Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
ADIM ADIM İSTANBUL Turgay Tuna tunaturgay?yahoo.fr 10 KÜLTÜR ALAY KÖŞKÜ Sirkeci’den Sultanahmet’e doğru, ne zaman tramvay yolundan geçip gitsem, Babıali kapısının karşısında, Gülhane Parkı’nın tam köşesinde yükselen köşke şöyle bir bakarım. Osmanlı İmparatorluğu’nun debdebeli, zengin dönemlerinde bu cadde üzerinde yapılan resmi geçit ve alaylarda, padişahın gelip bizzat çerilerini, halkını selamladığı yer burası. Eh, adı da üzerinde zaten Alay Köşkü. Yıllardır, kapısı sürgülenip mühürlenmiş öyle durur. Eskiden bir ara burada sergiler yapılırdı da, görüp gezmek isteyenler fırsattan yararlanıp Osmanlı padişahlarının bu ayrıcalıklı köşkünü görme şansını elde ederlerdi. Keşke ziyarete açılsa diyemiyorum; çünkü, bu köşkten önce ziyarete açılması gereken o kadar çok yer var ki. Topkapı Sarayı bütününe ait bir köşk olan ve Topkapı surları üzerinde yer alan bu muhteşem yapı, sarayın cadde ve sokaklara bakan tek binası olma özelliğini taşımaktadır. Dışı mermer kaplı, yedi cepheli Alay Köşkü’nün, kısmen batının mimari tarzını çağrıştıran soğan biçiminde, etrafı saçaklı çok güzel bir kubbesi vardır. Ünlü şair Keçecizade İzzet Mola’nın kaleme aldığı kitabesindeki yazıdan da anlaşıldığı gibi 1819 yılında 1. Mahmut tarafından inşa ettirilmiştir, ancak, burada daha önce de bir başka Alay Köşkü’nün var olduğu bilinmektedir. Osmanlı döneminin en renkli törenlerinden biri olan esnaf alayının geçişi hep bu caddede gerçekleşmiş ve bu köşkün önünden büyük bir coşkuyla geçen tüccar, zanaatkar, sanatçı gibi değişik mesleklerden yedi ayrı kıtaya ayrılmış 1100 sınıftan oluşan İstanbul esnafı padişahı selamlamış. Köşkün pek fazla zikredilmeyen bir adı da Selam Köşkü’dür. Bu cadde, bu köşk tabii ki yalnızca esnaf alayının geçişlerini değil, sefere çıkan ya da zaferden dönen orduyu hümayunun mehter kösleri eşliğindeki resmi geçitlerini de görmüştür. Ama, bütün bunların yanı sıra, Alay Köşkü’nün önünde ibreti alem olsun diye kimi siyasi suçluların idam cezaları da infaz edilmiştir. Ancak, bu köşkün tarihte görmüş olduğu en önemli olaylardan biri, Vakai Vakvakiye ya da öteki adıyla “Çınar” olarak bilinen isyanda, henüz buluğ çağına girmiş bir çocuk olarak tahta çıkmış 4. Mehmet’in isyancılar tarafından görüşmeye çağrılmış olmasıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, bir dönem Güzel Sanatlar Birliği’nin hizmetine verilen yapı, ardından Eminönü Halk Evi’ne tahsis edilmiş, 1940’lı yıllarda da Eski Eserleri Tescil Bürosu olarak kullanılmıştır. Çanakkale’nin uğranmayan müzesi Yrd. Doç. Şengül Aydıngün Fotoğraflar: Haldun Aydıngün 8 Mart Çanakkale Şehitle1 rini Anma Günü, kitleler halinde ülkemizin hemen her yerinden gelen halkımız Çanakkale’deydi. Yalnız onlar değil Avustralya’dan ve değişik Avrupa ülkelerinden de pek çok ziyaretçi vardı çevrede. Ulusal tarihimiz için böylesi önemli bir günün ülke çapında yaygınlaşan bir ilgiyle yerinde ziyaret edilmesi gerçekten iç turizm ve ulusalcılık akımının genişlemesi açısından dikkat çekiyor. Bunda sanırım dünyanın öteki köşelerinden gelen ve kendi tarihlerinin yazılmasında et kili olan Gelibolu Şavaşı’na katılan atalarını anmaya gelen yabancıların da etkisi var. Çanakkale’ye gelen turların güzergahları hem Gelibolu hem de çevresindeki ören yerlerini kapsıyor. Ancak, kent içinde yer alan ve aslında tüm çevreden gelen arkeolojik eserlerin sergilendiği müze pek de tur programlarına konulmuyor. Çanakkale Müzesi şehrin İzmir yönüne doğru biraz dışında kalıyor. Belki de bu yüzden pek de uğranılmadan geçiliyor. Oysa çok güzel eserleri olan müzede, prehistorik çağlardan günümüze kadar gelen süreç içerisinde yaşamış olan toplumların kültür ve sanat eserleri sergilenmekte. Müze teşhir salonlarında ağırlıklı olarak, artık tüm dün

