28 Ekim 2026 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

11 EKİM 2026 2 EDITÖRDEN Toroslarda üç gün, ilim insanları son yıllarda tuhaf bir olasılığı tartışıyor: Dünya’nın Bdönüşündeki küçük hızlanmalar nedeniyle saatlerden ilk kez bir BINLERCE YIL “negatif artık saniye” çıkarılması gerekebilir. araman’a bağlı Ermenek, koyuyor. Yani teknik olarak bir gün, DAIRESEL İç Anadolu ile Akdeniz Nadire Kanyonu’ndan geçerken yükselen bir saniyeliğine bile olsa, FLORA arasında, Torosların kaya duvarları, su ve yoğun bitki örtüsü gerçekten kısalabilir. Ancak çevrelediği kendine özgü arasında manzara bir anda neredeyse bizim “Zaman çok hızlı Kbir coğrafyaya sahip. gerçeküstü bir hal alıyor; kendinizi geçiyor” derken hissettiğimiz Bölgenin kadim kültürlere ve zengin mitolojik bir anlatının sahnesinden şeyin bununla ilgisi yok. bir biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği geçiyormuş gibi hissediyorsunuz. HHH yaptığını biliyordum ancak üç günlük Kanyonun içinde, Göksu Nehri’nin Asıl hızlanan yaşamın ritmi yolculuğun sonunda beni asıl şaşırtan, kollarından birinin doğduğu noktaya ve geçiciliği. Bir zamanlar bütün bunların birbirinden ayrılmasının yakın konumlanan ve erken Hıristiyanlık otobüs beklerken yalnızca neredeyse olanaksız oluşuydu. Sabahları döneminde sığınma ve ibadet amacıyla beklerdik. Bir arkadaşımız AYÇA Toroslara karşı meditasyon ve nefesle kullanıldığı belirtilen Ayhatun geciktiğinde etrafa bakardık. CEYLAN güne başlamak da belki bakışımı biraz Kaya Manastırı ise bu hissi daha da Şimdi birkaç boş dakikayı değiştirdi; dağların karşısında zaman güçlendiriyor. Doğal oluşumlarla insanın bile mesaj, video, haber ya yavaşlarken gün içinde karşılaştığım kayaya bıraktığı izlerin iç içe geçtiği ayca_ceylan da işle dolduruyoruz. Günün antik kentler, su yapıları, bitkiler ve bu alanda, suyun yalnızca bugünün içinde zamanın geçtiğini fark sofralar ayrı ayrı duraklar olmaktan çıkıp manzarasını yaratmadığını, insanların edeceğimiz boşluk giderek aynı coğrafyanın farklı zamanlarda bıraktığı izlere coğrafyayla kurduğu ilişkinin de yüzyıllardır azalıyor. dönüştü. merkezinde bulunduğunu görmek mümkün. Gölün HHH turkuvazına bakarken bir yanda SUYUN IZINDE Psikoloji de zaman algısının biyolojik çeşitliliği, diğer yanda Bu izleri birbirine bağlayan saatten çok hafıza, dikkat ve enerji üretimi amacıyla yeniden unsurlardan biri su. Ermenek yaşadığımız olaylarla ilişkili biçimlendirilmiş bir peyzajı Baraj Gölü’nün turkuvaz olduğunu söylüyor. Yeni Sbide’de başlayan öykünün izini Ermenek ve bütün bunların altında rengi bugün bölgenin en ve ayırt edici deneyimler merkezinde de sürmek mümkün. Ahmet ve Nezahat uzanan kültürel belleği birlikte çarpıcı manzaralarından birini hafızada daha fazla iz Keleşoğlu Vakfı’nın girişimleriyle Ermenek’e düşünmek gerekiyor. oluştururken insan eliyle bırakırken rutin dönemler kazandırılan Ahmet Keleşoğlu Arkeoloji ve ANTIK SBIDE oluşan bu yeni su coğrafyasının geriye baktığımızda sıkışıp Etnografya Müzesi’nde, vakıf tarafından desteklenen Yolculuğun beni en çok çevresinde Torosların çok daha kısalabiliyor. Sbide kazılarından çıkarılan eserler de yer alıyor. etkileyen duraklarından biri eski yaşam katmanları varlığını Belki de zaman daha hızlı Antik kentte bulunan ancak yerel üretim olmadığı Yukarıçağlar yakınlarındaki sürdürüyor. Ermenek florası akmıyor. Biz onu ölçen anlaşılan amphoralar özellikle dikkatimi çekti. Bu Sbide antik kenti oldu. üzerine yapılan araştırmalarda saatlere hiç olmadığı kadar buluntular, Torosların yükseklerindeki yerleşimin Arkeolojik bulgular geçmişi bölgede 1332 bitki türünün hâkimiz ama geçtiğini kendi içine kapalı olmadığını, ticaret ve dolaşım MÖ 3. yüzyıla kadar belirlenmesi, bunların 307’sinin hissedecek kadar az ağlarıyla başka coğrafyalara bağlandığını gösteriyor. götürürken Roma ve Erken endemik olması ve endemizm duruyoruz. COĞRAFYANIN SOFRASI Bizans dönemlerinde gelişen oranının yüzde 23’ü aşması, ilk Hepinize iyi pazarlar... kentte bugün surların, ana Ermenek’i okumanın bir başka yolu sofradan bakışta etkileyici bir manzara caddenin, kamusal yapıların, geçti. Şef Ömür Akkor’un hazırladığı akşam DENIZ ÜLKÜTEKIN olarak gördüğümüz coğrafyanın kilisenin ve geniş nekropolün yemeğinde önümüzde yalnızca bir mönü değil, gerçekte ne kadar zengin ve hassas deniz.ulkutekin@cumhuriyet.com.tr izleri takip edilebiliyor. Anadolu’nun değişen beslenme biçimlerini zaman bir yaşam alanı olduğunu ortaya Torosların bu kadar yüksek ve coğrafya üzerinden anlatan bir rehber vardı. ve sarp bir noktasında böylesine örgütlü Karain’de avcılık ve yaban yaşamından başlayarak bir yerleşimle karşılaşmak, antik kentleri çoğunlukla Göbeklitepe, Çatalhöyük, Kültepe ve İbn Battuta’nın kıyılar ve büyük ovalarla ilişkilendiren bugünkü Anadolu’sundan bugünün Ermenek’ine ulaşan anlatı, bakışımızı da değiştiriyor. insanın ne yediğinin iklimden, biyolojik çeşitlilikten, Sbide’de aklımda özellikle kaya mezarları tarımdan ve ticaretten bağımsız düşünülemeyeceğini kaldı. Bazı mezarların üzerindeki aslan biçimli taş hatırlatıyordu. Konya Ovası’ndan Toroslara, kapaklarda av sahneleri görülürken kazı Ermenek’ten Akdeniz’e uzanan haritada başkanının alanda anlattığına göre keçiboynuzu, turunç, batırık ve kekik aslanların anatomisindeki ayrıntılar gibi tatların yerlerini görmek ise mezarda yatan kişinin kadın sofrayı adeta yenilebilir bir coğrafya ya da erkek olduğuna ilişkin haritasına dönüştürüyordu. Gecenin işaretler taşıyor. Kentin dikkat sonunda sofradan aklımızda kalan çeken bir başka özelliği ise su bir yemek, tat, his veya öyküyü mühendisliği. Kayalıkların içine küçük bir kâğıda yazıp şefe açılan tünellerle uzaktan getirilen bıraktık. Ermenek’ten ayrılırken suyun yerleşime ulaştırılması, bir kez daha düşündüm: Ülkemizin bugün erişmenin bile zahmetli doğal ve kültürel zenginliğini olduğu bu coğrafyada binlerce keşfetmenin gerçek anlamı, onu yıl önce kurulan yaşamın ölçeğine tüketmeden görmek, korumak ve ilişkin önemli ipuçları sunuyor. gelecek kuşaklara aktarabilmekte yatıyor. Avuç Saçma” kitabındaki “Bahar Sesleri” Tanıdık bir kokunun hafızayla kurduğu güçlü bağ bizi kimi yazısında bütün güzel kokuların üzerine bir başkasını koyuyordu: “Yazın yağmurdan zaman doğrudan geçmişe götürüyor sonraki toprak kokusu.” Üstelik bu kokunun şişeye doldurulamamasına ve lavantasının yapılamamasına hayıflanıyordu. Belki de Refik Halit’in sevdiği şey yalnızca Yağmur kokusu… kokunun kendisi değil, ele geçirilemez oluşuydu. Bazı güzellikler saklanamadıkları zun süren karışıyordu? için güzeldir. Gelir, havaya karışır ve YAŞAM sıcakların ardından Kurak dönemlerde kaybolurlar. ilk yağmurlar GÜNLÜĞÜ bitkilerden ve topraktaki geldi. Daha zemin mikroorganizmalardan KOKULAR VE ANILAR Utam anlamıyla kaynaklanan bazı maddeler Kokuların anıları neden böylesine güçlü mikroorganizmaları, “streptomyces” ıslanmadan tanıdık bir koku gözenekli yüzeylerde birikir. biçimde uyandırdığı konusunda da bilimin yükseldiğini birkez daha bakterilerine çektiğini gösteriyor. Yağmur damlası toprağa söyleyecekleri var. Koku duyusu, beynin hissettik. Biraz toprak, biraz Bakterilerin sporları bu küçük canlıların düştüğünde, temas ettiği noktada duygu ve bellekle ilişkili bölgeleriyle yakın taş, biraz da çocukluğun nerede bedenlerine tutunuyor veya sindirim küçücük hava kabarcıkları bağlantılar kurar. Araştırmalar, kokuların kaldığını hatırlatan belli belirsiz sistemlerinden geçiyor. Böylece başka meydana gelir. Bunlar yüzeye çağırdığı kişisel anıların çoğu zaman daha bir şey... Ona “yağmur kokusu” yerlere taşınıyor. Bizim yağmurdan sonra yükselip patlar ve kokulu eski ve daha duygusal olduğunu ve insana ÖMÜR deriz. derin bir nefesle içimize çektiğimiz koku, maddeleri taşıyan mikroskobik yalnızca bir olayı hatırlatmakla kalmayıp Oysa kokan yağmur değildir. TANYEL toprağın altında süren kadim bir ortaklığın zerrecikleri havaya salar. o ana geri dönmüş hissi verebildiğini Gökyüzünden düşen su, işareti olabilir. Bir yağmur damlasının gösteriyor. yerde uzun süredir bekleyen Petrikoru pek çok insanın hoş bulması toprağa çarpmasını ağır Bugün nörobilimin, “kokuyla uyarılan görünmez bir dünyayı havaya da muhtemelen yalnızca bir molekülün çekimde izleyen araştırmacılar otobiyografik bellek” dediği şeyi edebiyat kaldırmaktadır. kimyasal özelliğiyle açıklanamaz. Çünkü gözle göremeyeceğimiz bu hareketi çok daha önce anlatmıştı: Bazı kokular bize aynı geosmin, içme suyuna veya yiyeceklere ancak yakın zamanda ayrıntılı biçimde geçmişi düşündürmez, bizi kısa bir an için BILIM VE ŞIIR karıştığında rahatsız edici bulunabilir. görüntüleyebildiler. Hafif yağmurun geçmişin içine bırakır. İnsanlar bu kokuyu kuşkusuz binlerce Kokunun anlamını, içinde bulunduğu ortam kokusunun bazen şiddetli bir sağanaktan Bu yüzden ilk yağmurla birlikte yıldır biliyor. Ancak bilimsel ismi oldukça değiştirir. daha belirgin gelmesinin nedenlerinden yükselen koku birine çocukluğundaki yeni. Avustralyalı araştırmacılar Isabel Yağmur kokusu kavurucu sıcakların biri de budur. Çok sert olmayan damlalar, parkı, diğerine okuldan dönüş yolunu, bir Joy Bear ve Richard Thomas, 1964 yılında kırılması, kuraklığın sona ermesi, suyun kokuyu taşıyan parçacıkları havaya başkasına artık hayatta olmayan biriyle yayımladıkları çalışmalarında kuru toprak ve yeşermenin geri dönmesi gibi olumlu çıkarmaya daha elverişli koşullar oluşturur. geçirdiği son yazı hatırlatabilir. Bilim, bu ve taşların yağmurla buluştuğunda ortaya deneyimlerle birlikte öğrenilmiş olabilir. Toprak kokusunun en tanınan çıkardığı kokuya “petrikor” ismini verdiler. yolculuğun beyindeki yollarını gösterebilir. Uzak atalarımız için suya ve verimli toprağa bileşenlerinden biri “geosmin”dir. Bu Ancak anının kime ait olduğunu, hangi Sözcüğü, Yunancada taş anlamına işaret eden kokuları fark etmenin bir avantaj maddeyi toprakta yaşayan Streptomyces yüzü taşıdığını ve neden tam o gün geri gelen “petra” ile mitolojide tanrıların cinsi bakteriler üretir. İnsan burnu geosmine sağladığı da öne sürülüyor. İlgi çekici bir döndüğünü insanın kendi hikâyesi belirler. damarlarında dolaştığı düşünülen sıvı olasılık ama henüz kanıtlanmış bir evrim son derece duyarlıdır. Sudaki çok düşük Yağmurun kokusu yoktur belki ama “ichor”dan türetmişlerdi. Böylece bilimsel miktarlarını bile algılayabiliriz. öyküsü değil. dokunduğu toprak konuşur, hafızamız da bir araştırmadan son derece şiirsel bir Üstelik geosmin yalnızca bize gönderilmiş Bilim insanları bu kokuya henüz petrikor kelime doğdu: Taşın damarlarında dolaşan onu hemen tanır. ismini vermemişken, Refik Halit Karay öz. hoş bir koku değildir. Araştırmalar, Bazı yağmurlar toprağı değil, hatıraları Peki bu öz yağmur yağınca nasıl havaya bu kokunun toprakta yaşayan bazı onun değerini çoktan fark etmişti. “Bir ıslatır. Karamanoğulları ve Türkçe mirası Ermenek’in tarihsel katmanları antik dönemle sınırlı değil. Karamanoğulları Beyliği’nin önemli merkezlerinden olan kentte bu dönemin izleri bugün de görülebiliyor. 1339’da Emir Musa Bey tarafından yaptırılan Tol Medrese’de rehberimizin özellikle işaret ettiği avludaki havuzun astronomiyle ilişkisine yönelik anlatı, dönemin bilgi üretimine açılan başka bir pencereydi. Karamanoğulları mirasının önemli parçalarından biri de Türkçeye verilen önem: Karamanoğlu Mehmet Bey’in 1277’de Türkçenin kamusal ve idari alanda kullanılmasını öngören fermanı, Anadolu’da Türkçenin gelişimi açısından önemli eşiklerden biri kabul ediliyor. otanyel@yahoo.com
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear