12 Mayıs 2026 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

c 11 KASIM 2011 CUMA EGE 3 Kemeraltı’nda tarih dersi... Birilerine çarpma, oraya buraya savrulma kaygısı duymadan bakıldığında meğer görülecek ne çok şey vardı; başınızı kaldırmanız gerekiyordu bunun için... ASUMAN ABACIOĞLU Kemeraltı, her zamanki gibi kendi “tuhaf’’ karmaşasını yaşıyordu; ama bayramın son gününde her zamankinden farklı olarak bu karmaşayı daha net görünebilir kılan bir tenhalık vardı ortalıkta. Kepenkleri kapalı dükkanların sıralandığı bomboş dar kıvrımlı sokaklar, samanla doldurulmuş kıtık minderler ve kilimlerle otantik havası verilmiş açık hava kahvelerinin sıralandığı, hınca hınç insanla dolu, cümbüşlü sokaklara çıkıyordu. Bir tarafta sandaletli, şortlu, kısa kollu giysileriyle turistler, diğer yanda en az onlar kadar avare dolaşan İzmirliler açık hediyelik eşya dükkanlarına girip çıkıyorlar ve İzmir’in güneşli, ılık son günlerinin tadını çıkarıyorlardı. Sanki bir yere yetişecekmiş gibi hızlı adımlarla Kemeraltı’nı turlayan bir grup siyah çarşaflı ve peçeli kadın ise özellikle dikkat çekmesi için oraya salınmış, aynı el tarafından kurulmuş oyuncaklar gibi görünüyorlardı. Bayram tatilinin tadını son gününe kadar çıkarmaya kararlı “keyfekeder’’ esnafı o gün Kemeraltı’nın halini görseydi dükkanını açmadığına pişman olurdu. Tatilini kısa kesip dükkanlarını açanlar, özellikle de lokanta ve kahve işletenler ise oldukça verimli bir gün yaşıyorlardı. Tatlı ve iyimser bir kalabalık vardı ortalıkta; telaşsız, stressiz, ağır aksaktı. Kimse kimseye çarpmıyor, yürüyen, yemek yiyen inkendini gösteriyordu. Birbirini ezen ve itip kakan kalabalıktan sıyrılınca Kemeraltı’nın tarihi güzellikleri de görünür hale gelmişti. Bu sokaklarda daha önce hiç etrafa bakınarak yürümediğini fark ediyordu insan. Birilerine çarpma, oraya buraya savrulma kaygısı duymadan bakıldığında meğer görülecek ne çok şey vardı; başınızı kaldırmanız gerekiyordu bunun için. Şadırvanlar, sebiller, camiler, sinagoglar ve bugüne kadar görmediğiniz Kemeraltı’nın tarihi yüzünü görebiliyordunuz. O gün çocuklarını Kemeraltı’na getirenler, alış veriş merkezlerinin kapalı ve suni havasını solumak yerine güneşli ve ılık bir sonbahar gününü yaşattılar sevdiklerine; tarihi bir çarşının Türk kahvesi ya da tütsü kokan sokaklarında dolaştılar. Hamburger ve kızarmış patates yerine köfte, cacık ve piyaz yediler; şadırvanın ve sebilin ne demek olduğunu bilmeyen çocuklarına biraz tarih dersi verdiler. Bayram devam ediyordu; çocuklar o gün şımarmalarına izin verileceğini bilerek beğendikleri oyuncakları gösterdiler anne babalarına; kilimle kaplı kıtık minderle dekore edilmiş kahvehanelerde oturup darbuka ve kemanla müzik yapan sokak çalgıcılarını dinlediler. Sonbaharın bu son güneşli ve ılık gününde Kemeraltı’nın ender rastlanan tenha karmaşasını yaşadılar; kim bilir bir daha ne zaman görebilirler onun bu halini. Parka akın İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) Geride kalan Kurban Bayramı’nda sıcak ve güneşli havayı fırsat bilen binlerce aile soluğu İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda aldı. Park, bayram süresince 40 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırladı. Günlük ziyaretçi sayısı geçtiğimiz yılın kasım ayı ortalamasının yaklaşık 5 katına ulaştı. 4 günlük bayram süresince İzmir Doğal Yaşam Parkı’nı toplam 43 bin 634 kişi ziyaret etti. Bayramın ilk günü 3 bin 34 kişi park gişelerinden geçiş yaparken, ikinci gün 11 bin 192, üçüncü gün 15 bin 343 ve dördüncü gün ise 14 bin 65 kişi Doğal Yaşam Parkı’nı gezdi. sanlar, göz göze geldiklerinde gülümsüyorlardı; esnaf sanki her zamankinden daha kibar ve güler yüzlüydü; belki o günün verimliliğinden belki de bayramın getirdiği iyilik duygusundan, rekabeti bir kenara bırakmış kendilerinde olmayan malın satıldığı dükkanları tarif ediyorlardı müşterilerine. Usta çırağına bağırmıyor, ‘’yavrum acele et biraz’’ diye yumuşak bir üslupla çıkışıyordu. ‘’Çığırtkanlığa son verdik’’ diye tabela asmış bir esnaf, kahvehanesine elleri ve başıyla yaptığı sessiz hareketlerle oturmaya davet ediyordu gelip geçenleri. Alış veriş yapmasanız da iyi günler diliyorlardı dükkan sahipleri. Bir köşede darbuka ve kemanla müzik yapan gruba alkış tutanlar bile vardı. Öyle mutlu görünüyordu yani herkes. Bayramın son gününü böyle geçirmekten esnaf da İzmirliler de çok memnundu; ‘’Ne iyi ettiniz de geldiniz’’ diyordu sanki esnaf; İzmirliler de ‘’Ne iyi ettik gerçekten’’ diye içlerinden geçiriyorlardı. Kızlarağası’nın duvarlarını çevreleyen, üstünü yaprakları kızarmış sarmaşıkların örttüğü sokaklardaki kahvehanelerde toplanan kalabalık, Kemeraltı’nın derinlerine doğru giderek seyreliyor, tenha sokaklar insanda “acaba buraya girsem mi’’ tereddütü uyandırıyordu. Yabancı turistler, henüz restore edilmemiş tarihi kervansarayların büyük demir kapılarının önünde fotoğraf çektiriyorlardı. Açık kapıdan, karanlık ve izbe de olsa içerideki unutulan geçmişe dair izler DERİNLERE DOĞRU... Bayram temizliği Kurban Bayramı’nın üçüncü günü Milas’ın Bafa beldesinde yıllardır “kızlar bayramı” olarak kutlanıyor. 12 Eylül’den sonra kutlanmaz olan etkinlik iki yıldır yeniden anımsandı. Genç kızların köy meydanında toplanarak çeşitli oyunlar oynadığı, gösteriler yaptığı, yarıştığı bayramın Bafa’da ne zaman ve nasıl başladığı bilinmiyor. Ancak 12 Eylül 1980’den sonra kutlanmaz olan ve unutulmaya yüz tutan “kızlar bayramı”nı son iki yıldan beri CHP’li Bafa Belediye Başkanı Zühra Dönmez yeniden canlandırmaya çalışıyor. Bu yılki Bafa Kızlar Bayramı’na CHP Muğla milletvekilleri Prof. Dr. Nurettin Demir ile Tolga Çandar da katıldılar. Çevre ilçelerden ve köylerden çok sayıda konuğun izlediği kızlar bayramında yaşlı Bafalılar kızlar bayramı ile ilgili anılarını anlattılar. Bafalı genç kızlar da çeşitli parodilerle Kızların geleneği canlandı Bafalılara ve konuklara gösteriler yaptılar. Bafa Belediye Başkanı Zühra Dönmez, beldelerinin dünyanın doğa harikası olan Bafa Gölü kenarında bulunduğunu belirterek “Unutulmaya yüz tutan kızlar bayramını yeniden canlandırarak hem eski bir geleneğimize sahip çıkıp yaşatmak istedik, hem de bu sayede Bafa’mızı tanıtmayı amaçlıyoruz” diye konuştu. Kızlar bayramımın her Kurban Bayramı’nın üçüncü günü köyün genç kızları tarafından düzenlenen çeşitli eğlenceli oyunlarla bir şenlik havasında kutlandığını anlatan Dönmez, “Ancak yıllardır beldemiz dışarıya göç veriyor. Gençlerimiz çalışmak üzere büyük şehirlere gidiyorlar. Kızlar bayramını her yıl daha zenginleşecek programlarla kutlayarak Bafa’dan ayrılıp gitmiş olan hemşehrilerimizi beldemizde buluşturmak istiyoruz” dedi. (OLCAY AKDENİZ) İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) Konak Belediyesi'nin, bayramda kurban satış ve kesim yeri olarak kullanılan ilçe sınırları içindeki alanlarda kireçleme yaptığı bildirildi. Yurttaşların kurban kesim yerlerini kullanarak duyarlı davrandıklarını kaydeden Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, sorunsuz bir bayram geçirdiklerini dile getirdi. Tartan, “Halkapınar ve Yeşildere’de yer alan kurban kesim ve satış yerleri, Hatay’da bulunan kurban kesim yerinde Konaklı hemşehrilerimiz hijyenik şekilde kesim işlemini gerçekleştirdi. Çevre sağlığını tehdit eden atıklar toplanarak, bu alanlarda dezenfekte işlemini tamamladık” dedi. C M Y B C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle