşan kapitalizm ve onun tepe
“Venseremos”u boşuna değildi.
devlet”e dönüşerek kurulmaya çalışılan
Belaların kaynağı
noktası emperyalizmin dünyaya düzen
Nâzım Hikmet, “Bedreddin hareketi
Günümüz belasının adını
yeni düzenin adı, emperyalizmin korku,
Bu belaların kaynağı, “Ben
verme arayışının getirdiği Dünya Savaşı
aynı zamanda benim milli gururumdur”
dehşet, yalan imparatorluğudur.
koymak
güçlüyüm” diyenlerin diğer insanlar için ile 20. yüzyıla geldi insanlık.
demişti ve belanın Bolivar’ın ülkesinde
adaletin, eşitliğin, özgürlüğün olmadığı Yeni düzen arayışıyla Hitler ve
İnsanlığın korkuyu aşarak karşısına
yaşattığı gösterdi ki sürüyor hasretimiz:
Belalara karşı insan sesleri
bir yaşamda sömürüyü, zorbalığı yandaşları İkinci Dünya Savaşı’yla cesaretle dikilmek zorunda olduğu
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür/ ve
egemen kılma isteğidir. uygarlık birikimine saldırdı ve Çanların insanlık için çaldığını belanın panzehri yurtseverlik bilincidir.
bir orman gibi kardeşçesine/ bu hasret
Barbarlıkla ve köleleştirmeyle milyonlarca insanı yok etti. duyumsayan, insanın, kendisine
Mustafa Kemal, Türk Ulusal
başlayan, özellikle ortaçağ Sonra “topraklarında güneş ve özgürlüğüne karşı olan her şeye Kurtuluş Savaşı’nı “Bizi mahvetmek bizim.”

