Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
‘Hayır’diyebilme özgürlüğü ? F. Sema YALÇIN Çocuk Gelişimi ve Eğitimcisi fsemayalcin@hotmail.com ocukluk dönemi, insanın birey olarak inşasında temel basamaktır. Bu durumda toplumun, çocuğun ruh ve beden sağlığını koruma ve ona nitelikli bir eğitim verme sorumluluğu ortaya çıkmaktadır. İhmal ve istismar durumlarının çocukluk dönemlerinde sık görüldüğü düşünülürse, bu dönemlerde aileye ve çocuğa verilecek eğitimin kalitesi çocuklarımızın güven içerisinde gelişmesini ve büyümesini sağlayacaktır. Fiziksel, duygusal, cinsel ve ihmal şeklinde ortaya çıkan istismarın sebeplerinin olumsuz aile yaşantısı, yanlış annebaba tutumları gibi etkenler olduğu dikkat çekmektedir. Dolayısıyla ailelere çocuklarını yetiştirmeye yönelik annebaba eğitimi verilmesi önem taşımaktadır. Bu eğitimlerde aileye, çocuğun gelişiminin her alanının birbirini etkilediği; bedensel sağlık, fiziksel ve zihinsel gelişme kadar duyguların, düşüncelerin ve cinsel kimliğin gelişmesine önem verilmesi gerektiği vurgulanmalıdır. Özellikle pek çok Ç toplumda bir tabu olan cinsel eğitim konusunda, gerek eğitimciler, gerekse annebabalar, çocuğa karşı nasıl bir yaklaşım içinde olacaklarını bilememektedirler. Sağlıklı bir cinsel eğitimin, çocukta kişilik gelişimini olumlu yönde etkileyeceği ve benlik saygısını arttırma yönünde etkileri olduğu bilinmektedir. Bu nedenle aile ve eğitimcilerin farkında olmadan da olsa bu konuda yapacağı hatalar, çocukta onarılması güç duygusal problemlere veya davranış bozukluklarına yol açabilir. Çocuklar risk altında Dünyanın her yerinde tüm çocuklar ihmal ve istismar riski altındadır. Annebabalar ve eğitimciler çocukların güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu sebeple; annebabalar ve eğitimcilerle birlikte çocukların da kendileri için tehlikeli olabilecek durumların farkına varması ve nasıl hareket edeceklerini bilmesi gereklidir. Çocukların yaş ve gelişim özelliklerine uygun yöntem ve teknikler kullanılarak, kendilerini tanımaya ve korumaya yönelik etkinliklerin yer aldığı eğitim programları hazırlanmalıdır. Bu programlarda çocuklara; karşılaşabilecekleri tehlikelerin neler olduğu, kendilerini bunlara karşı nasıl koruyacakları, nasıl hayır diyecekleri, güvenli dokunuş (örneğin doktor muayenesi gibi gerekli durumlarda ve sadece güvenilir kişiler tarafından) ile kötü dokunuş arasındaki farkı nasıl ayırt edecekleri, bedenlerinin kendilerine ait ve özel olduğu, istemediği sürece kimsenin kendisine dokunamayacağı ya da öpemeyeceği, yabancılarla iletişim kurarken dikkat etmesi gerekenler, duygularının farkındalığı, yaşamları hakkında karar alma hakları olduğu, önemli ve özel oldukları öğretilmelidir. Fotoğraf: Murat Şen Destekleyici tutum sergilenmeli Yetişkinler, önyargılardan ve basmakalıp düşüncelerden arınarak çocuklardaki yaratıcı içsel gücün farkına varabilmeli ve çocuğun bir birey olma sürecinde onu anlayarak destekleyici bir tutum içinde olmalıdır. Ancak bu şekilde bağımsız bir kişilik geliştiren, duygularını tanıyan ve ifade edebilen, kendine karşı olumlu duygular besleyen, tehlikelerin farkında olan ve bu tehlikelerle ya da sorunlarla başa çıkmada çözümler üretebilen bireyler yetişmesi mümkün olacaktır. Bu sayfa ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (aFSaD) tarafından hazırlanmıştır. Yazbilimkampındarobotikeğitim A ‘Asılamacımızrobotköyükurabilmek’ Duran, gençler ve çocuklar için iyi şeyler yapmak istediklerini, onların bu gibi teknik gelişmeleri öğrenerek Türkiye’nin bu alanda güçlü adımlar atmasında etkili olacaklarını kaydetti. Duran, asıl amaçlarının bir “robot köyü” kurmak olduğunu fakat destek bulamadıklarını belirterek,“Dünyada bu gibi gelişmeler için milyon dolarlar harcanıyor. Ama biz sadece biraz destekle çok iyi şeyler yapabileceğimize inanıyoruz. Neden bizim çocuklarımız bu gelişmelere keyıtsız kalsın? Bu alanda çocuklarımıza rehberlik bile yapılmıyor. Çocuğu meslek lisesi ya da düz liseye yönlendiriyoruz, bir alternatifimiz dahi yok”diye konuştu. NKARA (Cumhuriyet Bürosu) Gazi Üniversitesi, Ankara Bilim Sanat Merkezi ile 56 Bilim Sanat Merkezi’nde eğitim gören öğrenciler için TÜBİTAK tarafından desteklenen “Üstün Yetenekliler Kendi Robotunu Yapıyor” yaz bilim kampı düzenliyor. Kampta üstün yetenekli çocukların robotik alanda aktif görevlere getirilerek, gözlem ve uygulamalarla disiplinler arası bakış açısının geliştirilmesi amaçlanıyor. Temel elektronik, temel mekanik ve robotik alanlarında eğitim alacak olan öğrenciler, hem eğlenceli bir ortamda yaz tatillerini geçirecek hem de kendi becerileriyle kendi robotlarını yapacak. Eğitimde her üç öğrenci için 1 eğitmen görevlendirilecek. Program, Türkiye’deki tüm bilim sanat merkezlerinde eğitim gören 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerini kapsıyor. Kampta, öğrenciler için Anıtkabir ve ASELSAN gezileri düzenlenecek. Katılımcı öğrenciler ASELSAN gezisi ile Türkiye’deki elektronik, elektrooptik ve mekanik teknolojiler, bilgisayar destekli geliştirme ve üretim altyapısı hakkında bilgi sahibi olacak. Eğitim için Bilim ve Sanat Merkezleri’nden 45 öğrenci seçilecek. Seçilen öğrenciler 15’er kişilik 3 gruba ayrılarak gruplar için 5 eğitmen, 5 rehber ve 5 uzman personel görevlendirilecek. Belirlenen her grup için 7’şer günlük eğitim programı düzenlenecek. 1218 Temmuz, 0208 Ağustos ile 0915 Ağustos tarihlerinde yapılacak eğitim çalışmalarından sonra 16 Ağustos tarihinde de Ankara Bilim Sanat Merkezi’nde bir yarışma gerçekleştirilecek. Yarışmada öğrenciler, o güne kadar aldıkları eğitimle geliştirdikleri robotları sergileme ve yarıştırma imkânı bulacak. Eğitim verilen öğrenciler arasından seçilecek 15 kişiye ise gelecek yıl yine robotikle ilgili 10 günlük yazılım eğitimi verilecek. Eğitimlere katılacak öğrencilerin kalacakları yer ve giderleri TÜBİTAK ile Gazi Üniversitesi tarafından karşılanacak. Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi ElektronikBilgisayar Eğitimi Bölümü Başkanı ve proje yürütücüsü Yrd. Doç. Dr. Fecir Duran, üstün yetenekli çocukların vizyonlarının çok geniş, anlama ve öğrenme potansiyellerinin çok iyi olduğunu kaydetti. Ortaokul seviyesindeki öğrencileri seçmelerindeki amacın çocukların mesleki altyapılarını şimdiden hazırlayabilmek olduğunu belirten Duran, “Bu yaştaki çocukların önlerinde daha uzun bir eğitim süreci var, onlara şimdiden ulaşırsak mesleki seçimlerini yapacakları alanları belirlemelerine yardımcı oluruz” dedi. TÜBİTAK’ın çeşitli konularda birçok projesi olduğunu ancak bu alanda sadece iki proje grubunun bulunduğunu anlatan Duran, “Diğer gruptan farkımız, bizim hiçbir şeyimiz hazır değil, her şeyi çocukların dokunarak, anlayarak yapmalarını sağlayacağız. Hayal güçlerinin kapılarını açmaları için çalışacağız. Çocuk kendine dayatılanla değil, kendi yaptıklarıyla mutlu olacak” diye konuştu. 7

