01 Haziran 2026 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
gorus@cumhuriyet.com.tr 2 1 HAZİRAN 2026 PAZARTESİ OLAYLAR VE GÖRÜŞLER CHP’nin durumu ve iktidar dünyada demokrasiyle yönetilen PROF. DR. HAKKI KESKIN ülkelerin hiçbirinde, bunca seçimi SIYASET BILIMCI, ALMANYA PARLAMENTOSU ESKI MV. kaybeden ve iktidar olamayan bir parti başkanının ısrarla yeniden ‘Böl, parçala’da emal Kılıçdaroğlu ile Berlin’de bu görevini sürdürmeyi istemesi CHP heyetiyle Sol Parti’yi görülmemiştir. yeni yollar! Kziyaretlerinde tanışmıştık. iyasi partiler içinde zaman zaman Arka arkaya üç seçim kaybedince Erdoğan’ın iktidarını ayrışmalar yaşanır; demokrasinin, kendisine Almanya Parlamentosu korumak Ssiyasetin doğasıdır. Ama CHP’de milletvekili olarak “Demokratik yaşananları sadece bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde değerlendirmek gerçekçilikten uzak. ülkelerde kuraldır: Bir parti başkanı Ekrem İmamoğlu ya da Mansur Ülkenin içinde bulunduğu koşullar ve bir iki seçim kaybedince istifa eder. Yavaş’ın Erdoğan’a karşı aday küresel açıdan kritik dönemeçler göz Siz üç seçim kaybettiniz. Kanımca olmaları durumunda, seçimi önüne alındığında, seçmen desteğini ilk istifa ederek yerinize genç birinin kez böylesine yükselttiği bir zamanda önemli bir farkla kazanabilecekleri bölünmeye, ayrışmaya yeşil ışık genel başkan olabilmesine olanak kamuoyu yoklamalarıyla yakmak haklı soru işaretleri doğuruyor. sağlamalısınız.” diye mektup yazdım. bilindiği halde, Kılıçdaroğlu Hele de ülkede bin bir krizin yanı sıra Kılıçdaroğlu, CHP genel başkanı buna engel olmuştur. Kendisinin dışarıdan BOP, GOP’lu projelerin Türkiye`nin dört bir yanında, haftada ve sürmekte olan mahkeme olarak Erdoğan’a karşı girdiği üç dumanının sönmediği; ümmetçilik, aday olabilmesi için işbirliği iki büyük kitlesel toplantı yaparak kararlarından görmekteyiz. monarşi sevicilerin ses yükselttiği bir seçimi değil 12 seçimi kaybetti. içindeki siyasi partilere 35 dönemdeysek... Demokratik kurallara göre CHP tabanını ve kamuoyunu Erdoğan, yapılacak yeni seçimi kadar milletvekilliği verilerek Emperyalistlerin bu coğrafyadaki çıkar çalışan CHP’de, parti liderinin bilgilendirmeye ve canlı tutmaya kazanabilmek için CHP’nin kendi adaylığına destek olmaları oyunlarını tanımlamak için kullanılan en birkaç seçimi kaybedince kendisi çalıştı. olabildiğince devre dışı olmasını güçlü ifadelerden biri de “Böl, parçala, sağlanmıştır. yönet” olsa gerek. Kirli, çıkarcı anlayışın istemese de istifaya zorlanması ya Kılıçdaroğlu ve yanındaki az sayıda istemektedir! Özgür Özel, CHP genel başkanı özü; gücün yetmiyorsa içeriden da yeniden seçilmemesi gerekirdi. kişi, AKP’nin kontrolündeki yargının Kılıçdaroğlu kaybettiği seçimin seçilmesinden bu yana, CHP’nin kutuplaştırma fişeğini atacaksın, Ne var ki parti başkanı kendisini öcünü Özgür Özel’den alabilmek vereceği kararı beklediler. 4-5 cumhurbaşkanı adayının toplumu katmanlara böleceksin, seçecek parti delegelerini kendisi için zaten beklemekteydi ve hemen Kasım 2023’teki olağan kurultayda (Ekrem İmamoğlu ya da Mansur sonunda bu tuzağa düşenlerin senin yapamadığını yapıp parçalanmayı belirlediğinden sürekli seçilebildi. devreye sokuldu. Kılıçdaroğlu’nun “para, menfaat, görev vaadiyle” bazı Yavaş) Erdoğan’a karşı seçimi gerçekleştirmesini ellerini ovuşturarak CHP Genel Başkanlığı yaptığı 13 En son 4-5 Kasım 2023’teki olağan delegelerin oy kullanmış oldukları kazanacakları tüm araştırmalarla izleyeceksin. “Böl, parçala” stratejisinin, yılda 13 seçimi kaybetmesine kurultayda kendi seçtiği delegeler iddiasıyla, kurultayın iptali yönünde kanıtlıdır. içeride çoğu zaman işbirlikçisi bulunur. bile “Artık yeter” diyerek genç parti dava açıldı. karşın, hâlâ ısrarla CHP Genel Bu nedenle Kılıçdaroğlu, CHP Kandırıldım diyenler kadar satın alınmaya dünden hazır olanlar gibi. başkan adayı Özgür Özel’i CHP genel Başkanlığını istemesi ve şu anda da İlginç olan, iki yıl önce açılan başkanlığı için yeniden devreye Sonra da gelsin yönetme aşaması... Kim başkanı olarak seçtiler. mahkeme kararıyla CHP koltuğuna davanın özellikle bekletilerek Ankara sokularak CHP’nin parti içi kimi yönetir konusu ise ayrı bir illüzyon Kurultayı TV’de izleyen biri olarak oturtulması, kendisinin CHP Genel Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sorunlarla bölünmesi, Erdoğan ve oyunudur. Bazen içeriden de kendi çok dikkatimi çekti, Kılıçdaroğlu Başkanlığı’na getirilmesinden mutlak butlan kararı olarak 21 AKP’nin projesi olarak gündeme iktidarları hep sürsün diye, siyasi dizayn çabaları çerçevesinde “böl-parçala” seçimi kaybedince Özgür Özel’i bu yana bir proje olduğunu Mayıs 2026’da açıklanması. Oysa gelmiştir. Kılıçdaroğlu’nun senaryoları yaşama konmaya çalışılır. tebrik etmeden solunu terk etti. kanıtlamaktadır. 4-5 Kasım 2023 kurultayından sonra bu projeye sarılması, öteden Sonra da CHP’nin yeniden başına Bu iddianın kuşkusuz bu beri üstlendiği “CHP’yi iktidar CHP’nin iki kurultayı daha yapıldı Kilidin çözümü delegenin 15 yıllık gelişmeler ışığında gelebilmek için Özgür Özel`in yapmama projesi”nin çok belirgin ve Özgür Özel yeniden delegelerin özgür iradesi seçimlerde başarısız olmasını değerlendirilmesi gerekir. kanıtıdır. Bunun başka bir büyük çoğunluğun oylarıyla genel CHP’deki gelişmelere bakınca bunu sadece Kılıçdaroğlu cephesinin bekledi. Tam aksine Özgür Özel Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel açıklaması yapılamaz. başkanlığa seçildi. kendi başlarına yürüttükleri bir parti içi başkanlığındaki CHP oylarını yüzde Başkanlığı döneminde, AKP’nin Çok üzülerek belirtmek isterim mücadele, demokratik yarış diye okumak CHP’yi devre dışı bırakmak 25’lerden 38’lerin üstüne çıkararak seçimlerde yapılan yolsuzluklara ki, ben de dahil, Kılıçdaroğlu’nun ne kadar mümkün? Yurttaşı adeta AKP’yi geride bıraktı. Yargının neden güdümlü karşı yargı yoluyla tavır almaması böyle bir proje ve misyon adamı nefessiz bırakan ağır ekonomik krizi, Özgür Özel ve parti ekibi, CHP kararlar verdiğini, seçilmiş CHP’li çok anlamlıdır. olduğunu ne yazık ki çok geç demokratik, laik ilkelerdeki aşınmaları, iktidara karşı tepkilerin seçmenin tarihinde görülmemiş bir kararlılıkla yöneticilere yapılan tutuklamalardan Yalnızca Türkiye’de değil, anlayabildik. partiler üstü ortaklaşa bakışı haline geldiğini konuştuğumuz bir dönemde, CHP’ye mutlak butlan bombası fırlatıldı. Siyasetçinin karnesi; tabanından aldığı ADALET ANLAYIŞI ÜZERINE destekte, sandıktan aldığı oydadır. Sonuçta siyasetçi bir şirket yöneticisi Çalışan nüfus ve değildir, izlediği politikalara yönelik Oysa insanın inandığı en temel SERPIL GÜLEÇYÜZ seçmenin desteği olmadan liderlik gerçeklerden biri; her davranışının bir yapamaz. Toplumun, seçmenin nabzını EĞITIMCI tutması; tepkileri görmesi şarttır. sorumluluk taşıdığıdır. kamusal hizmetler Duymadım, görmedim gibi bir tutum Şu soru zihnimizi zorlamalı: ir atasözü vardır: “Kurt kuzuya siyasetçinin ana dayanağı olan halktan Gerçekten adalet mi istiyoruz, Bsaldırırken sessiz kalan, kurdun kopukluktur. sırtında. Üstelik siyasetçilerin vaatleri ŞAFAK YÜCA yoksa yalnızca çıkarlarımıza hizmet tarafını tutmuş sayılır.” Yaşananlar Özel liderliğindeki içerisinde yer alan kamusal hizmetlerin eden düzeni mi? Haksızlıklar karşısında susmamak YAZAR CHP’ye tüm baskılara karşı desteği finansmanını da onlar karşılıyor ama İnsanlar kendilerine ayrıcalık ve adaletli olmak; ilişkilerimizde, engelleyemeyen iktidar cephesinin bu bundan çok az yararlanabiliyorlar. er zaman kalabalığın içindeler... İşe tanındığında adaleti kolayca geri toplumsal yaşamımızda ve kez de bölme taktiği izleme yoluna gittiği Mesai saatlerinde işyerinin dışında Hgiderken trafikte, toplu taşımada; plana bırakabiliyor; başkasına ve bu konuda kendisiyle bir şekilde vicdanımızda bize rehberlik eden en yol yürüyebilecekler arayışına girdiği geçirebileceği vakti izne tabi olan çalışan öğlen yemek sırasında... On liralık ayrıcalık yapıldığında ise bir anda önemli değerlerden biridir. yorumlarını da beraberinde getirdi. nüfus, örneğin hastaneye gitmek için verginin altı lirası onların sırtında. Onlar, adalet savunucusu olabiliyor. Oysa İdeal bir adalet sistemi; şeffaf, Geçen pazar günü genel merkezde yıllık iznini kullanıyor. seçmen sayısının yarısını oluşturuyor. tarafsız, herkese eşit ve insan adalet, ikiyüzlülüğü ve seçilmiş atanmış ekiple Güvenpark’ta seçilmişlerin Bazı çalışanların evden çalışma Onlar, çalışan nüfus. Sayıları 32.4 milyon. haklarına saygılı olmalıdır. Hukuk ayrıcalıkları kabul etmez. Adalet yurttaşla bir araya geldiği bayramlaşma olanağı bulunuyor. Fakat evinde KONDA’nın “İstanbul’u Anlamak ‘24” bireysel çıkarların değil, toplumun yalnızca kural koyan değil, aynı buluşmalarını “CHP bölündü” üzerinden çalışmak istemediğinde veya gerekli araştırmasına göre, İstanbul’da çalışan ortak vicdanının temelidir. yorumlarla izlemek iktidar cephesinde zamanda güven duygusu inşa eden bir olanağı bulunmadığında kamusal “Aferin bize” kutlamalarına da yol açmış nüfusun yüzde 46’sı işe gitmek için ilçe İdeal bir adalet anlayışı; dil, din, mekanizmadır. ortamda ücretsiz ve uygun çalışma alanı olabilir. Zaten biri soracak olsa yanıtları etnik köken, siyasi düşünce, ideoloji ya değiştiriyor. Her gün en az bir buçuk Peki ya adalet arayışının içtenliği da hazır: “Kendi içlerindeki mesele, bulamıyor. Özel bir işletmede ve para da cinsiyet ayrımı yapmadan herkese saat trafikte, sekiz saat mesaide geçiyor nerede gizlidir? bizimle ilgisi yok!” harcayarak çalışmak zorunda kalıyor. eşit mesafede durabilen bir anlayıştır.  ömürleri. Geriye ne kalıyor? Kendimiz, ailemiz, akrabalarımız, Oysa görüldüğü üzere yaşananlar Yasaların herkes için aynı anlamı Oysa belediye başkanları öğle partimiz ya da mensubu olduğumuz CHP içindeki küçük bir mesele değildir. Yaşam kalitesi düşüyor taşıdığı, kimsenin ayrıcalıklı olmadığı saatinde pazarları, marketleri geziyor; topluluk aleyhine bile olsa aynı Siyaset, YSK gibi kurumların yetki 32.4 milyon vatandaş bugün çalışarak bir düzen toplumsal refahın da milletvekilleri parkları, hastaneleri adaleti isteyebiliyor muyuz? alanları, bağımsız yargı dengesinden ev, araba alamaz; yatırım yapamaz, temelidir. sandık iradesine, demokratik ilkelere “Benim kötüm bana iyidir” dolaşıyor. Açılışını yaptıkları kamusal bırakın yatırımı kendi düğününü bile pek çok konuyu içermekte. Bu noktada Yaşam yalnızca çok para, büyük demeden hakkı savunabiliyor muyuz? hizmetlerden yararlanan emeklilerle, Kılıçdaroğlu cephesinin seçilmiş genel yapamaz durumda. Aynı kesim bugün evler, arabalar ya da bitirdiğimiz Eğer yanıtımız hayırsa adalet öğrencilerle, ev kadınlarıyla iletişim başkan Özel’e destek veren, geniş çalışarak yalnızca kirasını, faturalarını, okullar değildir. söylemimiz eksiktir; belki de yalnızca kuruyorlar. Pazarda, markette onların bir yelpazeyi oluşturan CHP tabanı yılda bir hafta gidebileceği tatilinin Yaşam; insanlara karşılıksız iyilik çıkarlarımızla sınırlı bir beklentiden artan yaşam pahalılığı karşısında ve sivil toplum örgütlerinin tepkilerini, parasını karşılamak dışında hiçbir şey bırakabilmek, ülkesini ve değerlerini ibarettir. verdikleri geçim mücadelesini dinliyor, çağrılarını duyup hiç vakit geçirmeden yapamıyor; yalnızca çalışıyor ve nefes Mevlana’nın dediği gibi, “Adalet, her sevebilmek; nefretin yerine sevgiyi, kurultaya gitmesi tarihi açıdan büyük bir gündeme getiriyorlar. Emeklinin alıyorlar. Çalışan kesim tüm finansal sorumluluktur. Her şeyin kilidi delegenin şeyi yerli yerine koymaktır.” öfkenin yerine uzlaşmayı, kırgınlığın sorunlarını, çocuğuna baktığı için sistemi ayakta tutmaktan yorgun ve şehir özgür iradesi, seçimiyle açılacaktır. Kuranıkerim’de de adalet temel bir yerine ahde vefayı koyabilmektir. çalışmayanların temel gereksinimlerini, Bir yanda var olan anayasaya ve AYM, yaşamının ağır maliyeti altında yavaş ilke olarak güçlü biçimde vurgulanır. Ve belki de en önemlisi… öğrencilerin yaşadığı problemleri gün AİHM gibi yargı kararlarına uyulmazken yavaş tükeniyorlar. Maide Suresi 8. ayette şöyle buyrulur: Yaşam; başkalarının yaşamında içerisinde kamusal alanları dolaşarak diğer yandan da iktidar yeni anayasa Oysa modern şehirlerde yeni “Ey iman edenler! Adil şahitler olarak olumlu bir iz bırakabilmek, öğrenebiliyorlar. için destek arayışındadır. Tartışmalı sosyal politika anlayışı tam da bu hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa kötülükten uzak durmayı seçebilmek İmralı süreci devam ederken Alevi, Kürt noktaya odaklanıyor. Dünyanın büyük duyduğunuz kin sizi adaletsizliğe ve adaleti yalnızca istemek değil, cumhurbaşkanı yardımcıları olsun gibi Çalışan kesim metropollerinde artık belediyeler önerilerin de yer yer gündeme geldiği sürüklemesin. Adaletli olun; bu yaşatabilmektir. görünmezleşiyor yalnızca “yardım dağıtan” kurumlar değil; etnik, mezhepsel ayrımlı bakış açıları takvaya daha yakındır.” Nelson Mandela’nın sözleriyle: Türkiye’de siyaset oy potansiyeli içeren yeni anayasa pazarlıklarına alan çalışan insanların yaşam kalitesini de “Yaşamda önemli olan yalnızca  Bu öğretiyi taşıyan bir toplumda, daha görünür olan gruplara, ekonomik açmanın, ikiye bölünmüş yönetilemez bir koruyan yapılar haline geliyor. Türkiye’de yaşamış olmak değildir; başkalarının değerlerimizle yaşam biçimimiz CHP algısıyla olası bir baskın seçime yol olarak daha kırılgan kesimlere, ise bu alan hâlâ büyük ölçüde boş. yaşamında yarattığımız fark, arasındaki mesafenin giderek açılması vermenin, kökü Atatürk, Kuvayı Milliye gün içinde kamusal alanı kullanan Çalışanların morali, psikolojisi, sosyal yaşadığımız yaşamın değerini düşündürücüdür. ruhuna dayanan bir partinin DNA’sıyla nüfusa odaklanıyor. Çalışan kesim ise ve kültürel etkinliklere erişimi çalıştıkları gösterir.” Son dönemlerde inanan ya bağdaşmayacağı açıktır. görünmezleşiyor. 32.4 milyon çalışan şirketlerin bütçelerine (insaflarına) Belki de asıl mesele adaleti yüksek CHP’yi CHP ile yorma taktiği ile ülke da inanmayan birçok insan için nüfus, mesai saatleri ve yolda geçirdiği bırakılmış durumda. gündemi oyalanırken dün Washington’ın dünyanın nimetlerine yönelmek, sesle talep etmek değil; kendi süre bakımından kamusal alandan, bizi de çevreleyen Ortadoğu Bu politika sürdürülebilir değil. lükse ve ayrıcalığa tutunmak giderek yaşamımızda adaletli yaşayabilmektir. politikalarının nasıl bir evreye geçtiği de kamusal hizmetlerden yararlanmıyor. Ve Devletin kamusal alanı çalışan nüfusa normalleşiyor. Ahirete, hesaba, Çünkü adalet, başkasının eksikliğini dikkat çekiciydi. Osmanlı millet sisteminin siyaset bu durumu gündeme getirmiyor. götürmesi gerekiyor. Çalışan nüfus izin adalete inanıyoruz fakat günlük eleştirdiğimiz bir erdem değil; önce övücüsü ABD elçisinin Suriye özel Oysa vergi gelirinin yüzde 60’ını onlar hakkını tüketmeden, kısıtlı zamanını yaşamın içinde bu değerler yokmuş kendi vicdanımızda kurmamız temsilcisi unvanına bir yenisi ekleniverdi: karşılıyor. Hazine garantili hastanelerin, boşa harcamadan, ücretsiz biçimde bazı gibi davranabiliyoruz. gereken bir düzendir. Suriye ve Irak özel başkanlık temsilcisi. köprülerin, hızlı trenlerin borcu onların hizmetlere erişebilmelidir. Mehmet Alev Coşkun, bu büyük Bu ktapta 2010’da başlatılan “Eğtmde cnsyet ayrımcılığı, atılımı Türkye ekonomsnn “Balyoz Darbe Planı” davasında kadını knc sınıf vatandaş saydığı tarhsel gelşm çerçevesnde, yaşanan haksıklıkları ve çn, sadece çağdaşlığa değl, blmsel belge ve verlere hukuksuzlukları tarhe not nsan haklarına da aykırıdır. dayanarak ncelyor. Daha düşüyoruz. Bu dava asrın Emre Kongar sonra Türkye’de “özelleştrme” ftrasıdır. Balyoz davası, adı altında yapılan KİT satışları- Türkye'nn Dreyfus davasıdır. Prof. Dr. Ahmet Yıldız’ın derledğ nı ve haksız elde edlen rantı ktapta, Cumhuryet’n en öneml merceğe alıyor ve ulusalcı Balyoz davası, Türkye'nn atılımlarından karma eğtm ekonom modelne lşkn tarhndek karanlık dönemlern alanında uzman smler anlatıyor. gerçekler ortaya koyuyor. aktörlernn vücut değştrerek kurguladıkları ve başarıya ulaştıkları br kumpastır. 13,5x23 / İnceleme / 208 sayfa 17,5x23,5/ S yaset / 152 sayfa 16x24 / İnceleme / 95 sayfa
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle