Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
4 17 Temmuz 2026 Cuma
HABERLER
Doğasını korumak isteyen köylüler maDene karşı yeniDen birleşti
‘Madene hayır’ çağrısı
emalpaşa’nın Yukarı Kızılca
maden sahasının Yukarı Kızılca’nın içme
Mahallesi’nde üç yıl önce yurttaşların
suyu havzasının üzerinde bulunduğunu
Kmücadelesiyle durdurulan maden
belirterek “Burada çinko madeni çıkarılacak.
projesi yeniden gündeme geldi. İstanbul Daha üretim başlamadan bile yapılacak
merkezli Volcan Metal Madencilik Sanayi
çalışmaların su kaynaklarını etkilemesinden
AŞ’nin, 1. derece doğal ve
endişe ediyoruz. Maden faaliyetleri nedeniyle
arkeolojik sit alanı sınırları
oluşabilecek kirleticilerin suya karışması hem
HABER
içerisinde kalan bölgede yeniden
doğayı hem de insan sağlığını tehdit edecek.
çalışmalara başlaması mahalle
Çeşitli hastalıklarla karşı karşıya kalabiliriz.
halkının tepkisini çekti. Doğasını,
İlgili kurumlara dilekçelerimizi ilettik.
su kaynaklarını ve yaşam
Tek isteğimiz suyumuzun ve doğamızın
ECE İÇMEZ alanlarını korumak isteyen Yukarı
korunması” dedi.
Kızılcalılar, 19 Temmuz Pazar
‘burası cennet gibi bir yer’
günü saat 11.00’de köy meydanında bir araya
Yukarı Kızılca’nın doğal güzellikleriyle öne
gelerek maden faaliyetlerine karşı basın
çıkan bir mahalle olduğuna dikkat çeken Ak-
açıklaması yapacak.
taş, bölgenin doğa turizmi açısından da önemli
‘300’ün üzerinde
bir noktada olduğunu söyleyerek “Burası cen-
çam ağacı kesildi’
net gibi bir yer. Mahmut Dağı, doğaseverlerin
ilişkin yeniden yazılar geldiğini aktaran Maden sahasına ulaşım için açılan yol
ve dağcıların sıkça tercih ettiği bir bölge. İn-
Yukarı Kızılca Mahalle Muhtarı Kemal
Aktaş, mahalle halkının bir kez daha harekete nedeniyle çok sayıda ağacın kesildiğini
Aktaş, maden girişiminin ilk olarak 2022 sanlar zirve yürüyüşleri yapmak için buraya
geçtiğini ifade etti. Aktaş, “Yeniden imza belirten Aktaş, “Şu ana kadar yol
yılında, önceki muhtarın görev yaptığı geliyor. Böyle bir doğanın madencilik faaliyet-
kampanyası başlattık. Topladığımız imzaları güzergâhında 300’ün üzerinde çam ağacı
dönemde gündeme geldiğini belirterek leriyle tahrip edilmesini kabul edemeyiz. Yu-
mahalle halkının o süreçte başlattığı valiliğe ve ilgili kurumlara gönderdik. Ancak kesildi. Daha yol açılırken doğaya verilen karı Kızılca halkı bu madene karşı. Doğamı-
bize olumsuz yanıt geldi. Şirket bölgede yol zarar ortada” dedi. En büyük kaygılarının
imza kampanyasıyla projeyi durdurmayı zı, suyumuzu ve yaşam alanlarımızı korumak
başardığını söyledi. Geçen yıl aynı projeye açma çalışmalarına başladı” dedi. su kaynakları olduğunu vurgulayan Aktaş, için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
‘türkiye’de gıdanın geleceği küçük aile işletmelerine bağlı’
Tarımın geleceği
ECE İÇMEZ adaletsizliğin maliyetleri
azaltılmasını istiyoruz” artıyor, pazarlama
rtan girdi maliyetleri,
dedi. sorunları yaşanıyor,
Aiklim krizinin tarımsal
Türkiye’deki tarımsal iklim değişikliği
üretim üzerindeki etkileri ve
üretimin büyük üretimi etkiliyor.
üreticilerin yaşadığı yapısal
bölümünün küçük aile Böyle bir dönemde
sorunlar, tarım sektöründe
işletmeleri tarafından üreticinin yalnız
çözüm arayışlarını yeniden
gerçekleştirildiğini bırakılmaması
TMMOB İzmir İKK’deki ‘adalet nöbeti’ 1544. gününde gündeme taşıdı. Ulusal Tarım
belirten Ak, gerekiyor. Biz
erdem ak
Gıda Birliği (UTGB) Genel
aile çiftçiliğinin hem UTGB hem
Sekreteri Erdem Ak, Türkiye’de
korunmasının yalnızca de TTGB çatısı
tarımın sürdürülebilirliğinin
üretici açısından değil, ülkenin altında üreticilerin ortak
küçük aile işletmelerinin
a daletten vazgeçmek yok gıda güvenliği açısından hareket edebileceği, bilgi
korunması, üreticilerin
da kritik öneme sahip paylaşabileceği ve haklarını
örgütlenmesi ve tarım, gıda ile
olduğunu söyleyerek “Temel daha güçlü savunabileceği
ürk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) örneğidir. Biz de onlar gibi arkadaşlarımıza dair sö-
çevre politikalarının ortak bir
ilkelerimizden biri küçük aile bir yapı oluşturmak için
Tİzmir İl Koordinasyon Kurulu tarafından, Gezi Par-
zümüzü hiç eksiltmeden daha yüksek sesle söyleye-
anlayışla yönetilmesine bağlı
işletmelerinin korunmasıdır. çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
kı davası tutukluları için başlatılan “adalet nöbeti” cek şekilde bu nöbetimizi tutmaya da devam edece-
olduğunu söyledi. Türkiye
Çünkü Türkiye’de tarım parçalı Türkiye’deki tarım, gıda
1544. gününe ulaştı. 4 yılı aşkın süredir devam eden ğiz. Yılgınlık bizde yok. Direnmeye ve mücadele etme-
Tarım Gıda Çevre Birliği
bir yapıya sahip. Dünya gıda ve çevre alanında faaliyet
eylemin İzmir ayağında, sürecin dünü, bugünü ve ge-
ye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
(TTGB) yapılanmasının bu
üretiminin yaklaşık yüzde gösteren bütün bileşenleri
leceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TMMOB
Eylem sürecinde herhangi bir engelleme veya
hedef doğrultusunda önemli
85’i küçük aile işletmeleri ortak bir çatı altında toplamak
İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aykut baskı görmediklerini, bunun sebebinin de
bir adım olduğunu belirten
tarafından sağlanıyor. Bu istiyoruz. Türkiye’de tarımın
Akdemir, “Başarıya ulaş-
“haklılıkları” olduğunu vurgulayan
Ak, üreticilerin ortak hareket
nedenle aile çiftçiliğinin ortak akılla yönetilmesine
mak yolun sonu göre-
Akdemir, “Gezi’de hikâye basit
HABER
edeceği dijital bir platformu
desteklenmesi gerekiyor. ihtiyaç var. Yakında hayata
meyebilirsiniz ama
bir üç beş tane ağaç hikâyesi
da yakın zamanda hayata
Hem dernek olarak hem geçireceğimiz dijital portalda
yolda olmak de-
değildi. O ağaca kıyanların
geçireceklerini açıkladı.
de üyelerimiz aracılığıyla üreticiler, akademisyenler
ğerlidir. Biz bu yol-
akıllarına dair bir itirazdı. Bir
bu konuda çalışmalar ve sektör temsilcileri bilgi
dan da vazgeçme-
tane ağacı korumak değil, o
‘ut Gb ve tt Gb
yürütüyor, tTarım, gıda ve paylaşabilecek; deneyim
yeceğiz” dedi. Ge-
yusuf ağacı kesmek ve onun yerine
çevre alanlarında ortaya aktarımı yaparak farklı
ortak akıl...”
körükMEZ zi davasında verilen
koca koca betonlar dikmek
çıkan güncel sorunlara bölgelerde yaşanan
Ulusal Tarım Gıda Birliği’nin
mahkûmiyet karar-
istenen akla itirazdı. Biz de o
göre faaliyetlerimizi ortak sorunları birlikte
kuruluş amacını anlatan
larının ardından Ankara’ya yürüyüş-
aklın temsiliyetiyiz. Bugün Gezi
şekillendiriyoruz. Girdi değerlendirebilecek” dedi.
Erdem Ak, derneğin yalnızca
le başlayan tepkinin, sönümlenmemesi
kazanmıştır. Kazanmış haklarımızın
üretim odaklı değil,
adına kalıcı bir nöbete dönüştürüldüğünü belir-
da sorumluluğuyla da biz arkadaşlarımız serbest
aynı zamanda çevresel
ten Akdemir, “Gezi için adalet nöbetimizin toplumun
bırakılana kadar bu nöbete devam edeceğiz” dedi.
sürdürülebilirliği de esas
bu tip adaletleri kanıksamaması için, iktidara karşı
alan bir anlayışla faaliyet
da bir sözümüz söylemek için, Gezi’nin bir onur oldu-
tek bir plan var: mücadele
yürüttüğünü söyledi. Ak,
ğunu, bu ülkenin Anadolu topraklarının en haklı en
Adalet nöbetinin sadece Gezi tutukluları için
“UTGB Türkiye’de tarımın,
onurlu bir direnişi olduğunu söylemek için biz bu nö-
değil, Türkiye’deki genel hukuki iklimin bir sonucu
gıdanın ve çevrenin
beti tutuyoruz” şeklinde konuştu.
olduğuna işaret eden Akdemir, “Hukukun adı olan
korunması, geliştirilmesi
ama hukukun yanında siyasi bir sopanın kullanıldığı
ve sürdürülebilirlik ilkeleri
‘bir çılgın hikâye:
bir dönem yaşıyoruz. Bu iktidarın bizim dostlarımızı doğrultusunda geleceğe
yılmadık, yılmayacağız’
bırakma ihtimali yok. Onların bırakılma umudunu taşınması için çalışmalar
biz hiçbir zamandan vazgeçmeyeceğiz. 2 bin yürütüyor. Tarımsal üretimi,
İzmir Mimarlık Merkezi önünde sürdürülen nöbetin
katma değerli üretimin
psikolojik ve örgütsel boyutu hakkında konuşan Ak- olur, 3 bin olur, 4 bin olur. Biz bu hukuksuzluğa
artırılmasını önemsiyoruz.
demir, “Psikolojik dayanıklılığından kastettiğini eğer karşı direncimizi her zaman en üst seviyeden
Üreticinin gelirden adil pay
tekrar bir yılmaksa eğer yılmadık. Bir çılgın bir hikâye söyleyeceğiz. Bir B planımız söz konusu değil. Tek
almasını, gelir dağılımındaki
birazcık bu olay. Dünya üzerinde buna benzer örnek- bir plan var: Faşizme karşı mücadele etmek. Bunun
ler var. Mesela Cumartesi Anneleri bunun en güzel dışında başka bir planımız yok” dedi.

