14 Mayıs 2026 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
l l l Ekonomi: Jale Özgentürk Haber Merkezi: Can Uğur Mali ve İdari İşler Müdürü: Osman Selçuk Özer İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına l Reklam Genel Müdürü l l Eğitim: Figen Atalay Spor: Cumhur Önder Arslan l Yaygın süreli yayın Baskı: İstanbul: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş ALEV COŞKUN l Evsun Sinem Alkan Fotoğraf: Uğur Demir l Yenibosna mh. 29 Ekim Cd. no: 11A/41 Bahçelievler/İstanbul Tel : 0212 454 35 10. Ankara : İleri Basım 10 EKİM 2025 SAYI: 36525 l Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Betül Berişe mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Saracalar mh. 57. cd. no: 21/A Akyurt/Ankara Reklam Yönetimi: Yenigün l Tel : 0312 353 29 61. İzmir: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Fatih Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yenigün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. Mine Esen Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık Ankara Temsilcisi: Sertaç Eş l mh. 1199 sok. no:1/7 Sarnıç-Gaziemir/İzmir Tel : 0232 483 96 60. Adana: İleri Basım mat. Amb. Reklam Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2, 34381 Şişli/İST. Genel Yayın Koordinatörü AŞ. Prof. Nurettin Mazhar Öktel Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Levent mh. 1791 sok. no: 33/A Yüreğir/Adana Tel : 0322 346 36 25. Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64 Ege Bölge Temsilcisi: Mehmet Şakir Örs Sk. No: 2 34381 Şişli/İstanbul l Hakan Akarsu Trabzon: İleri Basım mat. Amb. Reklam Tanıtım Yay. ve Teknik Hiz. Tic. A.Ş Organize sanayi Bölgesi e-posta: posta@cumhuriyet.com.tr Uets: 25999 - 15079 - 37611 Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Yayın Kurulu: Alev Coşkun (Başkan), Emre Kongar (Bşk. Yrd.), no: 2 Arsin/Trabzon Tel : 0462 711 40 20. Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yazıişleri Müdürleri l Ankara Temsilciliği: Güzeltepe Mahallesi, Abidin Daver Sokak, No: 14 Çankaya/Ankara Faks: (0212) 251 98 68 Şükran Soner, Işık Kansu, Miyase İlknur, Tel: (0312) 442 30 50 l Ege Bölge Temsilciliği: Halit Ziya Bulvarı 1352 Sok. 2/3 Cumhuriyet’te yer alan haber, yazı ve fotoğrafların yeniden yayım hakkı saklı tutulmuştur. İzin alınma- Özgür Soyer Cafer Kurt reklam@cumhuriyet.com.tr Pasaport - İzmir. Tel: (0232) 441 12 20 Mine Kırıkkanat, Zülâl Kalkandelen, Özlem Yüzak dan ve kaynak göstermeksizin yayımlamak Basın Kanunu gereğince hukuki ve cezai yaptırıma tabidir. GAZETEMİZİN YAZARI USTA ŞAİRİ 20 YIL ÖNCE BUGÜN YİTİRDİK Attilâ İlhan’a dair Ekim 2005 günü Cumhuriyet 10gazetesinin ikinci sayfasında şu satırlar yazılıdır: “Bilmem söylemiş miydim, benim sicilimde bir enfarktüs sabıkası vardır; KONUK (...) görüşlerine YAZAR Gülsin Onay KKTC’de başvurduğum TOLGA dört farklı AYDOĞAN hekimin dördü konser verecek de üzerimdeki DEVLET Sanatçısı piyanist Gülsin Onay, bugün Giresun yükü hafifletmemin bir Üniversitesi Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda ‘sağlık mecburiyeti’ olduğunu resital verecek. Ardından 16 Ekim’de Kuzey Kıbrıs Müzik belirtti; dediklerine göre, Festivali kapsamında keman sanatçısı Erkin Onay ve viyolonsel sanatçısı Pınar Bayraktar ile konsere çıkacak. Sanatçı, Fas’ın iki yayınevi, bir gazete ve başkenti Rabat’ta düzenlenecek 25. Prenses Lalla Meryem bir televizyondaki yoğun Uluslararası Piyano Yarışması’nda da jüri üyeliği üstlenecek. çalışmayı kaldıramazmışım. Cumhuriyet’teki yıllarım, meslek hayatımın en hareketli, en renkli, en bereketli yılları Antalya’da Kaleiçi’nde zaman götürecek/ ismi bilmiyorum oldu. Her şey -bilhassa şairler dolaşır saf saf ne olacak/kazablanka’da bir tahammülünüz ve sabrınız- için Old Town Festivali tenhalarında şiir ‘AN GELİR’ gün kalacağım/sisler bulvarını hepinize teşekkür ederim. İyi söyleyerek ANTALYA Muratpaşa yaşında. Bu yıl 21 ülkeden YAŞAMINI yitirmesinin hatırlayacağım” diyerek Pia’yı haftalar...” kim duysa / korkudan ölür Belediyesi’nin düzenlediği 26 şehrin katılacağı ardından kardeşi Çolpan yani ulaşılmaz aşkı bulmaya -tahrip gücü yüksek- Evet, bir veda yazısıdır bu: Kaleiçi Old Town Festivali festivalimizde sergilerden İlhan büyük bir aydın olan saatli bir bombadır patlar çalışır. Ertesi gün ise gazetemizin dün başladı. 9-12 Ekim atölyelere, konserlerden, ağabeyini “bunca bilgi an gelir ilk sayfasında son veda haberi tarihleri arasında yapılacak söyleşilere dolu dolu bir bu toprağa nasıl sığacak” attilâ ilhan ölür” Şiirlerin hikâyesi festivale etkinliklerle 21 program yine komşularımızı düşer: diyerek göz yaşıdöker. Ataol Evet “an gelir” ama o Attila İlhan’ı hiç görmemiş ülkeden 26 şehir katılacak. bekliyor olacak. 9-12 Ekim “An geldi Attila İlhan veda Behramoğlu’da “en büyük aslında bir Türk aydını ama tanımak isteyen her Festivale ilişkin tarihlerinde Antalya’mızın ustam” dediği Şairin ardından etti” olarak asla ölmez, eseriyle okurun onu bulacağı yegane açıklamalarda bulunan kalbi Kaleiçi’nin zamansız “Onun artık yaşamadığını daima yaşar. Atatürk’ü “Türk edebiyatının usta ismi, Muratpaşa Belediye Başkanı yolculuğuna tanıklık etmek nasıl kabul ederim. Bir hançer yer kitaplarının arkasındaki çok iyi anlamış bir yazarımız Attilâ İlhan (80) kalp Ümit Uysal, “Kaleiçi gibi için tüm komşularımı gibi çıkıp gittiğin...” entelektüel olarak Türk “meraklısı için notlar-ekler” krizi sonucu yaşamını yitirdi.” İlhan bir şiirinde de dediği yaşayan antik kentlere sahip 10. Kaleiçi Old Town edebiyatına birçok alanda bölümüdür. Şiirlerini nasıl gibi “sevmek için geç, ölmek eser kazandırmıştır. Türk şehirler arasında dayanışma Festivali’mize bekliyorum. yazdığını anlatırken adeta Ölümüne dair... için erken”dir her zaman. şiirinin “kaptan”ını yaşamını ve tanıtım zinciri oluşturma 10 Ekim Cuma saat 18.00’de okurla sohbet eder. Örneğin en Taziye mesajlarında hep aynı Ve giderken o meşhur dizeyi yitirişinin 20., doğumunun ve kent merkezinde Karaalioğlu Parkı girişindeki beğenilen şiirlerinden Sisler acı vardır. Bilgi Yayınevi’nin emanet eder bizlere: 100. yılında saygıyla turizmi 12 ay boyunca Eski Büyükşehir Belediyesi Bulvarı’nın hikâyesini şöyle anıyoruz. “görünmez bir mezarlıktır sahibi Ahmet Tevfik Küflü sürdürebilme amacıyla önünde açılış kortejimizde anlatır: “Dostum Türk düşün hayatının başlattığımız Kaleiçi Old buluşalım” dedi. ANKARA/ “Bu pek ünlü şiiri çoğu Town Festivali’miz 10 Cumhuriyet yalnız şövalyesi Attilâ İlhan’ı Türküsü adlı şiiri yayımlanır. attilâ ilhan/çıktı yelken gibi Paris’te yazdığımı, adı geçen kaybettim. Acısı büyük” 1946 senesinde ise CHP’nin sokaktan”. bulvarın Paris bulvarlarından derken son yayıncısı Türkiye açtığı şiir yarışmasında Ben Sana Mecburum birisi olduğunu sanır. Kızgınlık İş Bankası Kültür Yayınları ise ‘Cebbaroğlu Mehemmed’ şiiri İstanbul ve sonbahar Öyle değildir. Şiiri Paris “Güle güle kaptan” ifadesiyle şiiriyle ikinciliği kazanır. Aynı kokar: “ağaçlar sonbahara ve umut dönüşü, Laleli’de, Şair Nigar onu uğurlar. yarışmada Tarancı birinci, hazırlanıyor/bu şehir o eski 18. İstanbul Sokağı’nda, emekli öğretmen İlhan’ın ardından Dağlarca üçüncülük ödülüne İstanbul mudur?/karanlıkta Bienali Paralel Melahat Hanım’ın evinde Cumhuriyet gazetesinde layık görülürken Işık Lisesi bulutlar parçalanıyor/sokak Etkinlikleri pansiyoner olarak kalırken sevenlerine söz verilir. Fazıl son sınıf öğrencisi İlhan’ın bu lambaları birden yanıyor/ kapsamında, yazdım.” Hüsnü Dağlarca, İlhan’ın başarısı edebiyat çevrelerinde kaldırımlarda yağmur küratörlüğünü Yine çok beğenilen ‘Ben çalışkanlığına vurgu yaparken, büyük yankı uyandırır. kokusu”. Pelin Uran’ın Sana Mecburum’ şiirinin Arif Damar “o benim gençlik Geziniriz şiirlerinde bir üstlendiği yeni Ve Attilâ İlhan’ın şehirleri hikâyesini ise şöyle anlatır: arkadaşımdı”, İlhan Berk de bakmışız Ankara’dayız, sergi BİLSAR Şehirler vardır onun “Yanılmıyorsam şiddetli, ARKA BİNA’da “Attilâ İlhan benim için bir Kavaklıdere Baladları çıkar izleyiciyle hayatında: Ataol Behramoğlu hayli tutkusal bir aşk fenomendi”, Selim İleri, karşımıza. Usulca seslenir buluştu. vefatının ardından “Attilâ ilişkisinden sonra, kestane “İlhan beni adeta elimden bize karanlıktan: “ne kadınlar 31 Ekim’e İlhan’sız İzmir İzmir değil, kızılı bir İstanbul sonbaharı tutup yazar yapan kişiydi” sevdim zaten yoktular / kadar ziyaret Attila İlhansız İstanbul cümlesini kurar. Ahmet yağmur giyerlerdi sonbaharla boyunca yazmıştım: edilebilecek öksüzdür ve ben Attila Oktay ise antiemperyalist, bir / azıcık okşasam sanki Genellikle Mecidiyeköy’le Şişli olan sergi, İlhan’sız Paris’i ne yapayım” antikapitalist ve Atatürkçü çocuktular / bıraksam arasındaki yolda dolaşıyor, devam eden Düşündürücü cümlesini kurar. Öyle ki Sadri ilkeler doğrultusunda bir korkudan gözleri sislenir.” her zaman olduğu gibi bir yas hikâyesi Alışık bir röportajında Paris’e üzerine kurulu sentez arayışını arayan bir Ve Paris sokaklarına götürür mısraları yüksek sesle kendi üçlemenin defalarca gittiğini ama Attilâ aydın olduğunu vurgular. bizi; Seine Nehri’nin kıyısında kendime tekrarlayarak şiiri ve deneysel son ayağını İlhan’ın anlattığı o büyülü oturur, büyülü bir Paris oluşturuyordum.” oluşturuyor. Şiire Yönelişi Paris’i asla bulamadığını ifade akşamında: Yine en sevilen şiirlerinden Sergi, başlığını RUZY Gallery, yeni sanat sezonunu Thom eder. Çünkü o büyülü Paris İlhan, şiire yönelişinde “yine akşam oldu attilâ ‘Pia’ için “Mecidiyeköyü’ndeki iki karakterin Oosterhof küratörlüğünde hazırlanan sadece İlhan’ın şiirlerinde divan şiirine meraklı ilhan/üstelik yalnızsın, evde başlamış, otobüste hayali bir “Formative” sergisiyle 2 Ekim’de açtı. gizlidir ve şehirler sinmiştir babasının tesiri olduğunu sonbaharın yabancısı/belki sürdürülmüş, Taksim’e sohbetinden Uluslararası sanatçılardan oluşan güçlü dizelerine. ve bu sevgiyi aşıladığını paris’te maria missakian/ esinlenerek geldiğimde bitirilmiş bir şiir” bir seçkiyi bir araya getiren sergi, çağdaş İzmir süsler şiirlerini narin anlatır. İlk edebi ürünleri ise “Gel avuçlarında bir çarmıh acısı”. notunu düşer. Bu bölümde sanata dair düşündürücü ve deneysel endamıyla ve der ki “941’de kızgınlığı(nı/ 1940’ların başlarında ortaya yaklaşımları izleyiciyle buluşturuyor. Orfevre Rıhtımı’nda, yer alan anılar İlhan’ın da mızı) konuşalım izmir/izmir şehrinin ışıkları Serginin temel kavramsal odak noktası, çıkar. 1941 senesinde Yeni Napoli’ye gidecek bir gemiyi şiirlerini nasıl yazdığını öyleyse” olarak Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “İnsanlar bile yanıyor/çıktı şair namzedi Edebiyat dergisinde Balıkçı bekler, “bir gemi beni afrika’ya öğrenmemizi sağlar. belirliyor. bazen tanımadıkları şeylerin yansıması Serginin esin olabilir” sözü üzerine kurulu. Sergide kaynağı, eserleri yer alan sanatçılar arasında 4. EVRENSEL Bilim Kurgu ve örnek teşkil ettiğini vurguladı. Bilimkurgunun en iyisi belli oldu kızgınlığın Alexandros Vasmoulakis, Amalie Jakobsen, Fantastik Film Festivali, dijital Törende, gecenin en çok dikkat temas arzusuna Angela Santana, Anne von Freyburg, ortamda düzenlenen ödül Festival idari direktörü Filiz yaratıcılığın ve vizyonun en güçlü çeken filmi “The Consultant” dönük yönü ve Gracelee Lawrence, Hugo Capron, John töreniyle sona erdi. 29 Eylül-3 Dağ, sinemanın geleceğini ifadesi olduğunu belirtti. Festival oldu. Film, en iyi senaryo, en iyi bu duygunun Riepenhoff, Maria Bang Espersen, Pam Ekim tarihleri arasında düzenlenen şekillendiren teknolojilerle Yönetmen yardımcısı Dr. İren Dicle oyuncu (İbrahim Cem Tek) ve en Glick ve Vickie Vainionpää bulunuyor. derinlemesine festival, bilimin ve hayal gücünün festivali Meta evrenine Aytaç ise bu törenin, geleceğin iyi kısa film ödülünü kazanarak anlaşılması. Sergi, Ruzy Gallery’de 2 Aralık’a kadar sinemadaki yansımalarını sergiledi. taşıdıklarını ve bilimkurgunun festivallerine ilişkin önemli bir geceye damga vurdu. ziyaret edilebilir. nsan olmanın ölçüsü yurtseverlikten; tüm bunlardan daha gözünü dünyaya açmamış bir şey vermediği için./ Ve ölmekten düşünebilmektir, duyumsama nasıl nefret ediyorum. Ben savaşı çocukların üstüne kurşunlar, korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği İgüdüsüdür. Kendimizi düşünmeye öylesine tiksinti verici ve aşağılayıcı bombalar yağdırarak dünyayı ölüm için.” zorlayamayız. Düşünme bellekte, buluyorum ki böyle iğrenç bir beşiği yapıyor onlara. düşünsel oluşum kendiliğinden eyleme katılmaktansa kendimi Sözün sonu doğar. Düşünmenin oluşumunda parçalayıp yok ederim daha iyi. William Shakespeare Düşünmek insanın en büyük bilgi kaynaklarımızı beslemek yatar. Benim anlayışıma göre, sıradan bir Einstein’ın eleştirel bir mantıkla gücüdür. Bu gerçeğin sırrına hemen O da okuyarak, sanatsal alanlardan cinayet, savaşta adam öldürmekten söylediği sözlerini kavramaya her alanda ancak Shakespeare gibi beslenerek gerçekleşir. daha kötü değildir.” çalışırken, Shakespeare’in birbirini bilinçli düşünen erdemli insanlar Düşünsel oluşum José Saramago, bir yazısında Uluslarası ilişkiler bunun tamamlayan yaratıcı buluşuyla eriyor. Bu sözlerde olumluluğun, düşünmeyi kafamızın içinde örnekleriyle dolu. Güçlüden buyruk söylediği sorulu-yanıtlı söylemi geldi olumsuzluğu çağrıştırdığı gerçeğine doğrultusunda insanda var olan canlı kendi etrafında dönen bir yumağa almadan kahramanca davranan aklıma: de değinmiş oluyor. örneklerle pekiştirerek tanımlıyor: benzeterek dönen yumağın kimi yerde insan azdır. Kahraman diye ortaya “İnsanların çoğu kaybetmekten Shakespeare’in ayrıca buraya “Eğer bir adam marşla uyum gevşek, kimi yerde sıkı olduğunu dökülenlerin çoğunun tutumu korktuğu için sevmekten korkuyor/ aktardığım bu şiirimsi söylemiyle içinde yürüyebiliyorsa o değersiz söylüyor. Onunla kalmıyor Saramago, göstermeliktir. Oysa erdemli kişiler, Sevilmekten korkuyor, kendisini olumluyla olumsuzu birbiriyle bir yaratıktır. Kendisine yalnızca düşünsel oluşumun tanımını da buyruğu dışarıdan beklemez, sevilmeye layık görmediği için./ kaynaştırarak düşünsel oluşumu bir omurilik yetebileceği halde, yapıyor: eylemini düşüncesinin süzgecinden Düşünmekten korkuyor, sorumluluk sağlıyor. Söyleminde bu silsileyi de her nasılsa yanlışlıkla bir beyni de “Düşünce gölgeye benzer, kendi geçirerek buyruğu vicdanından alır. getireceği için./ Konuşmaktan görüyoruz: olmuştur. Uygarlığın bu kara lekesi başına iyi ya da kötü olduğu bilinmez, 20. yüzyılın düşünürü Einstein, korkuyor, eleştirilmekten korktuğu Kaybetmek-sevmek, sevilmek- düşünenin yapıp ettiklerine bakmalı.” en kısa sürede yok edilmelidir” nice yapay kahramanla karşılaşmış için./ Duygularını ifade etmekten sevilmeye layık görmemek, diyerek düşünsel eksikliğin nereden olmalı ki o tür kişilerden, bilinçsiz korkuyor, reddedilmekten korktuğu düşünmek-eleştirilmek, Albert Einstein doğduğunu yaşamın içinden seçiyor: şiddetten, aptalca yurtseverlikten için./ Yaşlanmaktan korkuyor, duyumsamak-reddedilmek, “Emirle gelen kahramanlıktan, Einstein da sözü dolaştırmıyor. nefret ediyor. İsrail’in başbakanı, gençliğinin kıymetini bilmediği için./ yaşlanmak-gençlik, ölmekten Düşünceyi bilim mantığı bilinçsiz şiddetten, aptalca o tür kahramanlardan olmalı ki Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi korkmak-yaşamayı bilmemek...
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle