11 Mart 2026 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

8 MART 2026 6 İlk kadın memur: Feride Berkmen TOLGA AYDOĞAN Rengin itirazı, kadının izi azı ressamlar dünyayı kesintisiz bir hamleyle çalışır: “güzel” göstermek için Çizgi sahnenin iskeletini kurar, Feride Berkmen boya sürmez; dünyaya renk ise duygunun ritmini ve torunu katlanabilmek için belirler. Perspektifin akademik Savaş Berkmen. Bsürer. Fikret Muallâ’yı derinliği yerine yüzeye yayılan (1903–1967) bu sınıfa koyuyorum. bir mekân hissi görürüz. Bu Çünkü onun resimlerindeki canlı yüzden Paris sokakları da ana renkler çoğu zaman neşenin kahveler de masalar da bir undan 88 yıl önce 12 Nisan 1938 Sahir Özel, ne yazık ki Feride GÜVEN değil, dayanmanın dilidir. anın içine sıkışmış gibi değil, sabahı Yedigün dergisini Hanım’ın işe hangi gün alındığını Muallâ’nın hikâyesi Moda’dan BAYKAN bir anın içinden taşmış gibidir. alıp okuyanlar ilginç bir sormamış. Ancak Nazır Oskan başlar; iyi okulların, iyi bir aile Kompozisyonları kalabalıktır röportajla karşılaşmıştı. Efendi’nin görev süresi olan çevresinin içinden geçer. Saint-Joseph, ama figürler birbirine karışmaz. Herkes BDerginin yedinci 24 Ocak 1913 ile 4 Kasım ardından Galatasaray... Dışarıdan bakınca kendi yalnızlığını, kendi küçük dünyasını sayfasında yaşlıca bir hanım, 1914 tarihleri arasında işe güvenli bir çizgi ama insanın iç dünyası taşır. Renkleri parlak olsa da “şenlik” muhabir Sahir Özel’e röportaj alındığını söylemek yanlış bazen daha çocukken kırılır. Anlatılan anlatmaz. Daha çok bir karşı koyuş, bir vermişti. Feride Berkmen isimli olmayacaktır. Yine Sahir odur ki futbola tutkunken yaşadığı bir kaza tutunma hali verir. bu kişiyi Sahir Bey, “Beyaz Bey’in ifade ettiği üzere ayağında kalıcı bir iz bırakır. Yürüyüşe saçlı, güler yüzlü, sevimli bir Feride Hanım’ın işe girmesi KONU DEĞİL İÇ RİTİM sinen bu iz, insanın kendine bakışını da tarih” ifadesiyle takdim etmişti. İstanbul basınında haber Tam burada çoğu kez gözden kaçan değiştirir. Ardından annesini genç yaşta Feride Berkmen’i özel kılan olmuş, Avrupa’da bazı bir damar belirir: Kadınların bıraktığı yitirmesi gelir. Bu kayıp neydi peki? O, ilk kadın memur gazeteler “İlk Türk kadın iz. Muallâ’nın yaşamına içinden çıkamadığı bir olarak tarihe geçmişti. memur” diye Feride Hanım’ı yakından bakınca, kadın suçluluk duygusuyla birlikte Yeditepe dergisi muhabiri Sahir haber yapmış. imgesinin yalnız “konu” anılır. Bu iki kırılma, Bey Fatih’te Soğanağa Camisi değil, bir tür iç ritim olduğu karakterine sert bir kabuk KADIN HAREKETİNİN Mahallesi, Tavşantaşı Sokak, 16 sezilir. Anlatılanlara göre Oskan Efendi gibi oturur; taşkınlık, öfke, YÜKSELİŞİ numaradaki üç katlı konakta bulmuştu aile, bir kız çocuk beklediği içkiye yaslanma… Bunları Bu yıllarda kadın hareketi yükselmiş onu. Hem de Namık Kemal, Abdülhak için doğmadan önce ona romantikleştirmeye gerek ve 28 Mayıs 1913 günü Gazeteci Nuriye Hamit, Süleyman Nazif’in kitapları arasında. “Muallâ” adını uygun yok ama hepsini “bohem” Ulviye öncülüğünde “Osmanlı Emeklilik günlerinde kendisini okumaya görür. Bebek erkek doğunca diye geçiştirmek de eksik Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan veren Feride Hanım’a o malum soruyu da bu kez babasının kalır. Muallâ’da hayat Cemiyeti” (Osmanlı Kadın hemencecik sormuştu: “Nasıl memur Tevfik Fikret’e duyduğu erken yaşta birikir, resim Hakları Savunma Cemiyeti) oldunuz?” Feride Hanım da şu Fikret Muallâ hayranlıkla “Fikret” adı ise o birikmenin karşısında kurulmuştur. Kadınların eğitim yanıtı vermişti: eklenir ve ortaya “Fikret ayakta kalma biçimine ve çalışma hayatına girişlerini “Bir gün yakından tanıdığım Muallâ” çıkar. Bu, biyografinin meraklı dönüşür. sağlamak için kamuoyu Cemal Paşa hayata atılması bir ayrıntısı gibi durabilir ama insanın Avrupa yılları bu yönelişi derinleştirir: oluşturmuş, ünlü sanatçımız lazım olan kadınlarımıza hassasiyetine, kırılganlığına ve kendini İsviçre, Münih, Berlin… “Düzenli bir Bedia Muvahhit de 1914’te örnek olmamı, bunun için anlatma ihtiyacına temas eden bir tarafı meslek” fikri ile resmin çağrısı arasındaki İstanbul Telefon Şirketi’ne de teklif edeceği vazifeyi da var. Üstelik çocuk yaşta futbolda gerilim onun lehine kapanmaz. Muallâ santral memuru olarak kabul etmemi rica etti. Maaşa yaşadığı kaza nedeniyle ayağında kalan iz kendini yerleştirmekten çok kendini girmiştir. ihtiyacım olmadığı halde teklifi ve annesini erken kaybetmenin yarasıyla çizmek ister. Çizgiye hızlı girer. Biçimi Sahir Bey 1938’de ilk kabul ettim. O zamanlar Posta Solda Selah, birlikte düşünülünce, sevgiyle kurulan birkaç hamlede kurar; sonra rengi bir kadın memuru nasıl bulduysa ve Telgraf Nazırı olan Oskan ortada Feride bağın onda sık sık kayıp ihtimaliyle yan açıklama değil, bir vurgu olarak kullanır. ben de 2026 senesinde Feride Efendi’ye hitaben bir mektup verdi, Berkmen, arkada yana yürüdüğü daha iyi anlaşılır. Akademik perspektif yerine düzleşen bir Savaş ve sağda Hanım’ın torunu Savaş Berkmen’i götürdüm. Oskan Efendi beni büyük Bu yüzden kadınlarla kurduğu ilişkinin hala oğlu Mümin mekân duygusu görülür. Figürler yer yer tesadüf eseri buldum. Savaş Bey de bir nezaket ve hüsnü niyetle kabul etti. merkezinde yalnız aşk değil çekingenlik, bilerek esner, oranlar bilinçli biçimde babaannesini şöyle anlattı: İstanbul Postanesi’ne o gün tayin edildim.” korunma ihtiyacı ve ürkek bir saygı da bozulur. Bu “bozma” beceriksizlikten “Babaannem 1871’de doğmuş. Babası İNSANLARIN İLGİSİ... vardır. Abidin Dino’nun, Muallâ’da “aşk– değil, iç ritimden gelir. Trabzon Müftüsü Yaver Efendi’ymiş. Babaannem suçluluk–ölüm” duygularının birbirine Feride Hanım’ın belirttiği üzere İttihat ve genç yaşta bir doktorla evleniyor fakat kısa bir karıştığını söylediği aktarılır: Sevgiye Terakki’nin ileri gelenlerinden Cemal Paşa’nın süre sonra eşi denizde boğularak vefat ediyor. yaklaşınca acı çağrışır, acı çağrışınca geri isteğiyle ve kadınlara örnek olması amacıyla Babaannem de eşini kaybettikten sonra hasta çekilme başlar. O geri çekilme, resimde memuriyete alınmıştı. Bu da o güne kadar bir ilki halası Muhide Hanım’a bakmaya gidip geliyor. bambaşka bir şeye dönüşür: Gerçekte teşkil ediyordu. Feride Hanım ilk olacağı için Bu sırada halasının oğlu Süleyman Efendi ile yaşanamayan yakınlık, kâğıt üstünde daha temkinli yaklaşmıştı ve ilk işgünü yaşadığı zorluğu görüşüp evleniyor. O vakit Süleyman Efendi saraya güvenli bir alana taşınır. da şöyle anlatmıştı Sahir Bey’e: yakın bir isim ve Cemal Paşa’yı da tanıyor. Cemal Hale Asaf ve Semiha Berksoy’un “Hiçbir şey bilmiyordum. Nazırın tayin ettiği Paşa’nın yönlendirmesi ile Posta Nazırı Oskan onun dünyasında sık anılması biraz birkaç memur bana yol gösteriyor, iş ve usul Efendi babaannemi postaneye memur olarak alıyor. da bundandır. Sanatçı kadının, onu öğretiyorlardı. Genç bir kadının böyle erkekler gibi Böylece ilk kez bir kadın memuriyete giriyor. anlayabilecek “eşit” bir bakış olarak gişede oturup mektup alması, pul satması herkesin Babaannemin Süleyman Efendi ile evliliğinden belirmesi… Semiha Berksoy’la bağında nazarı dikkatini celbediyor, gişenin önünde de ikisi kız toplam üç evladı oluyor. Bunlardan İstanbul’a dönüş, yaşamın daha sert hayranlık kadar susuş da vardır. Sahne beni seyretmek üzere toplanan kalabalık eksik biri babam İrfan Berkmen. O da Kurtuluş Savaşı dünyasına, tiyatro kostümlerine, operet olmuyordu.” yüzüdür. Öğretmenlik denemeleri, kısa yıllarında Ankara’ya gizlice geçmiş ve Vecihi iklimine yakınlığı bu çevrede güçlenir. Öte yandan ilk kadın memuru görmek için süreli memuriyetler, geçim sıkıntısı, Hürkuş’un yanında makinistlik yapmış ve düşmana insanlar postaneye akın etmiş kimisi kızmış, Beyoğlu’nun yaralayıcı dili... Ve Kadın burada yalnız sevgili değildir; aynı karşı savaşmış. Babaannem de İstanbul işgal kimisi takdir etmişti. Bir süre sonra bu duruma “karakol gölgesi” gibi çöken hadise: zamanda bir bakış terbiyesi, bir incelik edilince postanendeki memurluğunu bırakıp alışılmış, Feride Hanım da kız arkadaşlarını teşvik Degüstasyon Lokantası’nda duvardaki talebidir. oğlunun yanına geçmiş ve Ankara’da öğretmenlik ederek postanede işe aldırmıştı. Feride Hanım Atatürk portresine resim niteliği üzerinden Son yıllaırnda ise kadın imgesi resimde yapmış.” “Benim de tahrik ve teşvikimle tanıdığım birkaç öfkeyle söylediği sözlerin “hakaret” değil, doğrudan yaşamında belirleyici olur: 1953 senesinde vefat eden Feride Berkmen, bayan da bana iltihak (katılma) etti. Gün geçtikçe diye anlaşılması, polisin çağrılması ve Madam Anglès. Kaynaklarda, Anglès’in Cemal Paşa’nın isteğiyle Türk kadınına örnek kadınlarımız umumi hayatta çoğalmaya ve iş karakolluk olması. Yıl konusunda anlatılar Muallâ’ya sahip çıktığı, bakımını olarak ilk kadın memur sıfatıyla tarihe geçmiştir. sahasına atılmaya başladı” diyerek anlatmıştı o değişir, sahne ise aynı sertlikte kalır. üstlendiği, onu daha güvenli bir düzene O tarihten bugüne, Cumhuriyete hizmet etmiş tüm günleri. kadınlarımızın Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun. Bir ressamın estetik itirazı, bir anda suç çekmeye çalıştığı anlatılır. Bazı yaşamlar cümlesine çevrilir. Üstelik mesele yalnız kendini toparlayamaz ama birinin sabrı, o gecenin yarası değildir; karakol bir birinin gözetmesi, o hayatı bir süre daha mekândan çıkıp zihne taşınır. Zihin, her taşır. Muallâ’nın hikâyesinde bu “taşıma” şeye tutanak gibi anlam yüklemeye başlar. hali, geç kalmış bir merhamet gibi İstanbul’da Paris’e gidişi, bu yüzden yalnız okunabilir. “sanatın başkenti”ne varmak değildir; bir Bugün Muallâ’nın adı çoğu kez çikolata coşkusu uzaklaşma, bir nefes arayışıdır. 1939’da müzayede rekorlarıyla anılıyor. Oysa Paris’e yerleşir. Savaş yılları, yoksulluk, asıl soru başka yerde duruyor: Bir ülke, Dünya çapında bilinen çikolata ve pastacılık kâğıt kıtlığı… Bu şartlar tekniğini de sanatçısını yaşarken hangi cümleyle etkinliği Salon du Chocolat, 10-11 Nisan’da İstanbul belirler: Tuval yerine kâğıt, çoğu kez guaj. karşılıyor? Yanlış anlaşılmanın, kaba Kongre Merkezi’nde yapılacak. “İlham Veren atölye çalışmaları, çikolata heykelleri sergileri ile Bir kahvede oturur, bakar, çizer; sahneyi kuvvetin, kolay yaftalamanın payı ne Lezzetler” temasıyla düzenlenecek etkinlik, çikolata sektörün geleceğine ışık tutan paneller düzenlenecek. iki üç hamlede kurar; rengi bastığında kadar? Çünkü mesele tablonun kaça tutkunlarını ve sektör profesyonellerini bir araya Organizasyonda Salon du Chocolat’nın ilgiyle takip resim kendi son sözünü söylemiş gibi olur. satıldığı değil; insanın hangi şartlarda getirecek. Sözen Group temsilciliğinde düzenlenen edilen “Chocolate Fashion Show” defilesi de yer Muallâ’nın resminde, yaşamın yaşadığıdır. etkinlikte, aralarında Antonio Bachour, Gianluca alacak. Çikolatadan tasarlanmış couture parçaların gürültüsüne karşın şaşırtıcı bir toparlanma Ve belki de Muallâ’yı buradan Fusto ve Andrea Tortora gibi isimlerin olduğu sergileneceği podyum gösterisi, çikolatanın tasarım vardır; sanki dağılanı yeniden kurmak için okumalıyız: Bazı hayatların bıraktığı renk, pastry ve çikolata şefleri yer alacak ve yaratıcı ve sanatla kurduğu bağın altını çizmeyi hedefliyor. kâğıda yaslanır. Çoğu kez guajla, hızlı ve hayata karşı verilmiş bir yanıttır.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear