Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Sağnak
22 TEMMUZ 2026 ÇARŞAMBA
6 İNCELEME/HABER
Lozan,laiklik ve bağımsızlık
“İslam hukukunda, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Müslüman olmayan toplulukların
SINAN MEYDAN
yararına din ve öğretime ilişkin bir takım çok özel ayrıcalıkların bulunduğunu Türk
FETÖ tehlikesi
temsilci heyetine hatırlatmak isterim. Bu ayrıcalıkların kaldırılmaması (…) çok
Tarihten
ve tarikatlarla
istenir bir şeydir…” (İngiliz Başdelegesi Lord Curzon, Lozan, 14 Aralık 1922)
Günümüze
uyarınca yapılan evlenmeler, özü
mücadele
bakımından dinseldir; bu Hristiyanlığın
kutsal saydığı işlerden biridir. (…)
eçen hafta 15 Temmuz’un 10.
Hristiyanları ilgilendiren evlenmelere
yılındaki yazımda FETÖ elebaşı
Hristiyanlık hukukuna göre karar
GFethullah Gülen’in öz yeğeni
verilmelidir, başka bir hukuka göre
Ebu Seleme Gülen’in “pranga”
iyasal islamcılar, “Türkiye’nin,
değil…” (Yakın Doğu Sorunları Üzerine
başlığıyla dikkat çekici bir video
Lozan’da Batılı ülkelerin isteğiyle
Lozan Konferansı, (1922-1923), C. 1, s.
paylaştığını anlatmıştım. Videoda dile
Sve baskısıyla dinsel hukuka son
442-443) getirilenlerden kuşkulanıp bu örgüt
vermeyi ve laik bir devlet kurmayı
içi bir tasfiye mesajı mıdır yoksa
Venizelos, 10 Ocak 1923 tarihli
kabul ettiğini!” iddia ederler. Oysa bu
aftan yararlanma çabası mıdır diye
oturumda ise “Hristiyanlıkta evlenmenin
siyasal islamcı tez koca bir palavradır.
sorgulamış ve uyarmıştım.
Ortodoks kilisesince yapılan kutsal
Osmanlı düzeni çok hukukluydu.
FETÖ’nün içinden kısa bir süre
bir tören sayıldığını ve bu yüzden
Klasik Osmanlı hukuku şeri hukuk
önce “Yeni Herkül” adlı bir yapılanma
evlendirmeye ve evliliğe son vermeye
(dinsel hukuk) ve zaman içinde oluşmuş ortaya çıktığını bilenler için söz konusu
yalnız kilise makamlarının yetkili
video endişe vericiydi. Bu yapı,
örfi hukuktan (padişahların irade ve
bulunduğunu belirtmek gerekir,” dedi.
yakın zamanda örgütten ayrıldığını
fermanları) oluşuyordu.
(Yakın Doğu Sorunları Üzerine Lozan
ve “Terörsüz Türkiye” sürecinde
Osmanlı’da esas yargı kurumu,
Konferansı, (1922-1923), C. 1, 249)
kendilerinin de değerlendirilmesini
kadıların görev yaptığı şeriye
Yunan temsilci Caclamanos da 30
halifelikle devletin ayrıldığını ilan reformumuz tümüyle Avrupa kuralları
istedi.
mahkemeleriydi. Ayrıca
Aralık 1922 tarihli oturumda şöyle dedi:
etmiş, teokratik (dinsel) monarşiye temel alınarak yapılmış olduğundan
1864’te nizamiye mahkemeleri de
“Türk hükümeti, hazırlamak niyetinde
son vermiştir. Türkiye kelimenin tam kapitülasyonların kaldırılması
Yine takiyye mi?
kurulmuştu.
olduğu yasaların Hıristiyanların
anlamıyla çağdaş ve laik bir devlet zorunluluğu doğmuştur,” diyerek
17 Temmuz 2026 günü ise yeni
Osmanlı’da gayrimüslimler (azınlıklar)
görenekleriyle ayrıcalıklarına hiçbir
olmuş, bunun sonucunda da din savundu. İsmet Paşa, daha sonra
bir internet sitesi açıp bu niyetlerini
de kendi kilise hukuklarına bağlıydılar.
bakımdan helal getirmeyeceğini
konsolosluk mahkemelerinin zararlarından
ve devleti kesin olarak birbirinden
duyurdular. (yeniherkul.com)
İstanbul’daki Patrikhane hukuki yetkilere
açıkça belirtmelidir. Örneğin boşanma
ayırmıştır,” dedi. “Demokratik yeni söz ederek kapatılmalarını istedi.
Gazetemizin başarılı muhabirlerinden
sahipti. Azınlık cemaatlerinin davalarına
Rum toplumunda bir medeni hukuk
Türk hükümetinin laiklik ilkesini kabul Buna karşı Batılı devletlerin temsilcileri,
Aytunç Ürkmez, hafta sonunda bu
bakan “cemaat mahkemeleri” vardı.
eylemi değil, bir dinsel eylemdir,
ettiğini” söyledi. (Yakın Doğu Sorunları Örneğin, Garroni, Lord Curzon,
gelişmeye ilişkin önemli bir haber yaptı.
Osmanlı’da yabancıların da ayrı hukuku
ancak piskopos razı olursa geçerli
Üzerine Lozan Konferansı, (1922-1923), Bargeton, Ryan, Galli; “Osmanlı’nın Çalışmalarını ABD’nin New
vardı. “Kapitülasyon hukuku” gereğince sayılır. Bu kurallara tümüyle uyulması
C. 1, s.409) bir din devleti olduğunu” hatırlatarak, Jersey eyaletinde sürdüren Yeni
Osmanlı’da yabancıların davalarına
zorunludur…” (Yakın Doğu Sorunları
Osmanlı’da yabancılar ve azınlıklar için Herkül Barış Platformu adına,
“konsolosluk mahkemeleri” bakardı.
Üzerine Lozan Konferansı, (1922-1923),
ayrı mahkemelere ihtiyaç olduğunu söz konusu sitede Ümit Öztürk
Batılı devletler, ‘Laik hukuk
Görüldüğü gibi dinsel temelli C. 1, s.465-466)
imzasıyla “Vicdanla Bir Çıkış
savundular. Bunun üzerine Veli Bey,
Osmanlı “çok hukuklu” sisteminde Görüldüğü gibi Yunan Başdelegesi herkese uygulanamaz’ dedi
Yolu Aramak” başlıklı bir yazı
“Türkiye’de mahkemeler laik kanunlar
ayrı mahkemeler vardı. Bu çok hukuklu Venizelos ve Caclamanos, Türkiye’nin
Lozan’daki Türk heyeti, Türkiye’de
yayımlandı. “Toplumla yeniden
uyarınca da hüküm verebilir,” dedi.
sistem, Osmanlı’da hukuk karmaşasına “laik hukuku” benimsemesini değil,
herkese eşit biçimde “laik hukuku”
temas kurulması”, “cemaat
Cıamarra da “Türkiye, Müslüman
neden oluyor ve devletin bağımsızlığını Türkiye’deki Hristiyanların eskisi gibi
uygulayacağını söyledikçe, Batılı
yönetiminin kendi muhasebesini
uyrukların kişisel durumunun
engelliyordu. kendi dinsel hukuklarına bağlı olmalarını
devletlerin temsilcileri ısrarla, dinsel
yapması”, “kurumsal şeffaflık”
şeriat mahkemelerince çözüme
istiyordu.
İttihatçılar, Birinci Dünya Savaşı’nın
hukukun geçerli olduğu Türkiye’nin
ve “normalleşme” önerilen
bağlanmasını, Müslüman olmayan
Buna karşı Lozan’daki Türk heyetinden
başlarında 1914’te tek taraflı olarak
bunu başaramayacağını, başarsa
yazıda, “Devletlerin en büyük
uyrukların, örneğin Hahamlık
kapitülasyonları kaldırdı. Böylece Rıza Nur, 29 Aralık 1922 tarihli oturumda,
bile laik yasaların herkese ve her gücü cezalandırmak değil, adalet
mahkemeleri gibi özel mahkemelerin
kapitülasyon hukuku gereği kurulan açıkça laik hukuk vurgusu yaparak şöyle
konuda (yabancılara ve azınlıklara) dağıtmaktır” denilerek iktidardan
yargı yetkisine bağlı olmasını kabul
dedi: “Nüfus ve evlenme konularında
konsolosluk mahkemeleri de kaldırıldı. beklentileri de vurgulandı.
uygulanmaması gerektiğini söylediler.
etmiş bulunmaktadır,” dedi. Buna
Müslüman olmayan azınlıklar, Türk
Ancak Batılı devletler bu oldubittiyi Ürkmez, haberinde, platformda
Örneğin, Yunan temsilci Caclamanos,
karşın Tahir Bey de Türk kanunlarının
kanunlarının öngördüğü ve dinsel
kabul etmediler. 1918 Mondros Ateşkes Gülen’in yaşamını yitirmesinin ardından
“Hristiyanlıkta evlenme ve
laik niteliğine vurgu yaptı. (Yakın Doğu
nitelikte olmayacak (laik) yönetim örgütün yönetimi için kurulan “Baş
Antlaşması’ndan sonraki işgal sırasında boşanmanın medeni hukuk eylemi
Sorunları Üzerine Lozan Konferansı,
işlemlerine uygun davranmak zorunda Yüceler Şûrası” ile görüşme konusunun
kapitülasyonları ağırlaştırılmış olarak geri
değil, dinsel bir eylem olduğunu”
(1922-1923), C. 2, s. 1-25, 64,81)
tartışıldığını, danışma kurulunda
olacaklardır.” (Yakın Doğu Sorunları
getirip bu mahkemeleri de yeniden açtılar.
belirterek laik yasaların bunun gibi
HHH
bunun oylandığını ama “görüşme
Üzerine Lozan Konferansı, (1922-1923),
1917’de de Hukuki
İttihatçılar, dinsel konulara uymayacağını söyledi.
Sonuç olarak Lozan’da Türkiye, ad-
yapılmaması” kararı çıktığını belirtmiş.
C. 1, s.461)
Aile Kararnamesi ile cemaat
Laroche de “dinsel uygulamalara
li/hukuki kapitülasyonları kaldırarak,
Söz ettiğim videodaki mesajları da
Bu nedenlerdir Prof. Dr. Bülent
mahkemelerine son verdi. Ancak bu
aykırı olacak bazı medeni ve laik
Patrikhane’nin adli/hukuki yetkilerine son düşününce, bunun bir takiyye
Tanör, “Kurtuluş Kuruluş” adlı eserinde
kararnameye hem Batılı devletler hem
yasalardan endişelendiğini” dile
vererek devletin bağımsızlığını sağla- olmasına ilişkin kuşkunun, ciddiye
bu konuda şöyle diyor: “İlginçtir, Türk
de gayrimüslim cemaat liderleri karşı getirdi. İngiliz temsilci Ryan ise
mak için laikliği savundu. alınması gerekiyor. Sonuçta 15
delegasyonu laik hukuk perspektifine
çıktı. İşgal yıllarında İtilaf devletlerinin
“Hem Müslümanlara hem de
Temmuz’daki alçak darbe girişiminin
Sonunda Türkiye kazandı. 24 Tem-
yerleşirken, Yunan delegasyonu, Fener
baskısıyla 1919’da bu kararname
Hristiyanlara uygulanabilecek
arkasında, yıllarca kendilerini
muz 1923’te Lozan Barış Antlaşma-
Patrikhane’sinin hak ve ayrıcalıklarını Fatih
yürürlükten kaldırıldı. bir ilke bilmediğini; hem
gizleyip devletin tüm kurumlarına
sı imzalandı. Türkiye’nin istediği bi-
Sultan Mehmet döneminden kalma dinsel
Görüldüğü gibi; Batılı emperyalist Müslümanlara hem de
sızan ve sonunda kendi insanına
çimde kapitülasyonlar kaldırıldı.
özelliklere dayamaya çalışıyordu.” (Bülent
ülkeler, Türkiye’deki yüksek çıkarlarını
Müslüman olmayanlara aynı
silah doğrultan emperyalizm destekli
Konsolosluk mahkemeleri kapatıldı.
Tanör, Kurtuluş Kuruluş, Mundi Yayınları,
korumak için Osmanlı’nın dinsel kanunun uygulanmasında
bir hainliğin olduğunu hep birlikte
Patrikhane’nin hukuki yetkileri elinden
İstanbul, 2026, s. 127)
temelli çok hukuklu yapısının devam bir yarar görmediğini”
gördük.
alındı. Azınlıklara genel azınlık haklarıy-
etmesini istiyorlar; hukuk birliğine ve söyledi. “Böyle bir tavır,
la birlikte -Türkiye laik hukuku benimse-
Türk heyeti ‘laik hukuk’
yargı bağımsızlığına izin vermiyorlardı.
Müslümanlar kadar Hristiyanları da
FETÖ tehlikesi devam
yinceye kadar- gelenek görenek hukukla-
Yani, Batılı ülkelerin, “Türkiye laik kendi özel geleneklerini uygulamaktan
vurgusu yaptı
rını uygulama hakkı tanındı.
ediyor...
olsun!” diye bir dertleri yoktu; onların yoksun bırakır. Bu ise azınlık haklarına
Yeni Türk Devleti’nin “laik bir devlet
Türkiye Cumhuriyeti, Lozan’da
Bu tehlikeye dikkat
derdi Türkiye’deki hukuki çıkarlarını ve
aykırıdır,” dedi. Bunun üzerine Münir
olacağı” uluslararası alanda ilk kez
ısrarla savunduğu gibi laik hukuku
çekerken aynı anda AKP’li
ayrıcalıklarını korumaktı. Bey, “Çeşitli topluluklarla çeşitli
Lozan’da Türk heyeti tarafından dile
benimsedi. 1924’te şeriye mahkemeleri
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 15
dinlerin bir arada yaşadıkları Avrupa
getirildi. Lozan’daki Türk heyetinden
kaldırıldı. 1926’da İsviçre’den alınan Türk
Temmuz’daki konuşmasında kurduğu
ülkelerinde yurttaşların, medeni
Venizelos, Türkiye’deki
İsmet (İnönü), Rıza Nur, Münir (Ertegün)
Medeni Kanunu uygulanmaya başlandı.
şu cümlelerin de üzerinde durmak
kanunun çeşitli dinsel yasalara
ve Tahir (Taner), Türkiye’nin artık laik bir
Bunun üzerine azınlıklar da Adalet
Hristiyanların dinsel
gerekiyor:
uygun düşme kaygısında olmadığını”
devlet olduğunu söylediler.
Bakanlığına başvurarak bu kanuna bağlı
“Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve
hukukunu savundu
belirterek Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğünü
Lozan’da Türk heyeti, “Din ayrımı
olmak istediklerini bildirdiler.
haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde
Lozan’da Lord Curzon, Venizelos
gözler önüne serdi. İtalyan temsilci
yapmaksızın bütün Türk uyruklarına
Türkiye laik hukuku benimseyerek
Türkiye’yi karalayarak Türkiye aleyhine
ve diğerleri, hep birlikte Türkiye’de
Montagna da “Ayrım yapmaksızın
uygulanacak nitelikte yurttaşlar yasası
çok hukuklu sistemden kurtulup “hukuk
lobi yürüterek medya ve sosyal
İslam hukukunun geçerli olduğunu,
bütün Türk uyruklara uygulanacak
yayımlamak isteğini” açıkladı. Ayrıca
birliğini”, adli/hukuki kapitülasyonlardan medya üzerinden yeni fitne kazanları
bu nedenle Türkiye’deki azınlıkların
genel bir kanun çıkarmanın mümkün
“Bu yasa yürürlüğe girinceye kadar
kurtulup “yargı bağımsızlığını” ve kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her
da eskiden olduğu gibi “özel hukuk olmadığını” söyledi. “Herkese aynı
da kişisel durum dışında yalnız aile
dolayısıyla devletin bağımsızlığını türlü kılığa girerek, her türlü yalanı
ve aile hukukunda” kilise hukukuna
ilkeleri uygulamak istemekle Türk
durumu (hukuku) için olmak üzere
söyleyerek, Türk milletiyle hesabı
sağladı. Ayrıca insan aklının ve
bağlı olmasını istediler. Bunun için
hükümeti ayrım yapmaksızın herkesi
azınlıklara göreneklerine göre işlem olan herkesin paçasına yapışarak 15
tecrübesinin eseri laik hukuk kurallarını
İstanbul’daki Patrikhane’nin hukuki gücendirmek ve herkese haksızlık
yapılacağını” bildirdi. (Yakın Doğu Temmuz’da milletten yedikleri sillenin
kabul ettiği için de devletin ve toplumun
yetkilerinin devam etmesini savundular.
yapmak tehlikesiyle karşılaşır. Üstelik
Sorunları Üzerine Lozan Konferansı, rövanşını almak için ellerinden geleni
çağdaş gelişimine zemin hazırladı.
Buna karşın Türk heyeti, “Türkiye
Müslüman ve Hristiyan gelenekleri artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital
(1922-1923), C. 1, s. 460, 465)
Prof. Dr. Bülent Tanör şöyle diyor:
laik hukuku benimseyecek” diyerek
farklıdır,” dedi. Bunun üzerine Münir platformlarda koordineli bir şekilde
Lozan’da İsmet Paşa ve Rıza Nur,
“Görüldüğü gibi Lozan ve sonuçları
Patrikhane’nin hukuki yetkilerine son Bey, “Eski yasalar yerine tamamıyla dolaşıma soktukları içeriklerle algı
vatandaşlar arasında dinlere göre
Türkiye’nin laikleştirilmesi açısından da
verilmesini istedi. oluşturma faaliyetlerini günden güne
çağdaş yasalar konulacaktır. Türk
ayrım yapmanın doğru olmadığını
son derece önemli olmuştur. Burada
Örneğin, Lozan’da Yunan Başdelegesi yoğunlaştırıyorlar.
heyeti, herkese uygulanabilir bir kanun
savunarak, bütün Türk uyruklularının,
laikleşme ya da laikleştirmenin ulusal
Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de
Venizelos, 22 Aralık 1922 tarihli hazırlamanın imkânsız olmadığını
Türkiye vatandaşlarının, “eşit haklara
bağımsızlığı pekiştirici ve dış müdahaleleri
1 dolara satan FETÖ’cü teröristler,
oturumda şöyle dedi: “Türkiye’de düşünmekten vazgeçmeyecektir,”
ve yükümlülüklere sahip olduklarını”
savuşturucu özelliği öne çıkmaktadır. Tek
yeminli Türkiye düşmanlarına
Müslümanların aile ve şahsın hukuku
dedi. Buna karşı İngiliz temsilci Rumbold,
söylediler. ve laik hukuk, dış müdahaleleri kesmenin
hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar.
davalarına şeriye mahkemeleri bakıyor. “İngiliz hükümetinin ayrım yapmaksızın
Lozan’da İsmet Paşa, 2 Aralık 1922 en etkili yolu olacaktır, olmuştur da. (…)
Pensilvanya’daki terörist başının, bu
Hristiyanların da Hristiyanlık kanunları Hindistan’da yaşayan herkese
tarihli oturumda, özellikle son zamanlarda
Lozan Antlaşması, tarihsel ve felsefi değer
millete yaptığı ihanete layık şekilde,
uyarınca bu konulara bakacak kendi uygulanacak bir kanun çıkartması
hukuk kurumlarımızın laikleştiğini,
yüklüdür. Bununla, İslam dünyasından
10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli
mahkemelerinin olmaması kabul
ayrıca laik kanunlar hazırlamak için imkânsızdır,” deyince, Münir Bey,
Batı’ya karşı ilk başarılı dinsel olmayan
saklı bir çukura gömülmesi elbette
edilemez!” (Yakın Doğu Sorunları Üzerine bir sömürge olan Hindistan’ın Türkiye
de İstanbul’da bir hukuk fakültesi (laik) bir tepki kabul görmüş oluyordu.”
örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt
Lozan Konferansı, (1922-1923), Çev. ile karşılaştırılamayacağını söyleyerek
kurulduğunu ve buradan seçkin yargıçlar (Tanör, s. 128)
içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle
Seha L. Meray, C.1, İstanbul, 2013, s.436)
ve avukatlar yetiştiğini söyledi. (Yakın Rumbold’u susturdu. (Yakın Doğu Sözün özü şu ki, Lozan, tam bağımsız
örgüte müzahir tabanda sorgulamalar
Venizelos, 23 Aralık 1922 tarihli Doğu Sorunları Üzerine Lozan Konferansı, Sorunları Üzerine Lozan Konferansı,
ve laik Türkiye’nin temel taşıdır. Laiklik
son dönemde artmıştır ama FETÖ
oturumda, Osmanlı’nın İslam hukukunu (1922-1923), Çev. Seha. L. Meray, C. 2, (1922-1923), C. 1, s. 464-468)
ise tam bağımsız ve çağdaş Türkiye’nin
kaynaklı tehdit karantinaya alınmış,
uyguladığını, bu nedenle Osmanlı’daki İsmet Paşa da 2 Aralık 1922 tarihli
İstanbul, 2013, s.5-6) güvencesidir.
bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen
Hristiyanların da aile hukuku alanında Rıza Nur da 18 Aralık 1922 tarihli oturumda, adli kapitülasyonların ABD’nin Ankara Büyükelçisi T.
devam etmektedir.”
eskiden olduğu gibi kendi dinsel oturumda, Türkiye’nin artık “çağdaş kaldırılıp konsolosluk mahkemelerinin Barrack’ın, Lozan’ı eleştirerek, “Osmanlı
hukuklarına bağlı olmaları gerektiğini ve laik bir devlet” olduğunu söyledi: kapatılmasını, “Hukuk kanunlarımız millet sistemine dönün!” demesinin sırrı,
Siyasi ayak ortaya çıksın!
savunarak şöyle dedi: “Hristiyanlık “Türkiye büyük bir devrim yapmış, laikleşmiştir… Yargı örgütümüz ve sanırım şimdi daha iyi anlaşılmıştır.
Tehlikenin devam ettiğini açık bir
şekilde ifade eden Erdoğan, şunu da
eklemiş:
“15 Temmuz, iç vesayet odaklarının
Eğitim sırasında ‘güneş çarpması’ şüphesiyle üç arkadaşıyla birlikte hastaneye kaldırılmıştı
dışarıdaki mahfillerle işbirliği içinde
gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar
diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge
ülkesi haline dönüştürmeyi amaçlayan
güncellenmiş bir emperyalist projedir.”
Harp okulu öğrencisi şehit oldu!
O zaman sormak gerekmiyor mu?
O emperyalistler kimlerdi? Fethullah
ÇAĞDAŞ BAYRAKTAR öğrencilerinin okul öncesi askeri
Geçen yaz da yaşanmıştı
Gülen’e Pensilvanya’da yıllarca
eğitim yaz kampında yaşandı. Eğitim
Askeri okul öğrencilerinin koruma sağlayan, orayı üs olarak
alova’daki Hava Kuvvetleri
sonrası en az 10 askeri öğrencide
kullanmasına yol açan kimlerdi?
güneş çarpması nedeniyle şehit
Komutanlığı 18’inci Ana
güneş çarpması belirtileri görüldü. Yıllarca o haini orada kimler ziyaret
olması, ihmal olasılığını gündeme
YÜs Komutanlığı’nda dünkü
etti? Tüm uyarılara karşın onlara
Öğrencilerden dördü hastaneye sevk
getirdi. Geçen temmuz ayında da
hangi siyasetçiler ve bürokratlar
eğitim sırasında rahatsızlanan Hava
edilirken içlerinden Veli Bilgin tüm
ne istedilerse verdi? Kimler
İskenderun’daki Deniz Er Eğitim
Harp Okulu hazırlık sınıfı öğrencisi
müdahalelere karşın kurtarılamadı.
o cemaatten çıkar sağladı?
Alayı’nda eğitim gören iki asker,
Veli Bilgin, kaldırıldığı hastanede
FETÖ’nün siyasi ayağı
yüksek ateş ve bulantı şikâyetiyle
Biri yabancı uyruklu
yapılan tüm müdahalelere karşın
sorgulanmadan ve tarikatlar ile
kaldırıldıkları hastanede şehit
kurtarılamayarak şehit oldu. Aynı Konuya ilişkin Yalova Cumhuriyet cemaatleri kapatan 1925 tarihli 677
sayılı devrim yasası uygulanmadan
olmuştu. Otopsi raporuna göre
eğitimde rahatsızlanan üç öğrencinin Başsavcılığı tarafından soruşturma
laik cumhuriyet düşmanı oluşumlarla
tedavisinin ise hastanede sürdüğü başlatıldı. Öte yandan hastanede askerlerin ölüm nedenleri, aşırı sıvı
mücadele edilemez.
öğrenildi. Cumhuriyet’in ulaştığı ilk tedavi gören öğrencilerden birisinin kaybına bağlı çoklu organ yetmezliği
Halkı kandırmayın!
Veli Bilgin
olarak belirlenmişti.
bilgilere göre olay, Hava Harp Okulu de yabancı uyruklu olduğu öğrenildi. l İSTANBUL

