26 Temmuz 2026 Pazar Türkçe Subscribe Login

Catalog

5 TEMMUZ 2026 5 ‘Şaka, ifşa eder’ Soruşturulan EZGİ EMEL (Yazar ve içerik üreticisi): Deniz Göktaş’ın stand- up’ını izlemek, uzun süredir yenik ve sinik hisseden muhaliflere ferahlatıcı senin geldi; bir basınç subabı gibiydi. Şov dünyasında herkesin azami otosansürle iş gördüğü bir dönemde, söylenebildiğini çoktan Hakkında soruşturma açılan unuttuğumuz kimi şeyleri Harbiye Açıkhava’da Deniz Göktaş, politik bilincini dile getirme cesareti, Deniz’i izleyenlerde hayranlık hikâyendir sahneden ince ince işliyor. uyandırdı ve muhaliflere yeni bir enerji verdi. Kimi manevi değerlerin kamuoyu önünde omedyen Deniz Göktaş, izleyiciye kalıyor. Birçok insana samimi dokundurmalarda bulunuyor Göktaş. şakasının yapılmasının ahlaken doğru olup günümüzde stand-up geldiği de bir gerçek. Özellikle Fatih Deniz Göktaş bugün daha olgun, 32 yaşında. olmadığı tartışmasında, aslında Türkiye’de çok sık karşılaştığımız -ve yalnızca iktidar taraflı sahnesinin yeni nesli Altaylı’nın YouTube kanalındaki Harbiye’deki gösterisinde izleyici karşısına, olmayan- bir bakış açısının asıl motoru olduğunu arasında en çok ilgi gören arkasında yan yatmış bir “kelle” dekoruyla “İdeal mesleğim komedyenlik” başlıklı düşünüyorum: paternalizm. Bireyleri, bazı Kisimler arasında. Göktaş, çıktı. Anlattıklarından bugün de cümlelerinin söyleşiye katıldıktan sonra... fikirlere maruz kalmanın kendilerini kalıcı olarak birkaç yıldır devam eden gösterisini bağlamından koparılacağını tahmin ettiğini değiştireceği, faillikten yoksun birer çocukmuş TÜRKİYE’NİN POLİTİK TARİHİ “Ölü Deniz” başlığıyla son olarak 1 anlıyorduk. Geçmişte aynı şekilde Emre Günsal gibi görme dürtüsü. Buna bir de herkesin benzer Ne anlatıyor Deniz Göktaş? ve Pınar Fidan gibi komedyenler de videolardan Haziran’da Harbiye Cemil Topuzlu ORHUN değerlere sahip olmasını isteyen totaliter refleks Aslında anlattıkları, Türkiye’nin politik alınan kısa kesitlerle sosyal medyada histerik Açıkhava Sahnesi’nde sahneledikten ekleniyor. ATMIŞ gündeminden kopamayanlar için çok linçlere maruz kalıp beraat edecekleri ya da sonra büyük bir dijital platform Ama öfkenin asıl kaynağı başka yerde. Şaka, tanıdık. Siyaset, politikacılar, toplumsal ceza alsalar bile hapse girmeyecekleri halde ya piyasasının olduğu bu ortamda ücretsiz kutsalın aslında ne kadar keyfi olduğunu ifşa figürler, ideolojiler anlattıklarına konu oluyor. ve reklamsız bir biçimde YouTube’da yayımladı. gözaltına alınmışlardı ya da kısa süreliğine hapis ettiği için tehdit eder. Sorgusuz kabul edilen, Eski Trabzon İl Emniyet müdürü olan Ramazan doğallaştırılmış olanı bir anda görünür kılar; Dijital medyaya yüklendiği gibi yoğun bir ilgi yatmışlardı. Akyürek ismini kaç “stand-up” gösterisinde kutsal sandığımız şeyin tarihsel ve tartışılabilir gördü, ilk günde 1 milyon izlenme sayısını geçti, Genç sanatçıyı dinleyenler söylediklerinde bir bir inşa olduğunu açığa çıkarır. Tepki de bu ifşaya duyabilirsiniz örneğin? Ya da onun toplumsal altıncı gününde ise 8 milyona yaklaştı. suç unsuru bulunmadığını biliyordu, bu nedenle karşı bir savunma refleksidir. Yani rahatsızlığın politik tarihimizdeki “rolünü” kaç kişi biliyor? “Silivri soğuktur” şeklindeki sinik beklentilere de Son yıllarda gösterileri kapalı gişe sahnelenen kaynağı şakanın kötü olması değil, perdeyi Gösterisinde bu tarz, siyasetle ilgili bir insan tepki gösterildi. bir sanatçının ücretsiz yayımladığı bir gösterisinin aralamış olmasıdır. Kimileri için asıl tahammül bile olsanız yeterince politik olmadığınızı Yine de daha önceden tanıdık gelen yöntemlerle bu kadar ilgi görmesi şaşırtıcı değil. Türkiye’de edilemez olan, bir değerle dalga geçilmesi değil, o hissettirecek bilgiler sunuyor Göktaş. hedef gösterildi. Bir buçuk saatlik gösteriden bir stand-up sahnelerinin izleyici sayısı her geçen değerin dokunulmazlığını yitirip tartışılabilir hale Çocukluğundan beri “ana haber bağımlısı” dakikadan az bir bölüm alındı, kırpıldı, provokatif gün artarken haliyle dijital medyada da daha fazla gelmesidir. olduğunu dile getiriyor, ailesinden aldığı politik kelimelerle paylaşıldı. İktidara yakın ana akım görünür oluyorlar. Göktaş’ın bir önceki gösterisi Zaten mizahın psikanalitik olarak işleyişi de bilinçle ilkokulda bile kullandığı kelimeler medya da buna destek oldu. “Selam Selam” da YouTube’da aynı şekilde tam buraya oturur. Espri, içimizden geçirip de nedeniyle diğer çocuklardan farklı tepkiler Devasa bir ekonomi haline gelen, özellikle söylemeye çekindiğimiz şeyi, iç sansürü atlatarak ücretsiz ve reklamsız bir biçimde yayında. O da aldığını açıklıyor. Her eyleme gittiğini söylüyor, kaçırmanın bir yoludur ve hazzın kaynağı da budur. Twitter’da (X) künyesiz, birbirinin kopyası haber üç yıl önce yüklendiğinden bugüne kadar 6.6 Yani gülme, bastırılmış olanın bir an için serbest bir kısmında destek için sahneye çıktığını da hesaplarıyla yönlendirilen hedef göstermelerin milyon kez izlendi. kalmasıyla açığa çıkan bir enerjidir. Bu yüzden belirtiyor. Hatta gösterisini izleyen kitle de çoğu nedenleri var; toplumun gerçek sorunlarına en güçlü komedi, tam da en çok bastırdığımız ‘İDEAL MESLEĞİ KOMEDYENLİK...’ zaman esprilerinden kurtulamıyor. duyduğu haklı ve birikmiş öfkeyi sahnede şaka yerlerden, yani din, siyaset ve cinsellik gibi Göktaş, üç yıl önceki gösterisini de önceki Deniz Göktaş bu şekilde sevildi, bu şekilde yapan bir figüre doğru yönlendirmek. Aslında tabu alanlarından doğar. Bir şeyin şakası bizi yıllarda, yani 20’li yaşlarının başından itibaren saygı gördü, kendisinden yaşça çok daha büyük üretilen bu suni öfke dalgası, bildiğimiz bir güldürebiliyorsa orada söylenmek isteyip de özellikle Ankara ve İstanbul’da çeşitli açık isimler bile kendisini bu yüzden takip etmeye toplumsal mühendislik mekanizmasını tetikliyor: söylenemeyen bir şey olduğu içindir. Tabu ne kadar mikrofonlarda ve barlarda sahnelemişti. Genç başladı. Genç komedyen, çoğu zaman seyircisinin “Kutsallarımız elden gidiyor, değerlerimiz ayaklar ağırsa onu delen esprinin boşalttığı basınç da o yaşından itibaren potansiyeli konuşulmaya duymak istediği şeyleri söylemiyor. Gösterileri altına alınıyor” çığlıklarıyla yapay bir toplumsal kadar büyük olur. Komedi yasağın kendisinden başlanmıştı. Söylediklerini dinlediğinizde gayet “ciddi meselelere” değiniyor. Sistemin panik üretmek. Buradaki asıl amaç, ülkenin yakıcı beslenir. Nötr, kimseyi rahatsız etmeyen, hiçbir zaten neyle karşı karşıya olduğunu bilen, ürettiği absürtlüğü, adaletsizliği ve toplumsal gerçeklerini konuşturmamak ve yaratılan bu suni sınıra dokunmayan bir mizah zaten pek gülünç değildir. Bu yüzden “Bu konularla dalga geçilmez” genç bir komedyen görüyordunuz. Bir önceki riyakârlığı büyük bir kabiliyetle “suç işlemeden” infialin, bu “ahlaki panik” dalgasının arkasına demek, aslında komedinin en verimli damarını gösterisinde de yeni gösterisinde de kendisiyle anlatabiliyor. Bakmayın soruşturma açıldığına, sığınarak adalet mekanizmasını refleks halinde baştan kurutmak anlamına gelir. ilgili birçok bilgi veriyor aslında. Hatta çok hâlâ öyle anlatıyor. Zaten soruşturmanın bu kadar harekete geçmeye zorlamak. gecikmesinin nedeni de bu; Deniz Göktaş’ın sık GBT’ye alındığından bile söz ediyordu, Sonuç olarak tarihe geçen şey ise 2026 yılında ‘RAHATSIZLIK, GEREKÇE DEĞİL’ kesin araştırılmıştır. Söylediklerinin bir kısmı kelime ve cümle seçimlerindeki ince işçilik. komedyenlerin bir kez daha mahkeme salonlarına Burada bir ayrımı da netleştirmek gerekiyor: doğrulanabilir şeyler, inanıp inanmamak ODTÜ psikoloji mezunu bir genç olarak zekice düştüğü oluyor... Bir şeyden rahatsız olmak ile zarar görmek aynı şey değildir. Rahatsızlık gerçek olabilir, ama tek başına kimseyi susturmanın gerekçesi olamaz. Bugün efsane olarak anılıyorlar Ne var ki ifade özgürlüğünü savunurken en güçlü karşı argümanı da görmezden gelmemeli: nefret ırkçılığı ve toplumsal riyakârlığı n MARKOPAŞA: Bu toprakların söylemi. Dezavantajlı bir azınlığın topluma eşit ve eleştirdiği için linçle karşı karşıya en güçlü mizahi damarlarından tam üyeliğini aşındırdığında, mesele artık incinmiş kaldı. Şovları polis tarafından olan Markopaşa dergisi, 1940’larda bir hassasiyet değil, gerçek bir zarardır. Ama tam basıldı ve mikrofon başındayken Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ve Sabahattin da bu ayrım bizi kurtarır: Gücü elinde tutanla dalga “müstehcenlik” kılıfıyla tutuklandı. Ali’nin kaleminden çıkan sert siyasi geçmek ile kırılgan bir azınlığı aşağılamak yapısal hicivler yüzünden defalarca kapatıldı. n GEORGE CARLIN (ABD): olarak farklı şeylerdir. Biri yukarı doğru nişan alır, Ustalar, yazdıkları yazılar ve şiirler İfade özgürlüğünün en keskin dokunulmaz sanılanı tartışmaya açar; diğeri aşağı nedeniyle hapis köşelerinde sansür ve savunucularından olan Carlin, doğru vurur, zaten kırılgan olanı daha da kırılgan baskıyla yüzleşti. 1972 yılında, medyanın ve siyasetin kılar. Deniz Göktaş’ın yaptığı açıkça ilkidir: güçlü sansürünü hicvettiği o meşhur n LENNY BRUCE (ABD): Bugün bir iktidarı, o iktidarın gölgesindeki güç sahibi “Televizyonda Asla Söyleyemeyeceğiniz modern stand-up’ın kurucularından figürleri tiye alır. Savunduğumuz şey her sözün Yedi Kelime” şovunun hemen ardından kabul edilen Lenny Bruce, 1960’ların George Lenny dokunulmazlığı değil, gücü elinde tutanın kutsalının sahneden iner inmez gözaltına alındı. Amerika’sında sahnede muktedirleri, Carlin Bruce da eleştiriye ve gülmeye açık olması gerektiğidir. Haftanın etkinliği Oyuncak Müzesi ‘Her koşulda yanındayım’ İstanbul Oyuncak Müzesi’nden yaz etkinlikleri kapsamında her gün bir etkinlik çocukları ve sizi bekliyor. Bugün “Duyu ve Sanat Atölyesi”, “Harikalar Diyarına Yolculuk” ve “Yakala Yakalayabilirsen” sizi bekliyor. demek doğru mu? Yer: İstanbul Oyuncak Müzesi Tarih: Pazartesi hariç her gün açık Saat: 10.00-18.00 nne babaların HER KOŞULDA MI, ÇOCUKLARLA çocuklarına İletişim: (0216) 359 45 50 BİR ÖMÜR HAKLI OLDUĞUNDA MI? güven vermek Anne babalar, çocuklarının yanında için kurdukları olduğunu onlara hissettirmek için illaki “Her Haftanın kitabı A“Her ne yaşarsan koşulda yanındayım” demek zorunda değil. yaşa, başına ne gelirse gelsin Müge İplikçi’nin son Ben üniversiteyi kazandığımda 17 Ağustos ben her koşulda yanındayım” kitabı “Çip, Çöp ve Mia”, depremi olmuştu. Babam “Evladım, sen oku. cümlesini son yıllarda daha plastik atık farkındalığına Ben yanındayım” demiş ve eklemişti: “Eğer fazla duyar olduk. Çok iyi odaklanıyor. Dünyanın bu ÖMÜR KURT okumaktan vazgeçeceğin bir durum olursa, niyetli olarak kurulan bu cümle büyük sorununu etkileyici omur@ burada çalışabileceğin bir işyeri var” diyerek aslında çocuklara zarar veriyor cocuklarlabiromur. bir üslupla ele alıyor. dükkânını göstermişti. Söz konusu olan benim com da olabilir. Çünkü çocukların Yayınevi: Günışığı çabamdı. Babam çabamı gördüğü için eğer bir verirsem babamla annem yanımda durmaz” dedi. bu cümleden ne anladığı Yazan: Müge İplikçi şey yolunda gitmezse güvenebileceği bir dayanak çok önemli. Ne yaşanırsa yaşansın, hiçbir koşul Belki de en çarpıcı yanıt buydu. Çünkü çocuklar olduğunu söylemişti. Ancak “her koşulda” Resimleyen: Elahe aranmadan çocuğa destek olunacağını garanti “her koşulda” cümlesinden sınırsızlık anlıyor ve Behin dememişti. Çabaladığımı gördüğü için “Eğer eden bu cümle çocukların yapacağı eylemlerde sınırsızlık birçok sorunu beraberinde getirebilir. çabana karşılık bulamazsan ben buradayım” Yaş: 10+ Sayfa: 120 belirleyici bile olabilir. BİRİNE ZARAR VERDİĞİNDE DE demişti. Ve ne zaman dara düşsem, onu orada KOŞULSUZLUK, SINIRSIZLIĞI göreceğimi biliyordum; ama eğer adalete ve YANINDA DURULMALI MI? Evde deneyin DOĞURABİLİR ahlaka uygun olmayan bir davranışta bulunursam 17 yaşındayken ehliyetsiz araç kullandığı için yanımda göremeyeceğimi de... Bu yüzden “Her Çocukların “Her koşulda yanındayım” Piknik çantası Oğuz Murat Aci’nin ölümüne ve beş kişinin de koşulda” yerine “Eğer cümlesinden ne anladığını anlamak için yaşları yaralanmasına neden olan Timur Cihantimur’un haklıysan, iyi bir 8 ila 12 arasında değişen dört çocuğa “Annen hazırlayın annesi Eylem Tok, oğlunu önce Mısır’a sonra da Haftanın şarkısı şey başarmak için ve baban sana böyle bir cümle kurduğunda ne Bu hafta çocuklarla birlikte pikniğe çıkın. ABD’ye kaçırmıştı. “Söz konusu olan pırıl pırıl çalışıyorsan ve hissedersin?” diye sordum. Çocuklardan biri, “Bir Bu hafta çocuklarınızla ve Piknik çantasını hazırlarken çocuğunuzdan bir çocuk!” demişti. Yani bir insanın ölümüne bu yolda karşına kaza geçirirsem annemle babam hemen yanıma torunlarınızla birlikte Tema da yardım isteyin. Bakalım hangi neden olsa bile onu adalete teslim etmek yerine aşılması zor gelir” dedi, diğeri “Arkadaşımla kavga edersem Vakfı’nın “Orman Olalım” malzemeleri yanına alacak? Eksikleri kaçırmayı, yurtdışında okutmayı planlamıştı. Bu engeller çıkarsa babam beni korur” dedi. Bir başkası “Her koşulda şarkısını dinleyin ve bu şarkı gözden geçirin. Böylece bir organizasyon davranış “Sen ne yaparsan yap, başına ne gelirse ne demek?” diye sordu ve açıklayınca “Yani bir onları aşman için hakkında sohbet yaparken eksikleri de görecek ve gelsin ben her koşulda yanındayım” anlamı şey çalsam bile mi?” diye yeni bir soru yöneltti. yanındayım” demek edin. gidermeyi öğrenecek. Çocuklar, en büyüğü ise “Ben birine zarar taşıyordu. daha doğru olabilir.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear