Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
4 19 Haziran 2026 Cuma
HABERLER
Prof. Dr. Mustafa Kay Ma Kçı Hayvancılı Kta Ki ya Pısal çöKüşe Karşı uyar Dı
Doğanın yorganı
irleşmiş Milletler (BM) Genel BM Genel Kurulu 2026 yılını “Uluslararası Mera ve
Kurulu, küresel gıda krizinin
Çobanlar Yılı” ilan ederken Türkiye acı bir tabloyla
Bve ekolojik çöküşün önüne
karşı karşıya: Son 60 yılda meraların yüzde 54’ü yok
geçebilmek amacıyla tarihsel bir
edildi. Hayvancılık çöküşte, ithalat kronikleşti. Hayvan
adım atarak içinde bulunduğumuz
yetiştirme uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı uyardı:
2026 yılını “Uluslararası Mera
“Çayır ve meralar doğanın yorganıdır. Bu yorganı
ve Çobanlar Yılı (IYRP)” ilan etti.
Kararda, küresel ölçekte meraların
yırtarsak gıda egemenliğimizi kaybederiz”
ve çobanlık mesleğinin
Prof. Dr. Kaymakçı, meraların rant ekokırımdır” ifadelerini kullandı. çayır ve meraya dayanır. Türkiye’de ayağını ise çobanlık mesleğinin yok
korunması için acil
HABER
uğruna feda edilmesi ve çobanlık bu temel gerçek unutuldu. Mera oluşunun oluşturduğunu aktaran
Meraların; tarım arazilerinin amacı
yapısal politikaların
mesleğinin değersizleştirilmesi dışında kullanımı, imar/yapılaşma alanları küçülünce kaba yem üretimi Kaymakçı, son yıllarda Türkiye’ye
üretilmesi gerektiği
nedeniyle Türkiye’nin kırmızı et baskısı, madencilik yağması, turizm çöktü. Maliyetler fırlayınca dışarıdan gelen sığınmacılardan ucuz işgücü
vurgulanırken gözler, bir
üretiminde tamamen yetersiz bir saman bile ithal etmek zorunda yaratma ve bunları çoban yapma
etkinlikleri ve yasalardaki istisnalar
dönem kendi kendine
yusuf
ülke konumuna sürüklendiğine kaldık. Üretici sulu tarımla yonca ve gibi tehlikeli bir alışkanlığın
nedeniyle vahşice eritildiğini
yetebilen hayvancılık
körükmez
ve et fiyatlarının arttığına dikkat mısıra yöneldi ancak bu kez de su başladığına ve bunun sürdürülebilir
ülkesi olan Türkiye’ye belirten Kaymakçı, bu durumun
çekti. Türkiye’nin üretim belleğini ve enerji maliyetleri altında ezildi. olmadığına dikkat çekti. Meraları
çevrildi. Tarım ve hayvancılık ekosistemi de geri dönülemez
sarsan acı rakamları paylaşan Fabrika yemine yüklenen üretici koruma çağrısı yapan Prof. Dr.
politikalarının içinde bulunduğu biçimde bozduğunu aktardı.
Kaymakçı, “1960’lı yıllarda yaklaşık ise hammaddede dışa bağımlılığın Mustafa Kaymakçı, “Meralar sadece
yapısal krizi değerlendiren hayvan
Saman ithal ediyoruz
yetiştirme uzmanı Prof. Dr. Mustafa 29 milyon hektar olan çayır ve kurbanı oldu. Sonuçta karkas et ve hayvancılık altyapısı değil; yaban
Hayvanların biyolojik yapısının
Kaymakçı, meraların tasfiyesinin mera varlığımız, ne yazık ki yüzde canlı hayvan ithalatı kronikleşti; hayatı, erozyonla mücadele ve su
doğrudan Türkiye’nin gıda 54’ünü kaybederek günümüzde ot odaklı olduğunu hatırlatan halk, eti fahiş fiyatlara almak kaynakları için doğanın yorganıdır.
egemenliğini ve ulusal bağımsızlığını 13 milyon hektar seviyesine Kaymakçı, “Dünyanın her yerinde zorunda kaldı” diye konuştu. Bu yorganı korumak, gıda
tehdit ettiğini vurguladı. kadar gerilemiştir. Bu açık bir küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık Hayvancılıktaki çöküşün ikinci egemenliğimizi korumaktır” dedi.
Jeotermal projeye karşı açılan davada ikinci durdurma
Mar M a
Ç
evre kazandı
Göl ü
anisa ili Salihli ilçesinde Çavlu ve Çö- sahiptir. Hukuki mücadelemizin haklılığı
Mkelek mahalleleri başta olmak üze- yargı kararıyla da tescillenmiştir” dedi.
re sekiz mahallede SANKO AŞ tarafından
mucizesi
yapılmak istenen 28 adet jeotermal son- ‘yaşam alanlarımızı
daj kuyusu ve iki adet yeni jeotermal elekt-
korumak mümkündür’
rik santralı projesinin Manisa İdare Mah-
Salihli Çevre Derneği Başkanı Erdem Dur-
kemesi tarafından yürütmesi durdurul- yağışlar gölü yeniden yaşama döndür- korunması amacıyla bir dizi
yusuf körükmez
maz, alınan kararın yalnızca çevre mücade-
du. Daha önce de benzer şe- dü. Çorak topraklar sadece birkaç haf- önlemler aldı. Bölgeye tekne, bot
lesi verenler için değil, tüm Salihli halkı için
Manisa’ Da yanlış su politikaları ne-
HABER kilde aynı mahallelerde 17 je- ta içinde yeniden mavi bir göl aynası- ve benzeri araçlarla girilmemesi,
önemli bir umut kaynağı olduğunu söyledi.
deniyle çölleşen Marmara Gölü, in-
otermal sondaj kuyusu yapıl- na dönüşen Marmara Gölü’nde sazlık- yaban hayvanlarına yaklaşılmaması,
Kararın, kamuoyunda sıkça dile getirilen “bü-
sanlığa unutulmaz bir ekolojik dire-
mak istenmişti ve o zaman dronla görüntü alınmaması
lar yeşerdi, su altı florası hızla canlan-
yük şirketlere karşı mücadele edilemez” algı-
niş dersi verdi. İnsanın yıktığını do-
da mahkeme durdurmuştu. ve gürültü oluşturabilecek
dı. Pembe kanatlı flamingolar, tepeli
sını da boşa çıkardığını belirten Durmaz, “Bü-
ğa onardı; derin çatlaklarla dolu göl
Bu kez aynı proje genişletile- etkinliklerden kaçınılması istendi.
pelikanlar ve karabataklar sürüler ha-
yük şirketlere karşı mücadele edilemeyeceği
yatağı yeniden suya, flamingolar ise
rek yeniden verildikten son- Kaçak avcılığın yasak olduğunun
ECE İÇMEZ linde göle geri döndü.
yönündeki yaygın algının ne kadar yanlış ol-
asırlık yuvalarına kavuştu. Ağustos aktarıldığı açıklamada, özellikle
ra mahkeme ikinci kez yürüt-
duğu bu kararla bir kez daha görülmüştür”
a lana giriş engellendi
2021’de suları yüzde 98 oranında çeki- üreme ve göç dönemlerinde yaban
menin durdurulmasına karar verdi. Sa-
dedi. Çevre ve yaşam alanlarının korunmasın-
len ve devasa kuraklık yarıklarıyla ade- Manisa Doğa Koruma ve Milli yaşamının rahatsız edilmesinin
lihli Çevre Derneği avukatı Yıldıray Çıv-
da hukuki süreçlerin, bilimsel verilerin ve top-
ta ölüm uykusuna yatan göl, rant hır- Parklar Şube Müdürlüğü, su de mevzuat kapsamında yasak
gın, mahkeme tarafından verilen iptal ka-
lumsal dayanışmanın önemine dikkat çeken
sıyla endüstriyel tarıma açılmak isten- seviyesinin yükselmeye başlamasıyla olduğu anımsatıldı. Kurallara aykırı
rarının yalnızca bir dava sonucundan iba-
Durmaz, “Hukukun sağladığı imkânlar, bilim-
di. Türkiye’nin ilk iklim davası ile elde yaban yaşamının yeniden canlandığı davrananlara 5 bin 943 lira idari para
ret olmadığını, Salihli Ovası’nın korunma-
sel veriler ve toplumsal dayanışma bir ara-
edilen zafer sonrası yoğun ve ardışık Marmara Gölü’nde doğal yaşamın cezası uygulanacağı belirtildi.
sı adına son derece önemli bir hukuki ka-
ya geldiğinde çevreyi ve yaşam alanlarımı-
zanım olduğunu belirtti. Çıvgın, “Salihli,
zı korumak mümkündür” ifadelerini kullan-
Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından
dı. Kararın Salihli Ovası’nın geleceği açısın-
birine sahiptir. Jeotermal enerji yatırımları
dan da önemli bir mesaj verdiğini vurgulayan
yapılırken tarımsal üretimin, su kaynakla-
Karavancılar dertli: Bize her yer yasak
Durmaz, “Bu karar, birlik ve kararlılıkla hare-
rının ve çevresel değerlerin korunması zo-
ket edildiğinde Salihli Ovası’nın, tarım alan-
runludur. Mahkemenin verdiği iptal kara-
larının ve doğal varlıklarının korunabileceğini
BÜLENT ECEVİT
rı, çevresel etkilerin ve kamu yararının göz
göstermektedir” diye konuştu. Verilen hukuk
ardı edilemeyeceğini bir kez daha ortaya
mücadelesinin tüm Salihli halkının ortak ge- Son yıllarda karavanla tatil veya
koymuştur. Bu karar, Salihli Ovası’nın ko-
leceği adına yürütüldüğünü belirten Durmaz, yaşamayı tercih eden yurttaşlar hızla
runması ve gelecek kuşaklara sağlıklı bir
alınan kararı önemli bir kazanım olarak de-
artarken birçok bölgede de “yasak”
çevre bırakılması açısın-
ğerlendirdiklerini ifade ederek “Salihli halkı-
getirilmesi karavan sahiplerinin
dan kritik öneme
nın ortak geleceği için verilen bu mücadelenin
tepkisini çekiyor. Karavancılığın
önemli bir sonucu olarak görüyoruz” dedi.
yalnızca bir tatil anlayışı değil,
aynı zamanda bir yaşam kültürü
olduğunu vurgulayan Antalya Kamp
evdeki fazlalıklar size bile gereksiz veren uygulamalar yaptı. Bu durum
Karavan Derneği Başkanı Kemal Atay,
gelmeye başlıyor” dedi. karavancılara yönelik olumsuz bir
“Karavanlar da yasal araçlardır. Bir
Pandemi döneminden sonra algının oluşmasına neden oldu” diye
otomobilin girebildiği yere karavanın
karavancılığa olan ilginin büyük konuştu. Dernek olarak üyelerine
da girebilmesi gerekir. Karavanda
ölçüde arttığını söyleyen Atay, bu düzenli olarak eğitim verdiklerini
yaşam, ihtiyaç kadar tüketmeyi
büyümenin altyapı eksikliklerini de belirten Atay, son etkinlikte ilk
öğretiyor. Sınırlı bir alanda yaşadığınız
beraberinde getirdiğini ifade etti. Atay, yardım eğitimi düzenlediklerini, ayrıca
için gereksiz eşya biriktirmiyorsunuz. “Karavan kültürünü bilmeyen birçok doğada harita ve pusula kullanarak
Suyu, yiyeceği, enerjiyi planlı
kişi karavan yaşamına yöneldi. Yerel yön bulmayı öğreten oryantiring
kullanıyorsunuz. Karavanda birkaç ay yönetimler de bu yoğunluğa hazırlıksız eğitimleri verdiklerini sözlerine ekledi.
yaşadıktan sonra eve döndüğünüzde, yakalandı. Bazı kişiler çevreye zarar l An TALYA
ar
yırtıldı

