Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
12 TEMMUZ 2009 / SAYI 1216 7 DÜNYALI YAZILAR Örf ve âdetlerimize uygun porno! Porno filmlerin satılması yasak ama porno kavramı üzerinden ahlak anlayışı geliştiren devlet büyüklerimiz var. Porno film bulunduran, cinsel zevkinin doğallığına göre ceza alıyor. Eğer izlediğiniz filmde eşcinsellik ya da oral seks varsa yandınız. Sizi yargılayan hâkim bu tip cinsel ilişkileri doğal bulmuyorsa dört yıl hapis yatabilirsiniz. DENİZ ÜLKÜTEKİN Günü anlamak... ZÜLAL KALKANDELEN azen bazı günleri, yaşandığı tarihte anlayamıyor insanlar... 30 Haziran da, kimi Iraklılar için böyle olsa gerek. Çünkü o gün, Irak’ta Ulusal Egemenlik Günü ilan edildi... Televizyonlarda ellerinde bayraklarla sevinç gösterileri yapan Iraklıları gördüm. Neyi kutluyorlardı? Amerikan askerlerinin büyük kentlerden çekilişini... Halk, gerçekten egemenliği kendi eline mi almıştı? Irak Devlet Başkanı Talabani, o gün, “Irak’ta istikrarın sağlanması sürecinde riske girip sorumluluk yüklenen koalisyon güçlerine şükran duyduğunu” söyledi... Peki, ülkeyi yalanlara dayanıp işgal eden o koalisyon güçleri değil miydi? 1 milyondan fazla vatandaşının yaşamını kaybetmesine neden olanlara teşekkür eden bir devlet başkanı olabilir mi? Irak Başbakanı Maliki ise, aynı gün, yeni hükümetin, ülkedeki birliği bozan mezhep savaşını bastırmakta başarılı olduğunu açıkladı... Öyleyse, son günlerde Kuzey Irak’ta ve Bağdat’ta yüzlerce insanın öldüğü bombalama olayları neydi? B *** Irak’taki kukla hükümetin yalanlarını dinleyerek büyüyen bir çocuk, aklı erdiğinde bugün yaşananları araştırırsa, bambaşka bir gerçekle karşılaşacak. Nedir o gerçek? Amerikan güçleri, 30 Haziran 2009’da yalnızca Irak’taki büyük kentlerin güvenlik sorumluluğunu Irak kuvvetlerine devretti. 130 bin Amerikan askeri ise, 31 Aralık 2011’e kadar kentlerin dışındaki üslerde kalmaya devam edecek. Bunu kim söylüyor? Amerika ile Irak arasında imzalanan Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (SoFA)... Medyaya bakarsanız, bu yalnızca “Amerika’nın çekilmesini takvime bağlayan anlaşmadır”... Ama her zamanki gibi medyanın söylemedikleri de var? Nedir onlar? Anlaşma, aynı zamanda Amerikan güçlerinin Irak’ta kalış süresinin önünü açıyor... 27. madde, Irak’taki güvenlik durumunun değişmesi durumunda, Amerika’ya işgali süresiz olarak uzatma ve askeri müdahalede bulunma hakkı veriyor. Bu anlaşmayı hatırlarsınız; imza töreninden sonra Bush ile Maliki basın toplantısı yapmış ve o sırada Bush kafasına ayakkabı yemişti... Bir diğer gerçek, 30 Haziran’ın aslında uluslararası petrol devlerinin bayramı olduğudur. Irak’ta 1972’den beri ilk kez petrol ve doğalgaz ihaleleri, uluslararası şirketlere açıldı. Yeni petrol yasası, Irak’a yatırım yapma ve Iraklı işçi çalıştırma zorunluluğu getirmeden, yabancı şirketlere çok uzun vadeli sözleşmeler yapma yolunu açıyor. Halkın geniş bir kesimi buna karşı. Çünkü Irak’ın kendi imkânlarını kendisi için kullanmasından yanalar. Böyle bir ortamda, Irak, Amerikan askerlerinin kentlerden çekilişini Ulusal Egemenlik Bayramı niyetine kutluyor... Kentlerin dışı ülke toprağı değil mi? Amerikan askeri tamamen çekilse de, zaten alan almış alacağını... Petrol için 1 milyondan fazla insan da katledilmiş... Bu durumda kutlama yapmak, ailesi katledilip evi soyulan bir insanın “Neyse ki soyguncular gitti, bana da dokunmadılar” diye sevinmesi gibi bir şey... Ve son acı gerçek de şu: Amerika Irak’a demokrasi ihraç ettiğini savunsa da, şeriat bugün ülkenin yeni anayasasındaki yerini almıştır... Ne mutlu Irak’a... G www.zulalkalkandelen.com / kzulal@yahoo.com Cinsellik evrenseldir... Türkiye’de cinselliğin tabu olarak görülmesinin yarattığı sıkıntıları psikiyatr Doç. Dr. Sibel Mercan’la konuştuk. Sizce cinsellik ve porno algılayışı toplumdan topluma değişiklik gösterebilir mi? Yoksa cinsellik her toplum ve birey için olabildiğince özgürce ve tabuları aşarak yaşanılması gereken bir durum mu? Cinsellik de evrensel, cinsel gelişim de. Afrikalı, Çinli, Amerikalı ya da Türk’ün farklı cinsel gelişimi yok. Bu konuda alınacak önlemler, bilgilendirme ve yönlendirmeler de değişik olmamalı. Cinsel eğitim erken yaşta aile içinde başlamalı, okulda devam etmeli. Cinselliği aşırı vurgulayan ya da aşırı yasaklayan toplumlarda cinsel sorunlar ortaya çıkar. Örneğin bekâretin aşırı vurgulandığı, cinselliğin kirlilik, pislik, utanç, kayıp olarak yorumlandığı ailelerde yetişen kadınlarda evlilik sonrası cinsel ilişki yaşayamama rahatsızlığı sıkça görülür. Yıllarca yasaklanan bir eylemin bir gecede serbest bırakılması ve bu konuda çok korkutulmuş, sindirilmiş kız çocuğunun kendini cinsel eylem içine rahatlıkla bırakması söz konusu olamaz. Yetkili bir kişinin kendi inisiyatifini kullanarak toplum adına doğal ve doğal olmayan cinsel ilişki çeşitlerini ayırması doğru mu? Ya da sağlıklı bir porno sektörünün var olması için bu tip bireysel mekanizmaların işletilmesi mi doğru? İki yetişkin insanın kapalı kapılar ardında ne yaptığı, nasıl cinsel ilişkiye girdiği o kişilerin sorunu. Bunun yasalarla kısıtlanması, engellenmesi, ahlaken yargılanması uygun değil. Oral seks, anal seks ya da farklı cinsel eğilimler iki insan da T ismini vermek istemiyor. Neden istesin ki? Yaptığı işi en yakınlarına anlatmakta bile C M Y B C MY B yetişkinse ve rıza gösteriyorsa; ne ayıp, ne anormal ne de hastalık. Önemli olan bunun toplum içinde ulu orta yaşanmaması ya da taraflardan birinin rızası dışında olmaması. Yine taraflardan biri çocuk olduğunda, yaptığı eylemin neden ve sonuçlarını kavrayamayacak durumda olduğunda, bu yetişkin cinselliği olarak kabul edilemez, çocuğun rızası var gibi bir düşünce olamaz. Tarafların ikisi de aynı cins olabilir ve homoseksüel beraberlik yaşayabilirler. Tıbben homoseksüellik bir hastalık değil. Deminki soruyla bağlantılı olarak eşcinsel tercihleri olan insanlara yönelik film ya da dergilerin “doğal olmayan sınıfına sokularak” yasaklanması gündeme gelebilir. Bu veya buna benzer bir durum ayrımcılık mı? Topluma yönelik porno sınırları koyulacaksa nasıl kıstaslar belirlenmeli? Armoni’de çoğunlukla seks oyuncakları satılıyor... Cinsel fantezilerin sağlıklı olup olmadığı gibi bir tartışma ilginç. Bazı yetkililere göre filmde yer alan Kişinin nasıl uyarıldığı, neyin cinsel lezbiyen ilişki, anal, oral ve grup seks hayalini kurduğu ya da nasıl cinsel görüntüleri “doğal olmayan ilişki” sınıfına doyuma ulaştığı eğer tecavüz, giriyordu. Ancak sorunun asıl sebebi cinayet, intihar, çocuk pornosu gibi “doğal olmayan ilişki” tanımının net bir yasakları kapsamıyorsa neden suç şekilde açıklanmaması. Pendik Asliye olsun, anlamadım. Bence asıl bu şekilde bir insanı yargılayan hâkimin Hukuk Mahkemesi’yse eşcinsellere görevini kötüye kullanıp, kişisel yargı ayrımcılık yapılamayacağını öngören mekanizmasını yasaların üzerinde AİHM kararına atıfta bulunarak benzer bir görerek kişisel hak ve özgürlükleri davada eşcinsel ilişkinin doğal sayılması keyfi olarak kısıtladığı için gerektiği yönünde karar vermişti. yargılanması gerekir. Kişinin cinsel tercihi ne olursa olsun, SEKS SEKTÖRÜ mahremiyetine saygı duymak, pornografinin gerekliliğini göz ardı “Armoni Erotic Mağaza”, dokuz yıldır etmeden ancak bazı kısıtlamalarla seks sektöründe hizmet veren bir mağaza. varlığını sürdürmesine izin vermek, Sahibi çok daha uzun zamandır bu cinsel yönden sağlıklı nesiller sektörde. Ancak çekinceleri dolayısıyla yetiştirmemize yardımcı olacaktır. G ürkiye’de cinsellik çoğunlukla “tabu” olarak kabul edilir. Oysa “çoğunun erkeklere özgü ritüeller olduğunu gözardı etmeden”; 70’lerde patlayan seks sineması ve 80’lerde el altından satılmaya başlayan porno filmlerden beri, Türkiye’de meşrulaşmış bir seks sektörü olduğu gerçek. Tabii devletin bu gerçekle yüzleşmeyip yasal düzenlemeleri yapmaktan kaçınması yaygınlaşmanın büyük ölçüde illegal yollardan geçmesine sebep oldu. Geçen ay Kırklareli Sulh Ceza Mahkemesi’nin porno film satışı için verdiği karar, Yargıtay tarafından “filmin içeriğinde doğal olmayan ilişki olup olmadığının incelenmesi” gerekçesi ve TCK’nin 226’ıncı maddesine göre dört yıl hapis istemiyle bozuldu. sıkıntılar yaşamış. “Ben inanmıyorum ki, bugün devlet büyüklerimiz arasında bile porno ya da erotik film izlememiş olan yoktur. Ancak bizim toplumumuzda böyle şeyler pek konuşulmaz. Benim de yakın çevrem dışında yaptığım iş pek bilinmiyor. Çünkü burada insanlar sırf yaptıkları işle değerlendiriliyor. Sanki ben devamlı cinsellikle iç içe bir yaşam sürüyormuşum gibi algılanıyor. Aksine benim son derece düzgün bir aile yaşantım var” diyor. Belki kendisi insanlara karşı kaçamak davranmak zorunda kalıyor ama dükkânından bir kez içeri girenler, “her ne kadar başlarda yaşadıkları tedirginlikler ve sıkıntılar olsa da” doktora bile anlatamadıkları sorunları kendisiyle paylaşıyor. Armoni’nin sahibine göre dükkân bir anlamda terapi görevi de yapıyor. Dediğine göre insanlar cinsellik söz konusu olunca birbirlerinden bile çekiniyorlar. Bu yüzden dükkânda ürünlerin sergilendiği bölüme müşteriler tek tek alınıyor ve çıkışı arkadaki başka bir kapıdan yapıyorlar. Armoni’nin sahibi bunca yıllık deneyimiyle müşterilerin bir arada olsalar hiçbir şey almadan dükkândan ayrılacağını biliyor. KİŞİSEL SINIRLAR... Tahmin edersiniz ki böylesine cinselliğe kapalı bir toplumda seks sektöründe iş yapmak hiç de kolay değil. Yasalar da işleri hiç kolaylaştırmıyor. Seks içerikli filmlerin satışı hâlâ yasak. Bu da taleplerin yasadışı piyasaya yönelmesine neden oluyor. Bunun devlete vergilendirme açısından zararı büyük ama yasadışı film piyasasında çocuk pornosu ve snuff gibi gerçekten hiç de doğal olmayan(!) türlerin de bulunabiliyor olması gibi çok daha büyük bir sorun var. Armoni’nin sahibi Avrupa Birliği ülkelerinden örnek vererek başlıyor. Bu ülkelerin birçoğunda da seks filmlerinin belli standartları olduğunu söylüyor. Devletinse sektöre belli standartlar getirmeyerek kendilerinin önünü tıkadığından ve kaçak ürünlerin satışını teşvik ettiğinden dert yakınıyor. Peki bu engeller aşılsa kendi sınırları ne olurdu? Yanıt da aslında devletin öngördüğünden farklı değil. “İnsanların farklı cinsel tercihlerine de saygı duymak lazım ama genç nesle kötü örnek olabilir. O yüzden kendi dükkânımda satmam. Erkek kadın ilişkisi içeren filmlerin satılmasının ise bence mahsuru yok”. G

