09 Temmuz 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
manı, tarikatçı milletve- 28 HAZİRAN 2026 PAZAR 2 PAZAR YAZILARI kilini CHP listelerinden TBMM’ye soktuğu için kendisini kerhen veya yü- rekten destekleyenlerin fena halde öfkelenmeleri- ne de yol açtı. HHH Kılıçdaroğlu: 22 yıl boyunca uy- ‘İyimserler’in gücü guladığı sınırsız yağ- ma, sömürü ve bun- Kurtarıcılıktan ların gerektirdiği bas- 960’lı yıllarda yaşanan yaşamöykülerini hafif ve kı yöntemleriyle top- bozgunculuğa (mı?) ekonomik mucize mizahi bir anlatımla sunmayı lumun sabrını taşıran 1Almanya’da değil de başarıyor. Aynı fabrikada İktidar, 2024 seçimle- ılıçdaroğlu 13 yıl boyunca Türkiye’de yaşansaydı acaba çalışan kadınlar greve rinde ikinci sıraya düşünce bi- siyasette “Kurtarıcılık” ro- ten siyasal ömrünü uzatmak ne olurdu? “Misafir işçiler” gidiyorlar, eşit işe eşit ücret Klü ile yükseldi... için bundan önceki 6 yazılık di- Tarihe, “1920’lerin Ra- ülkemizden Almanya’ya talep ediyorlar. Başlangıçta zimde anlattığım, millet iradesi- uf Bey’i” gibi ya da “1970’le- değil de Almanya’dan işverenleri aşılmaz bir ni ipotek altına alacak yöntem- rin Turhan Feyzioğlu’su” gibi Türkiye’ye gelseydi ne duvar, fakat onlar sonunda ler aramaya başladı. “Bozgunculuk” rolü ile geçme- yaşanırdı? Bundan üç yıl istediklerine kavuşuyorlar. Hem ABD ile ittifak halinde sine gönlüm razı değil! önce yönetmen Murat Kadınlar bu savaşı verirken başlatılan “Açılım Süreci” hem HHH Yeğiner’in Stuttgart Altes içlerindeki yaşam coşkusunu İmamoğlu ve CHP’ye karşı baş- Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal’ın, latılan saldırı hem de NATO top- Schauspiel Tiyatrosu’nda da yitirmiyorlar. “İyimserler”e CHP’yi TBMM dışında bırakan hi- lantısı gerekçesiyle suç işleme- canlı müzik eşlik ediyor. zipçiliği, Erdoğan’a destek veren Stuttgart Türk-Alman miş olan anneanne ve babaan- yanlışı ve kamuoyuna yansıtılan Dört kişilik orkestra Sezen Forumu’nun da desteği nelere kadar ulaşan tutuklamalar, seks skandalı gibi olaylar sonun- Aksu, Cem Karaca, Tarkan, ile sahneye koyduğu seçmen iradesini saptırmaya yö- da, hasbelkader CHP Genel Baş- Âşık Veysel, Ajda Pekkan, “İstanbul” adlı oyun, nelik son marifetlerdir. kanı oldu. Barış Manço, Cem Karaca, Sezen Aksu’nun şarkıları İşte tam bu sırada, toplumu Onu CHP Genel 1970’lerde çalışmak için ve fabrikadaki erkek bu iktidardan “Kurtarıcı” ro- Yeni Türkü ve Emel Sayın’ın eşliğinde 42 akşamda 22 Başkanlığı’na taşıyan parti içi lüyle siyasette yükselen Kılıç- Almanya’ya gelen Türk, işçilerin onaylamadığı 16 şarkısıyla insanları bin izleyiciyi coşturmuştu. süreç, Deniz Baykal’ın başarı- daroğlu, CHP’nin seçilmiş Ge- İspanyol, İtalyan, Yunan, Pierburg grevine katılıyor. coşturuyor. Ve yaklaşık iki Müzikli oyunda sızlığıydı. nel Başkanı’nın yerine İktidar Yugoslav, Faslı ve Tunuslu Almanya’daki bu ilk saatlik coşkunun ardından Ana muhalefet partisi olan Türkiye’den Almanya’ya tarafından Genel Başkan ola- CHP’yi ve onun genel başkanı kadın işçiler grevinde perde alkışlarla sürekli kadın fabrika işçilerine değil de Almanya’dan rak atandı ve seçilmiş yöneti- olan Kılıçdaroğlu’nu “kurtarıcı” hakları için güçlerini açılıp kapanıyor. Oyuncular odaklanıyor. Türkiye’ye çalışmaya gelen me karşı parti içinde “Bozgun- rolüne oturtan siyasal ve top- birleştiren sahneden iniyor, izleyenlerin Bu kadınlardan biri cu” rolüne indirgeniverdi. Alman işçilerin öyküsü lumsal süreç ise İktidarın otori- HHH kadınlar arasına karışıyor. Almanlarla de İstanbullu, 22 anlatılıyordu! terleşmesiydi. İktidar “Toplumu, otoriter- Türkler hep birlikte salonda sonunda yaşındaki Nour. HHH leşen yağmacı İktidardan kur- Kadın işçilerin hikâyesi halay çekiyor! Genç, girişken zam almayı Kılıçdaroğlu, CHP’nin “kurta- taracak Lider” rolüyle yükse- 2023’te “İstanbul”un Yönetmen Murat Yeğiner, ve iyimser biri, başarıyorlar. rıcı” olma hedefini, partiyi sa- AHmet ARPAd len Kılıçdaroğlu’nu, parti içinde ardından şimdi ğa kaydırarak gerçekleştirmek bugünlerde yepyeni bir ancak büyük Rejisör Murat “Bozguncu” rolüne, CHP’yi bö- istedi. katkılarıyla bu oyunun da oyunla yine karşımızda. kentli bir kadın Yeğiner’in şu lerek “İktidarı kurtaran Genel Yanlış olan partiyi sağa kaydır- sahnelenmesine destek veren Başkan” konumuna itiyor. Yine Altesschauspielhaus’da, olarak yaşamaya başladığı sözleri önemli: “O yıllarda ma stratejisini sürekli eleştirdim Hiç kuşkusuz Kılıçdaroğlu Stuttgart Türk-Alman Forumu yine Stuttgart Türk-Alman küçük Alman köyünün koşullar ne kadar güç olursa ama bu yanlışına rağmen, İktida- da çevresindekilerin pek çoğu yöneticisi Kerim Arpad Forumu’nun desteğinde. geleneklerine uyum olsun, ilk gelenler kuşağının rın karşısındaki tek seçenek ol- da milleti ve rejimi bu İktidara şu görüşte: “Sanatçıların Konu yine işçiler. Bu sağlamakta güçlük çekiyor. insanları oturup ağlamak duğu için reel politik açıdan ona, mahkûm etmek isteyen kişiler kendilerini rollerine böylesine kez 1970’li yıllarda Konakladığı fabrika yerine yaşamın tadını seçime kadar tam destek verdim. değildirler ve böyle anılmak da adaması eşsiz. Bir an geliyor Türkiye’den Almanya’ya yatakhanesi son derece Ama hem partiyi sağa kaydır- çıkarmasını biliyordu.” istemezler. izleyici kendini evinde dığı hem de buna rağmen (ben- tek başlarına çalışmaya yetersiz. Göreve başladığı Ama yaptıklarının fonksiyonel ce bu nedenle) 2023 seçimini Hep birlikte halay hissediyor.” Stuttgart’ta olarak sonucu budur. gelen kadınlarımız! Yazar fabrikanın çalışma koşulları kazanamadığı için gerek top- Kişisel değerlendirmeler, hi- önümüzdeki bir ay içinde Gün Tank’ın çok ilgi gören sorunlu ve ay sonunda Berlin’de göç, kadın hakları lumda gerekse CHP tabanın- zipçilikler, şahsi kırgınlıklar, 25 kez sahnelenecek romanı “İyimserler”, kadın işçilerin eline geçen ve eşitlik üzerine önemli da demokratik rejimin “kurtarı- makam hırsları, bireysel kavga- olan bu oyunda salon her müzikal tiyatro uyarlaması para yetersiz, hakları çalışmalarda bulunan Gün cılığı” rolü ile kazandığı deste- lar ve hesaplaşmalar bir yana akşam dolu. “İyimserler” olarak izleyiciyle buluşuyor. memnun edici değil. Nour, Tank’ın romanının alt başlığı ği kaybetti. bırakılmalı ve ülke, hem rejim 2027’de Almanya’nın başka Başrolü Almanya 1973’lerde düzenlenen, “Annelerimizin Romanı”. Ayrıca 38’i başka sağ parti- hem de millet olarak bu İktidar- kentlerinde de sahnelenecek. lerden olan birçok Atatürk düş- dan kurtarılmalıdır. doğumlu Melisa Melek fabrika yönetiminin, Yazar bu yapıtıyla yabancı Özel üstleniyor. Oyun işçi temsilciliğinin işçi kadınların Almanya’daki mail@ahmet-arpad.de O güzel atlara binip gittiler anada’nın resmi sloganı “Bir Kdenizden öteki denize”dir: A mari usque ad mare! İncil’deki bu Latince deyiş, doğuda Atlas Okyanusu’ndan başlayıp kocaman bir kıtayı kaplayan ülkenin batıdaki Pasifik Okyanusu’na ulaşmasını anlatır. St. Johns kentini Victoria’ya bağlayan 7 bin 800 km’lik karayolu denizi Bugün İsveç’te herkesin birbirine “du” (sen) diye hitap etmesi, tamamen gönüllü bir sosyal denize ulaştırır. Bu uzun yolu uzlaşmanın ve eşitlik anlayışının başarısıdır. aşmak pek çok Kanadalı için yaşamlarında bir ilke imza atmak gibidir. Bir kısmında araç Artık ‘siz’ değil, ‘sen’ diyeceksiniz! sürmüş bulunan Cumhuriyet çayır çimende ineklere ot Parti adındaki aşırı sağ parti yazarınız ise Alberta eyaletinde kalmayacak, koyunlar sütsüz, bunun bayraktarı. Türkiye sveç’in efsane başbakanı Olof Palme düşünce devrimiydi. Bugün İsveç’te herkesin Ghost River civarından arılar aç susuz olacak, ağaçlar büyüklüğündeki 4 milyon İöldürüleli bir yıl olmuştu. Yerine yardımcısı birbirine “du” (sen) diye hitap etmesi, hiçbir geçerken büyülenmiştir. kuruyacak diyorlar. Bilimsel nüfuslu Alberta’da iktidarda Ingvar Karlsson getirilmişti. Yeni geldiğim devlet kararına dayanmayan, tamamen Bir nehir yatağı hayal edin, olarak tümüyle yanlış. Oysa olan sağcı hükümet de bu bu ülkede, İsveççe dil okuluna başladığım gönüllü bir sosyal uzlaşmanın ve eşitlik yaygın ve mendereslerle doğa en iyi nüfus kontrol aşırılığa göz yumuyor. 350 günlerdi. Öğretmenimiz Birgitta, kişi anlayışının başarısıdır. dağılmış. Bir tarafı dağ yamacı. memurudur, bıraksalar her şey bin kadar imza toplandı zamirlerini öğretiyordu: Jag (ben), du (sen), Reformun sembolik temeli, 3 Temmuz Sabah erken saatlerde, sisli hallolur. Şimdi Alberta’daki ve referanduma gidelim han (erkek), hon (kadın), den/det (bitkiler ve 1967’de İsveç Tıp Kurulu Başkanı Bror puslu ve galiba ısınan tartışma şu: Atları cansız varlıklar), vi (biz), ni (siz), de (onlar). dendi. Kamuoyu yoklamaları Rexed’in yaptığı tarihi konuşmayla atıldı. havayla yükselen Öğrendiğim dil kurallarıyla televizyon vuralım, rahat Rexed, çalışma arkadaşlarına kendisine ayrılıkçıların kazanamayacağını nehir buhurdanıyla izlerken başbakan Ingvar Karlsson’un artık unvanıyla veya resmi bir “siz” ile hitap edelim! 1930’ların gösterse bile asıl büyük “tokat” sebze halini ziyaret ettiğini gördüm. zenginleşmiş etmelerine gerek olmadığını ifade Amerika’sından bir mahkemenin kendi halinde mAHmut ŞeNol Esnafın biri Karlsson’un karşısına pastoral tablo! ettiğinde, yüzyılların hiyerarşik acıklı bir gerçeği sessiz, sakin ama görevini geçmiş, yineleyerek “Ingvar geleneğini yıkan temele ilk harcı Nehir kıyısında bize anlatan romancı hukuk ve hak-adalet anlayışıyla Karlsson, du!” diye sesleniyor, koymuş oldu. Bu süreç, sadece suları sıçratıp Horace McCoy’un daha yapan hâkiminden geldi. ülkenin başbakanına açıkça dildeki bir değişimi değil, İsveç’in yelelerini savurarak bütün Alİ HAydAR sonra filmi de çekilen, “Atları “Sen!” diye hitap ediyordu. hiç kimsenin bir diğerinden NeRgİs kaslarının gerginliğini, Kızılderililerin toprakları da Vururlar” eseri aklımıza Türkiye’de başbakanlara mesafeli üstün olmadığını savunan ve tazeliğini ve gençliğini ta geliyor böyle deyince. Türk Federasyon kurulurken bir şekilde “siz” diye hitap bireyi yüceltmekten kaçınan uzaktan gördüğünüz vahşi edebiyatının unutulmaması anayasal olarak “ilk millet” ederken ağzından bal damlayan bir gazeteci “Jantelagen” kültür felsefesini de beraberinde yılkı atları koşuyor, nereye gereken yazarı Abbas Sayar’ın olarak adlandırılan İniut yerli olarak bu şaşkınlığı atlatamadan, ikinci şoku getirdi. Bugün kraliyet ailesi üyelerine dahi bilinmez. Hepsi arkalarında su da bir eseri vardı. “Yılkı Atı” da okulda yaşadım. halkının, hani Türkçemizde “sen” diye hitap edilebiliyor. Bu durum, zerrecikleri savuruyor. Birgitta’nın derste anlattığı bir dil kuralını romanında, besleyemediği Kızılderili diye adlandırılan statünün, insanın insana duyduğu saygının anlamayınca koridorda yakaladım, yarım Doru adlı bir atı vahşi doğaya halkın topraklarıdır burası, önüne geçmediğinin de bir göstergesi. ‘Atları da vururlar’ yamalak İsveççemle “Ni sa!” (Siz dediniz bırakmıştı sahibi. Doru tek yüzde 80’i onlarındır. Asfaltın kenarına çekilip ki!) diyerek konuyu anlatmaya çalıştım. Bu ‘İyi ilişki’ kuralları başına kışı geçirmişti; bahar “Siz kimin toprağını kime sözcükleri birkaç kez yinelediğimi gören bu muhteşemliği seyre dalan İsveç’teki bu dönüşümü değerlendirirken gelince pişman olan sahibi veriyorsunuz” dedi hâkim. öğretmenim etrafına bakındıktan sonra yazarınızın soluğu kesilir, bizde Osmanlı kültüründeki hitap ve tekrar onu almak isteyince o Referandum hukuken tartışmalı gülümseyerek “Yanımda başka kimse vahşi atlara hayran kalır. protokol şekillerini gözden geçirmekte yarar özgürlüğü seçti. hale geldi. Bir çare bulur bunlar, yok, burada sadece bir kişiyim. Neden ‘ni’ var. O dönemdeki hitap şekilleri, sadece Oysa Alberta’nın aklı fikri Alberta’nın atları özgürlüğe gün gelir yine Trumplaşırlar! (siz) sözcüğünü kullanıyorsun? Bana ‘du’ bir selamlaşmayı değil, taraflar arasındaki tarlasının mahsulünde olan koşarken bu eyaletin siyaseten Olanlar, 18. yüzyılda Prusya (sen) demen gerekiyor” dedi. O an, bizdeki hiyerarşiyi de belirleyen bir “hüsn-ü çiftçisi atlardan nefret eder; yanlış yerde kurgulanmış “siz” zamirinin yüceltici özelliğini ona Kralı Frederick’e direnen muâşeret” (iyi ilişkiler) kuralıydı. Örneğin kişi, elinde filinta tüfeği, bıraksalar “özgürlük arayışı” da devam anlatabilmem olanaksızdı. Benim ezberime değirmencinin “Berlin’de “zât-ı âlileri”ifadesiyle karşıdakini yüceltirken; ateşleyecek. Zira çiftçi hasılatı ediyor. göre, bir öğretmene veya üst bir makama hâkimler var” diye hak kendisini “bu fakir” veya “bendeniz” gibi düşünür, haklıdır. Ama “sen” diye seslenmek büyük bir saygısızlıktı. aramasını anımsatıyor. sözcüklerle tanımlamakla bir alçakgönüllülük doğa da haklıdır; doğa bizim Ayrılma tehdidi Alberta atlarının yaşam dengesi kurardı. “devletlü efendim”, “faziletlü böyle üreyip çoğalacağımızı ‘Du-reformen’ (Sen reformu) Alberta’nın aşırı sağa kadar efendim” gibi unvanlar, karşıdakinin hakkını da çevreciler arıyor! İsveç’te 1960’lı yıllara dek insanlar bilemezdi, atları da saldı uzanan muhafazakâr siyasal makamına duyulan saygının göstergesiydi. Yaşar Kemal’in “Demirciler karşılarındaki tekil kişilere “siz” diye hitap çayırlarına... yapısı sürekli olarak Kanada Doğrudan “sen” demek ise görgüsüzlüğün Çarşısı Cinayeti” romanında ediyorlardı. Bir doktora, profesöre veya Alberta rakamları ilginç; Federasyonu’ndan ayrılmayı ötesinde, bir saygısızlık sayılırdı. sözüne başlarken bize üst düzey bir yöneticiye doğrudan “sen” yeşilci ve çevreci sivil bir tehdit sopası gibi gösterip Böylesi tarihsel süreçlerden geçmiş anımsattığı o güzel atlara yazık diye seslenmek ayıp sayılırdı. Onun yerine örgütlerin katkısıyla iki yıl bir ülkeden gelmiş biri olarak İsveç’te durur. Trump’ın sırt kaşıyan olmasın diye... kişiyi yücelten farklı unvanlar kullanılırdı. öğretmenliğe başladığım yıllarda, altı-yedi evvel 1178 adet olan yılkı atı sözlerinden yüreklenip ve 1960’larda, herhangi bir yasal zorunluluk “O iyi insanlar, o güzel atlara bi- yaşındaki çocukların ellerini omzuma koyarak nüfusu bu yıl 2 bin 75 adete tabii cahil cesaretiyle yine olmaksızın başlatılan “Du-reformen” nip çekip gittiler. Demirin tuncu- bana, “Ali du!” diyerek hitap etmelerine ve ulaşmış. “Ayrılalım, gidip ABD’ye (Sen reformu) ile bu hiyerarşik hitap na, insanın piçine kaldık...” “senli benli” konuşmalarına alışmam çok zor Çiftçi telaş içinde. bağlanalım, 51. eyalet olalım” şekli terkedildi. Tekil kişilerle konuşurken olmuştu… Bunlar maazallah artarsa demeye başladılar. Maverick senolasenola@gmail.com kullanılan “siz” sözcüğü yürürlükten kalktı ve yerine “sen” getirildi. Bu, derin bir toplumsal alihaydarnergis@gmail.com
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle