24 Nisan 2026 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
gorus@cumhuriyet.com.tr 18 NİSAN 2026 CUMARTESİ 2 olaylar ve görüşler Cumhuriyet Okul saldırılarını eğitimine vurulan hançer! Doç. DR. İhsan Tayhanİ çocuklarla konuşmak uruluşunun üzerinden seksen altı yıl EcE Başak kaRakaş Kgeçmesine karşın Köy Enstitüleri, 1940’lı yılların özgün ve çağcıl bir eğitim atılımıdır. Psikolog Kök düşüncesini, ölüm-dirim savaşımının verildiği Ulusal Kurtuluş Savaşı günlerinden azı haberler vardır, günlük yaşantımızın ortasına alır. Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi, “Kurtuluş düşer, okur okumaz en Ordusu Yunanla çarpışırken, Ankara’da B yakınımızdakilerle paylaşma öğretmen ordusu, cehle (cehalet) karşı savaş gereksinimi duyarız. Okul açtı” diye yazar. Mustafa Kemal’in, cepheden gibi, çocuklukla özdeşleşmiş gelerek Ankara’da Eğitim Kurultayı’nı bir mekânda yaşanan vahşetle topladığı tarih, 15 Temmuz 1921’dir ve sarsıldık. Polatlı yakınlarından savaşın top sesleri İnsan gündelik yaşamını, duyulur. belirli bir düzenin öngörülebilir Mustafa Kemal’in, kurultayda eğitime olduğu hissi üzerine kurar; bu ilişkin bir durum saptaması yapıp geleceğe düzen sarsıldığında yalnızca yönelik hedef belirlemesinden sonra yapılan olay değil, olayın gerçekleştiği ilk iş, Ankara’da Maarif Vekâleti’ni kurmak dünya da tehdit altında algılanır. olmuştur. Yani işe, bakanlığın adı ile Bu gibi olaylar yalnızca bireysel başlanmıştır. Kurtuluş sürecinde Dr. Rıza değil, toplumsal travma da Nur’un bakanlık koltuğuna oturması ile üretir. başlayan bayrak yarışı, Hasan Âli Yücel’e kadar uzanacaktır. Bakanlık koltuğuna Çocuklara nasıl düzenlenmiş bir yetişkinin burada söz konusu olan şey de alternatifleri görünür kılar. oturacak kişilerde aranan tek ölçüt liyakattir. anlatılmalı? varlığıdır. bir hayranlıktan çok, görülme, Seçenekler çoğaldığında, tek Aralık 1925’te, Mustafa Necati eğitim Kendi aramızda konuşmak anlaşılma ve bir anlam bulma bir karanlık senaryo cazibesini bakanı olarak göreve başlar ve Atatürk’ün ‘Neden’ sorusunun yanıtı bile kolay değilken arayışıdır. Özellikle saldırganın kaybeder. özlemini yerine getirmeye koyulur. Bu çocuklarımıza bu yaşananı Küçük çocuklar için dünya adı, geçmişi ve ayrıntıları Yetişkinler olarak bizler içinse Kuvvacı eğitimcinin, 35 yaşında yaşamdan nasıl anlatacağız? Bu soruya bir hâlâ büyük ölçüde güvenli sürekli dolaşıma girdiğinde, bu belki de en zor olan, kendi ayrılmasından sonra, 1935’e kadar kısa psikolog olarak rehberlik etmek bir yer olmalıdır. Bu yüzden figür bazı ergenler için tehlikeli duygumuzu düzenlemektir. aralıklarla bakan değişikliği olur. Nedeni; isterim: anlatı, ayrıntılardan çok bir merak ve özdeşleşme alanına Bu tür olaylar karşısında liyakat arayışıdır! Atatürk’ün, Saffet Arıkan’ı Eğer çocuk duyduysa, soru güven duygusunu taşımalıdır. dönüşebilir. “Copycat etkisi” ya tamamen susmak ya da bakanlık koltuğuna getirmek için tam altı ay soruyorsa ya da konuyu “Bazen insanlar çok yanlış olarak bilinen durum da tam kontrolsüzce konuşmak arayışını sürdürdüğü bilinen bir durumdur. açıyorsa bunun üstünü şeyler yapabilir ama seni olarak burada önem kazanır: sık görülen iki uçtur. Oysa Göreve gelen Arıkan, Mustafa Necati’nin kapatmak çoğu zaman iyi koruyan büyükler var” gibi bir Bir davranışın kendisinden çocukların gereksinimi olan şey, 1926 yılında bakanlığa kazandırdığı seçkin bir fikir değildir. Çocuğu çerçeve yeterlidir, hem gerçeği çok görünür kılınma biçimi düzenlenmiş bir gerçekliktir. eğitimci, İsmail Hakkı Tonguç ile sırt sırta susturmak ya da konuyu hızla inkâr etmez hem de çocuğun ve tekrar edilme yoğunluğu, Duyguların inkâr edilmediği vererek köy çocuklarına okuma olanağı değiştirmek, onun zihnindeki taşıyabileceği bir anlam sunar. bazı kırılgan gençlerde taklit ama taşmadığı, gerçeğin sağlayacak bir Eğitmen Kursu açar. 1937’de belirsizliği azaltmaz, tam Çocuk soru sormuyorsa, çoğu eğilimini tetikleyebilir. saklanmadığı ama çıplak ilköğretim genel müdürü olan Tonguç’un tersine büyütür. Çocuk zaten zaman henüz hazır değildir, Bu yüzden konuşma biçimimiz bırakılmadığı bir anlatı... Çünkü tasarısı uyarınca da aynı yıl, Kızılçullu ve bir şey olduğunu hissetmiştir, sorduğu kadarını bilmek ister. kadar bilgiyi nasıl dolaşıma çocuklar en çok ne söylediğimizi Çifteler’de Köy Öğretmen Okulları açılır. artık mesele bunu yok saymak Biraz daha büyük çocuklar soktuğumuz da belirleyicidir. değil, nasıl hissettiğimizi duyar. Köy Enstitülerinin temelini, Atatürk, Saffet değil, onunla kalabilmektir. ise artık “neden” sorusunun Saldırganı merkeze alan, onu Arıkan ve İsmail Hakkı Tonguç’un eseri olan Burada tek tek doğru peşine düşer. Onlar için mesele Denge duygusunu sürekli anlatan, ayrıntılarını bu zemin oluşturur. Enstitüler de feodal cümlelerden ziyade bir yalnızca ne olduğu değil, neden çoğaltan bir dil istemeden de kurabilmek güçlerin direncine kadar Cumhurbaşkanı yönden bahsedebiliriz; çocuğu olduğudur. Bu noktada inkâr olsa bir model alanı yaratabilir. Bu haberler bizi sarsıyor, İsmet İnönü’nün içtenlikli desteği eşliğinde, bilgiyle doldurmak yerine etmek yerine, olayın nadirliğini Özellikle fotoğrafların, çünkü en temel güven 1938’de milli eğitim bakanı olan Hasan Âli duygusunu karşılamamız ve önlenmesi için yapılanları isimlerin ve kişisel ayrıntıların duygumuzu, özellikle de Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü Tonguç’un gerekir. Çünkü çocuklar çoğu anlatmak önemlidir. Ama tekrar tekrar paylaşılması, çocuklarımızın güvende öncülüğünde, 17 Nisan 1940 tarihinde zaman ne söylendiğinden en kritik nokta, korkunun olayın kendisinden çok failin olduğuna ilişkin inancımızı kurulmaya başlamıştır. Bu kurumlar, çok, nasıl söylendiğini duyar. kontrolsüzce büyümesini zedeliyor. Bu olayı yalnızca görünürlüğünü artırır. Bu da döneminde UNESCO’nun, geri kalmış Kelimelerden önce ton gelir, engellemektir. Çocuk “Bu benim bireysel bir “kötülük” hikâyesi bazı ergenler için riskli bir ülkelere örnek gösterdiği “Aydınlanma” açıklamadan önce duygunun başıma da gelebilir mi?” diye gibi okumak asıl sorunu özdeşleşme zemini oluşturabilir. ocaklarıdır. “İş içinde eğitim”, Köy kendisi. sorduğunda verilecek yanıt, ne görünmez kılar. Gözlerimizi Enstitülerindeki eğitim felsefesinin özüdür. Neler yapılabilir? hangi koşulların, hangi Bu yüzden yetişkinin tamamen rahatlatıcı bir yalan Öğrenciler, öğrenirken üretiyor; üretirken boşlukların ve hangi ihmal ilk yapması gereken şey, ne de apaçık bir tehdit olmalıdır. Bunun yerine, yaşananları öğreniyorlardı. Onlar, öğrenmenin ve alanlarının böyle bir sonucu çocuğa ne söyleyeceğini Çocuk, yetişkinlerin sorumluluk inkâr etmeden ama faili üretmenin zevkini almış, emekten ve halktan mümkün hale getirdiğine bulmaya çalışmak değil, aldığını, okulun ve evin merkezden çekerek konuşmak yana, yanlışı ve doğruyu görebilen, kulluk çevirmek durumundayız. kendi içinde ne hissettiğini onu korumak için önlemleri gerekir. Zor duygular ve köleliği yadsıyan özgür düşünceli bireyler İnsan yalnızca zarar veren fark etmektir. Korku mu, olduğunu duymalıdır. yaşamak anlaşılabilir; öfke, olarak yetişiyorlardı. değil, aynı zamanda koşulları öfke mi, çaresizlik mi... Bu yalnızlık, dışlanmışlık gerçek değiştirebilen, düzen kurabilen Anlam bulma arayışı ve duygular adlandırılmadığında deneyimlerdir. Ancak bu Tehlikeli bir eşiğe sürükleniyoruz ve anlam inşa edebilen ‘copycat’ etkisi konuşmaya da sızar. Çocuk, duyguların başkalarına zarar Köy Enstitülü öğretmenler ise aklın bir varlıktır. Çocuklara kelimeleri değil, o sızmayı Ergenlikte ise tablo daha vererek ifade edilmesi bir ve bilimin taşıyıcısı birer Aydınlanma bırakabileceğimiz en güçlü şey hisseder. Ancak yetişkin farklıdır çünkü artık mesele çıkış yolu değildir. Bu, güç savaşımcısıydı. Bugün Türkiye Cumhuriyeti, belki de bu denge duygusudur: kendi duygusunu biraz olsun yalnızca korku değil, kimliktir. değil, tam tersine tıkanmanın bir noktaya gelmişse ki gelmiştir! Bize göre Dünyada zor ve korkutucu tanıyabildiğinde, konuşma da Ergenler bu tür olayları analiz göstergesidir. bu düzeye, Mustafa Necati’den, Hasan Âli şeyler olabilir ama bunlar değişir. O zaman sözcükler bir eder, tartışır, anlamlandırmaya Ergenlerle konuşurken belki Yücel’e kadar Atatürk’ün eğitim devrimini kaçınılmaz bir kader değil; çalışır. Bu süreçte bazı de en önemli şey, onların kendi açıklama olmaktan çıkar, bir özümsemiş liyakatli yöneticiler ve toplamda konuşarak, sorgulayarak, iç dünyalarına dönmelerine eşlik etme biçimine dönüşür. gençler, saldırgan figüre karşı eksikleri görerek ve yardım 21 enstitüden mezun olan 17.300 öğretmen alan açmaktır. “İnsan böyle Çocuk için en güven verici rahatsız edici bir yakınlık hissi isteyerek değiştirilebilecek, sayesinde gelmiştir. Ne ki Cumhuriyet şey çoğu zaman kusursuz geliştirebilir. Bu durum çoğu hissettiğinde neler yapabilir?” önlenebilecek toplumsal eğitiminin yüz akı olan bu kurumlar, çok açıklamalar değil, duygusu zaman yanlış anlaşılır, oysa yaklaşımı, hem düşünmeyi hem süreçlerin parçasıdır. partili yaşama geçtiğimiz kırklı yılların ortalarından itibaren hançerlenmeye başlamış ve 1954’te de son darbe vurulmuştur! Enstitülerin görece izlerinin devam ettiği 1950’den sonraki çeyrek yüzyıllık “Öğretmen Okulları” direncinin Bir başka bakışla Köy Enstitüleri bıraktığı tortunun arkasından, 2000’li yıllarla birlikte laik eğitime yönelik ikinci (Neşriyat Kongresi) yapılır, sunumlar yapılması gelir. Enstitülerini, “bağımsız çiftçi”yi günay günER dalga hançerleme sürecinin başlamış olduğu Çeviri Bürosu kurulur. Hızla yaratmayı amaçlayan toprak Köy Enstitüleri bu eylemsiz ismail Hakkı Tonguç açıktır! kitap çalışması başlar. 1940 düşünülemez. İşte bu bölüşüm yasasını cepheden Belgeliği Vakfı (iHTB)YöneTim Şimdilerde ülke eğitimi, dinci-tarikatçı yılına gelinmiştir. 17 Nisan hedefe koyup saldırıya geçtiler. kurulu ÜYesi uygulamanın yetiştirdiği liyakatsiz kadroların kuşatması altındadır! 1940 tarih, 3803 sayılı yasayla Bu gerçeğin bir özlü yazıda yazarlardan kimileri: Pakize eçen her yıl Köy İlköğretimden yükseköğrenime dek Köy Enstitüleri kurulur. İlke anılması güç belgeleri vardır. Türkoğlu, Ayşe Baysal, Fakir GEnstitülerinin değeri daha uygulamaya geçirilen çağdışı yasal yoksul köy çocuklarını üretim, Birkaç anahtar sözcükle Baykurt, Talip Apaydın, iyi kavranıyor, okullarımıza düzenlemelerle eğitim dizgesi yıkıcı iş içinde, anlamlı yöntemle, yetinelim: İsa Eşme, Bilsay Mahmut Makal, Emin Özdemir, özlem artıyor. Gazi Mustafa yaralar alıyor! Bilimsel kuşku yerine eleştirel, laik, çağı kavrar Kuruç, Mustafa Gazalcı, Engin Hacı Angı, Adnan Binyazar, Kemal Atatürk gerçek savaşın bilimden kuşku duyan, yoz, yobaz, kişiliği nitelikte, özgüvenle, özgür, Tonguç, Günay Güner, Kinyas Osman Bolulu, Osman Nuri aydınlanmayla kazanılacağını, oturmamış, nezaket (incelik) yoksunu, dili eşitlikçi yaklaşımla eğitmektir. Kartal, Dursun Kut... Poyrazoğlu, Abdullah Özkucur, yeni insanın, yeni toplumun kirli, dünyaya ortaçağ penceresinden bakan Köy Enstitülerinin “Tonguç Ali Yüce, Dursun Akçam, Ali Sınıf bilinci yükseldi yapılandırılması gerektiğini insanlar yetiştiriliyor! Vur, kır, öldür, çal- Baba”sı İsmail Hakkı Tonguç’un Dündar, Musa Uysal, Ahmet sıklıkla belirtir. Bu bağlamda Mimarları, kurucuları, çırp; soygun, sömürü, yolsuzluk, çetecilik, mektupları -ki öğrencilerle Atila... Bu dizi uzar gider. Bu Köy Enstitüleri güçlü öncül uygulayıcıları İsmet İnönü, mafyacılık... Bütün bunlar; onlarca yıldır sürekli mektuplaşmıştır-, özel eşsiz eğitimin eşitlik, gönenç devrimlerin sonucudur. Hasan Âli Yücel, İsmail Hakkı genleriyle oynanan ve devrim savıyla önem vererek çektiği sanatsal istemine yansıması kesindir. 1 Kasım 1928’de Latin Tonguç’tur. Öyle bir başarıdır ki uygulamaya geçirilen eğitim dizgesinin yanı belirgin fotoğrafları, Diğer söyleyişle, toplumda abecesine(alfabesine) geçilir. kâğıt üstünde kalmamış, hemen çıktısıdır! yazışmaları, kitapları (Tonguç, sınıfsal bilinci yükseltmiş, Ardından ulus okulları (Millet herkes ilkelere uymuş, 1946’ya Atatürk’ün, kulu birey; ümmeti ulus İsviçre’de yayımlanan Dünya mülkiyet dağılımının eşitlik Mektepleri) açılır. Atatürk, kara kadar süren çekirdek dönemde yapan Aydınlanma Devrimi’ne karşı çıkan Pedagoji Ansiklopedisi’ne istemini görünür kılmıştır. 100’ün üzerinde nitelikli yazar bir aklın, toplumu sürüklemiş olduğu bu tahta başında okuma yazma alınan tek Türk eğitbilimcidir), yetişmiş, bu okuma tutkusu tehlikeli eşikten, Enstitülerin bugün de öğretir. Benzeri yoktur tarihte. Köy Enstitülerinin belgeleri, Öğrencinin geçerliliğini koruyan eğitim ilkeleri ile 12 Temmuz 1932’de Türk Dil temelli aydınlık Türk ulusunu oğlu Dr. Engin Tonguç’un ‘Tonguç Baba’sı geri dönülebilir. Bize göre işe; öğretmeni Kurumu kurulur; ardından 1980 darbesine kadar dalga 2011 yılında kurduğu İHTB Sözkonusu nedenledir ki yetiştirecek öğretmeni yetiştirmekle coşkuyla günlerce sürecek ilk dalga etkilemiştir. Vakfı’nda korunmakta ve Türk Atatürk’ün ölümüyle dişlerini başlamak gerekir! Bu da ancak, oy kaygısı Türk Dil Kurultayı yapılır. En Enstitülerin özelliklerinin Eğitim Derneği Üniversitesi göstermeye başlayan derebeyi, gütmeden, laik eğitim ilkelerini ödünsüzce büyük bayramlardandır. başında yine aynı altı yılda Kütüphanesi üzerinden tefeci, işbirlikçi kesimler, yaşama geçirebilecek bir partinin kararlı 1939’da Milli Eğitim Bakanı, Çeviri Bürosu’nca yayımlanan bilgisunarla başvurular emperyalizmi de yanlarına siyasi istenciyle olabilir! düşünür Hasan Âli Yücel’in yaklaşık 500 klasik yapıtın alınarak araştırmacıların yönetiminde Yayın Kongresi tutkuyla okunması, üzerlerine alarak güçbirliği içinde Köy çalışmalarına ulaştırılmaktadır.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle