Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
CUMHURİYET 11 Kasım 1950 (^ Lâ&aı Amerika întıbaları ) V ÂMAZONAS Yazan: îbrahim Süreyya Yiğit'e Fuad 3 Carım » ,. Manaus, 120 bin nüfuslu, şirin bir kasaba. Tepecikler üzerinde kurulmuş olması şehre, ayrıca, güzellik veriyor. Benim bulunduğum günler, derece 30 u geçmedi. En çok, 37 ye çıkar; en az, 17 ye düşermiş; ortalama 20. Mevsim, tıpkı Belem'inki gibi, sade ikiye ayrılıyor. Ama, «Kırk ikindiler» siz. Yağmur, sağanak halinde geliıiniş. Birdenbire kıyamet kopar, derken, gene birdenbire, orts"'k süt liman. Belem'in, hayvanat bahcesine, tiyatrosuna, müzesine varıncaya kadar, nesi varsa, biraz daha küçüğii, Mnaus'ta da var. Mükemmel tertiblenmiş «Ticaret Mizesi» görülmeğe değer. Amazonya'da neler yetişiyor, neler işleniyor, neler ihrac ediliyor, güzel güzel sıralanmış nümuneleri, izahları. Kıymetli ağaç mı, isterseniz, lateks mi, nebatî yağlar mı, çeşid çeşid deri mi, bilmediğimiz nefis yemişler mi, gül ile alâkası olmıyan bır ağaçtan çekilen gül yağı mı, ispençarî mahsuller mi? Hangi birini sayayım? İspençarî deyince aklıma geldi. Meğer, Amazonya ormarüan nebatî ilâc deposuymuş. Hattâ, hindlilerın kullandıklan bazı faydah ilâclar, hâlâ, bilinmiyor. Sıraladıklarım arasında deriyi de saymıştım. Derilerin başında timsah derisi geliyor. Amazon'da kaynayan timsah, artık belâ olmaktan çıkmış. Bilâkis, dericilik timsahların başına belâ kesilmiş. Timsah derisi endüstrisi, Manaus'un başlıca servet kaynaklarından biri haline gelmiş. Çatana gezintisinden sonra, bir de, bâkir denilen ormanın ne olduğunu, kenarından olsun, görebilmek için karada da bir cevelân yaptım. Neden «cevelân» dediğimi merak ediyorsanız, söyleyim: burada da, «eevelân» daha iyi gidiyor da ondan. Amazonya'da ormanların «her şey ormanı» olduğunu demiştim. Inîan, bildiği, işittiği, hayalinde kurduğu şeylerin, hattâ, fevkalâdesini görmekten ziyade, biimediği, işitmediği, akhna getirmediği şeyleri görmekten, daha büyük ilgi duyar. Ben da, koskaca ormanda, takıla takıla, «telgraf ağacıo diyerek gösterdikleri bir ağaca takıldım. Asıl adı teigraf ağacı değil. Anlatabilmek için oyle dediler. Ağacın diblerinde, yarasa kanadı biçiminde, zar gibi çıkıntılar var. Zarın üzerine vurulunca çıkan ses uzaklara yayılırmış; davul sesi gibi. Onnanlarda yaşayan hindliler, aralannda haberleşmek için, bu ağaclardan faydalamrlarmış. » ı^ * Sokağın rolü, nevileri ve isimleri Padişah için portatif kaldınm Senede bir gün istanbul masın diye düğümü fazla sıkmadığı için, otomobil sallandıkça düğüm sokaklarınm eski hali Mehmed Akifin tasviri Yürüyen gencler Çamur belde, toz başta gevşeyerek çözülüyor. Hadii, gene düğümlemeğe başlıyoruz. Görüyo Garbde kaldınm "Kaldınm mühendisi,, tabiri Bizde ilk asfalt kaldınm rum, hepimiz görüyonız, hayvan Dış ticaret muamelelerinin daha ölmemiş, bihuş, arasıra kımıldanıBugünkü Istanbulun sokaklarınsüratli intac edilmesi için mezdik ya ne ise romanlarda okuryor. dan ve kaldırımlarından bahsededuk) bu kaldırımlardan konuşurgörüşmeler yapıldı Yarabbi, hayvan canlanıverecek, ceğim asla hatırınıza gelmesin aziz duk. Çünkü İstanbulun kötü kalyaveri yok yere sokacak, başımıza okuyucular. Çünkü istanbul hiç Şehrimizdeki bankaların mümesdınmlan vücudümüzü o kadar derd açacak. Oyle ya, manen mes silleri dün Merkez Bankasında bır i olmazsa diğer şehirler kadar müsyormuştu ki temiz bir şehrin hikâul, ben. Çünkü gezintiye sebeb o toplantı akdederek muhtelif mesele takil, hür bir beledıyeye ayık gol k d d k htlif l yesi bile bizi dinlendirirdi. lan, ben. Çok şükür, nihayet, mür ler hakkında görüşmüşlerdir. j rülünciye kadar onun sokagmdan, zide ve haldeki en büyük Türk istisnasız şehrin bir ucundan öbür Halbuki bu kaldırımcılık sonradoldu da kurtulduk. Yolumuzdaki Toplantı hakkında kendisine mü suyundan, gazından, elektnğınden köylülere gösterdik, cinsini bilmi racaat bir muharririmize Merkez bahsetmek tabiatile hukumetın sı beldesinin medeniyet tarihine dair ucuna yürürdük, hiç birimizin ha dan ne büyük tekâmüllere erişti. tırma tramvayın arkasına asılmak Pariste, Berlinde, Londrada tahta yen yok. Papağan yılanı derlermiş. Bankas! İstanbul subesi Müdürü ' yasetinden bahsetmek olur Halba yazılmış pek çok eser yoktur. Dün ben pencereden bakarken gelmezdi. İstanbuldan Beyoğluna, kaldırım, bizim büyük caddeleriEvsafını, ama, kimse bilmiyor: Kibiz artık zamanenüı sohbetlerinmi çok zehirli der, kimi zehirsiz Fahreddin Ulaş bu hususta beya den vazgeçip eski zaman sohbet yapılalı henüz iki ay olmıyan kal Beyoğlundan Kadırgaya, Aksaray mizden artık koğulan arnavud kaler, kimi hava yutar, balon gibi natta bulunarak demiştir ki: • İstanbuldaki banka temsilci l«ine girişecektik. Dunyada ınsan dınmın ötesine berisine toplanan dan Ayasofyaya yürümiyen bir dırımı gibi sökülüp atıldı. Yerine işer ve uçar der. erinin zaman zaman Merkez Ban j lar şehir diye kümelentnış bır hal küçük gölcükleri görünce eski so gene arkadaşımı hatırlamıyorum. bir müddet asfalt kaldınmlar yayürümek mecburiyetin pıldı, o da makbule geçmedi. MoAvrupalarda, Amerikalarda, ma kasmda toplanarak piyasayı alâka de yaşamağa başlar başlamaz evle kaklan ve kaldınmlan hatırladım Böyle ; allinde, tetkiklerin, bazan, böyle dar eden meseleler hakkmda görüş rüıin arasını ayıran ve bır koşeden da bu satırlan yazmağa başladım. de bulunan bir neslin hafızasma zayik küçük taşların üzerine bir onuçlan da var. meleri usullerimiz arasındadır. Bu öbür köşeye gitmek için yol teşkil Evet kaldırım medenî şehirierrie kaldınm, tıpkı kaldınm gibi döşen tabaka asfalt veyahud katran çeDaha sonraya bırakırsam, gene, günkü toplantımızda dış ticaret eden toprak parçalarına sokak is çoktanberi bir mesele halini almış, miş bulunmaz mı? Aksaraydan Be kildi. Bir kaldınm döşenmeden evunutacağım: Manaus'un tiyatrosu. muamelelerine aid muhtelif tatbi i mini vermişlerdir. Tarih medenıye türlü türlü tecrübeler geçirmiştir. yazıda, hattâ daha yakın bir me vel âdeta bir ev temeli atar gibi bir mütehassısı olsaydım safede tramvay caddesinden gider ameliye yapıhyordu. İstanbulun İstanbul radyosu da öğleyin susManaus'un adını işitmiyenler çok kat meseleleri üzerinde görüşüldü. | te doğm yürüdükçe sokak ısmı ye Şehircilik 'labilir. Ama, Manaus'un «tiyatdiğer türlü türlü kehmeleı kaldınmın tarihinden ve geçirdiği ken pantalonunuzun paçaları çamu (başka şehirleri söylemeye hacet makla beraber, akşam programına Bilhassa liberasyon listesindeki o» suz anıldığını duyan, dediğim mallann Avrupa Tediye Birliği ' kaim olmuştur: Cadde .bulvar, msy merhalelerdcn tam bir salâhiy=t!e ra batar, yanımzdan geçen araba yok) kaldırım sefaleti içime o ka ;öre Beethoven"den bir parça, saat gibi, yeryüzünde gelmemiştir. Ke memleketlerinden ithali için gön dan. Bunlardan başka bazı mem bahsederdim. Fakat artık sohbet nın sıçrattığı sifoz (çamur fiskiyesi) dar yer etmişti ki Avrupada boşuna 20.30 da da, Atatürkün on ikinci yıldönümü münasebetile den? diyeceksiniz. Basit, nisbetsiz derilecek dövizlerin transferinde leketlerde meselâ Londrada sokak yazılarına başlayınca ihtısasa, tjk başınızdaki festen aşağı doğru sizi harcıyacak hiç bir vaktim olma ölüm iğin verdiği tesir altında tiy;Uro daha süratli iş görmek imkânlan yerine daha başka nice kelmv?ler nik bılgiye ne lüzum var, bir iki çamura bulardı. dığı halde bu inşaatı nerede gör ;encliğin İstanbulda yaptığı ihgörgü, bir iki dikkat sayesinde iki, lun, olduğundan çok daha büyük, araştınldı. İşte böyle her kış günü bir ça sem tıpkı bir «kaldınm mühendisi» tifalden 15 dakikalık bir röportaj kullanılır: Terass, bildiğimiz mey üç sütun bir yazı insanı okuyucuok daha fevkalâde gözükmesinmur banyosuna, her yaz günü bir gibi (bu tâbirin mecazî mânası bil ile saat 20.45 ten 21.20 ye kadar Vardığımız karara göre bundan dan manasına gelmemek üzero larile konusturabilir. den. toz yağmuruna göğüs gererken gü mem hâlâ hepimize malum mudur? Büyük Atanın ölüm yıldöniimü müböyle bankalar ithalâtçıların mü place ve square ve bir yanm daire nasebetile İstanbul Üniversitesi Yarım asır önce, Manaus dünya racaatleri üzerine libere mallar için şeklindeki sokaklara hilâl (CresXX. nci asrın iptidalarında Is nün birinde aramıza Paristen bir boş gezer demektir) durur seyrenın kauçuk merkezi, c.kauçuk payi döviz transferlerinde Merkez Ban cent) derler. Hattâ en tuhafı Bri tanbulun çamura bulanmadan, toza gene dost çıktı geldi. Ancak lisan derdim. Hattâ Londranın en kala Talebe Birliğinin hazırladığı progahtı» imiş. Bilindiği gibi, Brezilya, kasından kuvertür verildiğinin te | tanya İmparatorluğunun eski muh* boğulmadan geçilen hemen bir so öğrenmek için Pariste bir kaç sene balık ticaret merkezi olan bir soramı yayınlamıştır ki. Buna da şüekonomik bakımmdan, devreler ge yid edilmesini beklemeden, bilhassa ; teşem devrinden kalma arabalık ve kağı yoktur diyebilirim. XIX. un geçirmiş olan bu zatın sözlerinden kağına iri ayaklı beygirlerin nalla kür. İstanbul radyosunun yaptığını iren bir memieket. Kıymetli agac akreditiflerde muameleyi derhal ya • ahırlarınuı bulunduğu sokaklara cu asrın sonlarında hiç olmazsa ra hatırımda kalan şey ne Parisin ilim rının sesini öldürmek için bir tec Ankara radyosu da yapamaz mıydı? İstanbul radyosunun Beethoven'in ar devri, şeker karmşı devri, tütün pacaklardır. Bu suretle kararname hâlâ ahır (Mews) adı verilir ve bu mazanların on beşinde bir gün ol ve irfan merkezleri, ne tiyatroları rübe olsun diye lâstik dbşedikledevri, altm, elmas devri, kakao istihdaf ettiği kolaylıklardan gün snob İngiliz münevverlerinin bu sun Padişahın Hırkai Saadet zi idi; sadece kaldınmlan idi; tahta rini duyunca gidip onu da seyret 3 numaralı senfonisini çalıp da Türk devri, pamuk devri, kauçuk devri, biri daha fi'len tahakkuk etmiş ve ahırlar üzerinde yapılmış dairelerde yareti alayında geçeceği yollar ü dan kaldırım. Bu ne mucizevarî bir miştim. İnsan hakikaten birdenbire musikisinin «nağt» gibi zemin ve kahve devri. ruzlandınlmış oturmaktan ve oranın adresini ver zerine arabasının sarsılmaması için isti Yarabbi, şehrin ortasında tah tatlı bir sükunet ortasına düşüyor zamana uygun eserlerini de neden muamelelerin intacı Kauçuk devrinde. bu kasabacık, mekten zevk duydukları bir ha kalın bir kum tabakası serilereK ta kaldırım olur mu? Hemen bizim du. Fakat bu lâstik döşemek çok yayınlamadığını anlamak kabil de. zenginleştikçe zenginleşnüş. Daha olacaktır. kikattir. Bizde ise çıkmaz, so İstanbulun, bir köptüsünden öteki o vakitki Karaköy köprüsünün ka tatbik edilemedi. Belki pahalıya o ğildir. Atatürk, memlekette garb doğrusu, zenginlerin ceblerine alkok, cadde ve meydan ve son köprüsüne ve oradan tâ Beşiklaşa las tahtaları ile döşeli zeminini ha turuyordu. İstanbulda galiba ilk musikisinin yayılmasını istemekle tın aktıkça akmış. Neyleyim ki orzamanlarda bulvardan başka ke kadar uzanan yollan portatif bir tırladım Bu tahtaların her biri ü defa asfalt kaldınm Çırağan sarayı beraber, Türk musikisini çok sevdiğini ve kendi tatlı yanık sesile manlarda çalışan «seringueiro» 3alime bilmiyorum. Eskiden yani kaldınm yüzü görürdü. O portatif, zerinden geçen arabanın her teMeclisi Mebusan olduğu zaman sevdiği şarkı ve lürkülerimizi söynn da kanı aktıkça akrr.ış. Zenginmeşrutiyetten hemen evveiki zakerleği için ayn bir hava çalarak yani kumdan kaldırım da eğer mevsanki Meclis çok sâkin imiş de lediğini radyo programlarını hazırcebine akanı, Manaus'un timanlara kadar koca İstanbulun ıki yerinden oynardı ama, hiç olmazsa sim yaz ise bir müddet sonra toz layan arkadaşlar bilmiyorlar mı? yatrosu, lateks topluyucuların aİlkokullardaki Mi'slüman çocuklarına meydanı vardı: Sultanahmed meykışm çamur deryası (1) yazın toz sokağın gürültüsü o sükunu bozolur, gözlerimize batardı. Kaldırımmasın diye döşenmişti. Şimdi artık Dolnıabahçe Saraymda yeni Türk kıttıkları kanı da, «A Selva» ;>Ö5 ciin dersi okutulması hakkındaki karar bulutu yaratmazdı. İşte o zaman en eriyor. «A Selva», Breçilyanın en dün vilâyete tebliğ edilmiştir. Buna danı, Beyazıd meydanı, bir de rüz lara neden bu kadar ehemmiyet modern kaldırım tahta kaldırım o büyüklerin ve zenginlerin oturdu harflerinin kabul edildiği büyük ğu yerlerde ve büyük caddelerimiz toplantıdan sonra, Atatürk sarayın ünlü yazarlarmdan Ferreira de pöre köy okuılarında okutulan Tarım gârların dağıtım yeri sayılan Ok verdiğim sorulabilir; bu, neslimin lacak ki Avrupayı görmüş kimi ve şerr.r okullarınjn okutulan Türkç~ meydanı. de asfalt ve mozayiğe kavuştuk. merasim salonunda bir ziyafet verçektiği azablardan bir azab olduğu Castro'nun eşsiz kitabı. cerilerinin haftada bir saaü Din dersi Sokak mefhumu ile beraber kal için hafızada derin kazılmış bir görsek (pek çok kimseyi de göre Arka sokaklarımız bir nevi parke mişti. Kendisi salonu şereflendirHer neyse, pembe yanaklı ıhtiya c'arak okutulacaktır. Maamafih bu dınm mefhumu henüz memleketG bahistir de ondan dolayı. O zaman ve arnavud kaldırımı döşenmiştir; diği zaman, Cumhur Başkanhğl , rın uğrattığı utancı hatırlıy.iıak, ders rnecburî deşi'.dir. Din dersi ilk H) Bu çamur deryası tâbirı o devgirmiş değüdi. Kaldırımların ekse gencleri ucuz taşıyan ne tramvay, r:n pek maruf bir terkibi idi. Şimdi hiç bir şey döşenmemiş de olabilir bandosu. Cannen operasından partefelsüfü bırakayım da tiyatroyu mtkteblerde ve köy mekteplerindeki öğretmenler tarafır.dan hazırianmıç nlan risi, ekserisi değil, hemen hepsi ne otobüs vardı. Arabaya binmek az duyulur. Çamur deryalarının azal di .. çalar çalıyordu. Atanın emri üzerino anlatayım. Manaus için, hele elH kitablara göre okutvlacaktır. bando sustu ve yerine bir Türk Arnavud kaldırımı denilen tarzda ancak çukır.îdım pek zengin ço d"?ınd?ın m:: hiç zannetmiyorum; kesene önceki Manaus için, tiyatro fev İşte size düşünmek yerine dö musiki heyeti çalmağa ve okumağa nar mahallelerln derdini döken dılin Terfi edemiyen öğretmenler yapılmıştı. cukkrına hâs bir mazhariyetti. Bu guzeteliîre in'lkâsı nzalmı; olmafir.dan şenmek fi'lini en çok şeçtiği bir kalâde. Büyük payitahtlarda da ha İstanbul Öğretn.enler Demeği tarabaşladı. İstanbul radyosunun AtaHalk taştan taşa atlayarak, ya küçük zümrenin haricinde hepimiz o'acak. tın sayılabilir tiyatrolardan. Amma, fından. milletvekillerine yayılanan bir sohbet. türkün ölüm yıldönümü münasehud ufacık gölcüklere çizmesüe, muhayyileyi neftliyerek, dünyanın açık mektubda föyle denilmektedir: betile yalnız Beethoven'in senfoni• DerneŞimiz kpdrp.<uz!uk yüzünden yahud lâstiğile batarak yürümek en büyük tiyatrosu veya tiyatrosini çalmakla iktifa etmesi üzerine terfi edemiyen öğı'etmenler'.n terfilerini mecburiyetinde idi. Şaır Mehmed arından dendi mi, yoo. Meraktan bunu hatırlatmaktan kendimi alayerleri bile saydım: normal olarak ssğlamak ümidile Ankaraya bir temsil Akifin Seyfi Baba isimli nazmında heyeti göndermiş. bu heyet sayın Cum eski Istanbulun sokaklan ve kaidı madım. sekiz yüz kişilik. Süsleri, avizeleri, hur Başkanımızla Büyük Millet Meclisi rımları bakınız ne güzel tasvir eakışları hakikaten ağır. Direkler, Başkanını ve Milli Egitim Bakanını ziHulâsa, radyolannuzın Atatürkü diliyor: alçıdan, sahte. Italya'lara ismarla yaret etmiş ve kadrosuzluğun doğurduanma gününde, susmalanndaki hik«İki üç yüz sene evvel döşenen nan mermer direkler, yolda batmış. ğu haksızlıkların öğretmenler arasında meti bir türlü anlıyaffltjj'orum. O tıııUiTiniîT1linTii!Ui!i!n!!!HIIUfllllliniTTnilini Bir lejandı, şöyle böyle çürüten uyandırdığı teessürleri açıklamıştı. I ., Cabeca yâdı nthanisi olup. bastonumun Büyük Türkü anmak tayle mi, bu İlkokul öğretmerueri umumî bütçeye bu yazıdan, belki, bazı Brezilya'lı alındıkları zaman artık ayhklarını da. Nadiren yokladığı ahcarı remim kadarcık mı olur, Radyolar, bilhasHindlilerin telgraf makinesini gö ar ahnacak. Gücenmesinler. Hele, sa Ankara radyosu, gazetelerimizkıdem zamlarını da vaktinde al?c?kla. Üzerinden sekerik hayli zamaniar 1 rünce, aman, bir de, kendilerini Belem'in tiyatrosu dururken, hiç gittim. den, üniversite gencliğinden, ecnebi ıını düşünerek bayram etmişlerdi; fakat göreyim, dedim. Tabiî, aklımdan gücenmesinler. O ne sade, ne ki bugün bir çok öğretmen. altı aydır hak Daha seyreklesivermez mi o taşlar radyolanndan da mı ibret dersi giderek: geçirdiğim, medenilerle hiç temasta bar üslub, o ne mimarî: koskoca ti ettiklert terfiden mahrum kaldıkları gibi almıyorlar. Atatürk günü, radyolabulunmamış hindliler değil. Sey yatronun sahneyi rahat rahat gör bazıları bu sırada emekliye ayrıldık Düştü artık bize gollerde "seyahat etmek rımızuı istirahat gunü müdür ki ları için gene kadrosuzluk yüzünden Zevrak asâ yüzüyorduk, o yüzer ben yahlığım, kâşifliğim yok ki böyle miyen tek bir yeri yok. yüzerimi böyle susuyorlar? Bu yersiı sükut aynca ve adeta te'.âfisl imkânsız acı ve [ tehlikeli oyunlara girişeyim. Amma, Çok mu yüzdük, bilemem, topvağı zararlara ugramışlardır.» «temizleme» cezalarına tâbi tutul yete başlamışlardır. Hakikaten, bil karşısmda teessür duymamak va Yugoslavyada Tito iktidan 3İine görmek istedişim, yarı medenileş Kauçuğun altın devrinde, Pavlova bulduk ne ise i aldığı gündenberi herkesin bahsini muş bulunuyor. Bunlar bilhassa hassa sahil şehirlerindeki Dalmaç teessüf etmemek elden gelmiyor. Otobüsler Akaretlerden miş olanlar da değil. Bunlar mey ların oynadığı, galiba, Caruso'ların Sanki bu nazım parçasını mısra etrrrekten korktuğu bir mesele var Kominforma ile gizliden gizliye te yalıların vesika ile alabildikleri çıkacak danda, görmekte hiç bir güçlük yok. da şarkı söylediği bu sahneler, bumısra yazacak yerde nesir gibi saTramvay İdaresi şimdiye kadar. Ba tır satır pekâlâ yazabilirdik. Şaiı dır ki o da Sırblarla Hırvatlar ara maslarda bulunmakla ve hükume yiyecekler kendilerine yetişmekten Benim görmek istediklerim, mede gün, ancak, o*da arasıra, siyasî sındaki ezelî ihtilâftır. Harb 3on te karşı isyan hareketi hazırlam^k çok uzaktır. Istriya'da, aslen Sırb yıldım yokuşundan Şişliye gitmekte nilerle temasları olmakla bera'^er, toplantılara «âşiyan». CUMHURİYET İstanbul radolan otobüslerin badema Beşiktaşta A merhumun yüksek nazım kudreti rası Yugoslavyası resmen bir tala itham edilmiştir. Suçlu göriil olan üç Hırvat Bakanırun tevkifi gene, elden geldıği kadar kaçınanyosu dün akşam programını değişBazı müşkülpesendlerin, Fuad karetlerden geçmesine karar vermişür. bunu temin etmiş görünüyor. Ne kım cumhuriyetlerden mürekkab dükleri diğer faaliyetler arasında lar. Bey, Amazon'u mu anlatıyorsun, Maamafih bu yol kıg günlerinde mah ise Istanbulun eski sokaklan işte bir federasyon olarak teşekkül et iktisadı baltalama hareketi, ihtilâs, şu şekilde bir acı felfese ile izah tirmiş ve Beethoven'in senfonisini çalmamıstır. Arkadaşımu yazısııu böyle idi. Yalnız Mehmed Akif miş ve anayasada Hırvatistan Cum israf v.s. gibi mahud cürümler de edilmektedir: İşte bu, olamaz, dediler; hindliler hikâye mi dinletiyorsun, diyecek zurlu görülmektedir. Hastane Başhekimlerinîn merhumdan sağ olsaydı sormak is huriyetine de Sırb Cumhuriyeti ile vardır. Fakat bu suç listesinin soc Sırbın kalbini kazırsan mak evvelce verilen progıtıma göre yazsellemehüsselâm görülamez. Anlat lerini kestiriyorum. Ne yapayım, terdim: Iki üç yüz sene evvel Is aynı haklar tanınmıştır. Fakat son nunda bü madde daha vardır ki tul bir Hırvatı bulursun. Hırvatın mıştır. Maamafih bu senfoninin çatoplantısı tılar: vahşi hayat süren hindlilere papağan da Amazonya'h, yılan da Bugün Vilâyette Vall ve Belediye tanbulda döşenen kaldınm ve bu senelerin Yugoslav basımnda Hır bunu komünistlerin ithamnamole kalbin kazırsan, mahkum üç Sırbı lınmış veya çalınmamış olması esas yanasmak, ne de olsa, tehlikeli imiş. Amazonya'h, kauçuktan doğduğu Başkanınm yanmda İstanbul hastaneleri kaldınmın ne biçim şeyler oldu vatlann Sırblardan ayn bir '.üm rinde ilk defa olarak görüyoruz: bulursun.» meseleyi değiştirmemektedir. Böyle bir işe girişmenin «âdâbu er için tiyatro da Amazonya'h. Başhekimleri bir toplantı yaparak çakânı» varmış: kendilerine bir fe Peki, madem öyleymiş, kısacık lışma tarzı ve hasta müracaatinln kar ğunu hangi vakayinamede görmüş re olduğuna dair bir tek işaret Sırb Hırvat rekabetini yeniden Daha kuvvetli bir ihtimal Sanıson François'nın veda canlandırmak teşebbüsü. nalık yapılmıyacağını temin . için, bir senteze başvurarak, işin içinden şılanması hakkında kararlar alacakür. tü. Yabuz bir iki yüz sene evvel bulamazsınız. Bu manevra tefsirini bir yana bıresitali yapılmış eski resimlerde vâkıa şimönceden müzakeremsi bir temas. Söz çıkayım, bari. Amazonya demek, «Ankara» Batı Akdeniz Hırvatistanda tevkif edilen bu rakıp, daha dikkatli davranan siyaYugoslavyada bu iki kavim mem Amerika ve Avrupada büyük şöhretl di Arnavud kaldınmı dediğimiz biı alaaak, söz vermek gibi bir nevi su ve orman demek. Suyu da, orseferine çıktı leketin en geniş kütlesini teşkil e Kominforma'lı komünistlerin üçü sî müşahidlerin dediğine bakacak olan Fransız sanatkârı Samson Françoia «âman» sağlamak. Bunun için de, manı da, hayat kaynağı. Ormanda Denizyollarımn Batı Akdeniz klj ta geyler görünüyor, fakat daha ziya derler ve aralaruıdaki ihtilâf asır de ırkan Sırbdır. Bunlardan biri olursak, meselenin bambaşka ve önümüzdeki pazartesi akşamı genel isde kaldmmsızhk bu şehrin ezelî en kestirme, en doğru yol, General kaybolan bir kimse, bulduğu ye rifesinin ilk seferine dün saat 12 de lardanberi devam edegelmiştir. Su Duşko Brikiç Hırvatistan Cumhu daha mühim bir mahiyet gösterdi tek üzerine bir veda resitali verecek Rondon'dan ricada bulunmakmış. mişlerle, haftalarca, mükemmel ya Ankara vapuru hareket etmiştir. De mukadderatından idi. Bizans za ihtilâfın muhtelif sebebleri vardır. riyeti Başbakan yardımcısıdır. Dive ertesi sabah uçakla Paris'e hareket nizyolları İdaresi kış tarifesinde Batı ını goruruz. edecektir. Brezilyanın en muhterem, en en şıyabilir. Hele samimî vejetaryen Akdeniz seferinin limanımızdan hare manında belki Eoma yollan gibi Evvelâ, mezheb farkı mevcuddur: ;eri Fabrika Sanayii Bakanı Rade Bunlann kanaatine göre, Hırvatis olursa, ömrü boyunca yaşar. Su ketini 11 olarak tesbit etmişti. Yolcu büyük taşlarla döşenmiç, Divanyo Hırvatlar katolik, Sırblar şismatik ligitiç, ijçüncüsü de Ormanlar Bateresan şahsiyetlerinden olan Getanda hakikaten gizli bü" ayaklanma larm gümrük muayenesi uzun sürdü lu vardı. Fakat o yollar sonra nasil tir. İkinci mühim sebeb, içtimaî kanı Stanko Opaçiç'tir. neral Rondon, bugün, seksen altı lar, hep, yenen balıkla dolu. teşebbüsü vardır ve o üç Bakanın yaşında, fakat, hâlâ dinç, bir ihtiyar. Daha ileri giderek, Amazonya'nm ğünden bu saatin tatbikına imkân olma değişti? Yerine ne gibi sokaklar seviyedir: Hırvatistan nisbeten mü Yugoslav Cumhuriyet savcısı bu dığı görülmüş ve hareket Koca bir ömrü, hindlilerin tehzibi başlıbaşnîa, ayrı bir âlem teşkil gibi gene 12 ye alınmıştır. saati askisi yapıldı, kaldınmlar döşendi? Bun terakki bir memlekette, çünkü u üç Hırvat hükumet adamını itham itham edildikleri suçlar pekâlâ va«Ankara», lan Istanbulun fethinin beş yüzünne, canlannı, mallannı, sıhhatlerini edebileceğini, kendi kendine ye 285 yolcu ve 50 ton yük ile gitmiştir. zun müddet Avusturyanın tesiri ederken iddianamesinde şöyle de rid olabilü. Zira, Yugoslavyadaki Tito idaresini yıkmak ve memleketi korumağa hasretmiş ve muvaffak tebileceğini söylemeğe. bugün için, Gemi ile giden yolcular arasında An. cü senesini tes'id edecek heyetier altında kalmıştır; Sırbistan ise damiştir: da olmuş. dilim pek varmıyor. Doneler yok kara milletvekili Sadrl Maksudi, Hüsa bize hazırîıyacaklan eserler, ve ha ha ziyade tam bir Balkan memle«Her üç suçlu, mensüb bulun Komüıforma'ya bağh komünistlerin yalî tablolarla elbette öğretecekler ketidir, sınaî bakımdan fazla inkiGeneralin yarattığı teşkilât, sim değü, ama noksan. Araştırmalar meddin Gürelinin başkanlığında milli duklan azlık arasında devlete karşı eline vermek için şimdiye kadar bir boks takımı. Milletlerarası İmaı ve dir. şaf etmemiştir. di, «Hindlileri Kcruma Servisi» yapümamış veya yapılamamış. De Kalkınma Bankası Diıektörler Meclisi hoşnudsuzluk ve kanşıklık çıkar çok teşebbüslerde bulunmuş olan ve Şimdiye kadar Türk medeniyst adile Ziraat Nezaretine bağlı bir mir, petrol, kömür var diyorlar. üyesi Cabir Selek vardır. İhtilâfın diğer mühim bir sebebi, mak istemişler, bu arada Tito hüku hiç birinde muvaffak olamıyan Mostarihine dair bir çok yazılar yazıldı. metinin Hırvatistan Sırblanna kö kova, bu sefer de o ezelî ve an'afıednire olarak çalışmakta ve faaliye Bazı alâmetlere göre de bulunması Tarsus yeni hatlarda sefer Bunlarm arasında bilhassa Türk siyasidir: Yirmi sene süren ?ırb tü muamele ettiği fikrini yaymaya vî Sırb Hırvat düşmanlığmdan tiıi durmadan genişletmekte. Var lâzım. yapacak lüğe beş yüz seneye pek yakm bir Krallık idaresi devrüıde Hırvatlar lığı medeniyet âlemine şeref veren Koskoca Amazonya'da ne bulunDenizyolları İdaresi. Tarsus gemisi müddet başşehirlik etmiş, şarkın, daima kötü muamele görmüşlerdir. çalışmışladır.» istifadeyi düşünmektedir. bu mubarek ihtiyann, kurduğu muyor, biliyor musunuz? Tuz. Bre için yeni bir yük yolcu hattı tesisl garbuı gözünü üstüne çekmiş, ma Halbuki Hırvatlar Sırblan kendiBir manevra mı? Herkesçe malum olan bir hakiservislere bağışladığı «düstur» da zilya'da da tuz bulunmuyor zanne üzerinde tetkikler yapmaktadır. Tetkik lerinden aşağı bulurlar ve bunun Yugoslav dahili siyasetinde bir kat vardır ki, o da Balkanlardaki edilen hatlar İstanbul . Avrupa limankendi gibi şerefli: «İcabında ölmek dilmesin. Brezilya'nın deniz tuzu için onlann hâkimiyetine karşı da denbire ortaya çıkan bu hâdisenın ırk ve mezheb farklanmn zaman ları, Karaşi Endonezya, İstanbul fakat hiç bir vakit öldürmemek.i) meşhur. ima bir hınç beslerler. mühim bir manası olduğu muhak zaman hattâ dünyanın başka hiç Şimal Afrika limanları aralarıdır. MEVLÎD Dilediğime erebilmek için, ziyarette Amazonya, hakikaten tuhaf bir Yakında kafi bir karara varılacak ve Kanlı kardeş kavgalan kakür. bir yerinde rastlanmıyacak kadar Üroloğ, operatör, doktor ve hürmette kusur etmediğim Ge âlem. Dünyanın bir parçası olduğu sefere ba;lanılacaktır. İkinci Dünya, Harbinin daha baBelgraddaki bazı siyasî müşavir sık sık bu milletleri birbirine dünerali, inşallah, bir kere daha, ra için, buranın da, her yerde olduğu Demir vapurunun yüklediği şında gene Sırblar Müttefiklerin lerin ve gazete muhabirlerinin ka şürdüğüdür. Sırb Hırvat ihtilâfıMehmed Ali Oma'nın hstsız edeceğim. gibi, güneşi, havası, suyu, toprağı tarafını tuttular, yeni Hırvat nesli naatine göre, Tito hükumetinin bu tohumluk hububat aziz ruhuna ithat edilmek üzere nın yukarıda hülâsa ettiğimiz seOrrr.andan dönüşte, emdiğim süt var. Dünyada ne varsa, hemen heDemir şilepi dün İ.'kenderundan Tarım ise müstakil bü devlet kurmak is üç Hırvat hükumet adamına karşı vefatuun üçüncü yıldönümüne bebleri tarihin muhtelif devirlerinler, on, on beş dakika için, fitil fiti' men hepsi de var. Ama, hemen Eakanhğma aid 3600 ton tohumluk hutediler ve bu emelle Mihverle dost giriştiği hareket siyasî bir manevtesadüf eden 11 kasım cumartesi de o memleketlere veya Balkanların burnumdan geldi. Yolun üzerind( her şeyi de, ayrı bir hususiyet gös b'jbat yükliyerek hareket etmiştir. Bu günü Kadıköy Osmanağa camiluk tesis ettiler. radan ibarettü ve gayesi bambaşhububat Çanakkale, İzmit ve Mudandiğer bölgelerine hâkim olmak istiinde saat 15 te mevlidi nebevî bir yılan gözüküverdi. Sonra ölç teriyor. kadır: yadaki köylüye tevzi edilecektir. Bu ayrılık iki kavim arasında okunacaktır. Merhumu sevenlerin. yen başka devletler, yahud da bu tük. Iki metre boyunda ama, AmaHalkının yüz binler:e;i gözükKaradenizde fırtına görülmemiş vahşetlere sebeb oldu: Hükumet bilhassa Hırvatistanm memleketlere mensub siyasî muhdostlarımızın ve arzu edenlerin zonya'ya gelenlerin aradıkları boa mez, ormanlarda gizlenir. Çeşid çeKarHdrnizde fırtına başlamıştır. Bu teşrifleri rica olunur. Ante Pareliç'in Hırvatlan kendi fculunduğu son derece kötü iktisadî moa cinsinden değil, incecik, kü şid, kocaman kocaman hurma a jüzden Karadeniz yük postasına kalterisler tarafmdan birer kuvvetli Eşi: M. İhsan Oma memleketlerindeki Sırb azlığını iş vaziyeti bu gibi baltalama sebeblelüstür bir şey. Sade, rengi güzel: ğaçîan var, ama hurma vermez. kacak Ardahan şilepi Boğazdan çıkakenceye tâbi tutarak, öldüre:ek rile izaha ve halkın hoşnudsuzluğu silâh olarak kullanılmıştır. Tufeylî nebatlan var, ağaç büyük n'f.mıştır. Karadeniz vapuru Zongulmor mavi. Almanyadan beklenmekte olan sürerek bir milyondan beş yüz bi nu da bazı kimselerin nifak haredağa 5iğınmıştır. İzmir vapuru ise VoBu bakımdan, Balkanları e:e geManaus'ta geçirdiğim günler, ba lüğünde. Kavunu var, ağacta bi na, Ordu, Bulancık. Göreleye yolculane indirdiler. Sırb çeteleri de bun keti gibi göstermiye çalışmaktadır çirmek Uzun kış gecelerinde bütün aiıearzusunda bulunduğunu ter. Bir muz tarttırdım, yedi yüz rını çıkaramamıştır. Bakır vapuru da na çok kolaylık ve yakınlık göstelara aynı şiddetle mukabele ettiler. Bugün bütün Yugoslavya'da kıt açıkça göstermiş, fakat bu siyase ce okunacak nefis bir eserdir. Yeren yaver, yüanı öldürmeğe kalk gram geldi; bir kiloluğu da var Zonguldağa uğrıyamadan dün limanıTito iktidara gelince .ihtilâfa zor lık hüküm sürmektedir. Fakat bu tinde ilk büvük engelle Tito Yugos ni harflerle ilk deîa arapça aslmtı. Bir kolayııu bulup değnekle, so mı§. Yemişleri var, zerzevet gibi mıza gelmiştir. pikap iğneleri satışa çıkanlmıştır. la son verdirdi. Yeni hükumetin sıkıntı memleketin her tarafmckn lavyasında karşılîşmış olan Rusya dan tam olarak türkçeye çevril payla ,sersemletti de. Zoru, otomo pişirilir. Aslanı, kaplanı. ağaca u ı polis kuv\'eti gerek Sırblann, cenın, memleketi ikiye bölmek icin miştir. Her biri harikulâde özel, bilin önüne nazarlık gibi asarak manır. Zehirsiz yılanj var, zehbîi v Küçük Haberler Radyofon NİHAT IŞIK. Telgraf ad rek Hırvatların, gerekse Dalmaç ziyade Hırvatistanda, bilhassa Lika ve Kordun bölgelerindeki halk a Hırvatlarla Sırblan birbirlerine dü 8 renkli 32 tablo ile süslü 600 büşehre girmek. Hayvaru, ip gibi, yılanı yutar. Köpek balığı, deniz yalı veya Karadağlıların kanşıklık rasında hoşnudsuzluk uyandırmış şürmek istemesi pek muhtemeldir. yük sahifeli muazzam bir eserdir. resi: Radyofon İstanbul. durmadan, düğümlüyor, parçalan Arkası Sa. 6, Sü. 5 te ir TİFTİK piyasasında yeniden hare. çıkarmalanna karşı sıkı tedbirler tır. Çünkü Hırvatlar daha iyi bir Nefis cildli ve kuvvetlicJir. ket başlsmıstır. İhracatçılar bu hafta (Tempo) zarfmda muhtelif partiler satmış'.ardır. aldı. Eski kardeş kavgalanndan e hayat seviyesine alışmışlardır. EskiFiatı 7,5 lira. SAFKAN Paranız için emin bir plâsman, uygun bir faiz ve Fransaya lhrac edilecek renkli tiftik ser olarak ortada yalnız Tito'nun Çıkaran: TÜRKİYE YAYINEVİ den Orta, hattâ Batı Avrupa memOtel inşası için Cihangir 6 liradan, keba cins 430 dan ve deri katoliklere karşı giriştiği mücadele malı 450 den muamele görmüştür. leketlerinin hayatına yakın bir şemüsaid görüldü görülüyordu. Zira komünistler on• İTALYADAN fazla miktarda küİstanbul Simsaroğlu Harası kilde yaşayan bu halk iktisadî sıOtel kurmak için şehrimize gelen helan karşılannda kapitalist nizamıçük. baş hayvan derilerine taleb vardır. İşte size bunlan mahsullerinden 1949 doğumlu kuıtıyı Sırbistan köylülerinden, Ka yet Cihangiri inşaat için en müsaid yer Bu derilerden hr.va kuıusiı 270, tuzlu nrn mümessillerinden ziyade Hırbeş (5) safkan İngiliz tayı 12 radağ dağhlanndan daha ziyadı cltrak kabul ettikten sonra dün akşam kuru 190. kuzu 310 tan İtalyaya ihrac Nüshası 10 kuruştıu vat medeniyetinin mümessilleri ola Amerikaya dönmüstür. e''iİTıektedir. Kasım Pazaı günü saat 13 te h issetmektedirler. rak görüyorlardı. Heyet yakında yeni tetkiklerde bu Abone şeraiti Ankara Hipodromunda satılaKıtlıktan Dalmaçyalılar da şikâ lu'imak üzere tekrar gelecektir. (Yeni Postahane karsısında) 2*00 » 440O » Tevkif edilen Bakanlar Senelik MUHARREM 30 CUMARTESİ caklardır. , 300 Ki. « « Kr. Tasarruf hesablarındaki mevduatınız temin eder. Biı ayhk , Bugün Hırvatlarla Sırblar ara' 800 • 1600 . Üç aylık ' smdaki geçimsizliğin birdenbire ye1500 . 2Sfl(; . A!tı aylık niden ortaya çıktığına şahid ulu ar ^ 280O . 5400 • Senelik S J* YATIRILAN HER 100. LİRA ÇEKİIİŞE İŞTİRAK EDER. yoruz. Mühendislere, avukatlara, doktorlara ve öğrenciler için yedek O t K K A 1 Gelecek çekiliş tarihi : 5 Arahk 950 dolgulan bulunan tükenmez kalemlerin bütün renkleri gelmiştir. Hırvatistandaki Yugoslav komüCfG2etemi2e çonaenlen evrak oe «az't/* | V. ] 6.43 11.58 14. )8 ](Tİ5 18^29 5.02 Para yatırmak için son gün: 21 Kasım 950 ncSTcdüsin, edilmesin iade olunnuu Yalnız FOTO SÜREYYA Müessesesinde satılır. . nist partisinin en ileri gelen sinıaE. ] 1.48 7.03 9.43 12.00 1.34 12 00 nânlardan mesuüyet kabul edumez. larından üçü tevkif ve en şiddetli öksürüğü keser. W $ehîr f I H A T I R A L A R =haberieri Sokaklar ve kaldınmîar Merkez Bankasında r • • IHEM " NALINA I MIHINA J Radyolanmiz gene sustuîar öz gümüs ise sükut al« tındır diye bir atatar sö« zü vardır. Fakat her sö» ibi, bunun doğru olmadığı zanıp.tılar ve hâdiseler vardır. O zaman söz altın ve sükut ise kalp mangır olur. Dünkü Atatürkü anma gününde radyolarımızın susması, işte buna benziyor. Radyolar 11 yıldanberi alıştıklan bu sükutu, 8 k?sım günü bu sütundaki ikazuna rağmen, gene muhafaza ettiler. İngiliz, Anıerikan, Pakistan ve belki de diğer başka ecnebi radyoları, ölüm yıldönümünde Atatürk için hususî programlar tertib ederlcrken bizim kendi radyolarımızın, hele şu Ankara radyosunun susmayı bir marifet sanmasına şaşmamak kabil değil. Benim temenni mahiyetindeki hatırlatmama rağmen bilhassa Ankara radyosu istifini bozmamış, mutad öğle gazetesinde, tarihten bir yaprakta, Radyo Gazetesinde Atatürkten tabiatile bahsettikten sonra, Atatürkün sesinden 10 uncu yıl nutkunu vermiş ve bunun haricinde mütemadiycn susmuştur. diinkü toplantı A. Yazan •»«• ADNAN ADIVAR İlkokullarda din ledrisalı I K T İ B A SL A R Rusya, Sırblarla Hırvatlar arasında ihtilâflar çıkarmaya çalışıyor MASÂtİTAIU RADYOFOM J 24.000. LÎRA İKRAMİYE İNGİLİZ TAYLARI TÜRKİYE KREDİ BANKASI A.0, nm HER AY BİR ÇEKİLİŞ: CUMHURİYET Imıak I ; ıı i TURÂL HERKESE LAZIM CLAN BHO GELDİ

