Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
CUMHURTTET KHSBBft l 9 6 3 \ Çcşitii yönleriyle HER YOKE ELVERİŞÜ. SAĞLAM v« EKONOMİK 7 TONLUK STEYR KAMYONLARl uıııııııııııımuımuuuııııımummıtıııııııııu Devrimleri yonlarını Halife ve Sultan »î fatiyle Osmanlı hukümdarlan nın son günlere loıdar davranıslarını son derece tesirli ve iknâ edici bir şekilde anlatmış ve neticede saltanatm artık doğrudan doğruya Türk milletine in tikal etmiş bulunduğunu kabul ettirmeğe muvaffak olmuştur. Çok geçmeden, mart 1923 te de. yine aynı metodl» hgreket ederek artık «örarünn tımımUmı; bir möessese» ol*n Halifeliğin u« Meclisce kaldırılmasını sağ • lamıştır. yondan yoksun bulunduklarından, batılı büginlerin Türk tarihi üzerindeki arastırmalarından faydalanmak zorunda kahyorlar dı. Bu suretle derledikleri bilgileri ve çok kere peşin hükümlere dayanan kanaat ve sonuçları okuyucularına intikal ettiviyorlarnt Mahdut bir miktarda satışa arzedilmişür TEDİYATTA KOLAYLIK Tarih suuru Bir örneb MiUiyetciUh • Batıdahi kanaat Arastırmalar Yeni Tex Tarih Kongresi Ük çağlardan zamanıui!/.a kadar miHetleritı başı na geçerek mukadderatlaruıa yön vermis olan miis cak onda, tarihle uğraşanların tesna devlet adamlarmdan. hemen hepsinin Tarihe yakm bir ilgi göstermiş bulutıduklan göriümekte birçoâundan farklı olarak bu dir. Hiç şüphe yok ki bunlav. kendi meslekleri için tarihten ders ahnayı. faaHyetlerini duzenlemek sayede edindiği bilgi sırf biı kaîa için tarihten iaydalanmayı ön plânda tutmuşlardır. Her halde tarihi ve tarihten ders almasmı bilmeden hamulesi olarak kalmış değilbaşarılı bir devlet adamı olmanm. başka bir deyim le tarih bilmeden tarih yapmanin imkânsızlığma. dir. Öğrendiklerini kendine öz kanî' bulunmaktadırlar, Aynca, bunlar arasında, daha da ileri giderek doğrudan doğruya tarih eser bir tarzda katasında ve ruhun leri yaznuj olanlar da nadir değildir. Öraeğin, Ro ma Devlet Başkanı Sezar ve Prnsya Kıralı Büyük da yoğurarak bir takım sonuç!ara varmıştır ki bunlar hayatı I'riedrich, zamanlaruım, dolayısiyle kendi yaptıkla rınin tarihini kakme almıslardır. Amaçlan. zamanboyunca davranışlarında kendilannda vukubulan olaylan gelecek kuşaklara en doğru bir şekilde llatmak olup bitenlerin tç yü sine yol gösteren gerçek «mürziinü bütün çıplakbğı ile açıklamak ve bir bakırna hesabmı vermektir. jit» ler, başarılarında başlıca âmiller olmuştur. llk bakışta Atatürk'ü de bu gibiler arasmda saymak gerekir. lulünde îstanbul Üniversitesi E rese» tâbiri yerine «Fakülte» ttİMn Ancak O, tarih bügisi bunu debiyat Fakültesi, tevcih etme rimini kullanmakta ve bu IU sanatında kullanması ve tarih ğe karar verdiği fahri profesör retle sırası gelince bu yüksek Milli Mücadeleye atılırisen yazıcılığı dışında belli bir tarih lük ünvanının lutfen kabul bu öğrenim kurulunda yapılması görüşüne sahip bulunması, bu yurulması için «Büyük Millet sını zaruri bulduğu devrime da Mustafa Kemal'in, kuvvetli bir açıdan tarihin kendi zamamnı Meelisi Reisi ve Başkuraandan ha o zaman işaret etmiş bulun tarih suurunun etkisi altmda buaşan geniş devirlerini ve genel Gazi Mustafa. Kemal Paşa. Haz • maktadır. Birar sonıa fahri raü lunduğunu görmekteyiı: Doğu olarak insanhk tarihinin prob retleri» ne, «tstanbul Darüliü • derrislik beratını kendisine tak milletlerinin, Batı milletlerİTie lemlerini ele alması gibi bir 6 ııunn Edebiyat Medresesi Mee • dime gelen heyete de Gazi, taarruz ve hücumları, tgrihin zelliği ile, hepsinin üstüne çık lisi Müderrisini» imzasiyie çek • mektep sıralarındanberi çok bellibaşlı bit saîhasıdır. Doğv. tiği telgrafa verdiği cevapta. sevdiği tarihle daima meşgul ol milletleri arasında en başta gelmaktadır. «Türk harsının mihrakı olan bu duğunu, bu itibarla fahri müder diği ve en kuvvetliçi olduğu herziyade tari kesçe bilinen Türkler. gerek îv Tarih Sevghi ve Softiç Fakülte'nin milli istiklâlimizi i risliğin edebiyattan daha müna lâmdan Önce ve gerekse îslâm lim sahasında ikmaU edeceğin he ait olmas:nın dan sonra taarruz ve istüâlara Atatürk'te tarih sevgısi ve me de n emin bulunduğunu belirt sip olacağını» söylemiştir. girişerek Avrupa içerüerine girrakının daha okul uralarında i mekte ve profesörleri arasında Görülüyor ki Mustala Kemal, mişlerdir. Aynı sekilde Arap'ıar ken başladığım ve daima tarih yer almaktan iftihar duyacağım öğrencilik çağındanberi tarihe da Ispanya ve Fransaya kadar ile meşgul olduğunu, kendi iia ifade etmektedir. Çok dikkate örel bir ilgi duymuş ve daima ilerlemişlerdir. Fakat her taaTdesinden 6ğTeniyoTUz. 1923 Ey îayandır ki, burada Gazi «Med tarih ile meşgul olmuştur. Anruza karşı mukabil bir t*arruı beklemek gerekir. Buna kar?ı tesirli tedbirler almmazs» »onu perişanlık olur. Nitekim, Batı miUetlerinin EndüHis'te başhyan mukabil taarruzları, Kuzey Alrika'da da devam ede rek Araplar için millî bir felâket şekline girmiştir. Selçaklann enkazı üzerinde kurnlmuş olan (Jsmanlı devletinin hüküm darları, DoğuRomayı zaptettikren sonra, Almanya ve Batı Romayı da ele geçirmek teşebbü 'ünde b'.ı!unmuşlardır. îçlerindf bütün tslâm âlemini bir ataya toplamak emelini «üdenîer ol muştur; bu amaçla Suriye ve Mısır zaptedilmiştir. Fskat Batının sürekli karçı taarruıları. îsi Atatürk müzisyen değildi, müzikte fazla bilgisi olduğunu zannetmyiorum. Bu lâm milletlerin memnunsuzlu • gu ve nihayet cihangirane eır.el: nu bana söyleten eski bir hâtıradır: lerin aynı sımrlar ıçinde top TakTİb«r\ 38 yıl önce Atatürk lamak mecburiyetinde olduğu. »lmdıgını söyledikten lonrs blladîğı çeşitli unsur geçimîizlikAnkara'dan Bursa'ya gidiyordu. nun, bu yerinde kararlar, en par zim «Liiküs H»y»t» v« «Beli leri, neticede Osmanlı tmparıDola» operetlerinden iki parçaTrenle Izmit'e kadar gelip, ora lak misallerini teşkil «der| torluğunu da emsali gibl tarihln Bittabi, mânevi ınkıiâplar nın bundan böyle Radyoda çasinesine tevdi etmiştir. dsn Be;it Paya vapuru İle Mumaddi inkılâplardan çok daha lınamıyacağını bildirdi. Filhakidanya'ya vâsıl olduktan sonra zordur Bahusus musiki. doğru ka bu plâğı Vasfi Rıza doldurIşte dünya tarihinin akışından Bursa'ya geçmişti. Istanbul'dan dan dogruya duyguya hitap et mustu Bir tanesinde gazel diğebu sonucu çıkaran Mustafa Kemal, »rtık ne yapılması gerek kalsbahk bir hey»t kendisini tiğine göre, bu sahada geceyi rinde d« zurna taklidi bir Uksim vardv. Alaturka mıifiki y*. tifini de yine tarihten çıkan Izmit'te karşılamsk ve O'na Mu gündüz yapmak hiç de kolny dîğildir. Nitekim, tam olamadı sağından bu şekilde zarardide yor: Büyük ve haysiyetli bir danya'y» kadar relakat etmek fakat yapılanlardan bir kısmı da olacağımı hatır ve hayslimden , millet olan Türklerin t%rihi in* üzere Gülnihal vapuru ile yola w d , ; M e j e U mekteplerde Ala geçiremezdim! sanlık kadar eskidir. Osmanlı • lar ve Selçuklulardan önce de çıkmıştı. Bu heyette o zama turka usulü müzik tedTİsaU o z&. Atatürk'ün direk.tifi üzerine Türkler, dünyanm dört köçesinmn ismiyle (yani Dariilelhan i» mandan itibaren tatihe karıs bir müdd»t sonra (1934 te) Made büyük imparatorluklar vücuRadyolann arif Vekili Abidin özmen. semiyle) Kon»ervatuar Müdürü, mıştır. Ve fakat, de getirmişlerdir. Nerede bir programlan hala Alaturka mu kiz müzisyen olarak bizleri (Ceîkinci Müdürü ve muallimlerTürk devleti inkıraz bulmuş isikiyl» doludur Bu da gösteri vat Memduh Altar. Halil Bedil d«n bir grup da bulunmnaktaydı. yor ki bu nevi inkılâplar kısa se bunun yıkıntıları üzerinde Yönetken, Hasan Frit Alnst. Muallimler meyanmda ben de zamanda olamaz. Bunu bilmek Necil Kâîim Akses, Vlvi Cemal daima yeni yeni devletler kurmuşlardır. Şimdi de böylı bir vardım. îzmit körfezine vardığı le beraber bu yolda cinkılâp i«». Erkin. Nuıullah Şevket Taşkıtarihi ânrtır. îçinde bulunulan büyük ve ran, Cezmi ve ben) Ankarada mızda Re?it Paşa vapurunun ve retini» verebilmek ?artlar, ne kadar ağır olursa oldonanmamua ait üç dört gemi c<?<;urane harekettir! îşte Atanın kongrey» toplamıştı. Toplantı sun yeni bir devlet kurmak gübüyüklOfü ve öndrrli*i tnırada açılıp nazikâne mUuklarır. tea. nin bekledtgini gördük îkindi ciı, Uırihinde daima kendinı gösdır. tisinden sonra, Maariî VekıH s e " vakti toplar atıldı, Atatürkün termış olduğu gibi, şimdi de Öte yandan. büyük kitlelerin vimli şiveFİyle bizler e «Ey, hadi tztnit> geldiğini bu suretle ö|Türk milletinde mevcuttur. O duygu sahasmda alıştıkları se bakalım. musiki inkılâbı y»pabunn değerlendirmenin rendik. Akşam yeme|inden he ye bağh kalmaları bence pek cskmışit, bunu nasıl yapacajju?» halde tam zamanıciıv; hemen iş haşıevvel Gülnihal vapuruna sevimli v» kıymetlidir. Müjik demeşi üzsrine kor.grede bir m n na! bir çatana yanaçtı ve kim oldu inkılabtna karşı kalkımızm jaşkınlık havası esmeSe başlîdı. Toplantı dört saat kadar gunu bilmedigim bir rat ç«tans büyük bir kısmmm «essiı saBu şuur ve milletinin tarihinden çıkardıjı güvenle Mustafa dan g»mimize geçttkten sonra dasıı direnmesi şaysnı hürmet devam etti Arada sırada Maarit Vekiiini telefona çağırıyorlardı. Kemai, bağımsızhk savaşının roüdiirümüz rahmetli Musa Sü tir «Gueni'le si l'on veut. m« Son telefondan sonra Abidin suenille m'est cher»» kabilinden ilk günlerindenberi her fırsatt» reyya Bey'i yanma ç»ğırttı ve infialler. hele sessiz sadasız özmen heyecanla bizlere: «Paşa arkadaşlarma, halk topluluklajlk önce Alafranga grupun, yapılırsa. sahsen pk hoşuma Çankava'rian bir kactır telelon •îna, Meclıs üyelerine, hattâ, y«ettirivor. Mnsiki inkılâbı •bilâVıaTe Alaturka heyetin huzu sider. Bundan kuşkulanma&a bancılara hitap ederken daima ra çıkacağım biMirdi Aym çata deŞmpz. Cünkü ergeç «çok ses'i ne yoldadır diye soruyor?» tarihten öınekler vermiştir; tarihî gerçekler, en heyecanlı hina ile Reşit Paja vapuruna gittik müzik» şüphe yok ki memle dedi. Biz bü.'bütün şaşkına don. îabeierinin üham kaynagını teşGçminin yemek odasmda at nalı timizde de knk salacaktır. Otuz dük. Ne eibi bir karar almacasene eibi kısa bir zamanda *ınl bir türlü kestiremiyorduk. kil ?eklinde büyük bir sofra kurul memlpketimi2i3e bu sabada muştu Bir köşede oldukça yıp katediimiş olan yol mucize ka Nibayet batırlamaçiıS'.m birisi rraemlekette tek sesli sarkı söv Btr Önek ranınış küçük bir konsol piyano bul edilmelidirlemenin yasak edilmesi jerekduruyordu. Arkadaşlanm ve tiîini teklif etti!» Bunun üze«liusüııkü intibahunızı düıttf, HATIRALAR ben, doqruca piyanonun yanına rine zarmediyorum ben kalkmaziye medyunnz» diyen Ata Gerek mekteplerden Alaturka tîm ve dedim ki: «Bir çohan cittik. Yemek odasında henüz türk, dünyaya parmak ısırtan musiki t»drisatınm. gerekse faraza davarlarını otlatırken köklü devrimlerirvi yaparken de b?.şka kimse yoktu. Bitaz sonra radyolardan Alaturka musiki sarkı sövlemrk ihtivacını hisse. en na?ik anlarda tarih bilgisini kapılar açıldı ve Atatürk başta vayımn kaldınlmasma ait îki derse, ille kSye sidip bir ikinen tesırli bıt silâh olarak kuloîniak üz«re birçok kişi içeri hâ*ıra naklediyoıum • ri eobanı bolnp, s:el birader sen lanmıştır. Bunun tipik bir örne• 1926 Agustosunda Maarif Ve tle şn ikinei sesi uydur da söy«nrdiler Müdünimür Atatürk'e ğini burada verelim: kili Necati Bey bir Sanayn Ne le mi desin?» 'Nihayet bu tasavtakdim olunduktan sonra, biıBüyük zaferden sonra Lsusanfîse Encümeni toplamıştı. Bu vur eriyip gitti. Kongre bilâhalerj kendisine tanıttı. Ellerimizi ne'da toplanacak barıs konfe encümenlere taksim olu. sikıp V;aT?ı köşedeki bir koltu "ncünıen* beni df davet etti. re ransına millî hükümetle bera • tste o Encümende alînan kararber î.tanbulriakı padişah hüküsa oturan Atatürk'ün etrafınn la roektepleTden Alaturka mu narak bir rapora i?tinaden pek verindp ve çok önemli kararlar meti de murahhaslar gönder rrustıfirleri de oturdular. Bir. siki tedrisatı kaldırıldı. Böyle aldı. E?cümle Güzel Sanatlartn meğe dâvet olunmuştu. Halbu'?re aelince, ben piyanonun. ar isabetii kararlarm y?nında fazla raüstakil bir Umum Müdürlük ki milli irade kayıtsîz ve şarthaline getirilmesi, musiki muS kadaslarım da hazırlanmış olan cüretk?TBTv»leTİnin de sız olarak Türkiye B. >1. Meclisiramak kaldıgına şahit ol allim m«ktebinde musiki pedanota sehpalannm önüne oturne geçmiş olup Osmanlı hükü dum Bu encümenimizin reisi rah şoji şubesi. Devlet musiki ve dıık. Cesar Franck'ın Kenteti'meti diye bir şey liilen mevcut irvetli Kamık îsmail ile rabmet tiyatro Akademisi kurjlması r.i çalmaSa bnşladık Baştaki olrr.adığı gibi padişahın salta «ttrorluction» bitmemisti Vi. Ata li Çallı îbrahim. Necati Bey'e gibi nat yetkisi de bahis konusu olatürk'ün mifafirlsriyle sohbete bir dilekçe sundular. Bu dilk. mazdı. Ancak, içeride ve dıtNKHABIN DEGERt cede ressamlann eserlerini tesşaııda, her türlü iddialara bir •Nak'.ettiğim şu kısa hâtıralar. sa kesmenin mür.asip olduğımu hir edeck bir Galeriden mahson vermek ve barış konferanrum bulundugu beiirtiVıyor ve raüıik inkı'.âbmın ne zor bir sında, zaferı kazanmış olan Türk milletinin gerçek temsilcile Klâ"ük Bstı müziSir'.e karşı al^ hükiimetten bu is için bir m« iş oldugunu gösterir zannederine sözü bırakmak için bu kssırnn fazla olmadıâm. o eün hal isteniyordu. Istenileti ma rim Bu bakımdan meml^ketibilivor musunu?" mizde meselâ 1935 te bir Riya. jınladım. îşte bu sebepledir ki. hal neydi fiilî durumun hukukan da ifarnk sesli m'jziein memlekete Sultan Ahmet Csmii. »ncak tlS seticumhur Senfoni Orkestrasıde ve üân edilmesi gerekiyor lirmesi hususundaki gayretleri ve »diliyordu ki, camide yukar r.m kurulusu. 1936 da M.ısiki du. Böylece, 1 kasım 1922 rtan gelen Ts\5m ar. oluşu resim Muallim Mektebinin ilk Konkendisine karşı olan havranlic günü Büyük Millet Meclisinde, Stmı büîbütün aıttırdı. Malum lerin en iyi şerait altında te srevatuar halin gelisi. daha saltanat ile hilâîetin birbirinden hirine msni idi. Bunun için ?onra Ankara Devlet Opergsı. ya bu mÜ7ݧi sevmemek veya ayrılması ve saltanatm lâğrı gi?nlsmamak bir r.akise savılmaz kMbbprl? d»likler afilması tek Balesi. Istanbul Konsetvatuan, ' i edilmişti! Necati Bev muva. Pehir Orkestrası ve KOTO«U, Se bi çok önemli bir mesele görü•f X!c? büyük insanlar. hatta saşülmekie idı. üzyılUrdanberi natçılar hite. meselâ bunlar fakatim vermek flzere iken, ıah hir Operası ve diger teşekküllekökleşmiş bulunan böyle bir neyanında Victor Huso mürik m*t\\ mimar K«malettin bevin rin kuruluşu, ayrıca çağdaş müessesenin kaldırılması her ten nek bos1snma7.1?rd>. DÜr hiddet verinden kalkarak modern Türk kompozitörlerinin seye rağmen Mecliste derin göATATPRK'ün BÜTÜKLtGü söyîedi&i sÖ7İerden ^onra bu rrtaya çıkarak eserleriyle dün. rü? ayrıhklarma yol açmıştı. yaya yayılmalan ve çenç istiAta'ürk'Sn müzikle alâkalan 1arardan va7geçildr Sanat inkıAtatürk devrimlerir.in belli başmamasım Payet tabiî görmüs 'âplannds isabptli kararlarm rtatlanm\zın yabancı diyarlarda lı bir nirengi noktasını teşkil enın ne kadar ?or ol adlarından bahsettirecek virtütüm. Bilâhare mekteplerden den böyle nazik bir meselenin ozlar halin» gelişi. ve en önemo «ün unutıılma?. şekil .ilaturka musiki tedri?atıti'.. çözümlenmesinde Meclis üyeleri lisi. halkmimn çün neçtikçe çok T'advodan da alaturka musikî âe anladım. nin ilmî delillerle ikna edilme sesli müziain şaheşerlerini dintkinci 'hltıram Tladvolarrtan yi kaldırttısı zaman, kndisinleri gerekiyordu. Işte Gazi, lemek için konserlere karşı te. deki taraffiz gorüslerin ne dp Alaturka miJ7İBirı kaldırılması. tartışmaların en hararetli bir hacümii. bütün bunlar Atatürk' rccp kuvvetli olduğuna sahi* na aitt>T. âtıında söz alarak Îslâm tarıhioldum. Bir Devlet Reisinin kenEski t^tanbul RsdynsıiMjn Mü ün isaretiyle başlanan müzik ne olan genis ve derin vükuîu rii hissiyatma kapılmaksızm. r İ Ü rahm^tli l^mail t«a hc: inkılâVımın dünya capmdaki deKT ile saltanat ve hilâfetin mııhi WT sün eriierek bözülerek ba Şerini ve bİ7İm içm önemini yetlerini, tarib boyunca fonksiherşeyden önce Prt»?*? h^rha'ıdp vçter! Tis e»ldi re böyle bîr kararır ],»r ^nbsr'ıs İİPTÎ citmesitıi Bol yedek parça 132 PS Dizel Motor ilâve Takviye Şanzımanı Takviyeli Diferansiyei YAKUP SOYUGENÇ MÜESSESESİ Dolapdere Kürtuluş Deresi Caddesi 61 Istanbul Tel: 44 49 24 Telgrah Soygenç (llincılık: 6077 16442) Kanat Ge:ı;^kten ds bstıda Türkltr hakkında beslenen kanaat son derece rnenfî idi. Türke zenign tarihinden hiç t>ir şey mal edil mek istenmiyor, medeni eserleri ve başarıları tamamiyle inkâr ediliyordu. Yüzyıllardan beri, islâmın dınamizmasını temsil eden Türk mütearız islâmlık i' e bir tutulmuş, buna karşı kendisi savunmağa çahşan hıristiyan âlemi içinde geniş halk kitleleri baştan başa kin ve garez dolu telkinlerle beslenmişti. Din gayreti ve siyasi amaçlarla yapılan propagandalar uğruna en çirkin iftiralardan, en haksız, en ağır ithamlatdan sakınılmamıştı. Onlara «öre Türk, zorl» hıristiyan miHetlere boyunduruk geçiren, her türlü medeni vasıf ve istidattan yoksun, aşa»ı sınıftan bir insandır; atınm ayak bastığı yerde ot bitroez; uygarlık düşmanı kötülük, fcay nağıdır ve medeni milletler arasında yeri yoktur. Ünlü bir lngiiiz devlet adamı olan Gladstone, 1876 da, «Dünya yüzönden Tiirklerin kötülüklerini kaldırmanın bir tek yolu vardır, a da dünya yuzünden kendi vücutlarının akldırılmasıdır» demekten kendini alamamıştı. îşte, Birinci Dünya avaşından sonra, Türk milleti ile bir tutulan Osmanlı devletine reva görülen muamele, asırlardan beri beslene beslene böylı bir kıvama gelmiş kindar bir zihnivetin eseri idi. Yazan: Cemal Reşit Rey Devrimlerini yaparken Gazi. gayet iyi bildiğı Osmanlı tarihin den de büyük bir usuahkla faydalanmıştır. Yıkılan Osmanh lmparatorluğunun yerine kurulmus olan devletlerden biri olaTak Türkiye Cumhuriyeti, bütün teşkilâtı, müesseseleri. maddi ve ır.anevi hayatı, iç ve dıs «iyasetı ile zamanın istek ve ihtiyaçlrm na uymak zorunda idi. Dünyada lâyık olduğu yeri alabilmek için Türk milleti çağdaş r.luv ların uygarlık seviyesine ulaştırılmalı idi. Bunun için Osmanlı devrinden kalma köhne müessese ve zihniyetlerin silinmesi v« yerlerine yenilerinin konulması zaruri idi. Bu yolda atacağı adımlarda Gazi, lon derece ihtiyatlı davTanmıştır. Her şey den önce yıkacağı her eski müessesenin kuruluşunu ve zaman içinde gelişrnesini inceden inceye etüd etmiştir. Bunun artık ömrünü tamamlamış olduğu. bugünkü hayat için hiç bir de ğeri kalmadığı kanaatine vardıktan, ve bunu bütün delilletiyle herkese anlattıktan sonra harekete geçmiştir. Yerine koyduğu yeni müesseselerdt i»e, kaldırılanların bütün fena t»raflarından büyük bir titizlikle kaçmmıştır. öt eyandan Osmanlı tarihinde bulduğu yüksek d*gerleri bütün kaplamı il« b«lirtmeğe Önem vermiştir. Bu IUretle yeni kuşakların milli duygularını kamîüamak, gençliği Bütün bunları yaşıyan ve elim parlalc bİT geleceğe hazırlamak için atalann başarıl»nndan bir sonuçlann» şahit olan Atatürk' kuvvet kaynağı olırak fayda ün, Türk tarihine eğilmesini ve Türk tarihinin gerçeklerini gün lanmak amacını gütmüstürışıgına çıkarmak için zamanı ve enerjisinin önemli bir kısmını sarfetmesini, bir bakıma yukarda kısaca anlatılan bu zihniyete Kurtarıcı ve kurucu Atatürk' karşı bir tepki olarak anlamak te kuvvetli bir miüiyetçüik şu mümkündür. Evet, gerçekler buurunu yaratan âmillerin başmda tün çıplaklıŞı ile meydana çıkaTürk tarihinin enginliği gelir.De nlmah idi. nebilir ki o, unutturulmuş bir Böylece Atatüık, zamanının âlemin kâsifi olmuştur. Geıçek Bağımsszhk Savaşı devrine ait ten de Türk milletinin tarihi, >a kısmının tarihi demek olan Büsamakta oldusumuı yüzyılın yük Nutuk ile millete yaptıklahajlanna kadar dünyada eşi nnın hesabmı verdikten bir yıl görülmemiş bir hile düşmüş, kadar sonra, Türk tarihinin araştürlü tahrifler ve inkârlarl» tırılmasını sistemli bir şekilde nerdeyse büsbütün unutulmuş ele almıştır. Bayan Âiet'in 1928 tu. Îslâm dünyasına girdikten tarihinde sorduğu bir soru, bu sonra Türk milletinin varlıjı, hareketin başlangıcı olarak göbayraktarlığını yaptığı bu 41e rülmektedir. Bir gün Bayan Âfet, min içinde âdeta erimiş, benlı bir Fransız kitabında Türklerin Jitıi kaybetmişti. Yarattığı bü sarı ırktan ve ikinei nevîden bir >Tİk medeni eserler, esas itiba insan tipi olduklarını okuduğuriyle Arap, Fars ve Bizans te nu söylemiş ve bunun doğru oiirine mâlediliyor, bunlarda lup olmadığını Gazi'den sormuştur. Gazi, «Hayır olamaz, bunur. kendisine en ufak bir pay bile üzerinde meşgul olalım» diye ayrılmıyordu. Hattâ Türkün cevap vermiştir. îşte bunun üzekendisi de benliğini unutmııstu; rinedir ki, yıllarcan beri aydınTürk sözünü «kab», avsm* *n lanmasını gerekli bulduğu tarih lamında kullanıyordu ve böyle problemleri ele ab.naıak üzerince bir aşağıhk duygusuna lap de ciddi bit şekilde çahşılmağa lanmt'tı. Son zamanlara kadar başlanmıştır. Bunlann başhcalamillî bir tarih şuuru yoktu. Or rı, Türkiye'nîıı en eski yerli haîmanhlarda tarih yazıcılığı, Tan kı kimdir? Bu memlekette en rimat devrine kadar tam;.miy!e eski medeniyet kimier tarafm ümmet tarihi anlayışına iayaıu • dan ve nasıl kuru'.muştur? Türkyor3u. Buna göre Türklerin ta lerin dünya tarihinde ve mederihi islâtn tarihi ile bir tutulu niyetinde yerleri nedir? Türkleyor, (akat değil islâmdan önce, rin Anadolu'da devlet kurmalhbundan sonra ki devirlerde de n olayının ilmi şekilde izahı neislâmhğa yaptıklan hizmetlere dir? îslâm tarihinin gerçek Mibile hiç yer verilmioyrdu. Ara vıyeti ve Türklerin buradaki U bir milli diyebileceğimiz bir rolleri ne olmuştur? gibi mestlelerdir. Bunlar için Atatürk, ilk tarih görüşü ile ortaya çıkmış onc* gerekli kitapları ve en yeolan Ibni Kemal gibt çok nadir ni y*yımlan getirterek bir kiOsmanlı müverrihleri de ses taplık kurdu ve memlekette talerini duyurmağa muvaffak ola rihle uğraşan kimseleri yanma mamışlardı ve eserleri kitaplık ların tozları altmda unutulmuş tophyarak çalışmağa koyuldu. gitmişü. Tanzimat ilân edllip Baıı bakanlan, milletvekillerini, împaratorluk içinde müslüman profesör ve öğretmenleri, Türk tlmıyan unsurlara da eşit n«k tarihinin problemlerini inceielar tanımnci, başlangıcını O§ mekl* görevlendirdi. Herbiri omanh devletinin kuruluşund* kuduğu kitapların bıetini çıfca«ören ve Imparatorluğu teşkil rıyor ve bunlar Atatürk'ün hueden unsurlar »rasında ortak zurunda okunuyor, üzcrind* korteğevler arayan bir devlet tari nuşuluyordu. Yıllarca »üren bu hi anlayışı gelişti. tslâm tarihi çalısmaların sonucu olarak 1930 ne paralel olarak yürütülen bu da «Türk Tarihinin Anabatları» devîet tarihi içinde, tabii ola baflıkh «00 »ahifelik bir kitap rak, Osmanlılardan önceki Tüık meydsna. geldi ve 100 nüsha olatarihinden hiç bahis edilmemek rak basıldı. Fakat Atatürk bu te idi. Fakat ne Tanzimat ve ne eserin birçok yerlerini beğtnmedi. Tarih yazmanm bir ihtisai işi de Meşrutiyet rejimleri, kendi olduğu kanaatine vararak her leriınden, beklenen sonuçları ve bilfinin belii bir sahada â«tinremediler. Imparatorluğu l eşkii ieşmesi ve ana kaynaklara inmteden çeşitli unsurlar ardında jinin zaruretini duydu. 1931 de bir kaynaşma, bir Osmanh top bunün için gerekli olan sürekli lumu meydana gelemedi. Tersi v* metoüu ç&lısmaları yapacak ne olarak, XIX. yüzyılın milli bit cemiyet, Türk Tarihi Tetklk yet cereyanlarına kapılan çeşit Eneümeni'ni kurdu. Atatürk, bu li unsurlar, kendi milll benlik heyetin üyeleri il* hep berab«r lerini bulmağa çslıştılar v» Os çahsıyordu; ilml tartısmaları manlı toprakları üzerinde yeni ıdare ediyor, tarih arastırmalarıyeni bağımsız devletler ıotyda na yön verecek mahiyette direkna geldi. Bunun üzerine baz' tifler verivordu. Türk aydınları, milll tarih aniayışını benimsiyerek, TürkleYorf T « rin îslâm ve Osmanlı tarihlerin leki rollerini hakkiyle belirtSonradan Türk Tarih Kurumu mek, bunun ötesinde de Islâm haline getirilen bu Encümenin rtan önceki Türk tarihini araş çahşmaları sonunda, okullarda '.ırroak zaruretini duydu'ar. Fa okutulmak üzere, ağırlık merkekat bunlar, genel olarak ana zini Türk tarihinin teşkil ettiği kaynaklara inebilecek forma« dört ciltlik bir eser meydana geidi. Bu eserin ihtiva etti|i yeni Türk tarih tezi, 1932 de Ankara' T. C. Ziraat Bankası Genel Nudurlugunden (Kooperalifler Teftiş Kurulu Başkanlıgı) Bankamıza Siyasal Bilgiler, Hukuk, tktisAt ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi îriarî îlimler Fakülteleriyie Ticari ve Iktisadi lîimler Akademisi veya bunlann Milli Eğitim Bakanlığmca eşitliği onaylanmış yabancı ülkelerdeki fakülte ve yüksek ckul mezunları arasından smavla Kooperatifler Müfettiş Muavini alınacaktır. 1 Smava girebilmek için 30 yaşından yukart olmamak, yspılscak inceleme sonucunda; karakter ve durum itibariyle müfettis olabilecek niteliği taşıması lâzımdır. 2 25 26 27/Aralık/1963 tarihinde Ankara'da Genel Müdürlükte. Istanbul'da Galata Şubemizde, îzmir'de tzmir Şubemizde yapılacak olan yazıh sınavlarda kazanmış olanlar yol paralan verilerek Ankara'da sözlü smava tâbi tutulacaktır. 3 Seçme sınavtna katılmak istiyenler, smava girme şartlariyle yoUamaları gereken belgeleri. smav konuları ve gerekli oteki bilgileri içine alan broşürlerimizi Ankara'da Kooperatiller Teftis Kurulu Baskanhgından. tstanbul'da Galata. îzmir'de îzmir Şubelerimizden sağlıyabilirler. 4 Isteklilerin 15'12'1963 tarihine kadar Ankara'da Binkamız Kooperatifler Tpftiş Kurulu Başkanhğına. bitirdigi fskülte veya okul adını, mezuniyet yılını. kayıt numarasını, çalışmakta olduğu daire ve müessesenin adır.ı, sınava nerede girmek istediğini, ariresini açıklıyan pulsuz bir mektup veya telle müraeaatlsrı ve brosürde yazılı belgeleri göndermeleri gerekir. Bu tarihten sonra yapılan müracaatlar dikkate alınmıyscaktır. " CBasın: 18567 A. 13429 1S4S91 Sümerbank Yıldız Porseien Sana^ii Müessesesi Müdürlüğünden: 1 Müessesemizde mevcut porselen mamullerinden: a) Tecrübe devresine ait mamuHer ile takntı fazlası taannuller, b) Kalitesi düşük mutfak ve sofra ejiası ile «ü» eşy«»l porseien mamulleri, Ayrı ayrı iki parti halinde 18 kasım 1963 tarihine rastlayan pazartesi günü saat 14 de Müessesemiz lokalinde paravrlıkla satılacaktır. 2 MamuUeri ve şartnamelerini Eörmek ve teminat yatnmak üzere en geç pazarlık günü saat 12 ye kadar Müessesamiz Ticaret Servisine müraca^t edilmesi gereklidir. 3 Pazarhktan sonra fiat artırılması kabul edilmiyecektir. 4 Müessesemvz kati satışı yapıp yapmamakta serbesttir. Beşikta; . Yıldız Parkı içinde (Basın: 20031 16469) Telefon: 47 J2 33 rrtitııtutımııııtııtıııııııııııııııııııııııııııiıııııtıııııııııııtııııııtıııııııııııiııif±= da toplanan Birmcî Türk Tarih Kongresinde geniş ölçüde açıklandı ve çetin tartışmalara konu teşkil etti. En son araştırmalara, arkeoloji ve antropoloji belselerine dayanan ve «kiiHiir tarihimiıde bir devrim ifade eden* bu tezin esası şöyledir : «Türk milletinin taribi şimdi\« kadar tanılmak istendiği gibi yalnıı Osmanlı tarihinden ibaret defıldir. Türkün tarihi çok daha eskidir ve bütün milletlere kültür ışığı »açmış ola,n millet Türk milletidir. Türk ırkı, çok kere «ne »ürüldüçü gibi »an detildir. Türkler beyaz insanUrdır ve brskisetaldİTİer. Bugünkü yurdomiuvn »»hipleri, en eski kültür kurueulariyle aynı vasıfları taşıyan çocnklarıdır.. Türkler yayıldıklan yerlere medeniyet lerini de Rİİtünnüşlerdir: Irak, Anadolu, Mısır, Ege medeniyetlerinin ilk kurnenlsn Orta Asyahlardır. Biı bagünkü Türkler de Orta Asyalıların rocnkları bütün insanlığın müşterek bir kültüre sahip bulunduğu fikrini de kapsamaktaydı. llk medeniyet Orta Asya'dan dünyaya yayıldıgına göre, zamana ve coğrafî şartlara uyarak çeşitli bölgelerde nasıl bir şekil almış clursa olsunlar, bütün milletlerin aslında ve başlang\çta müşterek olan bir esasları vardı, Îşte dünyamızın geleceğini bütün millet lerin anlaşarak kardeşçe geçinmelerinde soren Atatürk, bu fikri temel alarak, zamanın ve çeîitli tabii, içtimaî, dinî âmillerin etkisiyle birbirinden ayrılmış, birbirme düşman hale Relmiş bulunan dünya milletleri arasında bir yakınlasma, bir kardeşlik kurmanm mümkün olduğu kar.ısında bulunuyordu. Nasıl ki Tarih, kendi miüetinin benliginı bulmağa ve kimliğini ortaya koymağa hizmet etmiş idi, tıpkı bunun gibi bütün dünya milletlerinin gerçekten müşterek bir esssa dayandıklarım, insanlık kültüründe her milletin bir pavı bulunduğunu da yine Tarih ispat ediyordu. Atatürk'ün gerek kendi milloti ve gerekse dünya milletleri. nin yararına olarak Tarih'e verdiği deger ve önem, son nefe.=ine kadar devam etmi=tir. ÖIÜTTI döseğinde: «Tarih tezi olçnniaştı, onun üzerinde yürümek, durmsdan çalışmak lâzımdır. Bazı imansırlar olabilir, bunlar ynl kesenlere benzer; aldırmayınız!» diye bu istikamette son direktifini veriyordu. Tnflı Bu yıllar, ilmi çalışmalar bakımından son derece hareketli geçiyordu. Bir çeşit millî rönesans dam«k olan bu hareketlerin en cıveırh zamanında idi ki, Türk tarihini, Türk dilini, yurdumuzun «ski kültürlerini ve coğrafya»ım ilmin son metotlarına göı» aTastıracak ve öğretecek bir yüka*k öğrenim kurulunun, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinin vüeuda getirilmesi hazırlıkları tamamlanıyordu. Daha önce, bu alaalarda yüksek öğrenimlerini yapmak üztrt Avrupa'ya yollanmif •< aralannda bu satiTİarvtı yaıannın da bulunduğu gençlere, çalıımalannı tamamiyle milli kültüriimiiz »»hasına teksif etmalari için talimat verildi. Çok jeçmeden bu gençlerin çoğu va daha başka yabancı uzmanlar aynı fakülttde görev aldılar ve «ynı iaiikamette çalışraağa koyuldular. 1937 d« yabancı büginlerin de iştirakiyle Istanbul'da toplanan İkinei Türk Tarih Kongresinde Türk tarih tezi üzerinde uzun uzun tartışıldı ve esas itibariyle gerçekliği kabul olundu. Bu furetle ilim âleminde Türk tarihi hakkında beslenen yanhş gövüş v« kanaatlerin çoğuna bir son •erilmiş oldu. Türk tarih tezi, aynı zamands, Y ARIN ATATÜRK'ÜN DÜNYA GÖRÜŞÜ Yazan: ProL Dr. Yavuz Abadan ve ATATÜRK'ÜN DİL ANLAYIŞI Yazan: Ömer Âsırn Aksoy nmınııııuuıııııuıınıııııııııııııııııııiHinıtıuuıuuiiiuımı

