Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
15 ŞUBAT 2026
4
Merhamet değil, hak
ayvan hakları mücadelesi çoğu duyarsız olduğunu soruyoruz ama çoğunluk
zaman “sevgi” kavramı üzerinden Sarı’nın insan sözlüğü: kendilerinin de bir şekilde katkıda bulunduğu
tartışılsa da, Cumhuriyet gazetesi sömürüler sorgulansın istemiyor veya “önce insan
TÜRCÜLÜK
yayın kurulu üyesi ve yazarı Zülâl hakları” diyerek bu konuda gereksiz bir öncelik
Kendisini merkeze koyup diğer tüm
HKalkandelen bu mücadelenin özünde sıralamasına sığınıyor. Bu dünyada çoğu insan,
canlıların yaşam hakkını “öncelik
hukuk, eşitlik ve adalet olduğunu vurguluyor. kendi sömürüsünü aklıyor.
sırasına” sokma alışkanlığı.
Türcülükten siyasete, medyanın rolünden
- Bugün hayvan haklarını savunmak, aynı zamanda
etik sorumluluğa uzanan geniş bir çerçevede,
mevcut düzeni sorgulamak anlamına mı geliyor? Bu
hayvan haklarının neden hâlâ ikincil görülmeye
yüzden mi bu kadar dirençle karşılaşıyor?
çalışıldığını konuştuk.
Kuşkusuz. Kapitalizmin en büyük
sacayaklarından biri hayvancılık endüstrisi ama
- Senin savunduğun hayvan hakları anlayışı,
“sevgi”den çok “eşitlik” ve “hak” kavramlarına bu sömürü kapitalizmle de sınırlı değil ne yazık
yaslanıyor. Toplum bu farkı neden hâlâ kavramakta ki. İnsanın hayvan sömürüsünün tarihi çok eskidir,
zorlanıyor?
uygarlık tarihi bununla doludur. Mevcut düzen
İnsan hakları, kadın hakları, çevre hakları
tamamen türcülükten arınmadığı sürece deney
gibi alanlarda mücadele ettiğinizde, yanınızda
laboratuvarlarında, hayvanat bahçelerinde, yunus
toplumun daha ilerici kesimleri olsa da söz
parklarında, mezbahalarda, et, süt, yumurta,
konusu hayvan hakları olduğunda çoğunluk
deri, yün, kürk ve ipek üretim tesislerinde,
ya sessiz kalır ya da doğrudan karşınızdadır.
besi çiftliklerinde, sirklerde, yarış pistlerinde,
Oysa aynı insan hakları gibi, hayvan hakları
petshop’larda, atlı faytonlarda, deve güreşlerinde,
da birilerinin merhametine bırakılamayacak
av vahşetinde ve yaşamın her alanında insanlar
kadar önemlidir. Sevgi veya merhamet odaklı
tarafından esir edilip çalıştırılan, sömürülen,
hak mücadelesi olmaz. İnsanın da hayvanın
işkenceden geçirilen ve gaddarca katledilerek
da bu dünyaya gelmekle
yaşan hakkı elinden alınan milyarlarca hayvan
PINAR AKSU
edindiği en temel hak yaşam
olduğu sürece hayvana eziyet ve katliamlar bitmez.
hakkıdır. Yaşadığımız
- Medyanın hayvan haklarına yaklaşımını nasıl
dünyada insanların kendi
değerlendiriyorsun? Görünürlük artıyor mu yoksa
türdeşlerine bile her türlü
mesele hâlâ yüzeyde mi kalıyor?
şiddeti uygulayabildiğini
Çok sorunlu ve çok türcü! Son yıllarda sokak
düşünürseniz insan dışı
hayvanlarını yok etme operasyonu nedeniyle
hayvanların haklarını insan
toplum alarma geçti ancak korkunç bir yasa
merhametine ya da sevgisine
çıkarıldı. Hayvan hakları savunucuları, insanüstü
terk edemezsiniz. Çünkü bir
SARI’NIN
bir çabayla canları kurtarmaya çalışıyor. Uydurma
insan hayvan sevmiyorsa
KÖŞESI haberlerle hayvan nefreti yayan medya ile
da merhametli değilse bile
mücadele edecek güçlü bir medyanın olduğunu
hak odaklı yasalara uymak
ve basında bu konuya gereken önemin verildiğini
çeşitliliğin önemli bir bölümünün
u Bilim dünyasının en büyük deniz
zorundadır. Dolayısıyla yaşadığımız yüzyılda
söyleyemem. Son yıllarda toplum av katliamına
hâlâ kayıt altına alınmayı beklediğini
araştırma girişimlerinden Ocean Census
gelinen noktada hayvan hakları da adaletin
karşı biraz daha tepkili hale geldi ama birçok
gösteriyor.
projesi, yalnızca iki yıl içinde 866 yeni
konusudur; o nedenle belirleyici hukuktur ve bu
sömürü konusunda yüzeysellik hakim.
u Biyoteknoloji şirketi Colossal
deniz canlısı türünün tanımlandığını
alan yasalarla düzenlenir. Ancak buradaki açmaz,
Biosciences, 10 binden fazla türün
açıkladı. Bu keşifler derin denizlerden - Hayvan hakları mücadelesinde seni hâlâ ayakta
bu hakları insan hukukunun belirlemesi. Toplum
DNA’sını korumayı hedefleyen küresel
mercanlara, kabuklulara ve farklı tutan şey ne? Umut mu, öfke mi, inat mı?
bu bağı kuramıyor, çünkü insan merkezci bir
bir “BioVault” (biyolojik kasa) projesi
omurgasız gruplara kadar geniş bir Öncelikle adalete olan tutku, haksızlığa isyan ve
dünyaya doğuyor, tüm eğitim aynı doğrultuda
başlattı. Proje, özellikle nesli tehlike
çeşitlilik içeriyor. zalimliğe karşı öfke.
veriliyor ve inanç sistemleri de bunu destekliyor.
altındaki türlerin genetik materyalini
u 2025 yılı boyunca bilim insanları
Bir insan, insan odaklı dünyayı kendi çabasıyla
- Son olarak, hayvan haklarını “abartı”, “ikincil
saklayarak gelecekte koruma ve yeniden
yalnızca yeni türler keşfetmekle
sorgulamadığı sürece bunun nelere mal olduğunu
mesele” veya “lüks” olarak görenlere ne söylemek
canlandırma çalışmalarına altyapı
kalmadı; müze koleksiyonlarında saklı
algılaması mümkün olmuyor.
istersin?
oluşturmayı amaçlıyor. Düşünsenize
kalmış örneklerden bile onlarca yeni
Ben sömürmeyi, köleleştirmeyi, zulüm ve
- Hayvan hakları meselesi Türkiye’de neden bir
olacakları! Vay canına!
tür tanımlandı. Bu durum, biyolojik
şiddet içeren herhangi bir şeyden keyif almayı,
türlü siyasal ve hukuksal bir zemin kazanamıyor? Bu
kendiminkinden başka bir beden üzerinde hak
bir bilinç eksikliği mi bilinçli bir tercih mi?
- Toplumda “önce insan” refleksi çok güçlü. Hayvan eden biri değilim. Çünkü belirttiğim gibi hayvan
iddia etmeyi reddediyorum. Vegan olma nedenim
Yaşadığımız dünya tümüyle hayvan sömürüsü
haklarını savunmak, insan haklarını savunmanın
hakları kavramı sevgi ile sınırlanmamalı.
bu. İnsanın ve insan dışı hayvanların en temel
üzerine kurulu. Tabii ben hayvan hakları derken,
önünde bir engel mi gerçekten?
Hayvanseverleri küçümseyenlere ise diyorum ki
hakkı olan yaşama hakkına saygı duyuyorum. O
kuşkusuz yalnızca belli hayvanları değil, ayırt
Söz ettiğiniz o refleksin güçlü olmasının
alay ettiğinizin, insan dışı hayvanların haklarını
nedenle de hayvan özgürlüğünü savunuyorum.
etmeden tümünü kastediyorum. Bugün nereye
nedeni insan algısını yüzyıllardır yöneten
da savunmak olduğunun farkında mısınız?
Adalet, hiçbir zaman “ikincil bir mesele” ya da
elinizi atsanız mutlaka içinden bir hayvan türüne
türcülük virüsü! Türcülük nedir bilmeyenler için
Küçümsenen “hayvansever” imajı, gerçek bir
“lüks” olarak görülemez.
yönelik sömürü çıkar. Hayvanlar mal, eşya,
açıklayalım: İnsan türünün üstünlüğü varsayımına
hak mücadelesini görünmez kılamaz ama bunu
yiyecek veya eğlence, taşıma ve deney aracı
dayanarak belli hayvan türlerinin sömürülmesi
yapanları küçültür. Alay ettikleri, hayvanlar
olarak her şekilde kullanılıyor, öldürülüyor.
Gazeteden günlükler
veya ayrımcılığa uğratılması. Türcü dünyada bu
için de adalet istemekse bunun kendilerini nasıl
İnsanın kendi çıkarı için hayvanları katletmesine
düşünceyle yetiştirilen insan, her şeyin kendisi
gösterdiğini göremeyecek kadar algıları sınırlı
öylesine alışılmış ki tam bir duyarsızlık söz
için yaratıldığına inanıyor ve her türlü canlıyı
demektir.
konusu. Dünyada bu konuda “normalleştirilmiş
yok etmenin hakkı olduğunu düşünüyor. Hayvan
bir şiddet” var. Bilimin ve iletişimin fazla
- Türkiye’de hak mücadeleleri genellikle birbirinden
haklarını savunanlar da buna karşı çıkıp insan dışı
gelişmediği eski çağlarda bilinç eksikliğini
kopuk ilerliyor. Hayvan hakları mücadelesinin diğer
hayvanları savununca, bu iki hak birbirinin karşıtı
açıklamak daha kolaydı ama artık günümüzde
hak mücadeleleriyle kurduğu ilişki neden bu kadar
olarak görülüyor. Oysa gelişmiş bir etik duruşa
uzaya turistik gezilerin yapıldığı, yapay zekânın
zayıf?
sahip insan, hem insan haklarını hem de hayvan
ileri seviyelerde geliştirildiği, internetin insan
Cumhuriyet Kitapları’ndan yayımlanan “Vegan
haklarını savunabilir ve savunmalıdır. Hayvan
yaşamının her alanına egemen olduğu bir çağda
Devrimi ve Hayvan Özgürlüğü” kitabımda ayrıntılı
haklarını savunmak, insan haklarını savunmanın
hayvan haklarına yönelik umursamazlık bilinçli
biçimde ele aldığım bir konu bu. Aslında ilişkiyi
önünde engel değildir. Biri diğerinin tezatı olmak
bir tercih. Toplumdaki genel eğitim seviyesi
kurmayan, hayvan hakları mücadelesi değil, bu
zorunda değildir. Asıl mesele insan ya da hayvan,
de belirleyici etkenlerden. Bir toplumun geneli
mücadelenin dışında kalan diğer hak mücadeleleri.
kime yapılırsa yapılsın, haksızlığa karşı olmakla
hayvan haklarına duyarsız kalınca, bu mücadele
Yıllardır kadın haklarını ve doğayı savunanların
ilgili.
siyasi kazanç peşindeki politikacılar için ilgi
hayvancılık sektöründeki zalim uygulamalara
çekici bir alan haline gelmiyor. Siyasetin ilgi alanı
- “Hayvansever” imajı kimi zaman romantize neden sessiz kaldığını ya da emek mücadelesi
haline gelmeyince de hukuksal zeminde ilerleme ediliyor, kimi zaman da alaya alınıyor. Bu imaj, gerçek
verenlerin niye hayvana yönelik sömürüye karşı
kaydedilemiyor. Sonuçta hayvan haklarını savunan bir hak mücadelesini görünmez kılıyor mu?
durmadığını veya hak, hukuk, adalet isteyenlerin
kitleye, “bir grup aşırı azınlık” gözüyle bakılıyor. “Hayvansever” sözcüğünü kullanmayı tercih
neden sokak hayvanlarının katledilmesi konusunda
Bugünlerde gazeteden çok
veterinerdeyiz. Nedeni malum: Hastayım.
Her gün iğne, her gün taşıma çantası,
Tarkan Özçetin’le her gün aynı masa. İnsanlar buna “rutin”
sohbet
diyor, ben “sabır eğitimi” diyorum.
Kültürel miras
Gazeteden arkadaşlar beni alıp götürüyor,
Çok doğrudan ilgili. İstanbul bir “hayvan hakları”
sonra geri getiriyorlar. Elif, Figen, Jale,
kedileri, Türkiye’nin en etkili meselesi değil...
Miyase, Münevver, Çağdaş, Öznur,
olarak kediler
“yumuşak güç” unsurlarından. Aynı zamanda bir kent hakkı,
Müge, Berrin… İsimleri ezberledim
Resmi kampanyalara gerek bir kültür politikası meselesi.
artık. Çünkü insan hasta olunca bazı
- Hocam, son yıllarda İstanbul
İstanbul’u da kedisiz düşünemeyiz.
kalmadan, doğal bir şekilde bu
İstanbul’un kedilerini korumak, isimler daha net kazınıyor akla. İğnenin
için kullanılan bir ifade var: “Cats of
Çünkü kent kimliği yalnızca
ülkenin birlikte yaşam kültürünü
bu şehrin kimliğini, hafızasını acısı geçiyor ama kimin elinin omzunda
Istanbul.” Bu bana yalnızca sevimli
mimariyle değil yaşam pratikleriyle
anlatıyor. İnsanlar burada kedilerin ve dünyaya anlatılan anlatısını olduğunu unutmuyorsun.
bir tanımlama gibi gelmiyor. Sanki bu
kurulur. Kediler, bu şehrin gündelik
özgürce yaşadığını gördüğünde, korumaktır. Çünkü sizler, Canım sıkılıyor tabii. Hasta olmak
şehri anlatan bir kavram. İstanbul’un
hayatına sinmiş canlı bir hafızadır.
şehre dair algıları değişiyor. can sıkıcı. Üstelik kaçıp saklanmak
yüzyıllardır süren birlikte
kedileri kültürel mirasın parçası...
- Dışarıdan gelenler bu hafızayı fark “Burada hayat var, burada merhamet istiyorsun ama herkes “senin iyiliğin
yaşamın canlı, sessiz ve yaşayan
Kesinlikle öyle Sarı. İstanbul’daki
ediyor mu? Yoksa bu, bizim içeriden var” diyorlar. Bu, kültürel diplomasi için” diye yaklaşıyor. Haklılar ama
tanıklarısınız. Her zaman vardınız
kediler bir “kent detayı” değil, bu
bildiğimiz bir değer mi?
açısından son derece kıymetli. yine de bazen koltuk altına saklanasım
ve her zaman var olacaksınız.
şehrin kültürel dokusunun parçası.
Aslında bu farkındalık çoğu geliyor, bazen kazan dairesine iniyorum,
Osmanlı’dan bugüne uzanan
- Bu kadar güçlü bir sembolsek
- Son olarak şunu sormak
zaman dışarıdan geliyor. İstanbul’u rahatlıyorum biraz. Biri taksiyi ayarlıyor,
yazılı ve görsel kaynaklarda,
neden hâlâ zaman zaman “sorun”
istiyorum: “Cats of Istanbul” senin
biri randevuyu, biri “İğne bitti mi” diye
ziyaret eden milyonlarca insan
seyahatnamelerde, gravürlerde,
olarak görülüyoruz?
için tam olarak neyi ifade ediyor?
soruyor. Kimse “İşim var” demiyor.
için kediler, şehrin en çarpıcı
fotoğraflarda hep kediler var.
Çünkü modern şehir anlayışı çoğu
Bu şehir sürekli hayatla kavga
Kimse “Yarın bakarız” demiyor. İnsan
imgelerinden. Sosyal medyada
Çünkü İstanbul, insanla hayvanın
zaman kültürü betonla ölçüyor.
etmiyor. Bu şehir hâlâ paylaşmayı
hasta olunca dostları bakar derler ya…
İstanbul denince paylaşılan
yan yana, çatışmadan yaşayabildiği
Oysa kültürel miras yalnızca
biliyor ve bu şehir, bütün
Benimkiler de onlar işte.
karelerin büyük bir kısmında
nadir metropollerden. Bu birlikte
korunmuş binalar değildir; yaşayan,
karmaşasına rağmen, dünyaya
Gazetede haberler değişiyor, gündem
kediler var. Belgeseller, fotoğraf
yaşama hali, şehrin karakterini nefes alan unsurlardır. İstanbul
anlatacak çok güçlü bir hikâyeye
akıyor, manşetler sertleşiyor. Ben ise
sergileri, kitaplar... “Cats of
belirleyen unsurlardan biri. kedileri bu açıdan somut olmayan
sahip. O hikâyenin sessiz ama
iyileşmeyi bekliyorum. Ne kadar acele
Istanbul” ifadesi artık küresel bir
kültürel miras kategorisinde
vazgeçilmez taşıyıcıları da kediler.
- Yani bizi sadece sokakta yaşayan
edersen et, beden kendi temposunda
anlatıya dönüştü. Bu, turistik bir değerlendirilmeli. Sizleri yok
Kediler giderse İstanbul betondan bir
canlılar olarak görmek, İstanbul’u da
ilerliyor. Kaçıp saklanmak istiyorum
tesadüf değil, kültürel bir karşılık. saymak, ortadan kaldırmaya
eksik okumak... dekor olur. Kediler kalırsa İstanbul
bazen ama sonra bir el sırtımı okşuyor.
çalışmak bu şehrin hikâyesini
Aynen öyle... Paris’i yaşamaya devam eder. İstanbul’u
- Bu anlatı Türkiye’nin dünyaya
“Az kaldı Sarı” diyor. İnanmak
eksiltmek demektir.
güvercinsiz, Venedik’i kanalsız, anlatan şey bazen bir vapur sesi,
nasıl göründüğüyle de ilgili... Sence
istiyorum. İyileşmek zaman alıyor. Bunu
Roma’yı kalıntısız düşünemeyiz. nasıl görünüyoruz oradan bakınca? - Yani kedileri korumak, yalnızca bazen de güneşte uyuyan bir kedidir.
kabullenmek de bir tür iyileşme sanırım.
Dünyadan haberler

