Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
11 KASIM 2009 ÇARŞAMBA SAYI: 14 Limak Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir: “Sürdürülebilir turizmin yaygınlaştırılması şart” dedi Dört mevsim turizm ‘Türkiye bir turizm ülkesi, turizmin her çeşidini bulunduğu coğrafyada barındıran dünya üzerindeki ender ülkelerden. Bu zenginliğin dört mevsime yayılarak sosyal ve ekonomik kazançların arttrılması için yapılacak çalışmalar için geç kalmış sayılmayız.’ Ali ABALI ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Sanayi, inşaat ve turizm konularında çalışan Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, “Türkiye turizm alanında yılın on iki ayında çalışma yapabilecek konumdadır. Gerekli önlemleri alarak mutlaka yararlanılacaktır, nitekim küresel ekonomik krize rağmen Türk turizmi bundan en az zararla çıkmasını bildi” dedi. Özdemir, kürsel krizin turizme etkisi konusundaki sorularımızı şöyle cevaplandırdı: Şimdi, dünya coğrafyasındaki yerimiz ve dinlerin buluştuğu bir ülke olarak, üç tarafımızı saran denizleri ve Türkiye’de yaşanan dört mevsim içinde yaz, kış ve bahar aylarının değişik güzelliklerini bir araya getirdiğimiz zaman Türkiye’nin turizm ülkesi olduğu ortaya çıkar. Bütün özellikleri taşıyan ve barındıran ülke sayısı iki elin parmak sayısını geçmez. Çok yakın zamanlara kadar ülkemize gelen turist sayısını bir milyon, iki milyon konuşurken, bugün 20 milyonu geçen bir turist sayısına kavuştuk. Buna karşın bizim rakiplerimiz olan Mısır, İtalya, Yunanistan, Fransa, İspanya ekonomik krizden ciddi ve çok büyük bir şekilde nasiplerini alırken en az etkilenen ülke Türkiye oldu. Daha açık deyimle Türkiye’ye 2009 yılında gelen turist sayısında azal ma olmadı. Dünyamızı saran küresel kriz bizi, fiyatlar yönünden de, gelen turist sayısı açısından da etkilemedi. Turizm açısından bir başka yöne, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılına 2023 yılına bakalım. Ana hedefler var, nüfusumuz şu kadar olacak diyorlar. 2023 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısının 50 milyon olacağı belirlenmiş sanki, bu hedeflere nasıl varılacak? Türkiye’de bir Antalya gerçeği var. Son zamanlarda Antalya bölgesine inanılmaz yatırımlar yapıldı, birçok oteller ortaya çıktı. Antalya bugün gerçekten dünyanın önemli turizm merkezlerinden birisidir. Şimdi sıra diğer bölgelere geldi inancındayım. Antalya bugün tesis bakımından doludur. Sıra diğer bölgelere, Bodrum’a, Ege bölgesine, Hatay, Mersin kıyılarına geldi. Hâlâ Antalya üzerinde durulması doğru değildir, artık Antalya’nın kapasitesi doldu. Hatay’dan başlayarak Adana, Mersin, Dalaman. Marmaris, Bodrum, Didim, Çanakkale tarafı işlenmemiş, Trakya’nın kıyılarında hiçbir turizm hareketi yok, hele Karadeniz bölgesinde hiçbir şey yok, buralara el atılması gerekli. Elbette bu da yetmez, Türkiye’de çeşitli dinlerin yaşadığı bir Anadolumuz ve tarihi miras kültürümüz var. Ama bugüne dek kültür ve inanç turizmine yeterince ilgi gösterilmedi. Yapılan sadece deniz kenarına bir otel işte bizdeki turizm bu kadar. KARADENİZ Turizm yatırımlarına ihtiyaç var Birkaç gün önce Mardin’deydim. Sayın Vali Mardin’e son 10 yıl içinde gelecek turist sayısının yılda 5 milyon civarında olacağını söyledi. Mardin’de yeteri kadar yatak yok, yemek yenecek restoranlar yetersiz. Oysa Mardin tarihi yönden turistlerin ilgisini çekebilecek bir yer, öte yandan Bursa, Diyarbakır ve Trabzon her zaman gezilip görülecek yerlerimizin başındadır. Tarihsel Mezopotamya’nın başladığı bölgemizde bir inanç turizmini yapmalı ve geliştirmeliyiz. Eğer bunları yapar ve gelişmeleri yakından izlersek 2023 yılında Türkiye’ye 100 milyon da turist gelir. Bu şu demektir; bir turist bin dolar harcadığına göre, gelir 100 milyarları aşar. 2009 yılında ülkemizin turizmi geliri 25 milyara yaklaştı. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya’da otel inşaatları başladı. Demek ki hala ihtiyaç var. İstanbul’a büyük kongre merkezleri yapıldı. Dünyanın her tarafından şubat ayından başlayarak ara dönemlerinde yüzlerce takım kamp yapmak üzere Antalya’ya geliyor. Biz bu gelenleri memnun edersek sayı artar ve turizm potansiyeli katlanır. Bir doğa senfonisi Rize yaylaları Karadeniz başkadır. Karadeniz’in suyu başka, rüzgârı başka, rengi başka, dalgası başkadır. Karadeniz kıyıları batıdan doğuya gittikçe güzelleşir. Her adımda biraz daha koyulaşan, baş döndüren, efsaneleşen tabiat güzelliği, Rize’ye gelince adeta çıldırır. HER ŞEY DAH LDEN UZAKLAŞMALIYIZ Her şey dahil paket turlarına kriz nedeniyle devam edildi, ama bu normal değil. Bu yıl paket turlarla turistler haliyle çoğunlukta, Türkiye’yi tercih etti. Gelenlerin çoğu, “Türkiye ucuz” dediler ve bizim konuğumuz oldular. Bunun için de ekonomik krizi hafif atlattık. Geliş ucuz, yiyecekler ve otel fiyatları da ucuz olunca Türkiye’ye geldiler. Elbette doğrusu bu değil, Türkiye kısa zamanda, her şey dahil turizmden yavaş yavaş uzaklaşmalı ve vazgeçilmelidir. Ben turizm bakanı olsam, yetkili olarak bu makama gelsem, öncelikli iş çok… Bana göre öncelikle belli yerlerde turizm merkezleri kurulmalıdır. Örneğin Türkiye Antalya Belek’te alt yapıyı yaptı ve hazırladı. Burada bugün yatak sayısı 50 bini aştı. Bugün yalnız Türkiye’de değil, turizmle ilgilenen herkes, Belek’i tanıyor. Artık Antalya’ya değil, başka yerlerde turizm yatırımı yapılmasını teşvik etmeliyiz. Artık deniz kıyısında olması da şart değil, öyle bir belde seçilecek ki ağaç dokusu ve tabiatıyla insanları çekecek, yerler belirlenmeli, aynı Belek’te olduğu gibi alt yapı sorunları giderilerek yatırımcılar bu yerlere çekilmeli, teşvik edilmelidir. Biraz önce ifade ettiğim inanç turizmine açık bölgelere kesinlikle yönelinmelidir. Bir gerçek daha var, bir yere bin yataklı bir otel yapılırsa, burada en azından 600 kişi çalışmaktadır. Bölgelerde bu turizm teşviki böylelikle istihdam yaratmaya vesile olmaktadır. Turizmi, fabrika gibi düşünmek gerek. Bu nedenle turizme bacasız bir endüstri deniliyor. Anadolu canlanıyor Efes Pilsen, Doğu Anadolu Turizm Geliştirme ve Turizm Eğitimleri projeleriyle turizmin aydınlık yüzünü Anadolu’ya çevirdi. Sayfa’da Fethi KARADENİZ yazdı... 4. Sayfa’da 3. TUR İZM Abdülkadir Yücelman TURIZM KAPANA GIRMESIN Küresel ısınmanın hızı dünyamızı korkutuyor. Dünya basını ve çeşitli belgeseller ve kutuplara giden gezginlerin çektikleri fotoğraflar, kaleme aldıkları izlenimler tehlikenin boyutlarını ortaya koyuyor. Kuzey kutbunda, Antartika’da çekilen filmler gösteriyor ki orada yaşayan hayvanlar da yavaş yavaş küresel ısınmanın getirdiği ve getireceği iklim de Malayların deniz şehri Singapur Aslı SARGIN yazdı... 2. Sayfa’da 2. Sayfa’da C MY B C MY B

