Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Günler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
gorus@cumhuriyet.com.tr
2 1 HAZİRAN 2026 PAZARTESİ OLAYLAR VE GÖRÜŞLER
CHP’nin durumu ve iktidar
dünyada demokrasiyle yönetilen
PROF. DR. HAKKI KESKIN
ülkelerin hiçbirinde, bunca seçimi
SIYASET BILIMCI, ALMANYA
PARLAMENTOSU ESKI MV. kaybeden ve iktidar olamayan bir
parti başkanının ısrarla yeniden ‘Böl, parçala’da
emal Kılıçdaroğlu ile Berlin’de
bu görevini sürdürmeyi istemesi
CHP heyetiyle Sol Parti’yi
görülmemiştir.
yeni yollar!
Kziyaretlerinde tanışmıştık.
iyasi partiler içinde zaman zaman
Arka arkaya üç seçim kaybedince
Erdoğan’ın iktidarını
ayrışmalar yaşanır; demokrasinin,
kendisine Almanya Parlamentosu
korumak
Ssiyasetin doğasıdır. Ama CHP’de
milletvekili olarak “Demokratik
yaşananları sadece bu kapsamda
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde
değerlendirmek gerçekçilikten uzak.
ülkelerde kuraldır: Bir parti başkanı
Ekrem İmamoğlu ya da Mansur
Ülkenin içinde bulunduğu koşullar ve
bir iki seçim kaybedince istifa eder.
Yavaş’ın Erdoğan’a karşı aday
küresel açıdan kritik dönemeçler göz
Siz üç seçim kaybettiniz. Kanımca
olmaları durumunda, seçimi
önüne alındığında, seçmen desteğini ilk
istifa ederek yerinize genç birinin
kez böylesine yükselttiği bir zamanda
önemli bir farkla kazanabilecekleri
bölünmeye, ayrışmaya yeşil ışık
genel başkan olabilmesine olanak
kamuoyu yoklamalarıyla
yakmak haklı soru işaretleri doğuruyor.
sağlamalısınız.” diye mektup yazdım.
bilindiği halde, Kılıçdaroğlu
Hele de ülkede bin bir krizin yanı sıra
Kılıçdaroğlu, CHP genel başkanı
buna engel olmuştur. Kendisinin
dışarıdan BOP, GOP’lu projelerin
Türkiye`nin dört bir yanında, haftada ve sürmekte olan mahkeme
olarak Erdoğan’a karşı girdiği üç
dumanının sönmediği; ümmetçilik,
aday olabilmesi için işbirliği
iki büyük kitlesel toplantı yaparak kararlarından görmekteyiz. monarşi sevicilerin ses yükselttiği bir
seçimi değil 12 seçimi kaybetti.
içindeki siyasi partilere 35
dönemdeysek...
Demokratik kurallara göre CHP tabanını ve kamuoyunu Erdoğan, yapılacak yeni seçimi
kadar milletvekilliği verilerek
Emperyalistlerin bu coğrafyadaki çıkar
çalışan CHP’de, parti liderinin bilgilendirmeye ve canlı tutmaya kazanabilmek için CHP’nin
kendi adaylığına destek olmaları
oyunlarını tanımlamak için kullanılan en
birkaç seçimi kaybedince kendisi çalıştı. olabildiğince devre dışı olmasını
güçlü ifadelerden biri de “Böl, parçala,
sağlanmıştır.
yönet” olsa gerek. Kirli, çıkarcı anlayışın
istemese de istifaya zorlanması ya Kılıçdaroğlu ve yanındaki az sayıda istemektedir!
Özgür Özel, CHP genel başkanı
özü; gücün yetmiyorsa içeriden
da yeniden seçilmemesi gerekirdi. kişi, AKP’nin kontrolündeki yargının Kılıçdaroğlu kaybettiği seçimin
seçilmesinden bu yana, CHP’nin
kutuplaştırma fişeğini atacaksın,
Ne var ki parti başkanı kendisini öcünü Özgür Özel’den alabilmek
vereceği kararı beklediler. 4-5
cumhurbaşkanı adayının
toplumu katmanlara böleceksin,
seçecek parti delegelerini kendisi için zaten beklemekteydi ve hemen
Kasım 2023’teki olağan kurultayda
(Ekrem İmamoğlu ya da Mansur sonunda bu tuzağa düşenlerin senin
yapamadığını yapıp parçalanmayı
belirlediğinden sürekli seçilebildi. devreye sokuldu. Kılıçdaroğlu’nun
“para, menfaat, görev vaadiyle” bazı
Yavaş) Erdoğan’a karşı seçimi
gerçekleştirmesini ellerini ovuşturarak
CHP Genel Başkanlığı yaptığı 13
En son 4-5 Kasım 2023’teki olağan delegelerin oy kullanmış oldukları
kazanacakları tüm araştırmalarla
izleyeceksin. “Böl, parçala” stratejisinin,
yılda 13 seçimi kaybetmesine
kurultayda kendi seçtiği delegeler iddiasıyla, kurultayın iptali yönünde
kanıtlıdır.
içeride çoğu zaman işbirlikçisi bulunur.
bile “Artık yeter” diyerek genç parti dava açıldı. karşın, hâlâ ısrarla CHP Genel
Bu nedenle Kılıçdaroğlu, CHP Kandırıldım diyenler kadar satın
alınmaya dünden hazır olanlar gibi.
başkan adayı Özgür Özel’i CHP genel Başkanlığını istemesi ve şu anda da
İlginç olan, iki yıl önce açılan başkanlığı için yeniden devreye
Sonra da gelsin yönetme aşaması... Kim
başkanı olarak seçtiler. mahkeme kararıyla CHP koltuğuna
davanın özellikle bekletilerek Ankara sokularak CHP’nin parti içi
kimi yönetir konusu ise ayrı bir illüzyon
Kurultayı TV’de izleyen biri olarak oturtulması, kendisinin CHP Genel
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sorunlarla bölünmesi, Erdoğan ve
oyunudur. Bazen içeriden de kendi
çok dikkatimi çekti, Kılıçdaroğlu Başkanlığı’na getirilmesinden
mutlak butlan kararı olarak 21 AKP’nin projesi olarak gündeme iktidarları hep sürsün diye, siyasi dizayn
çabaları çerçevesinde “böl-parçala”
seçimi kaybedince Özgür Özel’i bu yana bir proje olduğunu
Mayıs 2026’da açıklanması. Oysa gelmiştir. Kılıçdaroğlu’nun
senaryoları yaşama konmaya çalışılır.
tebrik etmeden solunu terk etti. kanıtlamaktadır.
4-5 Kasım 2023 kurultayından sonra bu projeye sarılması, öteden
Sonra da CHP’nin yeniden başına Bu iddianın kuşkusuz bu
beri üstlendiği “CHP’yi iktidar
CHP’nin iki kurultayı daha yapıldı Kilidin çözümü delegenin
15 yıllık gelişmeler ışığında
gelebilmek için Özgür Özel`in yapmama projesi”nin çok belirgin
ve Özgür Özel yeniden delegelerin
özgür iradesi
seçimlerde başarısız olmasını değerlendirilmesi gerekir. kanıtıdır. Bunun başka bir
büyük çoğunluğun oylarıyla genel
CHP’deki gelişmelere bakınca bunu
sadece Kılıçdaroğlu cephesinin
bekledi. Tam aksine Özgür Özel Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel açıklaması yapılamaz.
başkanlığa seçildi.
kendi başlarına yürüttükleri bir parti içi
başkanlığındaki CHP oylarını yüzde Başkanlığı döneminde, AKP’nin Çok üzülerek belirtmek isterim
mücadele, demokratik yarış diye okumak
CHP’yi devre dışı bırakmak
25’lerden 38’lerin üstüne çıkararak seçimlerde yapılan yolsuzluklara ki, ben de dahil, Kılıçdaroğlu’nun
ne kadar mümkün? Yurttaşı adeta
AKP’yi geride bıraktı. Yargının neden güdümlü karşı yargı yoluyla tavır almaması böyle bir proje ve misyon adamı
nefessiz bırakan ağır ekonomik krizi,
Özgür Özel ve parti ekibi, CHP kararlar verdiğini, seçilmiş CHP’li çok anlamlıdır. olduğunu ne yazık ki çok geç demokratik, laik ilkelerdeki aşınmaları,
iktidara karşı tepkilerin seçmenin
tarihinde görülmemiş bir kararlılıkla yöneticilere yapılan tutuklamalardan Yalnızca Türkiye’de değil, anlayabildik.
partiler üstü ortaklaşa bakışı haline
geldiğini konuştuğumuz bir dönemde,
CHP’ye mutlak butlan bombası fırlatıldı.
Siyasetçinin karnesi; tabanından aldığı
ADALET ANLAYIŞI ÜZERINE
destekte, sandıktan aldığı oydadır.
Sonuçta siyasetçi bir şirket yöneticisi
Çalışan nüfus ve
değildir, izlediği politikalara yönelik
Oysa insanın inandığı en temel
SERPIL GÜLEÇYÜZ
seçmenin desteği olmadan liderlik
gerçeklerden biri; her davranışının bir
yapamaz. Toplumun, seçmenin nabzını
EĞITIMCI
tutması; tepkileri görmesi şarttır.
sorumluluk taşıdığıdır.
kamusal hizmetler Duymadım, görmedim gibi bir tutum
Şu soru zihnimizi zorlamalı:
ir atasözü vardır: “Kurt kuzuya
siyasetçinin ana dayanağı olan halktan
Gerçekten adalet mi istiyoruz,
Bsaldırırken sessiz kalan, kurdun
kopukluktur.
sırtında. Üstelik siyasetçilerin vaatleri
ŞAFAK YÜCA
yoksa yalnızca çıkarlarımıza hizmet
tarafını tutmuş sayılır.”
Yaşananlar Özel liderliğindeki
içerisinde yer alan kamusal hizmetlerin
eden düzeni mi?
Haksızlıklar karşısında susmamak
YAZAR
CHP’ye tüm baskılara karşı desteği
finansmanını da onlar karşılıyor ama
İnsanlar kendilerine ayrıcalık
ve adaletli olmak; ilişkilerimizde,
engelleyemeyen iktidar cephesinin bu
bundan çok az yararlanabiliyorlar.
er zaman kalabalığın içindeler... İşe tanındığında adaleti kolayca geri
toplumsal yaşamımızda ve kez de bölme taktiği izleme yoluna gittiği
Mesai saatlerinde işyerinin dışında
Hgiderken trafikte, toplu taşımada; plana bırakabiliyor; başkasına ve bu konuda kendisiyle bir şekilde
vicdanımızda bize rehberlik eden en
yol yürüyebilecekler arayışına girdiği
geçirebileceği vakti izne tabi olan çalışan
öğlen yemek sırasında... On liralık ayrıcalık yapıldığında ise bir anda
önemli değerlerden biridir.
yorumlarını da beraberinde getirdi.
nüfus, örneğin hastaneye gitmek için
verginin altı lirası onların sırtında. Onlar, adalet savunucusu olabiliyor. Oysa
İdeal bir adalet sistemi; şeffaf,
Geçen pazar günü genel merkezde
yıllık iznini kullanıyor.
seçmen sayısının yarısını oluşturuyor. tarafsız, herkese eşit ve insan adalet, ikiyüzlülüğü ve seçilmiş
atanmış ekiple Güvenpark’ta seçilmişlerin
Bazı çalışanların evden çalışma
Onlar, çalışan nüfus. Sayıları 32.4 milyon. haklarına saygılı olmalıdır. Hukuk ayrıcalıkları kabul etmez. Adalet
yurttaşla bir araya geldiği bayramlaşma
olanağı bulunuyor. Fakat evinde
KONDA’nın “İstanbul’u Anlamak ‘24” bireysel çıkarların değil, toplumun
yalnızca kural koyan değil, aynı
buluşmalarını “CHP bölündü” üzerinden
çalışmak istemediğinde veya gerekli
araştırmasına göre, İstanbul’da çalışan ortak vicdanının temelidir. yorumlarla izlemek iktidar cephesinde
zamanda güven duygusu inşa eden bir
olanağı bulunmadığında kamusal
“Aferin bize” kutlamalarına da yol açmış
nüfusun yüzde 46’sı işe gitmek için ilçe İdeal bir adalet anlayışı; dil, din,
mekanizmadır.
ortamda ücretsiz ve uygun çalışma alanı olabilir. Zaten biri soracak olsa yanıtları
etnik köken, siyasi düşünce, ideoloji ya
değiştiriyor. Her gün en az bir buçuk Peki ya adalet arayışının içtenliği
da hazır: “Kendi içlerindeki mesele,
bulamıyor. Özel bir işletmede ve para
da cinsiyet ayrımı yapmadan herkese
saat trafikte, sekiz saat mesaide geçiyor nerede gizlidir?
bizimle ilgisi yok!”
harcayarak çalışmak zorunda kalıyor.
eşit mesafede durabilen bir anlayıştır.
ömürleri. Geriye ne kalıyor? Kendimiz, ailemiz, akrabalarımız,
Oysa görüldüğü üzere yaşananlar
Yasaların herkes için aynı anlamı
Oysa belediye başkanları öğle partimiz ya da mensubu olduğumuz
CHP içindeki küçük bir mesele değildir.
Yaşam kalitesi düşüyor
taşıdığı, kimsenin ayrıcalıklı olmadığı
saatinde pazarları, marketleri geziyor; topluluk aleyhine bile olsa aynı
Siyaset, YSK gibi kurumların yetki
32.4 milyon vatandaş bugün çalışarak
bir düzen toplumsal refahın da
milletvekilleri parkları, hastaneleri adaleti isteyebiliyor muyuz? alanları, bağımsız yargı dengesinden
ev, araba alamaz; yatırım yapamaz,
temelidir. sandık iradesine, demokratik ilkelere
“Benim kötüm bana iyidir”
dolaşıyor. Açılışını yaptıkları kamusal
bırakın yatırımı kendi düğününü bile pek çok konuyu içermekte. Bu noktada
Yaşam yalnızca çok para, büyük
demeden hakkı savunabiliyor muyuz?
hizmetlerden yararlanan emeklilerle,
Kılıçdaroğlu cephesinin seçilmiş genel
yapamaz durumda. Aynı kesim bugün
evler, arabalar ya da bitirdiğimiz
Eğer yanıtımız hayırsa adalet
öğrencilerle, ev kadınlarıyla iletişim
başkan Özel’e destek veren, geniş
çalışarak yalnızca kirasını, faturalarını,
okullar değildir.
söylemimiz eksiktir; belki de yalnızca
kuruyorlar. Pazarda, markette onların
bir yelpazeyi oluşturan CHP tabanı
yılda bir hafta gidebileceği tatilinin
Yaşam; insanlara karşılıksız iyilik
çıkarlarımızla sınırlı bir beklentiden
artan yaşam pahalılığı karşısında
ve sivil toplum örgütlerinin tepkilerini,
parasını karşılamak dışında hiçbir şey
bırakabilmek, ülkesini ve değerlerini
ibarettir.
verdikleri geçim mücadelesini dinliyor, çağrılarını duyup hiç vakit geçirmeden
yapamıyor; yalnızca çalışıyor ve nefes
Mevlana’nın dediği gibi, “Adalet, her sevebilmek; nefretin yerine sevgiyi, kurultaya gitmesi tarihi açıdan büyük bir
gündeme getiriyorlar. Emeklinin
alıyorlar. Çalışan kesim tüm finansal
sorumluluktur. Her şeyin kilidi delegenin
şeyi yerli yerine koymaktır.” öfkenin yerine uzlaşmayı, kırgınlığın
sorunlarını, çocuğuna baktığı için
sistemi ayakta tutmaktan yorgun ve şehir
özgür iradesi, seçimiyle açılacaktır.
Kuranıkerim’de de adalet temel bir yerine ahde vefayı koyabilmektir.
çalışmayanların temel gereksinimlerini,
Bir yanda var olan anayasaya ve AYM,
yaşamının ağır maliyeti altında yavaş
ilke olarak güçlü biçimde vurgulanır. Ve belki de en önemlisi…
öğrencilerin yaşadığı problemleri gün
AİHM gibi yargı kararlarına uyulmazken
yavaş tükeniyorlar.
Maide Suresi 8. ayette şöyle buyrulur: Yaşam; başkalarının yaşamında
içerisinde kamusal alanları dolaşarak
diğer yandan da iktidar yeni anayasa
Oysa modern şehirlerde yeni
“Ey iman edenler! Adil şahitler olarak olumlu bir iz bırakabilmek,
öğrenebiliyorlar. için destek arayışındadır. Tartışmalı
sosyal politika anlayışı tam da bu
hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa kötülükten uzak durmayı seçebilmek
İmralı süreci devam ederken Alevi, Kürt
noktaya odaklanıyor. Dünyanın büyük
duyduğunuz kin sizi adaletsizliğe ve adaleti yalnızca istemek değil,
cumhurbaşkanı yardımcıları olsun gibi
Çalışan kesim
metropollerinde artık belediyeler
önerilerin de yer yer gündeme geldiği
sürüklemesin. Adaletli olun; bu yaşatabilmektir.
görünmezleşiyor
yalnızca “yardım dağıtan” kurumlar değil; etnik, mezhepsel ayrımlı bakış açıları
takvaya daha yakındır.” Nelson Mandela’nın sözleriyle:
Türkiye’de siyaset oy potansiyeli
içeren yeni anayasa pazarlıklarına alan
çalışan insanların yaşam kalitesini de
“Yaşamda önemli olan yalnızca
Bu öğretiyi taşıyan bir toplumda,
daha görünür olan gruplara, ekonomik açmanın, ikiye bölünmüş yönetilemez bir
koruyan yapılar haline geliyor. Türkiye’de
yaşamış olmak değildir; başkalarının
değerlerimizle yaşam biçimimiz
CHP algısıyla olası bir baskın seçime yol
olarak daha kırılgan kesimlere,
ise bu alan hâlâ büyük ölçüde boş.
yaşamında yarattığımız fark,
arasındaki mesafenin giderek açılması
vermenin, kökü Atatürk, Kuvayı Milliye
gün içinde kamusal alanı kullanan
Çalışanların morali, psikolojisi, sosyal
yaşadığımız yaşamın değerini
düşündürücüdür.
ruhuna dayanan bir partinin DNA’sıyla
nüfusa odaklanıyor. Çalışan kesim ise
ve kültürel etkinliklere erişimi çalıştıkları
gösterir.”
Son dönemlerde inanan ya bağdaşmayacağı açıktır.
görünmezleşiyor. 32.4 milyon çalışan
şirketlerin bütçelerine (insaflarına)
Belki de asıl mesele adaleti yüksek CHP’yi CHP ile yorma taktiği ile ülke
da inanmayan birçok insan için
nüfus, mesai saatleri ve yolda geçirdiği
bırakılmış durumda.
gündemi oyalanırken dün Washington’ın
dünyanın nimetlerine yönelmek, sesle talep etmek değil; kendi
süre bakımından kamusal alandan, bizi de çevreleyen Ortadoğu
Bu politika sürdürülebilir değil.
lükse ve ayrıcalığa tutunmak giderek yaşamımızda adaletli yaşayabilmektir.
politikalarının nasıl bir evreye geçtiği de
kamusal hizmetlerden yararlanmıyor. Ve
Devletin kamusal alanı çalışan nüfusa
normalleşiyor. Ahirete, hesaba, Çünkü adalet, başkasının eksikliğini
dikkat çekiciydi. Osmanlı millet sisteminin
siyaset bu durumu gündeme getirmiyor.
götürmesi gerekiyor. Çalışan nüfus izin
adalete inanıyoruz fakat günlük eleştirdiğimiz bir erdem değil; önce
övücüsü ABD elçisinin Suriye özel
Oysa vergi gelirinin yüzde 60’ını onlar
hakkını tüketmeden, kısıtlı zamanını
yaşamın içinde bu değerler yokmuş kendi vicdanımızda kurmamız
temsilcisi unvanına bir yenisi ekleniverdi:
karşılıyor. Hazine garantili hastanelerin, boşa harcamadan, ücretsiz biçimde bazı
gibi davranabiliyoruz. gereken bir düzendir.
Suriye ve Irak özel başkanlık temsilcisi.
köprülerin, hızlı trenlerin borcu onların hizmetlere erişebilmelidir.
Mehmet Alev Coşkun, bu büyük Bu ktapta 2010’da başlatılan “Eğtmde cnsyet ayrımcılığı,
atılımı Türkye ekonomsnn “Balyoz Darbe Planı” davasında kadını knc sınıf vatandaş saydığı
tarhsel gelşm çerçevesnde, yaşanan haksıklıkları ve çn, sadece çağdaşlığa değl,
blmsel belge ve verlere hukuksuzlukları tarhe not nsan haklarına da aykırıdır.
dayanarak ncelyor. Daha düşüyoruz. Bu dava asrın
Emre Kongar
sonra Türkye’de “özelleştrme” ftrasıdır. Balyoz davası,
adı altında yapılan KİT satışları- Türkye'nn Dreyfus davasıdır.
Prof. Dr. Ahmet Yıldız’ın derledğ
nı ve haksız elde edlen rantı
ktapta, Cumhuryet’n en öneml
merceğe alıyor ve ulusalcı Balyoz davası, Türkye'nn
atılımlarından karma eğtm
ekonom modelne lşkn tarhndek karanlık dönemlern
alanında uzman smler anlatıyor.
gerçekler ortaya koyuyor. aktörlernn vücut değştrerek
kurguladıkları ve başarıya
ulaştıkları br kumpastır.
13,5x23 / İnceleme / 208 sayfa
17,5x23,5/ S yaset / 152 sayfa 16x24 / İnceleme / 95 sayfa

