03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 12 HAZİRAN 1996 ÇARŞAMBA 12 DIZIYAZI Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen / Bir Üniversite, Bir Yaşam O/T/Y/y/O Buyazı dızısınde *^ *J 1~ * *-'y sıradışı bir yaşamın öyküsıınü ımslerıyle ve çıkışlanyla bulucaksınız. Anadolu Universitesı 'nın kuruluşundan kısa süre sonra bu iinıversitenin rektörliiğüne seçilen Prof Dr Yılmaz Büyükerşen, göreı de kaldığı yıllar boyunca Anadolu Ünı\ ersıtesi 'nı y alnızca Anadolu da bir üniversite olmaktan çıkarıp, hemen her şeyiyle Batı ölçütlenne ulaşmış bir kıınıma dönüşîürdü. Başlangıçta bir. ıkı bınadan ve çorak bir araziden olıışan Anadolu Universitesı, bugiin Eskışehır'de, hep "düşlerinelayık olmayı başarmış" bir insamn \e onıın çevresınde künıelenenlenn çabalarıyla, yenn eşil ağaçların arasından bir uygarlık anıtı gıbı y iikseln or. Bu hızmetlen bıından ıkı yıl kadar önce "görevden alma" kararıyla ödüllendıren(') Yılmaz Büyükerşen 'm y asamı. a\ nı zamanda hep Eskışehır ı'le Anadolu 'nun tarıhsel ve kültürel değerlenyle ve bu değerlere duyıtlan sarsılmaz bir ınançla özdeşlesmiş bir öyküdür. Bu oyküy ü okuyanlar karşılannda Tiirk eğıtım \e kültür tarıhmin yakın bir kesıdinm panoramasım da bulacaklar Ahmet Cemal Anadolu Üniversitesi'nin doğuşuAHMET CEMAL -1- -Sayın Büyükerşen bize yaşamınızla ilgili çeşitli kesitierden söz eder misiniz? - Yaşamım. Ikıncı Dun>a Savaşı sonlanndakı çocukluk. onaokul ve lısedekı ergınlık ıle yuksek oğretımdekı gençlık çağlanmı kapsar Bu uç çağ dahıl. bugune dek tum çağlarımı Eskışehır'de yaşadım \e yaşamaya de\am edıyorum Kaderbenı Eskışehır e bağlamış gorunuyor Çocukluk yıllarımdan aklımda kalan, ha\acı >ehn olan Eskışehır'de akşamlan gokyuzunu tarayan ışıldaklar. karartmalar. ıdare ve gaz lambalan, sobalı evımızın lek luksu olan Phılltps marka radyodan babamın harbe aıt haberlen dınleyışı. çayı şeker yenne kuru uzumle tatlandırmamız, fınnlardan kame ıle alınan ekmekler. boş şışelenn etrafına dolanan sıcımlenn yakılarak su bardağı yapılışı. teneke kutudan onune takılmış el tenerı merceğı ıle ıcat ettığımız sınema makınasına el aynasıyla guneş ışığı aktanp. fılm parçalarını duvara aksettırerek kendımıze meşgalelı oyunlar bulu^umuz Kisaca. yokluk yıllan çocuklanndan bırıydım \oklukla mucadelede bız çocuklann da pay ımıza duşenı yaptığımızı hatırlıyorum şımdı Babalarımız boş şışelerın etrafına doladıkları isportolu sıcımlerı yakarak kestıklerı şışelerden su bardaklan vapar. bızlere de onların kenarlarını. ıçı su dolu leğenlerde. bıleğıtaşı ıle perdahlamak duşerdı Bızeoyun gıbı gelırdı Çanıurdan bılyalar. tellerden bukerek kendımıze gore arabalar yapardık Bezlerden yapılınış toplar soğut dallanndan yaptığımız dudukler oyuncaklarınıız. kavrulmuş leblebı unundan yapılmış yalancı çıkolatalar gıdamızdı Hastalandığımızda ıçıne kının atılmiş ıspırto ıle vucudumuz ov ulur ya da kının yutturarak ateşımızı duşururlerdı Sıtmava yakalandığımızda bıleğımıze bir de okunmuş ıp bağlarlardı Cüzel sanatlar ve sahne tutkusu Annemın sıyah Vıctorıa boya ıle boyadığı kaput bezınden (Âmenkan bezı denırdı) dıktığı onlukle ılkokula ba^ladığım gunku >evıncımı hıç unutamıyorum Inkılap tlkokulu ev ınıızın karşisinda ıdı Adına uygıın oğretmenlerı \ardı \atan. mıllet ve Atatürk sevgımızı onlara borçluyuz Oğretmenımız bir genç kızdı Beş yıl boyunca hercumartesı bızı Halkevı'ne goturur. tıyatro. sergı ızletır. konser dınletırdı Pazar gunlerı de ev ınde gonullu olarak kımımıze mandolın çalmavı oğretır kımımıze de resım yaptırırdı Ben mandolın alacak durumumuz olmadığı ıçm resım derslerıne devam ederdım Halke\ f ndekı mezunıyet musameresınde ressam rolunde ıdım Monolog soylemış ve çocukluk aşkım ıle kazaska oynamıştım Guzel sanatlara ve sahneye tutkunluğum sanırım o yıllarda yureğıme duştu Bıtışık kom^umuz tuleta^çı ıdı Yaz aylannda. bazı gunler e\ ın alt katında padışah başı pıpo ve ağızlık yapan ustaları seyreder. verdıklen taşlan onlar gıbı yontmaya çalışır. Ibış ıle Memış kuklalan yapardım Uç ev otemızde ıse Hamıdıye Koy Enstıtusu nun ırtıbat burosu vardı Hafta sonlan Koy Enstıtusu'nun bir omek tulum gıyınmış oğrencılen otobuslenyle Hamıdıye'den ^ehre gezmeye gelırlerdı Akşamlan ıse. donuş ıçın buronun onunde toplanırlar. hareket saatıne kadar sokakta akerdeon \e mandolınlennı çalar. ^arkılar soylerlerdı Onlan merak ve ılgı ıle ızlerdım Daha sonra. Vılayet bınası olarak yapıldığı halde. Ataturİc'un lise olarak kuİlanılmasını emretîığı ve Vasfi Mahir Kocatıirk'un de mudurluk yaptığı bınada Eskı^ehır Ataturk Lisesfnde orta ve lıse vıllarım başladı Kıremıt tabnkalarında çırak ışçı. pazarlarda ı^portacı. muhallebıcılerde garson \e matbaalarda murettıplıkle oğrencılığı bir arada goturmeye çalı^tığım vıllardıro yıllar Lısede arkadaşlanmla çıkard'ığım "Gıdıklama" ısımlı duvar gazetesıne müdüriın karıkaturunu çızdığım ıçın ılk kez dısıplın cezası almam, daha sonra Eskışehır'de "Çimdik" adıyla çıkardığımız basılı mızah gazetesı yuzunden başımın belaya gırmesı. toplu basın mahkemelenne çıktığım yıllar. son sınıfta kurduğumuz okul radyosunda spıkerlık yaparken. mudurun bana okuldan kaçanlann • idealist öğretmenlerin verdiği eğitim, Halkevi gibi ocakların yarattığı ortam, Köy Enstitüleri gibi başarılı örnekler, öğrenmeye ve yaratıcılığa karşı sürekli bir merak, yönetim kademelerine geldiğimde hep benim bilinçaltımdan dışa vurdu diyebılirım. Çocukluk ve gençlikte duyduğum özlemleri, hep şimdiki çocuklar ve gençler içın gerçekleştirip, kalıcı şekılde onlara sunmak ıçın çabaladım. Kurduğum her müessese, yaptığım her tesıs, meydana getirdığim her ortam ve etkınlığın kaynağı, yaşamım boyunca süregelen, özledığim Türkiye hayallerimin birer parçasıdır. ısımlennı okutmasi yaızunden o ogrencılerden yedığım da>ak şımdı anılarımı susluyor Lısede kurduğumuz amator tıyatro. edebıyat gunlerınde okuduğum şıırler \e munazaralardakı konuşmalarım da hatıralanmın en canlı orneklerı olarak hâlâ aklımda \ uksekoğretım vıllanm \se Oğrencı Derneğı'nı kurmakla başlayıp. Turk Devnm Ocakları Eskışehır Şubesı Başkanlıgfna seçılışım. 350 ogrencıyı toplayarak kanlanmızı satıp. Eskışehır"ın ılk repertuvartıyatrosunu kuruşumuzla. koy meydanlannda tıvatro ovnayışımızla. Dunya Gazetesı ve Kım Dergısf nde profesvonel gazetecılık. mızah dergılennde kankatunstlık. Turkıye Gazetecıler Sendıkası Federasyonu Yonetım Kurulu uyelığı ve 212Sayılı Kanunuçıkarışımızla. mıtınglerle ve gençlık aşklanyla. kısaca delı dolu tutkular ve ıdealler peşınde geçtı - Akademik ve yönrticiKk yaşamınızda \aptığınız işler adeta çocukluk \e gençlik vıllannızın izlerini taşıVbr gibi sanki Bu düşüncemiz doğru mu? - Bunu. zaman zaman ben de sızın gıbı duşundum Doğru olduğunu rahatlıkla sovleyebılınm Yokluklara karşın. idealist öğretmenlerin bıze verdığı egıtım. Halkevi gıbı ocaklann yarattığı ortam. Koy Enstıtulen gıbı başanlı örnekler. öğrenmeye ve yaratıcılığa karşı sureklı bir merak, yonetım kademelerine geldiğimde hep benım bilinçaltımdan dışa vurdu dıye bılınm Yılmaz Büyükerşen'in yaşamı, Eskişehir ve Anadolu Üniversitesi ile özdeşleşmış bir öykü. Çocukluk ve gençlikte duvduğum ozlemlerı hep şımdıkı çocuklar \e gençler ıçın gerçekleştınp. kalıcı şekılde onlara sunmak ıçın çabaladım (Curduğum her muessese. yaptığım her tesıs meydana getirdığim her ortam ve etkınlığın kavnağı. ya^amımboyunca süregelen. ozledıgım Turlctye hayallerimin bırer parçasıdır - Eskişehir'de ilk vükseköğretim kurumunun ve bir üniversitenin kurulnıası llkri nasıl gf rçekleşti? Bu fikrin fıli/Jendiöi \ ıllarda Türkivc'nın koşullan nasıldı? - Eskışehır'de ılk yuksekoğretım kurumu 1958 vılında "AkşamNuksek Tıcaret Okulu" olarak kuruldu O > ıl ben. Ankara Hukuk Fakultesi'nın bırıncı sınıfoğrencısı ıdım 1957 yılında Guzel Sanatlar \kademi!>ı Mımarlık Bölumu'nu kazandığım halde. aılemın malı guçsuzluğu nedenıyle. btanbul'da okuvamavacağım ıçın. devam mecburıvetı olmayan Ankara Hukuk Fakultesı'ne kaydolup. Eskışehır de bir yandan Dunya Gazetesı'nın muhabırlığını yapıyor, bir yandan da bulduğum ders notları ıle kıtaplara çalışıyor \e takultenın yıl sonu sına\ ları ıçm \nkara\a gıdıp gehvordum Yaşamımı deği?tiren telefon Bir gun gazetemın yazı 1:5leri mudurlennden Sami Karaören teletbnla benı arayarak. Ebkışehırde kuruluş kanunu çıkanlmadan bır "Akşam V üksek Tıcaret Okulu" açıldığını okula mudur olarak atanan Doç Dr Orhan Oğuz'la goru:>up hazırlayacağım haberı gondermem talımatını verdı O gun bu telefon talımatının benım yaşam çızgımı değıştıreceğını nereden bılebılırdım kı Çunku. duvarına okul tabelası asılan. Iş ve Işçı Bulma Kurumu'na aıt ışçı yatakhanesınden ıbaret bınaya gıttığımde ogrencı kaydı başlamı^tı Okul Mııduru Orhan Oğuz. soracagım her soruyu cevaplandırmak ıçın bir şart öne surdü Ankara Hukuk'tan kaydımı alıp, ya^adığım şehırde açılan bu okula kavdımı yaptırdıktan sonra ancak ^rularıma ce\ap verecektı Gazetecılıkte venlen gorevı başannak ıçın. gerekırse çığ tav uk bıle yenırdı Çaresız denılenı yaptım Ikı gun sonra benım adım okulun ılk oğrencisı olarak kayıt kutuklerınde. kuruluş kanunu çıkmadan Bakanlık Mucıbı ıle kurulan vuksekokul Anadolu Üniversitesi Heykel Atölyesi'nde çalışan öğrenciler. haben ıse Dunya'nın bırıncı sayfasında yer almıştı Haber. sıyası bir skandal bombası gıbı patlamıştı Bu bombanın sonucu. y üksek tıcaret okullarının "İktisadi \e Tıeari İlimler \kademisT halıne getırılnıelerıne ılı^kın kanun tasarısı. alelacele TBMM'ye sevkedılmıstı Üniversite - akademi kavgası 1962 yılında mezun olur olmaz. •\kademfde Malıye Kursusu asıstanlığı ıle akademik hayatım başladı 7334 Sayılı kanun akademılere üniversite statusu vermiştı. ama unnersıtelere tanınan pekçok ımkânı esırgemıştı Ayrıca. bu kuruluşlarda üniversite ogretım uyelen ders verdığı, doktora. doçentlık ve profesorluk jurılerıne gırdıklen halde. başta lstanbul ve Ankara unıversıtelen olmak uzere hepsı akademılere tepeden bakıyor, onları ıkıncı sinıfkurulus.lar olarak goriip, unıversite çatısı altında fakulteler olarak toplanmalan teklıflerıne karşı çıkan tutucu bırtavır sergılıyorlardı Ote yandan. unıversıtelere ahnmayan oğrencılerın sayısı gıderek artıyordu Unıversıteler ıse, artan talep karşısında açılan ozel yuksekokullann kapatılmasını da ıstıyorlardı Bu durum. eğıtım tarıhımızın unlu "Akademi- üniversite kavgasını" başlattı O tarıhte unıversıtelerın sıyası ıktıdar uzenndekı etkısı çok fazla ıdı Parlamento unıversıtelerle teo> duşmek ıstemıyor ve sorun bir turlu çozume kavuşturulamıyordu Ankara'da surdurulen kavgayı Akademiler cephesınde on planda goturenler rahmetlıOrd Prof Dr NihatSayar, Prof Dr Orhan Oğuz ıle yanlannda o tanhte yenı doçent olmuş ıkı ateşlı genç, ben ve Onur Kumbaracıbaşı yurutuyorduk 1969 yılında. Prof Dr Orhan Oğuz, kavganın TBMM'de yapılması ıçın Akademı Başkanlığf ndan ayrılarak seçımlere gırdı ve Eskışehır Mıllervekılı seçılerek Mıllı Eğıtım Bakanı oldu 1973 yılında da dığer mılletvekılı arkadaşlan ıle bırlıkte Eskışehır'de "Anadolu C'niversitesi*' kurulması hakkındakı kanun teklıfını meclısten geçırmeye muvaffak oldu Ayrıca bir başka kanunla da Eskışehır'de bir de DMMA kurulmasını sağladı Fakat. çıkanlan kanun, yıne unıversıtelenn muhalefetı yuzunden, Eskışehır'dekı akademılerı Anadolu Universitesı çatısı dışında bırakıyor. Hacettepe Universitesı patronajında yenı bir unıversıtenın kuruluşunu tarıf edıyordu Bukanuna dayanılarak alelacele Eskışehır'de Hacettepe'ye bağlı bir tıp fakultesı kuruldu Ancak fakulte Ankara 'da. hastanesı ıse Eskışehır'de ıdı Kavga bıtmemıştı 1976 vıhnda ben profesor olarak Eskışehır İTlA'ya. Prof Onur Kumbaracıbaşı da Ankara tTİA'ya ba^kan seçıldık ve Guzel Sanatlar Akademisı ıle DMM Akademılerı başkanlarını da yanımıza alarak kavgayı TBBM nın yanı sıra Anayasa Mahkemesf ne kadar goturduk Anayasa Mahkemesi kararı Anayasa Mahkemesi. akademılerle unıversıteler arasında gerek bıhmsel. gerek fbnksıyonel ve gerekse statu ıtıbanvle fark olmadığına karar verdı Bu kararla unıversıteler yenılmıştı ama meclis uzenndekı etkı ve baskılan hâlâ devam edıyor ve yuksekoğretım kurumlarının tek çatı'altında toplanmasını sağlayacak yasal duzenlemelere bir turlü ıcazet vermıyorlardı Bu durum 1982 yılına kadar sürdü 1982 yılında tum yuksekoğretım bir ş,emsıye altında toplanınca. Anadolu Universitesı. evvelce Hacettepe'ye bağlı Tıp Fakultesı ıle akademılenn olu^turduğu yenı bir üniversite ve yenı bıryapı olarak ortava çıktı O gunlerde. bir akşam Gemlık'e bağlı Karacaalı Koyu'nde televızyondakı haberlerden Anadolu Unıversıtesı'ne rektor olarak atandığımı duydum Artık benım ıçın Turkıye'ye ornek olacak yenı bir oluşumun çetın ama zev klı mucadelesı başlıyordu SÜRECEK ÇALIŞANLARIN SORULARI SORUNLARl/YILMAZ ŞİPAL Bağ-Kur sigortam emekK olmaya engel olur mu? SORL : 1969 vüında ilk kez siggrtalıçakşınava başladım. Vaklaşık 5 vıl 5 av çalıştıktan sonra a\ nidım \e askere gittini. 2>ıl(720gün)askerlik vaptıni. \skerlik suremi Sigortava borçlandım \e borcumu odedim. 1982\o kadar aralıklı olarak sigortalı çabşrım. 1982 vılında kendi işy- erimi açtım ve Bağ-Kur'a da kavdımı vaptırmadım. 1994 yılında isver- inıi kapattım \e \ergi kavdımı sildirdim. 19% y ılı sonunda 25 yıllık sigortalılık suresi içinde 5500 gün prim ode- miş bir sigortalı olarak emeklilik başvurusunda bulundum. Benden \ergı kavdımm bulunup bulunmadıçı soruldu. Ben de 1982 ile 1994 yd- lan arasında \ergi kaydımın olduğunu,ancak Bag-K.ursıgortalısı olmam gerektiği \e bu nedenle Sosyal Sigortalar Kurumu'nca a>ük bağlana- mavacağı bildirildi. Sigortadakı 25yıllık sürem ve 5500 olan gün sayım enıekli olmama veter- lidir sanıvordum. Bağ-Kur sigortamı buieştirmek istemiyorum. So- nım: Bağ-Kur sigortam emekli olmama engel olur mu? (H.G.) }A \IT: ^eyth sos\al gu\enlıkkurumlannapnm vekesenekodeyenler- den bir tek kurumdakı çalı^ması o kurumdan emekli olmava vetıvorsa dığer kuı uınlarda geçen çalı^ma sureleı ının de goz onune alınnıasi zorunlu mudur' Yasa ve yonetmelıkte boyle birzorunluluktan ^oz edılmemıstır \argitay 'ın bu konuda goruşu ıse, bir kımsenın. bir sosval guvenlık kurumundakı çalışması o kurumdan emekli olmaya yeterlı ıse \e ba^ka kurumlarda da çalı^mlan \arsa dığer kurum çalışmalarını bırleştırıp bırle^tırmemesi isteğıne bırakılması gerektiği vonundedır (*) "Davacı (..) 15.1994 tarihinden itibaren vaşlılık a>lığı bağlandığınu yaşlıbk ayhğı bağlanırken sadece Sosval Sigortalar Kurumu'ndakı hızmet- İerinin ve prim odeme gun sav ılannın nazara alındığını, kendisının de bunu ıstediğini, tanm iş koluna aıt Bağ-Kur suresinin goz onunde rutulmadığını. hilahare Sosyal Sigortalar Kurumu'nun >aşlılık av Itğını, Tanm Bağ-Kur sig- ortalı oluşunu sebep gostererek iptal etriğinı ve odediği >aşlılık aylıklannı 12.1.1995 tarihli van ile istediğini. halbuki prim odeme gun sayısı \e vaş du- rumunu ve Sosyal Sigortalar Kunınıu'ndaki sigortalılık suıvsine gore. keıı- disine >aşlılık av lığı bağlandığını, Tanm Bağ-Kur sigortabuğı ile birieştirme istemediğini belirterek kurum kararının iptaline karar \erilmesini istemiştir. Dosya ıçeriğıne gore, davacının Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi sigortalılık başlangKinın 1969. sigorta prim «ideme gün sayısı 4^95 olduğu, 1^.5.1938 doğumlu bulunduğu. 1.5.1994 tarihinden itibaren munhasıran Sosyal Sigor- talar Kurumu'ndakı hizmet suresi ve prim ödemesi \e vaş durumuna gore 506 sayılı yasanın 60/A-b maddcsi uyannca yaşlılık ay lığı bağlandığı anlaşıl- maktadır. Sosyal Sigortalar Kurumu ile davacı arasında bu konuda uyuşma- zlık voktur. l vıışmazlık. davalı Sosyal Sigortalar Kurumunun davacının 1. 1.1985 tarihinden itibaren Tanm Bağ-Kur uyesi olduğunu ve hizmetlerinın 2829 sav ılı yasaya gore birleştirilmesini ve y aşlılık av lığının 2829 sav ılı kanuna gore bağlanması gerektiğıni ilerisurmesine ılişkindir. 2829sayüı SosyalGuven- lik Kurumlanna Tabi Olarak Geçen Hizmetlerinin Bırleşnrilmesi Hakkın- daki Kanun, değişık Sosyal Guvenlik \asalanna tabi geçen hizmetlerin bir- leşririlmesi halinde soz konusu olur. uygulama alanı bulur. Başka anlatımla. bu vasanın uygulanması ise bir sosyal guvenlik kurumunda \aşlılık aylıgı bağlanmasına yeterlı hizmet suresi bulunmadığı ve diğer sosyal guvenlik ku- rumlanndaki hızmetlerden de yararlanma zarureti olduğu hallerde söz konusudur. Davacı açıkça. sadece Sosyal Sigortalar Kurumu'ndaki hi/met- lenne gore kendısıne yaşlılık aylığı bağlanmasını istemış, başlangıçta Sosyal SigortaUr Kurumu da bu isteği uygun bularak \aşlılık aylığı bağlamıştır. Davacı, Tanm Bağ-Kur sigortaulıkta geçen surenin nazara alınmasını iste- miştir. Dav acuiın hizmet bırleştirilmesi halinde mağdur olacağı açıktır. Zira. Tanm Bağ-Kur Vasası'na gore bağlanacak yaşhlık aylığı son derece düşuk- rur. Da>acınınTanm Bağ-Kur sigortalı hızmetinden \azgecerek sadece Sosyal Sigortalar Kurumu'ndaki hizmetlerine gore yaşhlık aylığı bağlanmasını is- temekte, hem hukuki yaran hem de tercih rakkı vardır.(_.)" (\.ırgıtav Onuncıı Hukuk Daıresı. 10 10 1996Tarıh, 1995 7 651 Esas ve 1995 Ssî^2 kjrarı (*) kaynak ^aıgıtay kararları Dergısı Mart 1996 sayfa 399 POLİTİKA VE OTESİ MEHMED KEMAL Telefon Kablosu... Abdülhamit'ın duşmesınden sonra surgundekıler dondu Neyzen Tevfik de Mısır'dan geldı. Istanbul'da ışsız, guçsuz başıboş gezıyordu Musa Kâzım Efen- dı, Neyzen'ın bu halını gorunce, elınden tutmuş, "Senı Talat Paşa'ya gotureyım" demış "Sen de eskı surgunlerdensın Ittıhatçılardan senın ıçın de bir gorev ısteyelım " Talat Paşa, Ittıhatçıların ılerı gelenlerındendır Elın- den tutar, Talat Paşa'ya goturur. Paşa'nın huzuruna çıkarlar Musa Kâzım Efendı, Neyzen'ı anlatır Şaırdır, heccavdır(taşlamacı). Abdulhamrt baskısın- dan Mısır'a kaçmıştır Yıllarca kalmıştır Şoyledır, boy- ledır Talat Paşa dınler, sorar "Oğrenımınız nedır?" Neyzen, Talat Paşa'nın dıplomasız olduğunu bildı- ğınden, "Sızınle bir ayar" der Musa Kâzım Hoca, donakalır Huzurdan çıkarlar Hoca yolda, "Sen ne yaptın" der "Hıç Paşa'ya boyle denır mı?" Neyzen hot be hotçudur "Yalan mı soyleyecektık1 " Talat Paşa ıçın ortaokul mezunudur derier Oysa bunun doğrusunu ben, eskı Ittıhatçılardan Mustafa Nermi'den dınlemıştım Şoyle anlatmıştı O zamanlar Selanık'te Yuksek Hukuk Mektebı var- • dır Sonra kapanmıştır Kapanmadan once Talat Bey bu okulu bıtırmış, herkes bılmez Neyzen de bılmıyor M Nermı Bey'le ben (Mavı Başlıklı) Yenı lstanbul gazetesınde çalıştık Nermı Bey başyazardı O zaman anlatmıştı "Şımdı ben bunlan yazsam, Nermı kendını ve ar- kadaşlannı ovuyor, derier. Yazmıyorum " Adnan Menderes, Nermı Bey'ın yazı.arını pek se- vermış Menderes, Nermı Bey'ı gormek ısıtyor dıye haber verdıler Nermı Bey'ı Ankara'da 0 zamanın gör- kemlı otellerınden olan Ankara Palas'ta konuk ettık. Şurdan, burdan Ittıhatçılardan soz ettıler Oğle yeme- ğını bırlıkte yedıler Dost oldular Bunlar, 27 Mayıs'tan bırkaç ay once oluyor. Bellı kı Adnan Bey çevresındekılerden sıkılmış, yenı bırçev- re arıyor. Buluşmalanndan bırınde, Adnan Bey, "Birısteğınız varmı" dıye sordu. Nermi Bey: "Ben Çamlıca'da oturuyorum, telefonum yok, bir telefon nca edeceğım " Adı mı olur Hemen telefonu bağladılar 27 Mayıs sonrası yolsuzluklar aranıyor Nermı Bey'ın yolsuzluğu da ortaya çıktı Uskudar'dan Çam- lıca'ya bılmem kaç kılometre telefon kablosu Soruşturmayı yapan subaya benı tanık gostermış Telefon oykusunu anlatmamı soylemış Tanık olarak dınlendım Işın doğrusunu anlattım, telefon hıkâyesı tamamlandı. Nermı Bey'le sonra Hurrıyet gazetesınde beraber çalıştık. Yukarıda kıtaplık dıye bir oda vardı Muzaf- fer Gökmen, daha kıtaphğa el atmamıştı Orada Ner- mı Bey, Ali ihsan, Server Iskit, Hayri Alpar bırlıkte çalışırdık Soz açıldı mı Nermı Bey telefon kablosu oy- kusunu anlatırdı, gulerdık Nermı Bey bu odada Al- manca-Türkçe sozluk hazırlardı Ha, şunu da soyleyeyım: ittıhatçılar da günü gelın- ce kullanmak ıçın Latın alfabesı hazırlatırmış. Latın harflennın kokenı Ittıhatçılara dayanıyor Nermı Bey'ı, İttıhatçılar daha ortada bir şey yokken Parıs'e gondermışler Vesıkayla ekmek dağıtımını oğ- rensın dıye. Nermı Bey, Yahya Kemal'ın de gıden oğ- rencıler arasında olduğunu soylerdı Savaşı yıtırecek- lerını bılıyorlarmış.. B U L M A C A .SED4T \ İŞAYA\ 1 2 3 4SOLD.\NS\ĞA: 1/Çarpmalannet- kısını azaltmak ıçın. denız taşıtla- nnın yanlarına ko- nan lastık. halat. 3 mantargıbıyastık 2/ Asya'dakı göçe- be halkların kul- landığı. kalın ke- çedenyapılmışda- ıre bıçımınde ça- dır \lgılanan nesnelerın temel 8 nıtelığı 3/Bonve g gorgüsuz kımse Olumsuzluk belırten bir onek 4/ Oğe Bir gıda maddesı 5/ islamlıktan önce Kâbe"de duran uç put- tan bın Çol bolgelerınde 3 bazı çukurlann tabanını 4 kaplayan tuzlu vekıllı top- rak 67 Kale hendegı Kar fırtınası 7/ Şışınîmış tu- lumlar uzenne kurulan bir 7 tur sal "Doldur ey sakı Q bu cem bezmmde bir gun - Q --bıter"(Şarkı) 8/Yıye- M cekambarı Eskı Mısır'daguneş tannsı 9/BırgunahıTan- n"ya bağı^latmak umuduyla venlen sadaka ya da tutulan oruç YUKARIDAN AŞ4ĞIYA: 1/ Kundak çocuklarının avucunda bınken kır II Kenar su- su Karagoz oy ununda kullanılan kamış duduk 3/ Tekel- cı kapıtalızme ozgu ^ırketler bırlığı Dokutelı 4/Zafer Kuma^la astar arasına konularak gıy sının dık durmasını sağ- layan kolalı bez 5/Şıddetlı ka^ıntı ve kuçuk kabanılarlabe- lırgın derı alertısı 6/Bırmey\e Bir haber ajansmın sım- gesı Bırnota 7/Ender seyrek Bir ay adı 8/Duvarlan, yontulmamış ağaç govdelennın ya da kerestelenn ust üste oturtulmasıyla oluşturulmuş ev Yığıt 9/ Gozlen gor- meyen Suudı Arabıstan'ın para bınmı T.C. DİYARBAKIR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESPNDEN EsasNo 1995 560 Davacı Azıze Karcı tarafından davalı Mustafa kar- cı aleyhıne açılan boşanma-nafaka davasının yapılan arakaran uyannca Davalı Mustafa Karcı adınaduruşma gunu hav 1 teb- lıgat çıkanlmış, çıkanlan teblıgatta davalının adresın- de tanınmadığı ve aynldığı bıldınlmış mahkememı- ze teblıgat bıla teblığ ıade edılmış. yapılan zabıta araş- tırmasında teblıgata yararlı adresının tespıt edılmedı- ğı anlaşıldığından. Adı geçen davalı Mustafa Karcı 18 6 1996 gunu mahkememızdeduruşmayagelmesı.gelmedığı takdır- de duruşmaya devam olunarak karar verıleceğı teblı- gat yerıne geçerlı olmak uzere ılan olunur ^ 5 1996 Basın 89534
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle