Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
CUMHURÎYET/8 HABERLERİN DEVAMI 11 KASIM 1984 ÜÇ YENİ ROMANCIMIZ BİR ARAYÂ GELDİ (Baştarafi 1. Sayfada) GENÇ EDEBtYATÇILARDAN LZAKTA C.Ü. Yanılmıyorsam, üçünüz de öykücülük aşamasından ya da dergilerden geçmeden romanla girdiniz yazarlık uğraşına. Bu bir rastlantı mıydı, yoksa belli bir açıklaması var mı? M.E. Şimdi çok daha zor bir soru var, kim başlayacak? C.Ü. Isterseniz, Latife Tekin'den başlayahm. L.T. Kesin bir şey söylemek zor. Tesadüf olduğu da söylenebilir, başka tttrlü de bakılabilir. O.P. Ben yinni iki yaşuıda, "Cevdet Bey ve OgnllarT'nı yazmaya karar vermiştim. O kararı verirken, romanın uzun tutacağuu biliyordum. Sorunuza karşılık olabilecek bir tutumun içine girdiğimin de farkındaydım. Türkiye'de edebiyatçının klasik bir ilgi çekme yöntemi vardı: Dergilerde gözükmek, şiirlerinin çıkması. En önemlisi, bir genç edebiyatçılar çevresi vardır. Ben bu çevrede bulunmadım. Bunun yararları da oldu, zararlan da. Öteki genç cdebiyatçılarla birlikte bulunarak onlardan etkilenmenin, onlarla birlikte üretmenin zararlanndan kurtuldum. "Cevdet Bey" gibi öyle büyük boyutlu ve ortalama Türk romanından daha fazla enerji gerektiren bir kitabı da böylece genç edebiyatçılar çevresinden kendimi dışarı çekerek yazabildim. Ama bugün, 18 ile 28 yaş arasında dergi çıkarmadığım, genç edebiyatçılarla sorunlar üzerinde tartışmadığım için hayıflanıyorum. Çünkü o yaşların, acemice de olsa, kabaca da olsa, insanın üstben'inin baskısı olmadan daha yaratıcı bir şeyler çıkarabileceği yaşlar olduğu kanısındayım. ti ki, genç insanlar, bir şeyler yapmak isteyen insanlar, bu açılımlannı edebiyattan çok politik arenada gerçekleştiriyorlardı. Gençlerin içinde bulunacağı birinci arena şu veya bu şekilde politikaydı. Oradan sonra bir yazarlık deneyimi geçtiğinde, doğrudan romanla başlama da herhalde belli bir birikimin sonucu oldu. Antrenman herhalde yazarak değil de, başka şekilde yaşanmış oldu. L.T. Yani bunun seçilmiş bir tavır olduğu çıkıyor ortaya. O.P. Evet, bende seçilmiş bir tavırdı. L.T. Bende de öyle. Daha önce hiçbir şey yazmamam, yazmaya başlamadan önce kendimi başka bir biçimde ifade etmemden kaynakJanıyor. O biçimde ifade etmenin yetersiz kalması sonucunda yazmaya başladım zaten. Kendimle ve Türkiye'yle ilgili birtakım düşunceler netleştirmiştim ve ona bağlı olarak romanı seçtim. HAYALGÜCÜNÜN SINERSIZLIĞI C.Ü. Üçünüzün de şu ana kadar ikişer kitabı yayımlandı. Orhan Pamuk "Cevdet Bey 've O|ullan" ve "Sessiz Ev"de; Mehmet Eroglu "Issızlığm Ortasında" ve "Gec Kalmış Ölü"de; Latife Tekin "Sevgili Arsız Ölüm'Ve "Berci Kristin Çöp Masa)lan"nda biraz da dolaysız birikimlerinizden yola çıkıyordunuz. Ama önünüzde uzun bir yazarlık serüveni var. O.P. Ben kitap yazarken, insanın hayalgücünün sımrsızlığına inanıyonım. Birikmiş tecrübe kadar, hayalgücünün, kurgunun, roman biçiminin kendisinin yazara vereceği olanaklara inanıyorum. Yazann hayalgucünden. bir sezgiden, bir tek cümleden yola çıkarak bir romana doğru gidebileceğini seziyorum. "Cevdet Bey"de kendi aileme yakın bir aileyi yazdım, şimdi öyle yaklaşmıyorum romanlara, bir durum, bir cümle, bir biçim ya da bir dil arayışı bana yavaş yavas romanın fikrini vermeye başlıyor. Yaşadıklanm, gördüklerim ve hayalgücümden kattıklarımla birlikte o roman ya da izlenimler bütünü bir biçim almaya başlıyor. M.E. tngiliz dilinde romana "fiction" deniliyor. Yani roman tamamen kurgu ve hayalle ilgili. Aslında her romancı uç aşağı beş yukan her romancı belli şeyi vazar. Ama bu belli şeyi yazarken, bazen yasamından gelen deneyimlerden, hayalgucünden edindiği entelektüel birikimden yararlanır. Mesela, Conrad'ın yazdığı romanları kaba bir çizgi içine almak mümkün. Yazar, başka başka şekillerde, başka başka roman kahramanlannın gözüyle ve çerçevesinde de olsa, belli konulan yazıyor. Benim yazacağım iki konu var: Biri, Türkiye'nin son yüz yılhk tarihinin çok olağanüstü bir tarih olması. Başka ülkelerin üç yüz yıllık tarihine giren şeyler bizde bazen onar yıllık dönemler halinde geçiyor. Ikincisi, Türkiye'de çok canlı bir genç insan nüvesi var. Politik olarak tartışmıyonım. Türkiye, gençliği açısmdan çok dinamik bir ülke. Herhalde bu olayların, bu kişilerin romanını yazmak gerekir. Şimdilik benim ilgi alanım, bu iki çizginin arasında kalan şey. Bunun ötesinde çok değişik şeyler yazacağımı sanmıyonım. ADIM ADIM OLUŞAN YAZARLIK L.T. Benim aslında çok planlanmış, önceden hesaplanmış bir sürecim yok. Yaratma süreci içinde kendimle olan ilişkim farklılaştıkça, bir şeyler biriktikçe bir yere doğru kendi içimde çekildiğimi düşünüyorum. llk romandan sonra ne yazacağım çok belli değildi. İlk romana başladığımda, onu nasıl yazacağım da çok fazla belli değildi. BütUn bunları yazma süreci içinde netleştirdim. Yazarken netleştirdiğim duşüncelere daha sonra yeni düşunceler eklendi ve kendi yaşadığım, bir anlamda otobiyografik sayılabilecek bir çalışmadan, içinde yaşamadığım bir dunyayı anlatmaya götürdü beni. Sadece bir duygu, bir duyarlık olarak gecekondu yazacağım diyordum, ama nasıl yazacağım çok planlanmış değildi. Yazacağım şey üstüne düşünmeye başladıkça biçimlendi. Tabii, süreç içinde dil, biçim, üslup konusunda sıkıntılara düşebileceğimi düşünüyorum. Ama bunlan karşı karşıya geldiğimde çözmeye bırakıyorum. Bir yazarlık dünyasımn adım adım oluşturulduğu kanısındayım. GENÇLİCtMİN KÖLESİ OLMAK C.Ü. Burada galiba önemli olan, yazann kendini belli konularla görevli sayıp saymamasında... O.P. Kendimi belirli konularla yüklü ve görevli görmüyorum. Benim elimde her zaman 1015 roman konusu vardır. Belli konularla sınırlamanın, yazann özgürlüğünü kısıtlayan, yazan yaşlılığında gençliğinin kölesi yapan bir durum olduğunu düşünüyorum. Bir de, belki biraz da roman biçiminde bir şeyler aramak ve bulmak, bana bir dönemi, bir kesimi anlatmaktan daha önemli geldiği için, şu mutlaka yazılmalı gibi düşünceleri, aklıma gelen o konulan bastırmaya çalışıyorum. Gençlikte ya da orta yaşta hesaplanmış sekiz on romanlık bir tasannın aslında sonuçta daha iyi, daha anlamlı bir sonuç vereceğini bilmeme rağmen, sırf kendi özgürlüğümü kısıtlayacağını düşündüğüm için böyle bir şeyden kaçınmaya çalışıyorum. M.E. Ortaan Pamuk'un söyledikleriyle benim söylediklerim arasında ufak da olsa bazı farklılıklar var. Aslında ben sizler kadar genç sayılmam. Ayrıca, roman, özünde insanı yazmaktır. Özünde insanı yazmak olduğuna göre, herkesin seçeceği insan tipleri değişebilir. Ama ben hep, yazann özünde çok değişik şey yazmadığına inanmışımdır. L.T. Evet; benim yetiştiğim, içinde büyüdüğüm dünyadan bilmem kaç yılda bir yazar çıkar ve sesini duyurur. Üstelik bu yazar gençse ve bir de kadınsa, orada yetişmiş olmarun baskılannı çok daha yoğun olarak yaşamıştır. Kendimi sorumluluk duygusuyla yönlendirme eğilimi ağır basıyordu. Ama bunun bilincindeydim ve buna karşı önlemler almaya çahşıyordum yazarken. Ancak bu, uzun süre kendi içimde bir çatışma konusu oldu. Estetik ve biçimsel kaygılan mı öne çıkarmalıydım, yoksa sınıfsal kaygılan mı... O.P. Bunların çelişkili olduğunu mu düşünüyordun? L.T. Bunlann çelişkili olduğunu düşünmüyordum. Kendimle bir çatışma konusu oldu bu. Sonuçta, hem estetik kaygılarla, hem suufsal kaygılarla bir bütüne vaniabüeceğini, bir yazarlık dünyası kunılabileceğini düşündüm ve asıl onu zorladım zaten. POUTIKA VE OTESI MEHMED KEMAL ölülerimiz vardır, belletderimizden çıkmış, yitip gitmıştır. Derken, bir yerlerde görünürier, karşımıza gelir otururtar. Nice unutulan ölüler arasında Hayalet Oğuz'u da unutup gitmiştim. Leyta ErtMİ'in "Eski SevgHi" hikâyesinde karşıma dikildi. öykülerin içinde bir öykü, unutulmazların arasında bir anımsanan olmuştu. Bundan önce de bir kadın yazann kitabında vardı. Ordan bazı parçalar alıp bir yazıma koymuştum. O yazar, Oguz'un yattığı hanımlardan biriydi. Çekinmeden yazar kitabında, "Ben Oğuz'la yattım" diyordu. Evlenmişti, adını anmamıştım, kocasına saygım vardı. Karşılaştığımızda: rim" dedi. "Estağfurullah, çok güzel anlatmışiın Oğuz'u." "Ama "Oğuz için yazdıklanmı yazma almışsın, çok teşekkür edekitabımın adım da,benim adımı da yazmamışsın." Bir masal gibi "Çekindim, ortaya döküyorum gibi geldi." Pes, bu kadarı da biraz çok degil miydi? Bu bayan yazardan nice sonra, birçok bayan yazar çıktı. Artık yattıklarını, ettiklerini sakınmadan çekinmeden ortaya döküyorlardı. öteki kitaplarda birkaç satırla anlatılanlar, buralarda ballandırılıyordu. İnsan açık olmalıymış, yaptıklannı ettiklerini ortaya dökmekten geri durmamalıymış... Neler de neler... Annesinin uzattığı gazetede piyango vurmuş mu, vurmamış mı diye bakarken, Oğuz'un ölüm haberini okuyor. Oğuz, gripten ölmüş. Elbette öyküde gripten ölüyor. Benim bildiğim, gerçekte, akcığer kansennden gıttiydi zavallı! Leyla Erbil'in dedi "Ben açık açık yazdığıma göre, neden çekineceksin." YAZARAK DEĞİL, YAŞAYARAK M.E. Üçümüzü bir grup olarak alırsanız, üçümüzde de böyle bir gelişme görülüyorsa, demek ki rastlantı değildi bu. Sanıyorum, Türkiye'nin çok özel bazı koşullardan geçmesi ile bunun böyle olması arasında bir irtibat var. Çünkü aslında yazmak, bir anlamda insanın kendini kanıtlaraa ya da kendi içindeki belli dengeleri sürdürmesi sorunu. Türkiye öyle bir dönemden geçmiş Yarın: Roman ve siyaset vasiyetini yazmadan" gitmişti. Bir yazı emekçisı ıdi, takma adla neler yazmamıştı ki, çeviri, şiir, fıkra, türlü senaryolar... Aklı fikri şiirdeydi. Evden kaçtığında Oğuz, onbeşinde var, yok. Babası saray doktoru, "Saraydan kaçtım" der. Bir gün genç bir kızla geliyor, "Benim yosmam" diyor. "Aklına koymuş, ressam olacak, vazo çizemiyor." Ev sahibi bir şeyler hazırlamak üzere odadan çıktığında bir gürüllü kopuyor. Oğuz, kızı pataklıyor. "YMız da olunsun, ay da. Bu toplum seni de üne kavuşturur. Her şeyi, herkesi unutursun ama bu benden yediğin dayağı unutma!" "İstendi, istediği ben değilim. Benim aracılığımla başkalannı da tanımak istiyor. Ne yapsam boyun eğiyor." "Bu yosma benden korkunç. Daha nolere katlanacak o, göreceksin. Beni hiç olmazsa kullanamadığım adam diye anımsasın." ği gibi, "Alayını tamamlamadan, barutunu iyice patlatmadan, KITAP/YAYIN KITAFLAR ŞÜKRAN KURDAKUL 1940 Şairlerini Değerlendiriyor TOMRİS UYAR Imza Günleri mirEza Gunleri mi? SÜREYYA BERFE Edebiyatın Fedaileri ÖZEL BÖLÜM Cahit Tanyol Hilmi Yavuz'un yazılanyla HİLMt ZİYA ÜLKEN Yazarlanmıza gore AYIN ON KtTABI Aynca G U.N U M U cem yayınevl azjznesn BENİM DEÜLERİM Herkesin delileri vardır. Sizin de delileriniz vardır. Bu kitapta Aziz Nesin "şu yada bu nedenle. kısa yada uzun süre" yaşamına girmiş kendi delilerını anlatıyor. Babaları Tutanlar... Büyük Bir Sabotajcı... Stalin'in Damadı... PolisOlma Alerjisi... Devletin Gönüllü Danışmanı... DtliOlmayanDcli... CIA'nın Aradığı Kadın... Hekim Deliler... Kız çantasını kaptığı gibi kaçıyor. "Neden yaptın?" "Korkunçsun." "Seni ilerde bırakırdı şimdi değil." AYLIK KÜLTlJR DERGfSİ GANDHİ BİR ÖZYAŞAM ÖYKÜSÜ (Yaşadığım Gerçeğin Öyküsü) Türkçesi:Vedat Giinyol Birkaç gün sonra dövdüğü kız, "Beni garden partıye götür" diye gene yanaşıyor. Alıp götürüyor. Yalının yosmayı yüz liraya satıyor. Bu satıştan yosmanın haberi oluyor mu, olmuyor mu bilmiyoruz. Ama Oğuz, o zaman çok değerti olan yüz lirayı alıyor. Ertesi gün doğru pasaja gidiyor. Meyfıaneci Cavit'e olan bütün borçlarını ödüyor. Kalanı ile yanındakilere bir şölen veriyor. O gün mutludur. Yalı sahibi için: "Hemen yükseimek istiyor. Kolayca erişmek istiyor her şeye..." Yosmaya gelince, sosyetenin vazgeçilmez ünlülerinden biridir. Evlendiğini, kendine görkemli bir yer ayırdığını, Oğuz'u ve Oğuzlan çoktan unuttuğunu biliyoruz. ölülerimiz, yaşayıp giden ölülerimiz, günün birinde bir öykünün, bir romanın satırları arasında canlanıverirler. Roman, öykü, yaşamdacanlıhğını koruyanları alıyor. Eskiden masal gibi derlerdi, şimdi roman gibi diyorlar. "Herif insaflı çıktı" diyor. "Yosma benim paramla yüz kâğıt etmezdi. Gene sözünde durdu." Üniversite Yayınlan Kaynakçası taapna \ * H C I jlıkonap Cai Se V/: NıyrrıafıistunUJ TTf 141S124141SI25 OLDUNUZ NU SENAS hesabC Yapı Krsdl Çembariltaa şubesl No 2541 |Kasım'84 sevdadır arkadaş z. özger 2. Baskı Çıkiı 400 TL BENİM DELİLERİMdeki elliyi aşkın öyküden birkaçı. Aziz Nesin'in yeni kitabı BENİM DELILERİM, Adam Yayıncılık Aziz Nesin Dizisi içinde yayımlandı. 51 PROF.SADUN AREN Ekonomi öğrenimi görmeyenlerin de, bu konuda, kolaylıkla okuyup anlayabilecekleri ilk bilimsel eser. / 450 lira DAĞITIM. İstanbul: Say, Cemmay, Özgür, Yüksel. Ankara: Yazın. İzmir: Datic, Altay. / Yayınevimiz, Cumhuriyet Kitap Kulübu'ne üyedir Edebiyat dünyasmın Orhan Kemal düzeyinde başarılı bulduğu öykü ve inceleme yazan Metin Kökten'in yapıtları, şimdi de Cumhuriyet Kitap Kulübu'nde ) Kimliksiz Asi Çiçefc Ali Yıldırım 16OTL. | Çağda? iran Şiiri /ldeğerii kr ll l Sasmfeabrr3pnâı KLPt R D t R L t M t M 1 R M / I 25. VIL HER kONUDA KUPÜR ARSİVİ PARA VE PARA POÜTİKASI Çev : M. Babtk 150 TL. A.ADNAN SAYGUN 7 mayıs Posta Pulu karşılığında istenebillr P.K. 52 Cebeci/ANKARA MASAL'dan, TÜRKÎYE'nin MAVİSÎ'nden sonra NURER UĞURLU'nun Türk şiirinde yeni açılımı Selçuklu, Osmanlı güzelleme gelcneğinden süzülup damıtılan şiirler. ÇIKTI: 2O0 TL. Daiıtım: GEDA OKYAYINLARI l\"Gençlikten OĞSETMCN »YIMLAH1 • NORMAL « KODLUFIHRISTLI • KODLU . FISLIKARTOTEKS ARŞİV AOAYINIZ GENISBİLGI VERELIM VUZLERCf YAVIN1 TARAYAMAZSINIZ ABONEOLUNU2 BIZ SI2IN ICIN TARAYIP ARSIVLEYEUM GUNLUK ELINIZDEOLSUN İLGİLİ KUfURLER • İHALE ILANLARINI »SATINALMA ILANLARINI SIZINICINTAKIPEDELIM DILERSENIZ TELEFONLA HERGUN HABER VERELIM ATATÜRK VE MUSİKİ SEVDACENAP AND MÜZtK VAKFI YAYINLARI Genel Dağıtım: Başkent Müzik Evi Ziya Gökalp Cad. Sağlık Sokak 65/3 Tel: 31 92 66 ANKARA FİYATI: 250 TL. IKTIEAS surdı SamlN.Özerdim ONBES GUNOE BİR YAYINLANIR OKUYUNUZ BİR AR$IV DERGISIDIR OKUYUCUSUNUN UFKUNU AÇAH SMMv 3! t ANADOIJLJ'NUN TÜRKÜSÜ BİR DON BİR GÖMLEK Sealmış Beklaşı FıkraAr; ISTANBUl Tcı ı r U* 77 34 K*&?td Beklenen, ilginç eser Beklenen, ilginç ZEKİ SARIHAN ! •' * » .* VATAN TÜRKÜSÜ tstiklâl Marşı Tarihi ve Anlamı 128 s. 300 TL. Yerii Kalemlerin Fikir veSariat Ürun ÇIKTI Kod: 206.001 Ölümü Beklerken Öykü 134 sh. 300 lira 206.002 Tik • Öykü 152 sh. 300 lira 206.003 Komplo İnceleıt.e Araştırma 312 sh. 600 lira Kökten Kitabevi 19 Mayıs Lisesi KarşısıSamsun KUZEY YAYINLARI AKYAR YAYINLARI Gazeteci ve Yazar Barbaros Baykara'nın güncel konulan dile getıren eserlerini mutlaka okumanızı tavsıye eder. • Anma gunlerı tçin en gozel jıırler 3 0 0 . TL. TASAVVUF özel sayısı 308 SAYFA. 800 LİRA P.K. 382 SirkedtST. Tel 522 45 74 BİR CEZA AVUKATININ ANILARI TAN ORAL'IN Resimleriyle ORTAOKUL. LİSEMESLEK OKULLARI YÜKSEK OKULLAR İÇİN FARUK EREM . ficfrcl kopm/u B*kta$i fıkralan En guzel 200.TL.. Dagıtım: »Ankara'da: Adaş, Yazın; 'istanbul'da: Bilgı,Say,Cenmay, Vetkın; «izmir'de: Datlc, Y u r t t i j , Çafidas *lstem« Adresi: Oğretmen Yayınlan, Tuna Caddesi 2/402 YenişehırANKARA 5 ve daha fazla kitap isteklertnd* % 20, kitapçılara % 25 ındirım. KURTULUŞ ŞAVAŞI GÜNLÜĞÜ Açıklamalı Kronoloji C. I Mondoros'tan Erzurum Kongresi'ne 440 s. 800 TL. C. II Erzurum Kongresi'nden TBMM'ne 438 s. 900 TL. • TARİHSELOLAYLARlA SÖYLEV RUHUN ARlTILMASI SEVGIN.NBUVUTULMESIVE HOCAEFENDI ır Islâm /asarra DERSİM 1937 DERSİM 1937 Vazar. tnı rsennd* 193" Der sım oUvını ve genç Turkı>c uzerıne oynanan oyunları belftekrk dılc getınyor DERSİM 1938 OEFtSIM H3« Dersını 1937 nm Oevanı olan bu esen ıbrn ve heyscanla okuvacatcsmtz ü f f 5 F KÖPRÜSÜ NEFRET KÖPRÛSÜ I Cıhan Savaşı sjrasında Ermertıienn anavaıana thanefonm ve qlsdıkl«n cıoayMlvi amatan dev » « r İt Gökyüzünde dolaşabiliyorlar. Okyanusların en derin yerlerine iniyorlar. Ancak başkalarının haklarını da gözeterek gökyüzündeki yıldızlar gibi dostcasına birlikte yaşamasmı bilmiyorlar. 91 "sara ^ızmeı eoer haıe g 5C2 konusu cıarıaz e x sız naie getrecek oer;e« <çr 3. BASKI 500 TL. 2. BASKI 500 TL. ". BASKI 500 TL BÜTÜN KİTAPÇILARDA ARAYINIZ ANADOLU K1TAPÇILARINA ÖZEL İNDİRİM YAPILIR ööemeli ısteme: AKYAR YAYINLARI Güncer Han Kat 2 Ankara Cad /İST Tel: 22 08 87 P.K. 765 Sırkeci/İSTANBUL İzmır DATİC (13 87 86) Ankara Alı Sipahi (11 70 01) NOT: Tak isleklerde her kıtap ıçın 500 TL. pul gönderilmesi pulsuz ıstekler geçersızdir. e<Ç0Qu gefehsız cian , aZÜ<nlerce erKSus'rıye» üfuru e> nn te<3fyie «tetnteceK olaniaü' Arcak Gunia! ounyevi zengınttğın n ^'samığtoda^ fctu^ut*ra "' ve on j ^e^e'KTi attına a'rtamr OĞRETMEN DÜNYASI YAYINLARI Tuna Cad. 2/402, YenişehirANKARA Cumhuriyet Kitap Kulübu'nde Ankara'da Adaş, Yazın Istarbul'da Say, Bilgi, CemMay, İzmir'de Yurttaş, Çağdaş ve Datiç'te TÜRK İNKILÂBI TARİHİ DERSLERİNDE EN ÖNEMLİ YARDIMCI KİTAP 416 Savfa 400 LİRA urlulu/ Vo||inİQf ı Ga2i Mustala Kemal Bul. 122 ANKARA Kasım sayısında

