16 Mart 2026 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

CUMARTESI 03 31/10/07 15:56 Page 1 CUMARTESİ EKİ 3 CMYK 3 KASIM 2007 CUMARTESİ 3 Blues yola çıktı ürkiye’nin tek blues müzik festivali ‘Efes Pilsen Blues Festivali’ bu yıl yine dopdolu. Artık geleneksel hale gelen festival kapsamında bu kez Bernard Allison, John Primer ve Adolphus Bell müzikseverlerle Bernard Allison buluşuyor. Festivalin 18. yılı kapsamında bir dizi konser vermek üzere Türkiye’ye gelen üçlü, dün Samsun’daydı. Büyük bir otobüsle Türkiye’nin en doğusundan, en batısına kadar pek çok şehire gidecek müzisyenler, bu akşam Trabzon’da olacak. ‘Bluescular’ 11 Aralık Salı akşamına kadar sürecek etkinlik kapsamında toplam 20 ilde 23 konser vererek, Türkiye’nin pek çok yerine blues müziği götürecekler. Konserlerde sahneye çıkacak isimlerden biri blues’u kendi hayatı kadar ciddiye alan müzisyen Bernard Allison. Çok küçük yaşlarda babası Luther Allison sayesinde siyahi müziğin kökleri ve elektronik gitarla tanışmış. Allison’ın yer aldığı ilk albüm, babasının Peoria konserinin kayıtları. Liseden mezun olur olmaz Koko Taylor’ın Blues Machine isimli topluluğuna dahil olan müzisyen, Willi Dixon’ın Blues AllStars projesinde de çalmış. Bu arada Johnny Winter ve Stevie Ray Vaughan gibi önemli isimlerden aldığı küçük taktikler, gitarda kendi karakteristik tarzını oluşturmasında yardımcı olmuş. 1989’da babasıyla birlikte blues çalıp söylemek için Paris’e taşınan Bernard’ın ilk solo albümü ‘The Next Generation’ 1990 yılında yayınlamış. Babasının ölümünden sonra yeniden Amerika’ya yerleşen müzisyen, burada geleneksel ve modern etkileşimlerini kendine has bir üslupla karıştırıp müzikal kariyerini hızlandırmış. EN UYKUCU KESELİ Kalitesiz diyeti ve neredeyse tamamen okaliptüs yapraklarıyla beslenmesi yüzünden koala, 24 saatin 18’ini uyuyarak geçirir. Bunu yaparken de enerjiden tasarruf eder. Normalde bir koala günde 600800 gramdan fazla yemez. Bu da bir insanın günde bir kase mısır gevreği ile beslenmesiyle eşdeğer. T kadar her kutlamada da müzik yapmış. 18. yaşına bastığında, yeni seyirciler ve sesler keşfetmek üzere doğduğu yer Mississippi’den Chicago’ya taşınmış. 1964’te kurduğu ilk grubu The Maintainers’la ‘The Place’, ‘The Bow Tie’ ve ‘Lover’s Lounge’ gibi barlarda verdiği konserlerle kısa sürede üne kavuşmuş. Ardından The Brotherhood’a katılan Primer, yavaş yavaş kendi tarzını ve repertuvarını oluşturmaya başlamış. 1979 yılında efsane şarkı yazarı ve Adolphus Bell basçı Willie Dixon’ın grubu The Chicago AllStars’a katılan müzisyen, bu grupla çıktığı turneler sayesinde kendine has vokal tekniklerini oluşturmuş. Daha sonra Magic Slim’e katılan Primer, 14 yıl boyunca Magic Slim & The Teardrops’la birlikte bütün dünyayı turlamış. 1995 yılına ise nihayet ‘The Real Deal’ isimli ilk solo albümünü yayınlamış. O günden bugüne kadar da albüm yapmayı hiç bırakmamış. John Primer Rekorlar kitabı Türkiye’de 125’den fazla dilde 100 milyonun üzerinde satış ile dünyanın en çok satan telifli kitabı olan ‘Guinnes Dünya Rekorlar Kitabı’nın Türkçe baskısı yapıldı. 2 m 58 cm başvuru ile olarak ölçülen Guinness ‘Yaşayan En Rekorlar Uzun Adam’ Kitabı’na olan Leonoid girmesini Stadnyk’ın hedefleortaya diklerini çıkarılmasından, söylüyor. Kitap, 114 yaşındaki yeni rekorların Yone Minagawa yanı sıra dev adındaki ‘En katlamalı Yaşlı Kadın’a, 7 sayfaları, üç m 52.3 cm boyutlu baskıya uzunluğuyla sahip kapak ve dünyanın en özel mürekkep uzun tırnaklı ile basılmış insanından, en karanlıkta kalabalık köpek parlayan düğün töreninde sayfalarıyla da kaç köpeğin yer ilgi çekiyor. aldığına, en büyük Tüyap Kitap Fuarı’nda mikroptan, dünyanın en okurların beğenisine büyük reklam balonuna, sunulan Guinness World tek vuruşta 25 mermer Records 2008 Türkçe kırma rekorundan baskısı, Kasım ayından gözünden süt fışkırtan itibaren de D&R Amerikalı Kim adama kadar pek çok Goodman, gözlerini mağazalarında satışa ilginç rekoru ilgilisine yuvalarından 11 mm çıkacak. sunan Guinness Dünya çıkartabiliyor. Rekorlar Kitabı, ilk defa Kendisi bu İspanya’da yapılan orjinal özelliğini bir gün ERKEZİ baskısıyla resmi olarak kafasına bir hokey İNGİLTERE’DE Türkiye’de. İnfomag maskesi çarptığında 35 kişilik bir kadro ile Yayıncılık tarafından ilk gözleri yuvalarından elemelerin yapıldığı kez telifli olarak aşırı çıktığında Guinness Rekorları’na her Türkiye’de yayımlanmaya keşfetmiş. O yıl 5060 bin civarında başlayacak kitap, günden bu yana başvuru yapıldığını dünyanın en ilginç Kim, her söylüyor Glenday. Bu rekorlarını, olaylarını ve esnediğinde gözleri kadar başvuru içinden kişilerini bir araya yuvalarından dışarı seçimlerin yapılabilmesi getiriyor. taşıyor. Kim, artık için de denemenin Tüyap Kitap Fuarı’nın gözlerini yalnızca ilginç olması açılış gününde Guinness pörtletebiliyor. yeterli değil. Seçimler için World Records Genel belli kriterler üzerinden Yayın Yönetmeni Graig incelemeler yapılıyor. İnternet Glenday ve İnfomag Yayıncılık üzerinden başvuru alınıyor. Merkez Marka Müdürü Hakan San’ın İngiltere’de olduğu için hiç bir ülkede katıldığı basın toplantısında tanıtımı temsilcilikleri bulunmuyor. En güzel yapılan kitapta, yaklaşık 40 bin ya da en çirkin gibi sıfatlarla yapılan veritabanı bulunuyor. Her bir başvurular kabul edilmiyor. Hatta iki rekorun ayrı bir kategori olarak farklı kategori için de başvuru değerlendirildiği kitapta, Türklerin de yapılmıyor. Rekorun ölçülüp rekorları yer alıyor. 2metre 79 buçuk ölçülemeyeceğine bakıldıktan sonra santim uzaklığa gözünden süt ilgi çekici olup olmadığı inceleniyor. fışkırtarak kırılan rekor ile en uzun Bu kriterlerin yanı sıra rekorun tekrar burunlu adamın yanı sıra Türkiye’den kırılabilir özellikte olup olmaması sporculardan da rekorlar bulunuyor. ölçüt olarak alınıyor. Tüm bunların İnfomag Yayıncılık Marka Müdürü sonrasında İngiltere’den gelen ekip, Hakan San, 2009 yılına hazırlanan rekor denemesini resmileştiriyor. baskı için Türkiye’den daha fazla MÜZİK MARATONU Dünyaca ünlü bu üç müzisyen, festival kapsamında bu akşam Trabzon Zorlu Grand Otel’de verecekleri konserin ardından sırasıyla 5 Kasım Pazartesi Erzurum Polat Renaissance Hotel, 7 Kasım Çarşamba Kıbrıs Jasmine Court Hotel, 9 Kasım Cuma Antalya Divan Talya, 11 Kasım Pazar Denizli Richmond Pamukkale Spa Hotel, 13 Kasım Salı Konya Rixos Hotel, 14 Kasım Çarşamba Kayseri Hilton, 16 Kasım Cuma Adana HiltonSA, 17 Kasım Cumartesi Mersin Yat Armada Center, 19 Kasım Pazartesi Gaziantep Kalender Plaza, 21 Kasım Çarşamba Diyarbakır Demirok Tesisleri, 2324 Kasım akşamları Ankara HiltonSA, 27 Kasım Salı Eskişehir 222 Park, 28 Kasım Çarşamba Bursa Almira Hotel, 30 Kasım ve 1 Aralık akşamları İzmir Hilton, 4 Aralık Salı Çanakkale Kolin Hotel, 5 Aralık Çarşamba Kocaeli Venüs, 78 Aralık akşamları İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonu ve 11 Aralık Salı ise Tekirdağ Erguvan Sosyal Tesisleri’ne gidecekler. Türkiye’yi blues müzikle kuşatmak için... aa TEK KİŞİLİK ORKESTRA Pek çok enstrüman çalarak tek kişilik orkestra oluşturan Adolphus Bell de festival kapsamında müzikseverlerle buluşacak isimlerden biri. 1944 doğumlu Bell, uzun süre farklı gruplarla çaldıktan sonra kendi projesi ‘One Man Band’i kurmuş ve hemen sokaklarda ve ev partilerinde konserler vermeye başlamış. 60’lı yıllardan beri müzisyenliğinin yanı sıra aktivistliğe de devam eden Bell, çocuklar yararına konserler vermiş. Blues’a bakış açısı yüzünden Juke Boy Bonner ve Guitar Gabriel gibi isimlerle aynı yerde anılan Bell, her fırsatta ölene kadar müzik yapmak istediğini söyleyerek blues’a duyduğu aşkı dile getiriyor. İnsanın içine işleyen sesiyle ün kazanan John Primer da 18. Efes Pilsen Blues Festivali’nde konser veren isimlerden. Gospel ve R&B müzik geleneğine sıkı sıkı bağlı bir ailede yetişen gitarist, gençliğinde pek çok kez kilisede sahneye çıkmış. Hatta mahallesinde yapılan irili ufaklı mangal partilerinden, nişan törenlerine Jack DeJohnette, caz tarihinin son 50 yılının önemli albümlerine imza atmış bir davulcu. Ancak o çocukluğundan beri her türden müziği sevdiğinin ve farklı müzik tarzlarını birbirinden ayırmamaya özen gösterdiğinin altını çiziyor. Müzik camiası onu caz tarihinin yaşayan efsanelerinden biri olarak görse de o yaptığı müziği iki kelimeyle tanımlıyor: Dünya müziği. EN PÖRTLEK GÖZ M Ripple Effect, İş Sanat’ın konuğu Bu dönem birbirinden önemli isimleri ağırlayacak İş Sanat Kültür Merkezi, 12 Kasım Pazartesi akşamı caz dünyasının yaşıyan efsanelerinden davulcu Jack DeJohnette ve topluluğu Ripple Effect’i konuk edecek. Caz tarihinin son 50 yılının ŞİRİN önemli albümlerine imzasını atmış GÜVEN DeJohnette, yapılan her söyleşide çocukluğundan beri her türden müziği sevdiğini vurguluyor. Farklı türleri birbirinden ayırmamaya özen gösteren davulcu, tüm dünyada özellikle caz alanında yaptığı çalışmalarla tanınıyor. DeJohnette, Ripple Effect projesinde, caz ve elektronik müzik dünyasında yıllardır ses mühendisi ve prodüktör olarak birçok çalışmaya imza atmış Ben Surman ile birlikte. İkiliye İş Sanat’taki gecede Brezilya yerlilerinin müziğiyle ilgili kapsamlı araştırmalar yapmış Marlui Miranda da eşlik edecek. Konser öncesi Jack DeJohnette ile söyleştik. Elli yıla yayılmış bir caz kariyeriniz var. Şöyle geçmişe doğru bir bakarsanız, caz bu süre içinde nereden nereye geldi? “Aslına bakarsanız caz temelde aynı kaldı, asıl değişen müzik sektöründe kullanılan teknoloji ve pazarlama uygulamaları oldu. Müzik endüstrisi pazarlama açısından değişik tanımlara ihtiyaç duyduğundan caz da bundan nasibini aldı.” 60’lardan bu yana John Coltrane ve Sony Rollins gibi önemli caz sanatçılarıyla çalıştınız. 1968’de de Miles Davis’in grubuna katıldınız. Bu sanatçılar size ne kattı? “Miles Davis, ben onunla çalmaya başlamadan önce de, üzerimde önemli bir etki bırakmıştı. Beraber çalmaya başladıktan sonra bu etki daha da pekişti. Miles, vizyon sahibi bir müzisyendi ve beraber çaldığı müzisyenlere en iyisini çalmaları için ilham veriyordu. Onun dışında Sony Rollins, John Coltrane ve Thelonious Monk gibi beraber çalıştığım müzisyenler de aynı. Yani hepsi birey olarak birçok nesle ilham veren isimler zaten.” Farklı müzik tarzlarını birbirinden ayırmamaya çalışıyorsunuz. Bunun nedeni nedir? “Her tarzda müziği seviyorum gerçekten. Hatta kendimi de caz müzisyeninden ziyade dünya müzisyeni olarak görüyorum.” Ben Surman ile birlikte oluşturduğunuz Ripple Effect projesi nasıl ortaya çıktı? Biraz projeden bahseder misiniz? “Ben Surman ile yıllardır beraber çalışıyorduk. Zaten daha önceki projelerimizde de keyboard, elektronik sample gibi teknolojiler kullanıyorduk. Bu projede bunu daha da üst seviyeye çıkarmaya karar verdik. Kendi yapım şirketim Golden Beams bünyesindeki kayıtları tekrar yorumlayıp yepyeni bir şekle soktuk. Ben Surman zaten tanıdığım en yaratıcı müzisyenlerden bir tanesi. Onun remix anlayışı olmasaydı bu proje de kesinlikle gerçekleşemezdi.” GÖZLERİNDEN SÜT FIŞKIRTMA REKORU Türkiye’den İlker Yılmaz, 1 Eylül 2004’te gözünden 2 metre 79 buçuk santim uzağa süt fışkırttı. İstanbul’da gerçekleştirilen rekor denemesinde Yılmaz için süt seçimi önemli. Yılmaz, tam yağlı süt gözyaşı kanallarını tıkadığı için, yarım yağlı ya da yağsız süt tercih ediyor.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle