Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
l l l
Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer
İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına
l
Reklam Genel Müdürü
l l
Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan
l
Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş
ALEV COŞKUN
l Evsun Sinem Alkan
Fotoğraf: Uğur Demir l
Yenibosna mh. 29 Ekim Cd. no: 11A/41 Bahçelievler/İstanbul Tel : 0212 454 35 10. Ankara : İleri Basım
5 ŞUBAT 2026 SAYI: 36643
l
Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara
Reklam Yönetimi: Yenigün
l
Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih
Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen
Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık
Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş
l
mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam
Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST.
Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel
Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh. 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25.
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64
Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs
Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul
l
Hakan Akarsu Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi
e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611
Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat)
Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.),
no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20. Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş.
Yazıişleri Müdürleri
l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara
Faks: (0212) 251 98 68
Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur,
Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3
Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma-
Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr
Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Mine Esen, Özlem Yüzak
dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir.
Ali Artun ve Ahmet Yiğider’in eserlerinin bir araya geldiği ‘Töz’ sergisi Galata Rum Okulu’nda
füSUn aK aTlı
İstanbul’da anılıyor
Mimarlığın
El EşTİRİ, düşünce ve ta uzanan geniş bir yel-
edebiyat dünyasının pazede tasarlandı. Katı-
önemli ismi Füsun Akat- lımcılar, iki gün boyun-
lı, İBB Kütüphane ve Mü- ca sürecek oturumlar,
zeler Müdürlüğü tarafın- konuşmalar, gösterim-
tözü, biçimin
dan düzenlenen bir prog- ler ve tanıklıklar aracılı-
ramla anılacak. Anma ğıyla Akatlı’nın düşünce
Akatlı
etkinlikleri, 8-9 Şubat ta- dünyasını keşfedecek.
rihlerinde Metrohan ve Etkinliğin temel amacı,
Atatürk Kitaplığı’nda düzenle- Füsun Akatlı’nın eleştirel mira-
necek. Etkinlikler 8 Şubat’ta sa- sını ve farklı sanat disiplinleriy-
Ahmet Yiğider Ali Artun
at 12.00’de, 9 Şubat’ta ise saat le kurduğu verimli ilişkileri ma- özü nedir
?
13.00’te başlayacak. saya yatırmak. Bu sayede, kül-
anat tarihçisi ve mimar ve Yiğiter ile sergi üzerine Mimarlığın tözü, cevheri akıl değil akılcı, işlevsel mimarlığın
Program, akademiden ede- tür ve sanat hayatımıza bıraktı-
Ali Artun ile heykelleri konuştuk. hayal gücüyle ilgili. Dolayısıyla egemenleşmesiyle bu durum
biyata, tiyatrodan sosyal haya- ğı kalıcı izlerin altı çizilecek.
Sve kavramsal eserleriyle n Mimarlığı nasıl çok büyülü, şiirsel, sanatsal, değişmiş. Fakat mimarlığın
tanınan Ahmet Yiğider’in tanımlıyorsunuz? Mimari mitolojik bir icraat mimarlık... Ve tözüyle ilgili denemeler, (projeler
eserlerini bir araya getiren oluşum eserlerinize nasıl Rönesans’a kadar da böyle gelmiş. de diyebiliriz) sürüp gidiyor ve
ÖZNUR
“Töz” sergisi 8 Şubat’a kadar OĞRAŞ ÇOLAK yansıyor? Rönesans’tan zamanımıza kadar
İDSO’yu
Galata Rum Okulu’nda Ali Artun: “Mimarlık sonra geliyor. Özellikle
görülebilir. Sergi mimarlığın günümüzde işlevsel, akılcı, 20. yüzyılda
n il Venditti
hayal gücüne dayalı doğasıyla pozitivist, bilimsel. Oysa mimarlık avangart mimarlık
ilgili keşiflerden oluşuyor. Artun başlangıçlarında böyle değil. diyebileceğimiz
yönetecek
hareketler
mimarlığın
rasyonelliğine
karşı hareketler.
İSTan BUl Devlet Senfoni için bestelediği “Glasslands”
İn Sanlığın
Bu sergide
Orkestrası (İDSO) DenizBank adlı konçertosu seslendirile-
gördüğümüz işler
Konseri yarın 20.00’de Ata- cek. Eser, İrlanda folklorun-
işte bu geleneğin,
türk Kültür Merkezi Opera da yer alan “Banshee” ruhun-
yani akılcılık
Salonu’nda genç kuşağın öne dan ilham alan fantastik at-
Ka DİM hafıza Sı...
ötesi mimarlığın
çıkan şeflerinden Nil Venditti mosferiyle dinleyicilere çağ-
örnekleri. Bu pek
Sergide 2019 yılı sonrasında Yiğider: Töz / Substance Buna
yönetiminde düzenlenecek. daş müziğin bir örneğini su-
bilinmiyor. Ama
ürettiği, farklı dönemlerden, sergisi, mimarlığın yalnızca karşılık
Konserin solisti ise ünlü nacak. Konserin ikinci bölü-
postmodern
farklı serilerden heykelleri yer işlevsel bir disiplin değil, mekânın
saksafon sanatçısı Jess Gillam münde ise Mozart’ın, yalnız-
dediğimiz
alan Ahmet Yiğider, insanlığın insanlık tarihinin en kadim
ruhu son
olacak. Programın ilk bölü- ca sekiz günde yazdığı rivayet
dönemde bu
kadim hafızasındaki yaratıcı hayal gücü alanlarından biri
derece
münde, İngiliz besteci Anna edilen 35. Senfonisi“Haffner”
mimarlık epeyi
izlere dönüyor. olduğu fikrinden doğdu. Ali
güçlü,
Clyne’ın saksafon ve orkestra seslendirilecek.
etkin oldu. Örneğin
Artun ile ortaklaştığımız bu
yapının çok
ünlü Bilbao Müzesi
n Serginin adı neden Töz? süreçte mimarlığın rasyonel
kendine
böyle bir geleneğin
Ahmet Yiğider: “Töz” sınırlarının ötesinde, onun şiirsel
özgü bir
Perde her koşulda açılır!
ürünüdür aslında.
kelimesi, bir şeyin özü, cevheri, ve mitolojik köklerine yeniden
estetiği var.
n O zaman
değişmeyen temel doğası bakmayı amaçladık. Sergi, uzun
Hem yola
Tİya TROn Un sahne arkası-
“Töz” tama-
zamandır ikimizin de farklı
anlamına geliyor. Serginin adı
çıkarken
nı sahne önüne taşıyan, dün-
men bir mimarlık
yollarla temas ettiği bir arayıştan
da tam olarak bu arayışı işaret
yanın dört bir yanında defalar- hem de
sergisi diyebilir
beslendi: biçimin, sembollerin ve
ediyor: Mimarlığın tözü nedir?
ca sahnelenmiş fars “Oyunun kurulum
miyiz?
Biçimin özü nedir? İnsan neden soyutlamanın insan zihnindeki
Oyunu”, yeni yılda güncellen- sürecinde
Artun: Evet,
binlerce yıldır semboller ve derin karşılıkları. Çalışmalar
miş kolektif ruhuyla yarın sa- keyif
ama bu mimarlığın
a hmet yiğider’in
yapılar aracılığıyla varoluşu zaman içinde birbirine yaklaşan
at 20.30’da Fişekhane’de sah-
aldığımız,
çevremizi
“İncir Serisi”
anlamlandırmaya çalışıyor? Töz iki ayrı üretim hattı gibi gelişti,
nelenecek.
üretimi
kuşatan binaların
eseri.
/ Substance, mimarlığı işlevsel mimari düşünce ve estetik bir
Michael Frayn’ın kült ese-
besleyen
mimarlığıyla
zorunluluklardan bağımsız, tür kavramsal bağlam altında
ri Noises Off, düzenlene yoru-
bir sergi
ilgisi yok. Onların
şiirsel ve büyülü bir ifade alanı buluştu. Galata Rum Okulu’nun
muyla Engin Alkan’ın süpervi-
mekânı
mimarlığına
olarak ele alıyor. Buradaki yapılar tarihsel atmosferi ise bu fikri
nun sahneye çıkmadan önce
zörlüğünde şekilleniyor.
oldu.
karşı. Amacı, yaşadığımız
ya da formlar bir “kullanım” için taşıyan en güçlü mekânlardan
yaşayabileceği tüm felaket-
Başrollerini Engin Alkan,
n Kavramsal üretim ile
mimarlık gibi mekânımızı ve
değil, bir düşünce ve sezgi alanı biri oldu; sergi, geçmişle
ler oluyor.
Günay Karacaoğlu ve Salih
izleyici ilişkisi üzerine ne
zamanımızı disipline sokmak değil.
olarak ortaya çıkıyor. bugünün iç içe geçtiği bir alan
Yıkılan dekorlar, karışan rep-
Kalyon’un paylaştığı oyunda
düşünüyorsunuz? “Töz” sergisi
Hareketlerimizi yönlendirmek,
Benim açımdan töz aynı olarak şekillendi.
likler, sahne üstünde yaşanan
ayrıca, Duygu Kurt, Sertaç Nic-
bağlamında cevaplayabilir
yönetmek değil. Bir kere Töz
zamanda insanın kadim
aşk karmaşaları ve kuliste pat-
kolas Güder, Tutku Erten, Zey-
misiniz?
mimarlığının bir amacı, bir
Mekânın ruhu...
hafızasında taşıdığı yaratıcı
layan krizler… Çünkü ti-
nep Sevi Yılmaz, Enis Aybar ve
Yiğider: Kavramsal üretim
rasyonalitesi, bir işlevi yok; eserler
köklerle de ilgili: Üretilmiş ya n Galata Rum Okulu’nu
yatroda bazen her şey
Ömür Arpacı rol alıyor.
çoğunlukla izleyiciyle aradaki
bir konut, işyeri filan değil. Oda,
da hiç üretilmemiş, ama hayal seçmenizin bir nedeni var mı?
ters gidebilir ama perde
Oyunun konusu kısaca
mesafeyi açan, daha soyut
salon, ofis gibi kullanıma göre
edilmiş mimarlıklar… Töz, bu Yiğider: Galata Rum Okulu,
her koşulda açılır.
şöyle: Bir tiyatro topluluğu-
ve kapalı bir alan olarak
tasarlanmış mekanları da yok.
İstanbul’un kültürel hafızasında
gizli kaynağa, bu cevhere doğru
düşünülebiliyor. Oysa ben
Formları farklı, geometrisi farklı,
bir bakış. derin bir yere sahip; geçmişin
kavramı, izleyiciyi dışarıda
dili farklı, fikri farklı, hissiyatı
n Serginin fikri katmanlarını, mimarlığın
Ankara’da tiyatrolu günler bırakan bir çerçeve değil; tam
farklı. Töz’ün mimarlığı, sanat
ve oluşum tarihsel ve sembolik yükünü
tersine onu daha derin bir algı
eserleri. Mimarlığın köklerini,
/ Bavulumda Kuklalar (Ahşap
a n Ka Ra Tiyatro Yapımcıları sürecinden hâlâ taşıyan bir yapı. Bu yapı
düzeyine davet eden bir imkân
özünü, cevherini, tözünü
Adımlar-Çocuk Oyunu) Saat: 20.00
Derneği festivali AnTiYapFEST bahseder restorasyon öncesinden de
olarak görüyorum. Kavram
keşfetmekle uğraşıyor. Mimarlık
Phol Ende (Çan Tiyatrosu) Saat:
2 “daha çok tiyatro, daha çok misiniz? sanat etkinlikleri vesilesiyle
burada bir açıklamadan çok, Rönesans’a kadar, yüzyıllar
20.00 Ruki Çingene Boksör (Sole
sanat buluşması” sloganıyla bildiğim, hep yakınlık hissettiğim
Sanat) - Çankaya Belediyesi Atatürk izleyicinin kendi sezgisiyle boyunca kozmik, göksel, büyüsel,
Çankaya Belediyesi Doğan bir mekândı. Restorasyonla
Sanat Merkezi
yaklaşabileceği bir düşünme ve şiirsel, gizemli ve son derecede
Taşdelen Çağdaş Sanatlar birlikte yapının sergileme
4 10 Şubat - 20.00 - Çankaya
hissetme alanı açıyor. Bu sergide sembolik. Formların ve sayıların
Merkezi’nde bugün saat imkânları açısından daha da ileri
Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi /
içerdiği işaretlerle, şifrelerle ifade
kavramlar bir “açıklama” gibi
19.00’da başlıyor. Festivalde taşındığını söylemek mümkün.
Joker’in Kaosu (Düş Kapanı Sanat
ediliyor. Ve kendine özgü bu dille
değil, bir “alan” gibi çalışıyor:
14 yetişkin, 4 çocuk oyunu, 1 Elbette özgün olarak bir okul
Merkezi)
anlamlandırılıyor, okunuyor. İşte
izleyicinin kendi deneyimini,
doğaçlama atölyesi ve 1 dans yapısı olarak tasarlanmış olması,
4 11 Şubat - 20.00 - Çankaya
bu mimarlıkla ilgili hâlâ dünya
kendi çağrışımlarını ve hafızasını
atölyesi sanatseverle buluşacak. özellikle heykel ve yerleştirme
Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi /
kadar araştırma yapılıyor, eserler
yerleştirebileceği bir alan. Çünkü
Neyzen (Garaj Sahne) gibi işler söz konusu olduğunda
üretiliyor. 20. yüzyıl avangart
burada mesele yalnızca formu
festival programı 4 13 - 14 Şubat - 14.00 - Çanka-
ölçek açısından bazı zorluklar
mimarlığı tamamıyla bu “şiirsel
ya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi görmek değil, formun çağırdığı
4 7 Şubat - 14.00 - Çankaya yaratabiliyor.
mimarlık”tan besleniyor. Hatta
/ Nasreddin Hoca ile Eşeği Sürme-
tarihsel ve ontolojik duyguyu
Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Bu noktada heykel ölçeğiyle
zamanımızın mimari ikonları
li (Çocuk Oyunu) (Ankara Nö-
/ Düşlem - Pantomim Gösterisi
hissetmek. Töz sergisinde aslında
ilgili bazı güçlükler yaşasak
betçi Sahne) Saat: 20.00 - He- haline gelmiş mimar Frank
(Tiyatro Özgün Deneme) Saat:
insanlığın kadim hafızasındaki
da bu zorlukları çözme
saplaşma (Özgür Sahne) Sa-
20.00 Radyo-yu Hümayun (Tiyatro Gehry’nin Bilbao Müzesi, ayrıca
yaratıcı izlere, hayalperest bir
sürecinin kendisi bizim için
at: 20.00 - Deli Derviş (AÇS
Oyun Akademisi). Saat 20.00 -
Zaha Hadid, Bernard Tscshumi ve
mimarlığa bakmaya çalıştık.
yeni ve keyifli deneyimler
Tiyatrosu)
Vatan Kurtaran Şaban (Kobat Sanat
Libeskind gibi mimarların eserleri
kattı, kurulum sırasında İzleyici de bu izleri kendi içinde
4 15 Şubat 20.00 -
Tiyatrosu) - Çankaya Belediyesi
a li a rtun’un
mimarlığın rasyonalitesine karşı
sürprizli karşılaşmalar ve tamamlıyor; sergi, tek yönlü bir
Çankaya Belediyesi Doğan
Atatürk Sanat Merkezi
“Kinetik”
çıkarak onun cevherine dönen bu
beklenmedik imkânlar anlatı değil, ortak bir sezme ve
4 8 Şubat - 14.00 - Çankaya Taşdelen Çağdaş Sanatlar
eseri.
gelenekten kaynaklanıyor. İşte Töz
düşünme süreci haline geliyor.
Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi Merkezi. doğurdu.
de bu geleneğin bir sahnesi.
Şubat” bir sayı, bir ağıtlarla... Ve bir sonraki 6 Şubat’ta yine düşmansın” anlayışının dayatılması ve olmaz” diyen aymazlıktır.
şaşırmış gibi yaparız. Oysa şaşıracak insan yaşamının, insan onurunun yok Kaç imar affının siyasi bedeli ödendi?
istatistik değildir; bir hafıza
hiçbir şey yok. Çünkü bu ülkede doğa sayılması. Kaç bilim insanının “yapmayın” dediği
“6 yarasıdır.
değil, ihmal süreklidir. Ve cezasızlık, en 1999 Marmara depreminden beri tüm projeden vazgeçildi?
6 Şubat 2023. Saat yine sabaha
yıkıcı fay hattıdır. muhalefet partilerinin sorduğu “Deprem Cevap acı verici: Enkazdan cesetler
karşı... Herkes uykudayken... Bu
vergileri nereye gitti” sorusuna, o gün çıktı, sorumlular değil.
“Deprem öldürmez, ihmal öldürür”
ülkenin milyonlarca insanı bir daha
bugün “Gerektiği yere gitti”den başka Bugün hâlâ aynı şehirlerde, aynı fay
cümlesi klişe olabilir ama hâlâ geçerli.
asla eskisi gibi uyanamayacağı
yanıt verilememesi. hatları üzerinde, aynı zihniyetle yapılaşma
İmar affı, denetimsizlik, rant, müteahhit-
bir güne açtı gözlerini. Hatay’da,
Deprem sonrasında koordinasyon sürüyor. Aynı denetimsizlik, aynı “Nasıl
siyaset-bürokrasi zinciri, günü kurtarma,
Kahramanmaraş’ta ve çevre illerde
kurmak yerine, üç gün boyunca askerin
olsa unutulur” rahatlığı... Unutuluyor
Deprem liyakatsizlik... İnsan yaşamının sıfır değeri
çöken yalnızca binalar değildi.
yardımı, muhalif belediyelerin, kimi
da. Çünkü bu ülkede felaketlerin ömrü
olması... Bunların tümü hâlâ geçerli.
biliyoruz ki yanıt HAYIR!
Devlet aklı, denetim sistemi, “Bir
STK’lerin yardımlarının engellenmeye
kısadır. Sonra yeni bir gündem gelir,
Unutmamamız gerekenler
daha olmaz” yalanı da enkaz altında çalışılması.
yeni bir hamaset dalgası yükselir ve suç
Ders almak Unutmamamız gerekenler arasında Bunları unutmadık. Unutmayacağız.
kaldı. Sonrasını biliyorsunuz zaten. mahalli bantları sessizce kaldırılır.
Ders almak için önce yüzleşmek gerekir. şunlar da var: Oysa bu bir suç mahallidir. Ve suç
(Hiçbir zaman doğruluğuna
Yüzleşmek için de sorumluluk almak. Dönemin Hatay Belediye Başkanı Lütfü Bir sonraki depremde mahallinde yapılması gereken bellidir:
inanamadığım resmi sayılar: 53 bin
Peki biz ne yaptık? İmar aflarını mı Savaş’ın yıllar boyu hükümete, bakanlara Deliller karartılmaz. Sorumlular korunmaz.
Bir sonraki depremde aynı rezaletleri
ölüm. 11 ilde 500 binden fazla konutun
kaldırdık, yoksa yeni isimler altında mı yolladığı çağrılara tek bakan, tek yetkilinin
yaşayacak mıyız? “Takdiri ilahi” denerek dosya kapatılmaz.
toz yığınına dönüşmesi. 13 milyon
sürdürdük? yanıt vermemesi. İktidarın “Sen bize oy
Eğer unutursak, evet aynı rezillikleri Eğer bugün hâlâ gerçek bir hesaplaşma
insanın etkilenmesi.)
Denetimsizliği mi bitirdik, yoksa vermedin, ölmeye mahkûmsun” tavrı.
yaşarız. Eğer hâlâ “afet” diyerek yoksa, eğer hâlâ ders alamıyorsak şunu
Aradan 3 yıl geçti. Şimdi sormanın
denetimsizliği yönetenleri mi koruduk? Uzmanların “Yapmayın, ölümcüldür”
gerçeği görmezsek de! kabul edelim: Bir sonraki depremde yine
tam zamanı:
Hesap sorduk mu? Yoksa birkaç, uyarılarına rağmen fay hatları üzerine,
Çünkü bin kez, milyon kez ağlayacağız. Yine ağıt yakacağız. Yine
Hiç ders aldık mı? Hesap sorabildik mi?
birkaç vitrin davasıyla, “kader” dere yataklarına, su havzalarına
tekrarlandı: Deprem değil öldüren. “Nasıl oldu?” diyeceğiz. Ve yine hiçbir şey
Yaraları sardık mı?
gökdelenler dikilmesi, hastaneler,
kelimesinin arkasına mı saklandık? Öldüren; imar affıdır, denetimsizliktir, olmamış gibi devam edeceğiz.
Bu soruları iktidarın sorması gerekirdi
En az deprem kadar korutucu olan, havaalanları yapılması. ranttır, göz yummaktır. Öldüren; Deprem kader değildir. Ama cezasızlık
ama soruların yanıtını şu son günlerde
unutmak... Unutursak aynı rezillikleri Her alanda liyakatin değil, “Bizdensin “Müteahhit yakınımızdır” diyen siyaset, bir tercihtir. Ve bu tercih, her yeni yıkımın
en çok Özgür Özer’den alıyoruz. Ve tekrar yaşarız. Aynı çaresizlikle, aynı ya da bize karşısın, ya biat edersin ya “evrak tam” diyen bürokrasi, “Bir şey asıl failidir.

