21 Haziran 2026 Pazar Türkçe Subscribe Login

Catalog

Bir Sanatçının Portresi (İki Figürlü Havuz) 21 HAZİRAN 2026 4 Bir avuç kömürün peşinde onguldak Belediyesi Kitap Fuarı için geldiğim kentte, kitapların arasından Sokak dansçıları geçerken yolum bir kez Z daha kentin asıl hafızasına, kömüre çıktı. yarışıyor Sahilde, Martı Kafe’de Sokak dansçıları, Red Bull kahvemizi yudumlarken Zülâl GÜVEN Dance Your Style kent Kalkandelen, “Hadi müzeye BAYKAN elemeleri ve Türkiye finalinde gidelim” dedi. Adnan Gerger bir araya geliyor. Dansçılar, ve Belgin Bıyıkoğlu’yla birlikte sürpriz şarkılar eşliğinde kalktık denizin ferahlığından, kentin yer altında doğaçlama performans biriktirdiği karanlık hafızaya doğru sergileyecek. Kazananı ise yürüdük. izleyiciler belirleyecek. Zonguldak Maden Müzesi kent Elemeler Antalya, Ankara, merkezine çok uzak değil ama insanı İstanbul ve İzmir’de yapılacak. zamanın içinde epey geriye, emeğin en Türkiye finali 11 Temmuz’da ağır katmanlarına indiriyor. Türkiye’nin Bir vitrinde duran eski bir çarık var. simülasyonu ve Kömür Deneyim Ocağı, ziyaretçiye İstanbul Beşiktaş’ta ilk ve tek maden müzesi olarak anılan bu Belki müzedeki en küçük nesnelerden biri madencinin karanlıkla, dar alanla, derinlikle kurduğu düzenlenecek etkinlikte birinci yer, aslında yalnız taşkömürünün değil, o ama insana en çok dokunanlardan. Bir çift ilişkiyi biraz olsun sezdiriyor. Elbette hiçbir simülasyon olan dansçı, 24 Ekim’de taşkömürüne ömrünü verenlerin müzesi. çarık, bazen koca bir tarihi anlatmaya yeter. gerçek bir madencinin korkusunu, yorgunluğunu, Zürih’teki dünya finalinde Daha girişte insanı durduran bir cümle Onun içinde yürünmüş yolları, köyünden riskini bütünüyle anlatamaz ama yukarıdaki yaşamla Türkiye’yi temsil edecek. karşılıyor sizi: “Bir avuç kömür için bir ayrılan işçileri, ocak ağzında bekleyen aşağıdaki yaşam arasındaki uzaklığı hissettirir. ömür verenlere…” ayakları, çamuru, yoksulluğu ve soğuğu Müzenin içinde dolaşırken Orhan Veli’nin dizeleriyle Bu cümlenin önünden kolayca geçilmiyor. Çünkü düşünüyorsunuz. karşılaşınca insan bir kez daha duruyor: Yapay zekâ Zonguldak’ta kömür, yerin altından çıkarılan kara bir “Siyah akar Zonguldak’ın deresi / Yüz karası değil, taş değil sadece. Bir evin ekmeği, bir babanın nasırlı KAZMA KÜREKTEN İBARET DEĞİL kömür karası / Böyle kazanılır ekmek parası.” platformu eli, bir annenin bekleyişi, çocukların ocak hikâyeleriyle Baretler, lambalar, matkaplar, ölçüm araçları, sağlık Bu üç dize, Zonguldak’ı uzun uzun anlatmaya gerek büyümesi, kimi zaman da bir kapıya düşen acı haber. çantaları, haberleşme gereçleri... Madencilik yalnız Sabancı Üniversitesi çatısı altında bırakmayacak kadar güçlü. “Kömür karası” burada O bir avuç kömürün içinde yalnız karbon yok; alın kazma kürekten ibaret değil. Yerin altı başlı başına başlatılan yapay zekânın insan, yalnız bir renk değil eve götürülen ekmeğin, yerin teri, korku, umut, sabır ve yarım kalmış başka bir dünya. Damarları, fayları, haritaları, yaratıcılık ve toplumsal yaşam altında geçen ömrün, karanlığa inip aydınlığı yukarı ömürler var. hesapları ve riskleri var ama bütün bu üzerindeki etkilerini tartışmaya taşıyan insanların adı. Bahçedeki Maden Şehitleri Anıtı’nın teknik bilginin arkasında yine insan açan AI.SU platformunun ikinci Müzeden çıkarken insanın içinde kederli ama önünde bu duygu daha da derinleşiyor. bedeni duruyor: Ölçen insan, inen insan, buluşması 11 Haziran’da Karaköy onurlu bir ağırlık kalıyor. Çünkü orada gördüğünüz Bir duvar boyunca uzanan isimler… taşıyan insan, bekleyen insan… Minerva Han’da düzenlendi. şey yalnız geçmiş değil, bugün de süren bir emek İlk bakışta ad, soyad, tarih gibi Panolar Zonguldak’ın kömür tarihini Sabancı Holding Yönetim Kurulu meselesi. Kömürün dünyası değişse de insanın ekmek görünür. Sonra her birinin ardında bir yalnız rakamlarla değil, kaderlerle Üyesi ve Sabancı Üniversitesi kavgası, geçim derdi, emeğinin karşılığını arama çabası ev, bir sofra, bir bekleyiş olduğunu de anlatıyor. Bahriye İdaresi’nden Mütevelli Heyeti Üyesi Melisa değişmiyor. düşünürsünüz. Zonguldak’ta kömürün Amele Birliği’ne, Türkiye Taşkömürü Sabancı Tapan tarafından Sonra yeniden sahile, kitap fuarının kalabalığına karası yalnız ocaklardan çıkmamış; Kurumu’ndan Büyük Madenci Grevi’ne başlatılan platformun etkinliğinde, dönüyorsunuz. Martılar yine dönüyor, rüzgâr yine insanların içine de işlemiş. uzanan geniş bir hat var. Bu hat boyunca Sabancı Üniversitesi Sanat sayfaları kıpırdatıyor ama artık o alana başka bir gözle Müze üç kata yayılan güçlü bir anlatı kuruyor. şunu hissediyorsunuz: Kömür, bu kentte ve Sosyal Bilimler Fakültesi bakıyorsunuz. Çünkü Zonguldak’ta kitap sayfalarının Fuaye alanında önce kömürle kent arasındaki ilişki yalnız bir enerji kaynağı olmamış; hukuku, emeği, Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selçuk beyazına ister istemez kömür karası da düşüyor. çıkıyor karşınıza. Zonguldak’ın yalnız madenden siyaseti, sosyal hayatı, aile düzenini ve kent kültürünü Artut’un yer aldığı bölüm izlendi. Bu kötü bir şey değil. Tam tersine, o kara bu ibaret olmadığını; tersanelerle, ormanlarla, de belirlemiş. Programda yapay zekânın kentin hafızası. Bazı kentler yalnız gezilmez, okunur. demiryollarıyla, limanlarla, işçi mahalleleriyle ve Üçüncü katta kömürün oluşumu, kok ve türevleri, sanat, yaratıcılık ve insan ifade Zonguldak da öyle bir kent. Deniziyle, madeniyle, sosyal hak arayışlarıyla birlikte okunması gerektiğini fosiller anlatılıyor. Orada zaman başka bir derinliğe biçimleriyle ilişkisi ele alındı. açılıyor. Yerin altında milyonlarca yılda oluşan kömür işçisiyle, şiiriyle, kitabıyla okunur. görüyorsunuz. Eski gazeteler, belgeler, madencilikte Etkinlikte ayrıca insan-makine kullanılan aletler, sağlık ve iş güvenliği malzemeleri, yeryüzünde bir işçinin ömrüne, bir ailenin geçimine, bir Belki de bu kenti anlamanın en kısa yolu müzenin işbirliğinin yaratıcı süreçlerde kömür türleri ve fosiller derken yerin altında başlayan kentin kaderine bağlanıyor. girişindeki o cümleden geçiyor. Çünkü Zonguldak’ta açtığı yeni alanlar değerlendirildi. hikâye yavaş yavaş yeryüzüne çıkıyor. Deneyim bölümü de bu anlatıyı tamamlıyor. Asansör kömür yerin altından çıkar, hikâye ise insanın içinden. Resim sanatına kelimenin tam anlamıyla damgasını vuran David Hockney’in ardından... ‘Unutmayın, baharı iptal edemezler’ leştirmenler ve tarihçiler çok erken uyandığı saatlerde tarafından 20. ve 21. yatağında oturarak penceresinden yüzyılın en önemli gördüğü çiçekleri parmağıyla sanatçıları arasında görülen ekrana çizer, bunları dünyanın EDavid Hockney, 11 Haziran dört bir yanındaki arkadaşlarına tarihinde 88 yaşında yaşama veda etti. “Hiç solmayacak sabah çiçekleri” Kendi adına kurulan David Hockney notuyla e-posta veya mesajla Vakfı arşivlerine göre yağlıboya gönderirdi. Normandiya’daki evinin bahçesinde tek bir yılda çizdiği tabloları, çizimleri, eskizleri, gravürleri, fotoğraf kolajları, opera sahne tasarımları onlarca iPad resminden geniş bir seçki, 2022 yılında İstanbul Sakıp ve dijital eserleri de dahil olmak üzere binlerce onaylı eseri var. Sabancı Müzesi’nde “Baharın Gelişi” başlığıyla sergilenmiş ve Bunca eser üreten bir sanatçıdan söz edildiğinde akıllara hemen o Türkiye’deki ilk David Hockney sergisi olarak kayıtlara geçmişti. klişe “nitelik/nicelik” tartışması gelir ancak David Hockney için bu hiçbir Bu imzanın en çarpıcı öğesi ise kuşkusuz POLİTİK BİR FİGÜR zaman geçerli olmadı. gerçeği taklit etmek için değil, o gerçeğin Ölümünün ardından yazılan portrelerde, Eleştirmenlerin onun bizde yarattığı duyguyu ve coşkuyu onun bu umut dolu ve renkli dünyasının tarzına ilişkin birleştiği şiddetlendirmek için kullandığı “hiper- arkasındaki o korkusuz, uzlaşmaz politik en net ortak payda, doygun” renk paletiydi. Aslında onun bu renk figür de saygıyla anıldı. Hockney, “We Two sanatının dünyayı çılgınlığı sadece sanatsal bir tercih de değildi, Boys Together Clinging” (1961) gibi erken daha katlanılır kılması, Hockney, sesleri renk olarak görebilen bir dönem eserlerinde eşcinsel ilişkiyi, arzuyu izleyicide katıksız bir sinestezikti. ve yakınlığı, hapis cezası riskine karşın “mutluluk beklentisi” Dünyayı kaydetme biçimi onun için korkusuzca çizmişti. Bu resimleri yaptığında yaratması ve bunu David Hockney, adeta bir takıntıydı. Terzilerine özel olarak ORHUN İngiltere’de eşcinsellik henüz bir suçtu ve yaparken de entelektüel köpekleri Stanley diktirdiği, ceketlerinin içine gizlenmiş yasa ancak 1967’de değişecekti. ve Boodgie ile ATMIŞ derinliğinden asla ödün devasa ceplerde eskiz defteri taşır, bir dost birlikte onların Onun tüm sanat anlayışı aslında mekanik vermeyen hilesiz, nadir meclisinde, arabada ya da restoranda aniden o çok sayıdaki olana karşı insanın kusurlu ama canlı bakışını bir duruş sergilemesiydi. defteri çıkarıp çizmeye başlardı. tablolarının savunmaktı. En ünlü eserlerinden “A Bigger The Guardian’ın ölümünün ardından attığı Sadece çizerek değil, sanat tarihini önünde. Splash”i çizerken göz kırpma kadar kısa başlık da bu tespiti doğrular nitelikte: sorgulayarak da üretti. 2001 yılında süren o suyun bir saniyelik sıçrama anını “Dünyayı sadece ona bakarak değiştirdi.” yayımladığı “Gizli Bilgi” kitabında yakalamak için iki hafta boyunca milim Caravaggio ve Vermeer gibi eski ustaların GELENEKSELİN YIKILIŞI... milim boya yapmıştı. Çünkü Hockney’e göre aslında optik aynalar ve mercekler kullanarak Şefkatle bakmak... Hockney, yaşamı boyunca en çok kamera tek bir deklanşörle anı dondurur ve tuvale görüntü yansıttıklarını, yani bir geleneksel perspektif algısını yıkan tam da bu yüzden “yüzeyi” yakaladığı için anlamda “kopya çektiklerini” iddia etmesi David Hockney’in görsel olarak kayıt cesaretiyle övüldü. Geleneksel sanat tarihi, “yalancıdır.” Resim ise “zamana zaman sanat dünyasında büyük bir entelektüel kavga alma “takıntısı” sadece insanlarla ya resmi tek bir kaçış noktasına bağlarken ekler.” yaratmıştı. da doğayla sınırlı kalmadı... Hockney Hockney’ye göre bu tek noktalı perspektif, David Hockney, binlerce eseriyle, Teknolojinin imkânlarına da hiçbir hayatın en saf, en hilesiz şefkatini yanı insanı tek bir yere sabitleyen, felç eden arkasında renklerin hiç susmayacağı zaman sırt çevirmedi. Son 15 yılda iPad başındaki iki dostunda, dachshund cinsi sıkıcı bir “yalandı”. O, bunun yerine zamansız bir dünya bırakarak aramızdan ile çizdiği binlerce resimle zamana ayak köpekleri Stanley ve Boodgie’de buldu. “ters perspektif” (reverse perspective) ayrıldı. uydurdu. Pandemi karantinası Onların uyurken, gerinirken ya da sadece yöntemini kullandı, kaçış noktasını tablonun döneminde Fransa’daki evinde öylece yatarken çizdiği yüzlerce portresi, derinliklerine değil, izleyicinin tam arkasına iPad ile çizdiği 130 metrelik eleştirmenler tarafından “çağdaş sanatın yerleştirdi ya da birden fazla yöne dağıttı. devasa mevsim döngüsü panosu, en derin sevgi ve sadakat manifestosu” Eleştirmenlerin, “Bizi resmin dışındaki insanlığa bıraktığı son manifesto olarak nitelendirildi. Devasa havuzların, bir izleyici olmaktan çıkarıp, resmin olarak yorumlandı. Paris’teki tartışılan optik kullanımının ve büyük tam merkezine, o mekânın içine fırlatan sergisinde neon ışıklarla yazılan teorilerin aksine bu köpek portrelerinde deha” dedikleri şey tam olarak buydu. o ünlü sözü tüm manşetleri tamamen duru, yargısız ve minimal bir Empresyonistler dünyayı yakalamak için süsledi: “Unutmayın, baharı asla fırça dili kullandı. Sanat tarihçileri onun binlerce hızlı fırça darbesine sığınırken iptal edemezler.” (Do remember bu tarzını, “Hockney bize sadece sevmeyi Hockney dünyayı en temel, en saf geometrik they can’t cancel the spring). değil, sevdiğimiz bir canlıya dikkatle ve formlarına indirgedi. Bu yalınlık, bir dehanın Yaşlılık ve izolasyon döneminde şefkatle bakmanın da sanatsal bir ibadet çocuksu masumiyetini izleyiciye aktaran bir bile insanlığa umut aşılıyordu. olduğunu gösterdi” sözleriyle övdü. imza haline geldi. Her sabah ışığı yakalamak için
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear