Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Bir Sanatçının Portresi (İki Figürlü Havuz)
21 HAZİRAN 2026
4
Bir avuç kömürün peşinde
onguldak Belediyesi
Kitap Fuarı için
geldiğim kentte,
kitapların arasından
Sokak dansçıları
geçerken yolum bir kez
Z
daha kentin asıl hafızasına, kömüre
çıktı. yarışıyor
Sahilde, Martı Kafe’de
Sokak dansçıları, Red Bull
kahvemizi yudumlarken Zülâl
GÜVEN
Dance Your Style kent
Kalkandelen, “Hadi müzeye
BAYKAN
elemeleri ve Türkiye finalinde
gidelim” dedi. Adnan Gerger
bir araya geliyor. Dansçılar,
ve Belgin Bıyıkoğlu’yla birlikte
sürpriz şarkılar eşliğinde
kalktık denizin ferahlığından, kentin yer altında
doğaçlama performans
biriktirdiği karanlık hafızaya doğru
sergileyecek. Kazananı ise
yürüdük.
izleyiciler belirleyecek.
Zonguldak Maden Müzesi kent
Elemeler Antalya, Ankara,
merkezine çok uzak değil ama insanı
İstanbul ve İzmir’de yapılacak.
zamanın içinde epey geriye, emeğin en
Türkiye finali 11 Temmuz’da
ağır katmanlarına indiriyor. Türkiye’nin
Bir vitrinde duran eski bir çarık var. simülasyonu ve Kömür Deneyim Ocağı, ziyaretçiye
İstanbul Beşiktaş’ta
ilk ve tek maden müzesi olarak anılan bu
Belki müzedeki en küçük nesnelerden biri
madencinin karanlıkla, dar alanla, derinlikle kurduğu
düzenlenecek etkinlikte birinci
yer, aslında yalnız taşkömürünün değil, o
ama insana en çok dokunanlardan. Bir çift
ilişkiyi biraz olsun sezdiriyor. Elbette hiçbir simülasyon
olan dansçı, 24 Ekim’de
taşkömürüne ömrünü verenlerin müzesi.
çarık, bazen koca bir tarihi anlatmaya yeter.
gerçek bir madencinin korkusunu, yorgunluğunu,
Zürih’teki dünya finalinde
Daha girişte insanı durduran bir cümle
Onun içinde yürünmüş yolları, köyünden
riskini bütünüyle anlatamaz ama yukarıdaki yaşamla
Türkiye’yi temsil edecek.
karşılıyor sizi: “Bir avuç kömür için bir
ayrılan işçileri, ocak ağzında bekleyen
aşağıdaki yaşam arasındaki uzaklığı hissettirir.
ömür verenlere…”
ayakları, çamuru, yoksulluğu ve soğuğu
Müzenin içinde dolaşırken Orhan Veli’nin dizeleriyle
Bu cümlenin önünden kolayca geçilmiyor. Çünkü
düşünüyorsunuz.
karşılaşınca insan bir kez daha duruyor:
Yapay zekâ
Zonguldak’ta kömür, yerin altından çıkarılan kara bir
“Siyah akar Zonguldak’ın deresi / Yüz karası değil,
taş değil sadece. Bir evin ekmeği, bir babanın nasırlı KAZMA KÜREKTEN İBARET DEĞİL
kömür karası / Böyle kazanılır ekmek parası.”
platformu
eli, bir annenin bekleyişi, çocukların ocak hikâyeleriyle
Baretler, lambalar, matkaplar, ölçüm araçları, sağlık
Bu üç dize, Zonguldak’ı uzun uzun anlatmaya gerek
büyümesi, kimi zaman da bir kapıya düşen acı haber. çantaları, haberleşme gereçleri... Madencilik yalnız
Sabancı Üniversitesi çatısı altında
bırakmayacak kadar güçlü. “Kömür karası” burada
O bir avuç kömürün içinde yalnız karbon yok; alın
kazma kürekten ibaret değil. Yerin altı başlı başına
başlatılan yapay zekânın insan,
yalnız bir renk değil eve götürülen ekmeğin, yerin
teri, korku, umut, sabır ve yarım kalmış
başka bir dünya. Damarları, fayları, haritaları,
yaratıcılık ve toplumsal yaşam
altında geçen ömrün, karanlığa inip aydınlığı yukarı
ömürler var. hesapları ve riskleri var ama bütün bu
üzerindeki etkilerini tartışmaya
taşıyan insanların adı.
Bahçedeki Maden Şehitleri Anıtı’nın teknik bilginin arkasında yine insan
açan AI.SU platformunun ikinci
Müzeden çıkarken insanın içinde kederli ama
önünde bu duygu daha da derinleşiyor.
bedeni duruyor: Ölçen insan, inen insan,
buluşması 11 Haziran’da Karaköy
onurlu bir ağırlık kalıyor. Çünkü orada gördüğünüz
Bir duvar boyunca uzanan isimler… taşıyan insan, bekleyen insan…
Minerva Han’da düzenlendi.
şey yalnız geçmiş değil, bugün de süren bir emek
İlk bakışta ad, soyad, tarih gibi Panolar Zonguldak’ın kömür tarihini
Sabancı Holding Yönetim Kurulu
meselesi. Kömürün dünyası değişse de insanın ekmek
görünür. Sonra her birinin ardında bir yalnız rakamlarla değil, kaderlerle
Üyesi ve Sabancı Üniversitesi
kavgası, geçim derdi, emeğinin karşılığını arama çabası
ev, bir sofra, bir bekleyiş olduğunu
de anlatıyor. Bahriye İdaresi’nden
Mütevelli Heyeti Üyesi Melisa
değişmiyor.
düşünürsünüz. Zonguldak’ta kömürün Amele Birliği’ne, Türkiye Taşkömürü
Sabancı Tapan tarafından
Sonra yeniden sahile, kitap fuarının kalabalığına
karası yalnız ocaklardan çıkmamış; Kurumu’ndan Büyük Madenci Grevi’ne
başlatılan platformun etkinliğinde,
dönüyorsunuz. Martılar yine dönüyor, rüzgâr yine
insanların içine de işlemiş.
uzanan geniş bir hat var. Bu hat boyunca
Sabancı Üniversitesi Sanat
sayfaları kıpırdatıyor ama artık o alana başka bir gözle
Müze üç kata yayılan güçlü bir anlatı kuruyor. şunu hissediyorsunuz: Kömür, bu kentte
ve Sosyal Bilimler Fakültesi
bakıyorsunuz. Çünkü Zonguldak’ta kitap sayfalarının
Fuaye alanında önce kömürle kent arasındaki ilişki yalnız bir enerji kaynağı olmamış; hukuku, emeği,
Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selçuk
beyazına ister istemez kömür karası da düşüyor.
çıkıyor karşınıza. Zonguldak’ın yalnız madenden siyaseti, sosyal hayatı, aile düzenini ve kent kültürünü
Artut’un yer aldığı bölüm izlendi.
Bu kötü bir şey değil. Tam tersine, o kara bu
ibaret olmadığını; tersanelerle, ormanlarla, de belirlemiş.
Programda yapay zekânın
kentin hafızası. Bazı kentler yalnız gezilmez, okunur.
demiryollarıyla, limanlarla, işçi mahalleleriyle ve Üçüncü katta kömürün oluşumu, kok ve türevleri,
sanat, yaratıcılık ve insan ifade
Zonguldak da öyle bir kent. Deniziyle, madeniyle,
sosyal hak arayışlarıyla birlikte okunması gerektiğini fosiller anlatılıyor. Orada zaman başka bir derinliğe
biçimleriyle ilişkisi ele alındı.
açılıyor. Yerin altında milyonlarca yılda oluşan kömür işçisiyle, şiiriyle, kitabıyla okunur.
görüyorsunuz. Eski gazeteler, belgeler, madencilikte
Etkinlikte ayrıca insan-makine
kullanılan aletler, sağlık ve iş güvenliği malzemeleri, yeryüzünde bir işçinin ömrüne, bir ailenin geçimine, bir Belki de bu kenti anlamanın en kısa yolu müzenin
işbirliğinin yaratıcı süreçlerde
kömür türleri ve fosiller derken yerin altında başlayan kentin kaderine bağlanıyor. girişindeki o cümleden geçiyor. Çünkü Zonguldak’ta
açtığı yeni alanlar değerlendirildi.
hikâye yavaş yavaş yeryüzüne çıkıyor. Deneyim bölümü de bu anlatıyı tamamlıyor. Asansör kömür yerin altından çıkar, hikâye ise insanın içinden.
Resim sanatına kelimenin tam anlamıyla damgasını vuran David Hockney’in ardından...
‘Unutmayın, baharı iptal edemezler’
leştirmenler ve tarihçiler çok erken uyandığı saatlerde
tarafından 20. ve 21. yatağında oturarak penceresinden
yüzyılın en önemli gördüğü çiçekleri parmağıyla
sanatçıları arasında görülen ekrana çizer, bunları dünyanın
EDavid Hockney, 11 Haziran dört bir yanındaki arkadaşlarına
tarihinde 88 yaşında yaşama veda etti. “Hiç solmayacak sabah çiçekleri”
Kendi adına kurulan David Hockney notuyla e-posta veya mesajla
Vakfı arşivlerine göre yağlıboya gönderirdi. Normandiya’daki evinin
bahçesinde tek bir yılda çizdiği
tabloları, çizimleri, eskizleri, gravürleri,
fotoğraf kolajları, opera sahne tasarımları onlarca iPad resminden geniş bir
seçki, 2022 yılında İstanbul Sakıp
ve dijital eserleri de dahil olmak üzere
binlerce onaylı eseri var. Sabancı Müzesi’nde “Baharın
Gelişi” başlığıyla sergilenmiş ve
Bunca eser üreten bir sanatçıdan
söz edildiğinde akıllara hemen o Türkiye’deki ilk David Hockney
sergisi olarak kayıtlara geçmişti.
klişe “nitelik/nicelik” tartışması gelir
ancak David Hockney için bu hiçbir
Bu imzanın en çarpıcı öğesi ise kuşkusuz
POLİTİK BİR FİGÜR
zaman geçerli olmadı.
gerçeği taklit etmek için değil, o gerçeğin
Ölümünün ardından yazılan portrelerde,
Eleştirmenlerin onun
bizde yarattığı duyguyu ve coşkuyu
onun bu umut dolu ve renkli dünyasının
tarzına ilişkin birleştiği
şiddetlendirmek için kullandığı “hiper-
arkasındaki o korkusuz, uzlaşmaz politik
en net ortak payda,
doygun” renk paletiydi. Aslında onun bu renk
figür de saygıyla anıldı. Hockney, “We Two
sanatının dünyayı
çılgınlığı sadece sanatsal bir tercih de değildi,
Boys Together Clinging” (1961) gibi erken
daha katlanılır kılması,
Hockney, sesleri renk olarak görebilen bir
dönem eserlerinde eşcinsel ilişkiyi, arzuyu
izleyicide katıksız bir
sinestezikti.
ve yakınlığı, hapis cezası riskine karşın
“mutluluk beklentisi”
Dünyayı kaydetme biçimi onun için
korkusuzca çizmişti. Bu resimleri yaptığında
yaratması ve bunu
David Hockney,
adeta bir takıntıydı. Terzilerine özel olarak
ORHUN İngiltere’de eşcinsellik henüz bir suçtu ve
yaparken de entelektüel köpekleri Stanley
diktirdiği, ceketlerinin içine gizlenmiş
yasa ancak 1967’de değişecekti. ve Boodgie ile
ATMIŞ derinliğinden asla ödün
devasa ceplerde eskiz defteri taşır, bir dost
birlikte onların
Onun tüm sanat anlayışı aslında mekanik
vermeyen hilesiz, nadir
meclisinde, arabada ya da restoranda aniden o
çok sayıdaki
olana karşı insanın kusurlu ama canlı bakışını
bir duruş sergilemesiydi.
defteri çıkarıp çizmeye başlardı.
tablolarının
savunmaktı. En ünlü eserlerinden “A Bigger
The Guardian’ın ölümünün ardından attığı
Sadece çizerek değil, sanat tarihini önünde.
Splash”i çizerken göz kırpma kadar kısa
başlık da bu tespiti doğrular nitelikte:
sorgulayarak da üretti. 2001 yılında
süren o suyun bir saniyelik sıçrama anını
“Dünyayı sadece ona bakarak değiştirdi.”
yayımladığı “Gizli Bilgi” kitabında
yakalamak için iki hafta boyunca milim
Caravaggio ve Vermeer gibi eski ustaların
GELENEKSELİN YIKILIŞI...
milim boya yapmıştı. Çünkü Hockney’e göre
aslında optik aynalar ve mercekler kullanarak
Şefkatle bakmak...
Hockney, yaşamı boyunca en çok kamera tek bir deklanşörle anı dondurur ve
tuvale görüntü yansıttıklarını, yani bir
geleneksel perspektif algısını yıkan tam da bu yüzden “yüzeyi” yakaladığı için
anlamda “kopya çektiklerini” iddia etmesi
David Hockney’in görsel olarak kayıt
cesaretiyle övüldü. Geleneksel sanat tarihi, “yalancıdır.” Resim ise “zamana zaman
sanat dünyasında büyük bir entelektüel kavga
alma “takıntısı” sadece insanlarla ya
resmi tek bir kaçış noktasına bağlarken ekler.”
yaratmıştı.
da doğayla sınırlı kalmadı... Hockney
Hockney’ye göre bu tek noktalı perspektif, David Hockney, binlerce eseriyle,
Teknolojinin imkânlarına da hiçbir
hayatın en saf, en hilesiz şefkatini yanı
insanı tek bir yere sabitleyen, felç eden arkasında renklerin hiç susmayacağı
zaman sırt çevirmedi. Son 15 yılda iPad
başındaki iki dostunda, dachshund cinsi
sıkıcı bir “yalandı”. O, bunun yerine zamansız bir dünya bırakarak aramızdan
ile çizdiği binlerce resimle zamana ayak
köpekleri Stanley ve Boodgie’de buldu.
“ters perspektif” (reverse perspective) ayrıldı.
uydurdu. Pandemi karantinası
Onların uyurken, gerinirken ya da sadece
yöntemini kullandı, kaçış noktasını tablonun
döneminde Fransa’daki evinde
öylece yatarken çizdiği yüzlerce portresi,
derinliklerine değil, izleyicinin tam arkasına
iPad ile çizdiği 130 metrelik
eleştirmenler tarafından “çağdaş sanatın
yerleştirdi ya da birden fazla yöne dağıttı.
devasa mevsim döngüsü panosu,
en derin sevgi ve sadakat manifestosu”
Eleştirmenlerin, “Bizi resmin dışındaki
insanlığa bıraktığı son manifesto
olarak nitelendirildi. Devasa havuzların,
bir izleyici olmaktan çıkarıp, resmin
olarak yorumlandı. Paris’teki
tartışılan optik kullanımının ve büyük
tam merkezine, o mekânın içine fırlatan
sergisinde neon ışıklarla yazılan
teorilerin aksine bu köpek portrelerinde
deha” dedikleri şey tam olarak buydu.
o ünlü sözü tüm manşetleri
tamamen duru, yargısız ve minimal bir
Empresyonistler dünyayı yakalamak için
süsledi: “Unutmayın, baharı asla
fırça dili kullandı. Sanat tarihçileri onun
binlerce hızlı fırça darbesine sığınırken
iptal edemezler.” (Do remember
bu tarzını, “Hockney bize sadece sevmeyi
Hockney dünyayı en temel, en saf geometrik
they can’t cancel the spring).
değil, sevdiğimiz bir canlıya dikkatle ve
formlarına indirgedi. Bu yalınlık, bir dehanın
Yaşlılık ve izolasyon döneminde
şefkatle bakmanın da sanatsal bir ibadet
çocuksu masumiyetini izleyiciye aktaran bir
bile insanlığa umut aşılıyordu.
olduğunu gösterdi” sözleriyle övdü.
imza haline geldi.
Her sabah ışığı yakalamak için

