07 Mart 2026 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
gorus@cumhuriyet.com.tr 18 ŞUBAT 2026 ÇARŞAMBA 2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER PARTI DEVLETINDE ‘HUKUK’ Tarih denen büyük yargıç AV. EROL TÜRK bahsedilemeyeceği gibi yargı demokrasi anlayışına ahlakından ve adaletten göre devlet yasalarla ve Son dönemde HALIL SARIGÖZ KP genel başkanı, başta de bahsedilemez. Anayasa yasalara uygun kurallarla yaşadıklarımız bunu TARIHÇI Aanayasa olmak üzere Mahkemesi kararları alt yönetilirse demokratik bir yeniden göstermektedir. tüm hukuk kurallarını mahkemeler tarafından kişilik kazanır ve halkın eçtiğimiz günlerde Yargı süreçleri, idari askıya alan ve hukuk devleti tanınmıyor. AHİM kararları olan egemenlik hakkını Aydın’da ve Keçiören’de ilkesini zedeleyen, ülkenin en soruşturmalar, medya uygulanmıyor. Muhalif halk adına kullanarak tartışmalı ismi olan İstanbul Gyaşanan istifalar belediye başkanları ve meşruiyetini sağlar ve kampanyaları... Amaç cumhuriyet başsavcısını bir gazeteciler kanıtsız, yalnızca yerel siyasetin halkın egemenliği devlet yalnızca bir kişiyi ya da gece yarısı adalet bakanı yalnızca etkin pişmanlıktan egemenliği haline gelir. dar gündemi değildir. Bu kurumu yıpratmak değildir, olarak atadı. CHP’li belediye yararlanmak isteyen bir Kurucu irade halkın gelişmeler, ülkemizin uzun kamusal görevin ruhunu başkanları hakkında keyfi kısım şüphelilerin iftiraları egemenliğine dayanan demokrasi serüveni içinde aşındırmak ve halkın seçme yargılamaları başlatan bir ile tutuklanıp hapse atılıyor, Türkiye Cumhuriyeti’ni tekrar tekrar karşımıza çıkan iradesine gölge düşürmektir. savcının adalet bakanı olarak haklarında yüzlerce yıllık anayasa ve devrim temel bir soruyu yeniden Buna karşı durmak yalnızca atanması TBMM’de yapılan hapis cezaları isteniyor. yasalarıyla hukuken devlet anımsatmaktadır: Sandıkta bir hukuk savunması değil; yemin töreni sırasında CHP’li İftiracı örgüt lideri olarak teşkilatlandırmış tecelli eden irade kime aittir? bir demokrasi savunusudur. vekiller tarafından tepkiyle korunuyor. ve tam bağımsız, özgür Türkiye’nin anayasal tarihi karşılandı. CHP’li vekiller 2008 yılında başlayan demokratik, laik bir hukuk AKP ve MHP’li vekiller bize açık bir ders verir: Ergenekon, Balyoz, askeri devletine saygın bir kişilik Güçlüden değil, tarafından yumruklandı. Demokrasi yalnızca seçimden casusluk davaları ile yüzlerce kazandırmıştır. haklıdan yana Meclis’teki bu utanç verici general, amiral, profesör, AKP, siyasi iktidarı ibaret değildir. 27 Mayıs’ın Demokrasi anayasa tabloyu bütün dünya izledi. gazeteci suçsuz yere ceza ele geçirdikten sonra 1961 Anayasası, kuvvetler metinleriyle başlar ama Siyasi iktidar, belirlediği evinde tutuldu, bu süreçte adım adım, devletin ayrılığına ve temel haklara orada bitmez. Onu yaşatan; boşaltılmaktadır. Seçilmişlerin siyasal hedeflerine ulaşmak yaşamını yitirenler oldu. bütün kurumlarının içini yaptığı güçlü vurgu ile siyasal işçinin, emekçinin, aydının için kendisini denetleyen yetkileri tartışmaya açılmakta, İdam cezası kaldırılmamış boşaltmış ve anayasanın iktidarı sınırlama iradesini ortaya bağımsız, özgür kararlar ve örgütlü toplumun bilinçli halkın oyuyla oluşan irade olsaydı belki de bu koyduğu usuller ve koymuş; yurttaşı devlet karşısında verebilen bir yargı istemiyor. mücadelesidir. Haklar lütufla değil, kumpaslara uğrayan suçsuz çeşitli araçlarla baskı altına çizdiği sınırların dışına güçlendirmeyi hedeflemiştir. 12 Bu nedenle kendi emir ve mücadeleyle kazanılır. birçok general idam edilmiş çıkmıştır. Oysa seçimle alınmaktadır. Yerel yönetimlere Eylül ise bunun tersine, siyasal talimatı doğrultusunda olacaktı. Böylesine bir gelen bir siyasi parti Emekçiler bu ülkenin yönelik müdahaleler, muhalif alanı daraltmış; örgütlü toplumu kararlar veren bir yargı yargı cinayetine ortak olan asla devlet değildir parti omurgasıdır. Sendikalar siyasetçilere dönük yargı süreçleri, oluşturma kararlılığını zayıflatmış, yurttaşı edilgenleştiren AKP genel başkanı, 17-25 devletleşemez. Yalnızca zayıflatıldığında, toplusözleşme teknik gerekçelere dayandırılan sürdürüyor. Bu savcı ve bir düzen kurmuştur. Bu iki tarihsel Aralık sonrası, “Kandırıldık, devletin organlarını düzeni budandığında, örgütlü idari tasarruflar... Bunların hiçbiri yargıçların hangi hukuk moment arasındaki gerilim, bugün Allah bizi affetsin” dedi, çalıştıran, bu amaçla toplum etkisizleştirildiğinde yalnızca hukuki başlıklar değildir, fakültelerinden ve nasıl ağzını çalkaladı. 2017’de birtakım yetkileri kullanan hâlâ siyasal yaşamımızın arka demokrasi içi boş bir kabuğa siyasal zemini dönüştürme bir eğitim alarak mezun yasal geçerliliği olmayan ve bu nedenle hukuki, planında yaşamaktadır. dönüşür. Çünkü demokrasi girişimleridir. olduklarını doğrusu merak halkoylaması ile devletin cezai veya siyasi farklı yalnızca sandık değildir; ediyoruz. Ülkemizde 90 bütün erkleri tek adama sorumluluklara tabi olan Siyasal aidiyet ve Demokrasi savunusu dayanışmadır, eşitliktir, kolektif civarında hukuk fakültesi devredildi. Aklına, hayaline şahıslardan kurulu, geçici seçilmişlik bağı Demokrasi çoğu zaman açık bir olduğu biliniyor. Ancak bilinçtir. gelmeyen bir gücü ele bir süre görev yapan bu kadar hukuksuzluk ve Bir belediye başkanı yalnızca müdahaleyle değil; prosedürlerin Bugün bize düşen umutsuzluk geçiren kişi kendini devletin heyetlerdir. Soyut bir varlık “yargı cinayeti” karşısında içinden geçirilerek zayıflatılır. yerine koymaya ve kendini kendi adına seçilmez. Aldığı oy; değil; örgütlü mücadeleyi olan devlet ancak hükümet hiçbirinin sesi çıkmıyor. devlet zannetmeye başladı. edenler vasıtasıyla fiilen bir partiye, bir programa, bir Fakat tarih denen büyük yargıç, bu büyütmektir. Eleştiriyi Bu gücü yitirmemek için ve hukuken somut bir değerler bütününe ve bir toplumsal inceltilmiş müdahaleleri de kayda cesurca yapmak, haksızlığa de baskıyı artırmaya, eline Yargı cinayetleri kimlik kazanır. Bunun yönelim iradesine verilir. Seçmen, geçirir. Tarih, güçlü görünenlerin karşı ses olmak, dayanışmayı geçirdiği yargı gücü ile aksine davranışlar ve Anayasamıza göre (madde yalnızca bir kişiyi değil; o kişinin sicil defteridir. Bugün manşetlerin güçlendirmek... Tarih bazen ağır muhaliflerini yok etmeye ve yönetim şekli demokrasi 2) Türkiye Cumhuriyeti temsil ettiği anlayışı görevlendirir. alkışlarıyla yıldızlaşanlar yarının ilerler, adalet gecikebilir. tek aday olarak seçimlere demokratik, laik, sosyal bir ile bağdaşmadığı gibi Bu nedenle siyasal aidiyet ile dipnotuna dönüşebilir. Buna Ama unutulmasın: Tarih denen gitmeye karar vermiş hukuk devletidir. Hukuk, demokratik hukuk seçilmişlik arasındaki bağ, salt karşılık her türlü baskıya rağmen büyük yargıç susmaz. Gürültünün görünüyor. bir kişinin veya küçük bir devleti olarak da kabul hukuki değil; aynı zamanda etik ve ilkelerini koruyanlar, rüzgârın içinden hakikati ayıklar; gücün azınlığın isteklerine göre edilemez. Bugün verilen Kuvvetler birliği ve toplumsal bir sorumluluktur. yönüne göre saf değiştirmeyenler gösterişini değil direncin ahlakını düzenlenir ve yargı da yargı kararları ve hükümet Tam da burada devreye girer: ana metni oluşturur. Çünkü tarih kayda geçirir. Bugünün kudret tek adam bu tür isteklere uygun uygulamalarını bizler, eski Tarih denen büyük yargıç. yalnızca kazananların kaydı sahipleri kendilerini kalıcı kararlar verirse artık orada 1789 Fransız Devrimi’nden hukukçular içimiz kan Demokrasi, sandık günü hatırlanıp değildir; aynı zamanda zamanın sanabilir. Oysa kalıcı olan ne bir hukuk devletinden esinlenerek geliştirilen ağlayarak izliyoruz. ertesi gün unutulan bir prosedür vicdanıdır. makamdır ne manşet; kalıcı olan değildir. Demokrasi, halk iradesinin Bir siyasetçi, bir gazeteci, bir halkın iradesine sadakattir. kurumsallaşmasıdır. Hukukun akademisyen ya da sıradan bir Ve gün gelir, bugünün tozu üstünlüğüyle, bağımsız yargıyla, yurttaş... Hepimiz bugünün konforu dumanı dağılır. Geriye tek bir soru özgür basınla ve örgütlü toplumla ile yarının vicdanı arasında bir kalır: Kim halkın yanında, haklının yaşar. Bu unsurlar zayıflatıldığında, tercih yaparız. İktidarın rüzgârı yanında durdu? Cevap kürsülerde sandığın anlamı da aşınır. sert estiğinde hukukun, eşitliğin ve değil; halkın hafızasında yazılı Bugünün Türkiye’sinde tartışma örgütlü toplumun yanında durmak olacaktır. Çünkü tarih denen tam da burada düğümlenmektedir. kolay değildir; bedeli vardır. Fakat büyük yargıç, güçlüden yana Uzun süredir demokrasinin özü tarih kısa vadeli kazançlara değil, olanları değil; haklıdan yana aşındırılmakta; kavramların içi ilkesel duruşlara not verir. olanları, direnenleri yazacaktır. Türkiye ağlıyor uyuşmuyor. olduğu maddi ve manevi değerleriyle GANI AŞIK Kendileri sömürüp semirirken, eriyor; köklü kurumlar ve toplumsal E. MÜFTÜ VE MILLETVEKILI devletin siyasi, sosyal ve vicdani dokumuz çürüyor, Saray gaz veriyor. değerlerine emanet halkın büyük Yalnızca at iziyle it izi değil, kedi ile atanı için cephelerde silah ve kesiminin “açız!” çığlıklarına ilgisizlik, farenin, tilki ile tazının izi de birbirine Vsüngülerle aslanlar gibi vuruşup yüce yaratanın buyruklarına haşa kafa karıştı. kaplanlar gibi kükreyen Türkler aslında tutuyorlar. Devletin temeli, adaletin Türklerin devlet geleneğinde; kinin naif, ince kalpli ve tepeden tırnağa örgütlü hali yargı, demokrasinin, yerini bağışlamaya, nefretin sevgiye, duygu yüklü insanlardır. Türkülerimiz; özgür düşüncenin, özellikle de ana yazgımızın, acımızın ve gönül nobranlığın şefkate bırakması, muhalefetin üstünde terör estiriyor. yaralarımızın arşivi ve aynasıdır: zemheri kışı ile çiçek mevsimi nisan Siyasi tarihimizde CHP’nin tekerine “Eledim eledim höllük eledim/ ayının yer değiştirmesi gibidir. Bazıları konmak istenen taş, kendi başlarına Aynalı beşikte canan, bebek beledim/ Azrail ile köşe kapmaca oynayan ve düştü. Vatanı kurtaran ve devleti Büyütttüm besledim asker eyledim/ aileleri derin kaygı içinde olan CHP’li kuran kadroların partisi CHP’nin, Gitti de gelmedi canan buna ne çare!” belediyelerin bürokratlarını, meşru halkın gönenci ve devletin esenliği belediye başkanlarını, özellikle de Bu yazgılar bütünü; yer yuvarlağının dışında gizli bir ajandası olması hem halkın sevgilisi, Saray’ın belalısı tarih boyu göçlere, akınlara ve kanlı kendi özgünlüğü hem de yaşamın Ekrem İmamoğlu’nu, mümkün olsa vuruşmalara sahne olmuş, Asya nesnelliği açılarından mümkün günah ağacı gibi hızara, ölmeden ve Avrupa’yı birleştiren stratejik değildir ve CHP Türkiye’dir. mezara gönderecekler. Gün geçmiyor konumdaki Anadolu coğrafyasını ki Ekrem İmamoğlu hakkında yeni ebedi vatan edinmemizin bedeli de Toplumun sinir uçlarına bir dava açılmasın. Söylentiye göre, olabilir. baskı “Baban imam olmadığı halde neden Cenneti kıskandıran güzel vatanımız İmamoğlu soyadı taşıyorsun” diye çeyrek yüzyıla yakındır ruhsal terapiye 212 günlük haksız tutuklamadan gereksinimi olan kadroların elinde. sonra tahliye edilen Adana Büyükşehir de dava açılacakmış(!) (Bu, casusluk “Erdemliler hareketi” olarak tezgâh Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın iddiasından daha mı komik?) açan siyasal İslamcıların, 21. yüzyılda saygıdeğer eşi ile yaptığı kısa telefon Mustafa Kemal, Milli Mücadele’nin değil de ortaçağda yaşadığımızı görüşmesindeki ruhsal alaboradan dönüm noktası Sakarya Meydan düşünsek bile, devlet yönetme tarzları taşan duygusallık, Türkiye’yi ağlattı. Savaşı’nı komuta ederken 19 yaşındaki halife Osman’la uyumluluk gösterse Zeydan Bey'in eşinin 40 yıllık devlet Nevzat Hanım’la 60 yaşındaki de adaletin billurlaşmış simgesi halife memuru olması bile ailenin haramdan Vahdettin’in sarayda düğünü Ömer'in devleti yönetme biçimine uzak, kurulanın da tuzak olduğu yapılıyordu. Yüce yaratanın bu ülkeyi, asla benzemiyor. Anladıkları, sözde anlamına gelir. Atatürk’ün mirasını imhaya, Vahdettin yaşadıkları ve topluma dayattıkları Çeyrek asra yakındır toplumun sinir sorumsuzluğunu ihyaya çalışanların İslam, Hz. Muhammed'in anladığı, uçları cehennem ateşi ile yakılıyor. pençesinden gecikmeksizin kurtarması anlattığı ve yaşadığı İslamla hiç 100 yıllık devlet ve Cumhuriyet, sahibi dileği ile… Ordnaryüs Profesör Sadr Dplomas tarhçs Doç. Dr. Türkye, özellkle son 20 yıllık Maksud Arsal’ın, Tanzmat’ın Hüner Tuncer, Osmanlı’nın son dönemde, hızla şçleşen br yüzüncü yılı nedenyle 1939 dönemnde Avrupa devletleryle toplum yapısına sahptr. yılında kaleme aldığı bu eser, olan lşklern rdelyor, Türkye’dek toplumsal ve laklkten kopan devlet Balkanlar coğrafyasının elden syasal gelşmeler yönetmlernn başına nelern çıkışını özetlyor ve o dönemde kavrayablmek ve geleceğn çok açık şeklde yapılmış olan yanlışlıkları gözler etkleyeblmek çn Türkye şç ortaya koyuyor, laklğe hava gb, önüne seryor. sınıfını tanıyablmek, su gb gereksnmemz olduğunu anlayablmek, davranışlarını tarhsel gerçeklerle kanıtlıyor ve analz edeblmek gerekr. geleceğe ışık tutuyor. 13,5x20,5 / 118 Sayfa / İnceleme 13,5x20,5 / 200 Sayfa / İnceleme 13,5x20,5 / 303 Sayfa / İnceleme
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle