13 Şubat 2026 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

İSTANBUL 15 Yıldız Çelik efa, denince bazılarının aklına sadakat gelir; baV zıları Vefa semtini düşünür; bazıları da Vefa Bozacısı’nı anımsar. Biz bütün saydıklarımızı hepsini bir arada yapmaya karar verip yolumuzu sadakatli bir şekilde Vefa semtine düşürüp gezinin sonunda da Vefa bozası içmeye karar verdik. Vefa semti, rivayetlere göre adını Fatih Sultan Mehmet ve onu takip eden Sultan II. Bayezid döneminin mutasavvıf ve ulemasından olan Şeyh Vefa Efendi’nin burada yaptırdığı külliyeden almış. Vefa, Büyük Roma ve Bizans dönemlerinde kentin önemli bir diğer kavşak noktası çevresinde yer alması yanında dini öneme de sahip bir ziyaret yeri özelliği de taşıyor. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet de Bizans’ın bu saraylar bölgesine yerleşir. Fatih döneminden başlayarak, saraçlar, demirciler, bakırcılar, börekçiler gibi esnaf grupları da vefa çevresinde yoğunlaşmaya başlar. Böylece üçüncü tepe İstanbul’un en önemli merkezi haline gelmiş. Bu gelişmelerle birlikte Vefa Semti de oluşmaya başlar. İstanbul’un tarihi yarımadasında, yedi tepeden üçüncüsü üzerinde kurulu bir semtimiz. Cemal Yener Tosyalı Caddesi, Bozdoğan Su Kemeri’ne paralel olan bu cadde semti boydan boya ke Vefa’da içilir siyor diyebiliriz. Bu cadde üzerinde1460 yapılan Molla Hüsrev Camisi yer alıyor. Minare, çeşme ve çevre duvarlarının dışında ilk dönem mimarisinden iz kalmamış. Karşı köşesinde, 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış yıllarca Osmanlı İmparatorluğu’na baş defterdarlık yapmış sayılı maliyecilerden olan Emekçizade Ahmetpaşa’nın medresesi var. Medresenin, karşısında da Kemal Sunal, Şener Şen, Müjdat Gezen, Gazanfer Özcan gibi büyük oyuncular, Memduh Ün ve Yusuf Kurçenli gibi sinema yönetmelerini, Erol Büyükburç ve Ersan Erdura gibi müzisyenler yetiştiren, tarihi Vefa Lisesi. Yola devam edip, biraz aşağıda da meşhur Vefa Bozacısı yer alıyor. Vefa 1938’de meydana gelen büyük Fatih Yangını ile semt tamamen yıkılmış. Evlerin tümü yanarken medrese, sıbyan mektebi, sebil, kütüphane binaları ve çeşmeler büyük bir oranda tahrip olmuş. Bundan sonra da arka semt kimliği İstanbul’un yeni göçmenlerinin ilk karşılandığı, dar gelirlilerin semti olmuş. Fakat her ne kadar semt artık popüler olmasa da ünlü Vefa Bozacısı boza severlerin uğrak yeri. Bozanın, Orta Asya ve Anadolu’da, İsa’dan önce 4. yüzyıldan beri var olduğu biliniyor. Evliya Çelebi 17. yüzyıl ortalarında İstanbul’da 300 fazla bozacı dükkanı olduğundan söz eder. Türkiye’de hepimizin bildiği, 123 yıldır aynı kaliteyi sürdüren Vefa Bozacısı’nın bozası kış aylarının vazgeçilmezlerinden. Küçük bir Vefa turundan sonra Vefa Bozacısı’nda sarı tuzsuz leblebilerimizle birlikte biz de yerimizi aldık. Ülkemizde daha çok darıdan yapılan boza, darı öğütülüp, kepeği çıkarıldıktan sonra kavrulur ve az suyla uzun süre pişirilir. Ateşten indirilen koyu sıvı elekten geçirilip süzülerek özleştirilir. İçine ekmek mayası ya da eski boza katılıp serin bir yerde bırakılır. Mayalanma tamamlanınca az miktarda şeker veya pekmez eklenerek ekşitilir. Üzerine tarçın serpilerek tuzsuz sarı leblebi ile afiyetle içilir Vefa Bozacısı: Vefa Katip Çelebi Caddesi No: 102, Vefa. (0.212. 519 49 22) yildizist@gmail.com
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle