11 Mart 2026 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

8 MART 2026 2 EDITÖRDEN er mart ayında Geleceği dünya, kolektif Hbir unutkanlığın üzerine mor bir tül örtüyor. Vitrinlerin indirimlerle, ekranların ise kusursuz estetikle bezendiği bu çağda, 8 Mart’ın özündeki giyinmek o sarsıcı direniş ruhu giderek daha ince bir kabuğa bürünüyor. Burçin Akgün İnaldı modayı ekoloji ve Modern dünya bizden her şeyi bir “içeriğe” sürdürülebilirlik ekseninde anlattı dönüştürmemizi, acıyı oda artık yalnızca ne giydiğimizle filtrelenmiş bir görsele, değil, nasıl bir dünyada yaşamak öfkeyi ise algoritma dostu istediğimizle de ilgili. Üretimden bir etikete hapsetmemizi tüketime uzanan her tercih, bekliyor. Oysa yaşamın Mgezegenle ve emekle kurduğumuz asıl ritmi, vitrinlere ilişkiyi yeniden tanımlıyor. Türkiye’de dijital sığmayan o çıplak moda ekosisteminin öncü isimlerinden Burçin gerçeklikte saklı. Akgün Ünaldı, akademik araştırma disiplini ile dijital içerik üretimini buluşturan yaklaşımıyla HHH bu dönüşümü uzun yıllardır görünür kılıyor. Bugün insan olmayı 2008’de kurduğu Styleboom ile Türkiye’nin yalnızca “harika” olma ilk moda bloglarından birine imza atan Ünaldı, zorunluluğu üzerinden bugün modayı estetikten öte etik, ekolojik ve tanımlayan bu parıltılı toplumsal bir mesele olarak ele alıyor. Ünaldı ile kuşatmayı kırmak modanın gezegenle kurduğu karmaşık ilişkiyi, DAIRESEL gerekiyor. sürdürülebilirlik tartışmalarının sınırlarını ve FLORA Çünkü biliyoruz ki her dönüşümün gerçek imkânlarını konuştuk. mücadele estetik olmak, u “STYLEBOOM” hesabınızda modayı yalnızca her dayanışma ölçülebilir estetik bir alan olarak değil, etik ve ekolojik bir mesele bir sayıya dönüşmek olarak ele alıyorsunuz. Moda ile gezegen arasındaki ilişkiyi bugün nasıl tanımlarsınız? zorunda değil. Belki sert gelecek ama bugün bu ilişkiyi Yaşam, niteliklerin “ikiyüzlü” olarak tanımlıyorum. Bir zamanlar ne niceliklere kurban AYÇA endüstri ne de tüketici belki yeterince bilgi sahibi edildiği devasa bir CEYLAN değildi. Belki ekonomik buhranlar ve istihdam alışveriş merkezine yaratımı daha önemli görüldüğünden çevresel dönüştükçe kendi ayca_ceylan etkenler ikinci plandaydı. Belki farkındalık sesimizin ve yasımızın bu noktada değildi ve bu sebeplerle modanın sahibi olma yetimizi gezegen üzerinde yarattığı yük göz ardı ediliyordu. kaybediyoruz. Ancak bugün tüm bunlar biliniyorken modada Oysa asıl güç; dünyanın sürdürülebilirlik çabasının böylesi zayıf olması ve bizi nesneleştiren çoğunlukla bir pazarlama stratejisi çerçevesinde kalması açısından bakınca sanırım doğru bir bakışına karşı bir özne ‘Pes etmeyin!’ tanımlama yaptım. olarak kalabilmekte, u 8 Mart’ta, gezegene ve emeğe duyarlı bir dondurulmuş bir kareye SÜRDÜRÜLEBILIR MODA IÇIN 4R gelecek için üreten, düşünen ve dönüştüren hapsolmayan o canlı kadınlara ne söylemek istersiniz? u Sürdürülebilir moda yalnızca malzeme ve üretim gülüşü koruyabilmekte değil, aynı zamanda bakım, onarım ve yeniden kul- Zoru seçtikleri için bir dolu zorluklara yatıyor. lanım kültürüyle ile ilgili. Siz kendi gardırobunuzda göğüs gerdiklerini bildiğim bu kadınlara HHH pes etmeye yaklaştıkları ya da dibi gördüm döngüselliği nasıl kuruyorsunuz? artık dedikleri bir an gelirse çok sevdiğim Bu 8 Mart’ta belki de Sürdürülebilirliğin 4R’si var: Reduce (azalt), reuse bir kitaptan bu alıntıyı hatırlatmak isterim: en büyük devrimimiz, (yeniden kullan), repair (tamir et), recycle (dönüştür). “Yeni bir şeyi tekrar ekmek ve büyütmek Burçin Akgün I naldı Hatta buna bir beşinci rent (kirala) olarak eklendi paylaşılmadığı için için en iyi topraktır dip. Bu anlamda dibe son yıllarda. Ben kıyafetlerimde onarım, tadilatla değersiz sanılan anların vurmak, son derece acı verici olsa da aynı yeniden dönüşüm/tasarım o kadar çok yaparım kıymetini bilmek zamanda tohum ekmenin zeminidir.” ki bir zaman elbise iken şimdi bluz ya da eteğe olacaktır. dönüşen çok kıyafetim var. Hatta bunu bir mahalle Dünyanın hırpaladığı insanlar. Burada en büyük zorluk bizimki gibi Her zaman bunun altını çiziyorum. Yazık terzisi ile yapıyorum ki bu da bu zanaatkârlara her canın, sönmüş kırılgan ekonomilerde maliyetlerin çok dalgalı ki sürdürülebilirlik sadece çevresel açıdan, fayda sağlıyor. Aynı şekilde mümkün olduğunca her gülüşün yanında olması, bunların fiyatlara yansıması ve insanların gezegenin kaynaklarını sömürme açısından daha döngüde tutmak adına güvendiğim uygulama ya durarak geleceği sürdürülebilir ürünleri çok pahalı bulması. Ancak çok ele alınıyor ve markalar da buna yanaşıyor. da garaj satış noktalarında satıyorum da ama çok ikiyüzlü vaatlerle değil, dört beş kişiyi adil ve şeffaf şartlarda çalıştıran, Fidan bağışları, karbon ayakizi nötrleri, çevreci fazla almadığımdan sık sık parça çıkmıyor zaten kargosunu kendisi yapan ve o kargoda plastik birbirimizin onuruna ve mağazalar... Hepsi harika ama sürdürülebilirlik benden. Özel günler, davetlerde ise mutlaka ya kullanmayan, materyalini sürdürülebilir ve sınırlı gerçeğine sahip çıkarak içinde adil ve şeffaf emek politikası içermiyorsa, arkadaşlarımdan ödünç almayı ya da kiralama yapan sayıda seçen bir markadan hızlı moda markası emeği sömürmeye göz yumuyorsa, emekte eşit onarabiliriz. platformlardan kiralamayı tercih ediyorum. fiyatları sunmasını beklemek de gerçekçi değil. cinsiyet temsilini benimsemiyorsa eksik hatta Çünkü asıl bahar ancak u Türkiye’de sürdürülebilir moda alanında nasıl bir Burada denkleme bakmak gerekiyor: Uzun vadeli dahası yalandır. Hem küreselde hem Türkiye’de gerçeğin toprağında, dönüşüm görüyorsunuz? Tasarımcılar, üreticiler ve tüke- kullanabileceğimiz, gezegeni kirletmemiş, emek işin bu ikinci kısmı çevresel ayağa göre daha az filtrelere sığmayan o ticiler arasında yeni bir bilinç oluşuyor mu? sömürmemiş, sosyal fayda yaratmış bir parça mı önemseniyor. En yüksek moda markalarında bile Kesinlikle oluşuyor. Yüksek moda ve tasarımcıları sahici direnişle filizlenir. bunların hepsinin karşısında olan ve hatta gelecek cinsiyet temsilinin erkek egemen olduğu, hızlı bir tarafa koyarsak bugün özgün tasarım ya da Hepinize iyi pazarlar. kaynakları ipotekleyen üç parça mı? moda markalarının biz bilmeden taşeronlarımız yaratım gerekmeden basit ve gündelik parçaları yapmış diye üç maymun oynayarak küresel sürdürülebilirlik hassasiyetleriyle üreten bağımsız DENIZ ÜLKÜTEKIN u Sürdürülebilir moda tartışmaları, toplumsal güneyde sömürüye dayalı üretimler yaptırdığını markaların ya da özgün ve tasarım diline sahip cinsiyet ve emek politikalarıyla giderek daha fazla deniz.ulkutekin@cumhuriyet.com.tr olan ama yine sürdürülebilirlik çerçevesinde üretim kesişiyor. Bu kesişimi Türkiye ve küresel moda sistemi görüyor, biliyoruz. Bu konuda kat edilmesi yapan tasarım markalarının farkına varmaya başladı bağlamında nasıl değerlendiriyorsunuz? gereken çok yol var. Esman’a ağıt... edi yaşında bir elbette tam da hedefleri yerde bir arama motoru. Esman’ın nasıl güldüğünü kızım, büyümez ölü okul olduğunu biliyordu. Çocukların bulmak çok zor olmasa gerek. çocuklar / Saçlarım okulda olduğu saatte saldırıda Gülüşe ait bir fotoğraf bize gülüşü verir tutuştu önce, bulunacaklarını ve muhtemelen kaç mi? Bu önemli bir soru. Soruya vereceğimiz “Ygözlerim yandı çocuğu öldüreceklerini de biliyorlardı. yanıta göre dünyayla olan ilişkimiz kendini ele kavruldu / Bir avuç kül oluverdim, İranlı şair Füruğ Ferruhzad’ın o verecektir. Bir fotoğraf karesinde gülüşe tanık külüm havaya savruldu / Çalıyorum meşhur dizeleri Minab kız okulundan olamayacağımızı düşünenlerdeniz. kapınızı, teyze, amca, bir imza ver gök kubbeye doğru yayılıyor: Fotoğraf, gülüş sıraısnda gerçekleşen varoluş AYŞE ACAR / Çocuklar öldürülmesin şeker de “Kim toplayacak gözyaşlarımızı / deneyimine yönelik bir anı dondurarak onu yiyebilsinler.” Kim koyacak sevgiyi içimize? / Gittik, ölümsüz kıldığımıza ilişkin büyük bir yanılgı Nâzım Hikmet Ran, Hiroşima’da ölen gittik, gittik/Acılara gittik / Keşkelere teknolojisidir. Gülüş, dondurulması mümkün çocuklar için yazmıştı bu şiiri. 1945 yılında gittik.” olmayan bir oluş halidir. Oluşun devre dışı Amerika’nın Hiroşima ve Nagasaki’ye attığı Minab’da katledilen çocuklardan bazılarının bırakılması, gülüşün bir kareye hapsedilmesi iki atom bombası binlerce insanın ölmesine, ismi Maryam, bazılarınınki Nasrin ve bazıları onu ölümsüzleştirmek bir tarafa onu öldürme sayısız insanın sakat kalmasına neden olmuştu. da Esman. Esman kaç yaşındaydı acaba? girişimidir. Ölenler arasında gülüşleri gelecekten mahrum Katliam haberlerine göre ölen çocuklar 7 ile 12 Esman nasıl gülerdi acaba? Bunu hiç bırakılan çocuklar da vardı. yaş arasındaydı. 12 yaşında ölenler 7 yaşında bilemeyeceğiz. İşte ağıtlar tam da bu nedenle Nâzım Hikmet’in, “Şeker de yiyebilsinler” ölenlere göre daha mı şanslıydı acaba? Beş yakılır. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun şu dizeleri ifadesini kalplerine kazıyanlar tarih sahnesinde yıl daha fazla yaşamışlardı çünkü. 12, 7, 5... ne kadar da anlamlı: belirliyor. Bir bardağa göre üç bardağın daha gerçekleşen her katliamda kapılarını çalan o kız Sayılar ne gariptir. Bazı haber ajansları 160 “Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen’i./ değerli olduğunu düşünüyoruz. Değer, iktisadi çocuğuyla karşılaşır. kız çocuğu öldü diyor, bazılarıysa 100. 50 olsa Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni...” bir kavram olarak anlaşılıyor. Amerika ve İsrail, İran’a yaptıkları daha mı az üzülürdük acaba? Minab’da gülüşüne hasret bırakan tüm DÜNYA BIR ARAMA MOTORU saldırıda Minab kız okulunda okuyan Niteliklerin niceliksel değere indirgendiği Esman’lar için Anadolu’dan bir ağıt yakmalı: sayısız kız çocuğunun ölümüne neden dünyamızda üzülmek ya da sevinmek niceliksel Esman nasıl gülerdi acaba? Mutlaka bir “Coşgum sular çağıl çağıl akıyor / Dereler sel oldu. İsrail cephesinden yapılan açıklama bildirime göre değişiyor. Dünya denilen yer yerlerde fotoğrafı olmalı, bulabilirsek bunu olup yeri yırtıyor / Bahçalıkta baban gözyaşı okulun yanındaki askeri tesisin hedeflendiği artık devasa bir alışveriş merkezi. Alışveriş öğrenebiliriz. Elbette bulabiliriz! Dünya artık döküyor / Ne oldu guzum da ne oldu sana / Ne yönündeydi. Amerika-İsrail müttefik güçleri arabasına doldurulan ürün sayısı kimliğimizi her şeyin saniyeler içinde bulunabildiği bir oldu yavrum da ne oldu sana...”
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear