18 Temmuz 2026 Cumartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
DUNYA Obama’nın son ziyareti Atina’ya Barack Obama, ABD başkanlığını dev retmesi öncesi son ziyaretlerini Yuna nistan, Almanya ve Peru’ya yapacak. 15 Kasım’da Atina’ya gidip Başbakan Alek sis Çipras’la görüşecek ve sığınmacılara yönelik cömertliğine teşekkür edecek. Jean Marie Le Pen AP, Le Pen’in dokunulmazlığını kaldırdı Fransız savcıların aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin Onursal Lideri Jean Marie Le Pen’i “ırkçı nefreti körüklemekten” yargılamasının önündeki engel kalktı. Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu, Le Pen’in dokunulmazlığını kaldırdı. Le Pen, 2014’te parti sitesine demecinde Nazilerin gaz odaları için “teferruat”, Yahudiler için “Bir dahaki sefere fırına veririz” demişti. 10 dishab@cumhuriyet.com.tr TASARIM: BAHADIR AKTAŞ Çarşamba 26 Ekim 2016 Pakistan’da IŞİD katliamı Belucistan eyaletinin Ketta kentinde polis akademisine düzenlenen saldırıda 61 kişi öldü, 120 kişi yaralandı. Sorumluluğu hem IŞİD hem Pakistan Talibanı üstlendi Afganistan’ın İslamlaştırılmasında oynadığı rolü İslami örgütlerin saldırı döngüsüne kapılarak ödeyen Pakistan, önceki gece ülke tarihinde bir güvenlik merkezine yönelik en kanlı saldırıya sahne oldu. Güneybatıdaki Belucistan eyaletinin Ketta kentinde 700 polis öğrencisinin kaldığı yatakhaneye geceleyin sızan militanlar katliam düzenledi. Kalaşnikofla etrafı tarayıp üzerlerindeki intihar yeleklerini patlatan militanlar en az 61 can aldı, 120 kişiyi yaraladı. Saatler süren çatışmalar sonucunda üç saldırgandan birinin vurulduğu, ikisinin üzerlerindeki bombalı yeleği patlattığı açıklandı. Asker numarası yaptılar Akademinin alçak duvarlarından atlayarak yerleşkeye giren maskeli saldırganların asker üniformaları giydikleri, yatakhane odalarının kilitli kapılarını çaldıkları, ordudan olduklarını söyledikleri, bunun üzerine kapıları açan öğren Yaralılar için acil kan arandığı çağrısı yapıldı, öldürülenlerin aileleri perişan oldu. cileri taradıkları belirtildi. Yatakların altına saklananlar canlarını kurtardı. IŞİD, kendi ajansı Amak’ta sorumluluğu üstlendi ve üç saldırganın fotoğraflarını da paylaştı. Belucistan Sınır Muhafızları komutanı Şer Afgan ise saldırıyı Pakistan Talibanı ile bağlantılı Laşkar–i Cangvi (LeJ) örgütünün düzenlediğine inandıklarını söyledi. LeJ, 2015’te IŞİD’e de biat etmişti. Afgan’ın açıklamalarının ardından eposta gönderen Pakistan Talibanı da “Saldırı, Pakistan Talibanı’nın Karaçi lideri Hekimullah Mesud’un yakın müttefiki Molla Davud Mansur’un emriyle düzenlendi” dedi. Pencap merkezli LeJ’in militanlarına yönelik yargısız infaz furyasına atıfla “Pencap’ta hapishenelerin önünde sahte çatışmalarda ayrım gözetmeksizin öldürülen mücahitlerimizin intikamını almak için düzenlendi” diye de ekledi. Bu manzara Pakistan Talibanı ile IŞİD arasında yeni bağlantılar sorusunu beraberinde getirdi. Genelkurmay başkanı dahil en üst düzey askeri ve istihbarat yetkilileri ve Başbakan Navaz Şerif Ketta’ya gitti. Belucistan on yıllardır süren Şiilere yönelik saldırılar ve ayrılıkçı Sünni örgüt eylemleri yüzünden perişan halde. Afgan Talibanı’ndan ilk Bu arada Afganistan Talibanı da kendi teknolojik sicili açısından bir ilke imza attı. Örgüt güneydeki Helmand eyaletinde patlayıcı yüklü araçla düzenlediği intihar saldırısının kendi gönderdiği insansız hava aracıyla çekilmiş 23 dakikalık görüntülerini yayımladı. BM, Yemen’de hoş karşılanmadı Yemen’e Mart 2015’ten beri saldıran Suudi Arabistan’ın hava ve deniz ablukası sebebiyle on binlerce Yemenli mahsur. Tümüyle kapalı haldeki Sanaa Uluslararası Havalimanı’nın müdürü Halid Şayef “Binlerce vaka var. Öğrenciler, hastalar, yolcular ve bir sürü insan seyahat edemiyor. Evlerine dönmek isteyenler de Yemen’e gelemiyor” dedi. Bu şartlar altında BM’nin Yemen Temsilcisi İsmail Şeyh Ahmed, dün Sanaa’da “Yemen’i terk et”, “BM Yemenlilerin katledilmesinin suç ortağı” “Suud, ABD ve İsrail’in eylemlerinden BM’yi sorumlu tutuyoruz” sloganlarıyla protesto edildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph Votel de Yemen gündemiyle Riyad’a gitti. Yemen’in başkenti Sana’da Şii Husi kadınlar BM Temsilcisi’ni protesto etti. Duterte’den yine ABD’ye rest Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, ABD ile ittifakı bitirdiğini, Çin’le müttefik olduğunu duyurmasının ardından, bu kez ABD ile askeri anlaşmayı feshedebileceği mesajını verdi. Japonya ziyareti öncesinde ABD ile Filipinler arasındaki Zenginleştirilmiş Askeri İşbirliği Anlaşması’nı (EDCA) feshetmekten söz eden ve yabancı asker istemediğini belirten Duterte, ABD Dışişleri’nin bu tür açıklamaların yabancı yatırımcıları tedirgin ettiği uyarısına da “Bavullarını toplayıp gitsinler, biz başımızın çaresine bakarız” yanıtını verdi. Calais’nin enkazını ateşe verdiler Britanya’ya gitmek isteyen sığınmacıların kaldığı Fransa’nın liman kenti Calais’deki “cangıl” kampı kapandı. Önceki gün 8 bine yakın sığınmacının tahliyesine başlanmasının ardından dün elektrikli testere ve iş makineleriyle çadır ve barakalar yıkıldı. Fransa’daki başka kamplara dağıtılmayı reddedip ne olursa olsun Britanya’ya gitmekte ısrar edenler, enkazı ateşe verdi. Jimmy Kimmel’in “Trump’ı izlerken gerçekten güldüğünüz oldu mu” sorusuna “çoğu zaman Sert tweet’lerigüldüğü” yanıtını veren Obama, hakkındaki olumsuz tweet’leri okuyup espriyle yanıtladı. espriyle yumuşattı Donald Trump ABD’de 8 Kasım başkanlık seçiminin anketleri Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın bir tek eyaleti bile kazanamayabileceğine işaret ederken, Trump “Aslında biz kazanıyoruz” dedi. Florida mitinginde yarışı Demokrat aday Hillary Clinton’ın önünde götürmesine rağmen medyanın sahte anketlerle bunu örtbas ettiğini ileri sür dü. Bir ara ABD bayrağına sarılan mülti milyarderin önceki gece “medya filtresine” karşı Facebook Live’dan yaptığı yayını 1.3 milyon kişi izledi. Aynı saatlerde ABC’deki Jimmy Kimmel Show’a konuk olan ABD Başkanı Barack Obama, programın geleneği uyarınca hakkında yazılan olumsuz tweetleri okudu. Trump’ın “Obama muhtemelen tarihteki en kötü başkan olarak görevden ayrılacak” mesajına “En azından ben başkan olarak görevden ayrılacağım” yanıtını verdi. Ardından Reuters’e konuşan Trump, Clinton’ın Suriye planlarına uyulması halinde 3. Dünya Savaşı çıkacağını söyledi. “Suriye’de artık İran ve nükleer Rusya da savaşıyor” uyarısı yaptı. Doğu Halep’ten çoğu kadın ve çocuk bir grup sivilin çıkışı ve otobüslere bindirilişi görüntülendi. Rus koridorundan 48 sivil çıkabildi Rusya Savunma Bakanlığı, dünkü açıklamasında, Rus ve Suriye hava güçlerinin 7 gündür Halep üzerinde uçuş gerçekleştirmediğini ileri sürdü. “Uçaklar kente yaklaşmıyor ve hava saldırıları düzenlemiyorlar” iddiasının ardından bu moratoryumun devam ettirildiği de açıklandı. Sözcü İgor Konaşenkov, cihatçıların kontrolündeki Doğu Halep’te sivillerin ayrılabilmesi için hâlâ açık olan insani koridorlardan biri üzerinden dün çoğu kadın ve çocuk 48 sivilin çıkış yaptığını duyurdu. Sivillerin eşyalarıyla çıkışları ve otobüslere bindirilmelerinin görüntüleri yayımlandı. Konaşenkov, çıkan sivillere tıbbi yardım, yiyecek ve kalacak yer sağlandığını belirtti. Birleşmiş Milletler, Doğu Halep’ten yaralı ve hastaları tahliye edememesinden cihatçıları sorumlu tutarken Suriye hükümetini de insani ve tıbbi yardımlara izin vermemekle suçladı. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Gennadi Gatilov ise “BM’nin beceriksizliğinden hayal kırıklığına uğradıkları” yanıtını verdi. Türkiye Alman silah ihracatını ihya ediyor Almanya’nın silah ihraç ettiği ülkeler arasında Türkiye’nin önemi artıyor. Alman hükümetinin yılın ilk yarısıyla ilgili silah ihracat raporuna göre alıcı ülkeler sıralamasında önemli değişiklikler oldu ve Türkiye 25’incilikten 8’inciliğe yükseldi. Türkiye, sığınmacı krizinin patlak vermesinden beri geçen bir yıllık dönemde Almanya’dan 76.4 milyon Avro değerinde silah ithal etti. Türkiye’ye satışların önemli bölümünü uçak parçaları, insansız hava araçları, uçak motorları ve yer ekipmanı oluşturuyor. Suriye’ye uzanıyor Berlin’in “kriz bölgesindeki istikrar unsuru” diye nitelediği Suudi Arabistan 3. sıradaki yerini korurken silah ithalatını 179’dan 484 milyon Avro’ya çıkardı. Birleşik Arap Emirlikleri’ne silah satışı da bir yılda 46’dan 85 milyon Avroya çıktı. Bunlar, Suriye’deki cihatçıları silahlandırdığı söylenen ülkeler. Suriye savaşında en çok küçük ve hafif silahlar can alıyor. Almanya’nın bu tip silahlarda kullanılan cephane ihracatı da 27’den 283.8 milyon Avro’ya fırlayıp 10 katına çıktı. Irak’a 5.4 milyon Avro’luk cephane ihraç eden Almanya, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni silahlandırıyor. Mısır, Suud, paradüdük “Parayı veren düdüğü çalar” dedik, geçtik. Lakin Arapların vaktiyle öncü gücü olmuş Mısır ile bugün öncülüğü mezhepçi hattan tesis edeceğini zanneden Vahhabi/Selefi petrol krallığı Suudi Arabistan’ın ilişkilerinde “müzikalite” baştan sorunluydu. Artık “yuf borusu” çalınır oldu. Mısır ordusu, “1’inci Tahrir isyanının” ardından İhvan’a teslim ettiği iktidarı, “2’nci Tahrir isyanı” ile geri alarak yönetime el koyduğundan beri; Kahire’ye en büyük destek Riyad’dan gelmişti. Suud, eli darda Mısır’a milyarlarca dolar hibe etti, yatırım yaptı. Ancak artık “sandık demokrasisiyle” cumhurbaşkanı olmuş Abdülfettah el Sisi’nin, motto’su “bana dokunmayan bin yaşasın” olan merhum Kral Abdullah’ı elinden/alnından öptüğü günler uzakta. Abdullah’ın 2015 başındaki ölümüyle tahta geçen Kral Salman ile veliahtı Muhammed bin Salman’ın hırsları, Mısır’ın “istiap haddini” aşmakta. Hele El Sisi ve Mısır ordusu için “zehirli” görülenin, Salman’lar için “ehilleştirilebilir” bulunmasından beri... HHH El Sisi, Sünni yüksek eğitim kurumu El Ezher’de Ocak 2015’teki ünlü konuşmasında, “Müslüman dünyada yüzyıllarca yerleşmiş fakat yıkıma yol açan bazı uygulamalarda reforma gidilmesi”, bir nevi “İslamda devrim” çağrısı yapmıştı. İslamın terörizmle anılmasına yol açan radikal hareketleri besleyen “kutsal olmayan ulema yorumlarına” karşı “dini metinlerin çağdaş okumayla gözden geçirilmesini” salık vermişti. Nüfusun yüzde 10’unu oluşturan Kıptilerin kilisesini ziyaret edip, “Birbirimizi MüslümanHıristiyan değil, her şeyden önce Mısırlı görmeliyiz” mesajı eksik olmamıştı. Yakınlarda Mısır, El Ezher şeyhi Ahmet El Tayyip’in liderliğinde Grozni’de Vahhabiliği dışlayan, militan selefilik karşıtı Ehli Sünnet toplantısında yerini aldı. HHH Mısır ordusu, Salman ve veliahtının tahta çıkar çıkmaz 2015 Mart’ında açtığı Yemen’deki “Sünni cephesinin” hevesli katılımcısı olmadı. Sınırlı katılınan cepheden rivayet o ki yakınlarda “çıkıldı”. İran’la temas hiç kesilmedi. Eylül sonunda BM toplantılarında Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri, Suudi değil ama İranlı mevkidaşıyla görüşmeyi ihmal etmedi. HHH Kahire, Suriye cephesinde sessiz ve derinden gitti. Şam’da başa “terörist İhvan” yahut Sina’da Mısır askeri avlayan cihatçıların geçme ihtimalini “ulusal güvenliğine” tehdit gördü, rejim değişikliğine karşı durdu. Mısırlı bir diplomatın El Ahram’a ifadesiyle: “Suriye’ye göz kulak olmak ve Suudi Arabistan ile Türkiye’nin desteklediği militan İslamcı grupların etkisi için kaygılanmak hakkımız var. Bu göze alabileceğimiz bir şey değil.” Suriye istihbaratının başı Ali Memlük, Kahire’ye az gidip gelmedi. Mısır, diplomasi masasında Riyad muhalefetine karşılık Kahire muhalefetine “isim babalığı” yaptı. En son bu ay başında Halep’in doğusunda sıkışarak sivilleri kalkan eden El Kaide mümessili Nusra’yı çıkartmaya yönelik BM’deki Rus tasarısına göstere göstere “Evet” dediler. “Deniz üssü sunacakları” fısıltıları eşliğinde Rusya ile tatbikata girişilmesini unutmayalım. HHH Öfkesi taşan Riyad’ın şimdilik yanıtı, nisanda imzalanan petrol anlaşması icabı sevkıyatı gerekçesiz askıya almak. “ABD askeri oyuncaklarıyla” Sünni ittifakı arzulayan Riyad’ın asıl derdi, tabii çıplak ayaklı Husilerden tokat yenilip durulan Yemen savaşının hedefini pekiştirmek. Kilit Bab el Mendeb Boğazı’ndan Akabe Körfezi’nin çıkışına uzanan hatta belirleyicilik sağlayacak Tiran ve Sanafir adacıklarını geri almak. El Sisi, vaktiyle Suud’un İsrail korkusuyla himayelerine sunduğu adacıkları 66 yıl sonra deniz sınırı anlaşmasıyla verdi vermesine de, “gururlu” Mısırlıları öfkelendirdi, yargı çelmesi yedi. Yüksek Mahkeme ile engeli aşsa bile sırada Mısır meclisinin onayı var. HHH İşin ucunda 27 milyar dolarlık yatırım varken kolay iş değil. Ama Suudiler rahat “düdük öttüremiyor”. Şimdilerde tesellileri Türkiye’den iktidar partisi sözcülerinin kendilerini ziyaret edip “Alice Harikalar Diyarı”nda gibi dolaşması olsa gerek. Ne de olsa Vahhabi şeriatına övgü düzüp, “iki devlet tek millet” sloganı tutturacak kimse bulmak kolay değil. Yabancılara en çok yardım eden, Irak halkı Londra merkezli Yardım Kuruluşları Vakfı’nın (CAF) 2016 Dünya Bağış Raporu’na göre en cömert halk Irak halkı. İnsanların yarısının bir yabancıya bağışta bulunduğunu gösteren raporun “Yabancı birine yardım” kategorisi, IŞİD’le savaşılan Irak’ta halkın yüzde 81’inin tanımadığı birine yardım ettiğini ortaya koydu. Irak’ı Libya, Kuveyt, Somali, BAE, Malavi, Botsvana takip etti. C MY B
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear