Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
SAYFA CUMHURİYET 5 AĞUSTOS 2012 PAZAR 8 İstanbul B Edirne B Kocaeli PB Çanakkale B İzmir B Manisa B Denizli B Zonguldak PB Sinop Y Samsun Y Trabzon Y Giresun Y PB Ankara 33 39 34 35 35 37 36 28 29 28 27 27 32 Eskişehir Konya Sıvas Antalya Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars PB PB Y B B B B B B B B B PB 30 30 30 37 36 35 40 41 36 39 34 29 29 Oslo Y Helsinki Y Stockholm Y Londra Y AmsterdamY Brüksel Y Paris Y Bonn Y Münih Y Berlin Y BudapeştePB Madrid B Viyana Y HABERLER 19 24 23 22 23 24 24 25 28 28 35 29 30 Belgrad B 38 Sofya B 34 Roma B 31 Atina B 37 Zürih Y 26 Moskova Y 29 Aşkabat A 37 Taşkent A 36 Baku PB 35 Bişkek PB 33 Tiflis B 35 Kahire A 34 Şam A 38 Orta ve Doğu Karadeniz, Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile Sinop, Çankırı, Yozgat, Sivas ve Ardahan çevrelerinde yağış bekleniyor. Sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde görülecek, yağışların akşam saatlerinden itibaren Doğu Karadeniz kıyılarında etkisini arttıracağı tahmin ediliyor. TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN 5 Ağustos GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK ? Baştarafı 1. Sayfada olduğu dönemle ilgili kimi gerçekleri söylüyor. Fakat beri yandan kimi açıklamaları garipsenecek bir içerik taşıyor. Örneğin; AKP iktidarından kaygılanan komutanlar arasındaki görüşmelerde “muhtıra verelim” diyen Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ı “teklif değil, bir hareket tarzıydı” diye himaye ediyor. Ama İstanbul’daki seminerde “en tehlikeli senaryonun amacını ‘biraz’ aştığını, siyasi kişiler ve siyasi olaylar gerçekmiş gibi oynandığı duyumların kulağına geldiğini” söyleyerek Balyoz davası sanıklarını suçlayan bir davranış sergiliyor. Genelkurmay Başkanı’nın “kulağına ‘duyumlar’ geliyor”; ama, örneğin 1. Ordu Komutanı’nı çağırarak bu duyumların aslı faslı nedir diye bilgi almıyor. Ya da resmi bir yazıyla semineri düzenleyenleri uyarmıyor. Kara Kuvvetleri Komutanı’na “bu işle meşgul olmasını” emrederek kenara çekiliyor. ??? Özkök’e “hakkındaki karalama kampanyasının ne zaman başladığını” soran Silivri yargıçlarından Haşıloğlu’nun sorusuna da Özkök’ün verdiği yanıtlar doyurucu değil. Kara Kuvvetleri Komutanı iken Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun sevgisini kazandığını, fakaaat Kıvrıkoğlu’nun “Genelkumay Başkanlığı’na geçişi sırasında ‘irtica ile mücadele konusunda iyi çalışamayacağını’ düşünerek Genelkurmay başkanı yapmayacağını” söylediğini açıklıyor. Fakat Kıvrıkoğlu’na karşın Genelkurmay Başkanlığı’na atanmasındaki gizemi açıklamıyor Özkök. Tabii mahkeme sormuyor. O günlerde Cumhuriyet’te: Özkök’ün atanmadan önce AKP liderlerine yakınlığı ile tanınan milletvekilleri ile görüşmeler yaptığını… … RTE’nin Başbakan olmadan önce yakın ve sıkı dostluk kurduğu Amerikalılardan Özkök ile görüştürülmesini sağlamalarını istediğini içeren haberler yayımlandı. Nitekim tanık Özkök’e mahkeme soruyor: “2002 seçimlerinden hemen sonra resmi hiçbir sıfatı (milletvekili bile) olmadığı halde ve hapse hüküm giymişken RTE ile neden görüştünüz? Görüşmede ne planladınız?” Özkök’ün yanıtına bakınız: “Benim takdirimdir!” Tarihsel tanık tarihsel gerçekleri açıklamaktan kaçıyor. ??? RTE’nin orduyu cumhuriyetin ordusu olmaktan çıkaran süreç Özkök’le başlıyor, Büyükanıt’la sürüyor ve bugün takşak olgusuna varıyor. 2002’lerde öylesine bir yakınlık kurulmuş ki askerle hükümet arasında: Emrindeki Genelkurmay Başkanı’na, örneğin arabaya binerken RTE’nin neden öncelik vererek kenara çekildiği ve Özkök’e hangi nedenlerle Başbakan’ın “hocam” diye hitap ettiği bugün sorulmuyor. Yalanlamasına yalanladı ama Özkök’ün AKP hükümeti ile “darbe söylentilerini ya da asker arasındaki kimi olasılıkları ‘Başbakan’a aktararak AKP hükümeti ile sıkı fıkı görev yapması”, tabii şimdi unutuldu. Genelkurmay Başkanı’nın “hükümetle ilişkileri şiir gibi” özetlediği de yaygındı. ??? 1 Mart tezkeresi ile ilgili gelişmelerdeki anlatımları da kimi gerçekleri saklıyor. Türk subaylarının başlarına Amerikan askerlerinin çuval geçirmesi olayını bir iki etkisiz çıkışına karşın sindiren Genelkurmay Başkanı Özkök; 1 Mart tezkeresinin kabul edilmesi için zamanın ABD Savunma Bakanı Wolfowitz’in kendisinden hükümete baskı yapması istediğini, ama kabul etmediğini söylüyor. Ne var ki bu açıklamasında da yanlışlık veya saptırma var. ABD reddedilmesi olasılığına karşı askerin Meclis’e baskı yapmasını istiyor. Üstelik Özkök’ün hükümete baskı yapmasına gerek yok. Tezkerenin Meclis’ten geçmesinde Özkök, Başbakan’ın yanında. Millet Meclisi’nde tezkerenin görüşülmesinden önce toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nda, ABD önerilerinin onaylanmasına karşı çıkan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i, Başbakan Gül’le birlikte ikna etmeye çalışıyor. Amerikalılarla yapılan ikili görüşmelerde tezkerenin içeriğini kabul etmiş; Cumhurbaşkanı Sezer’e, şayet tezkere kabul edilirse sağlanacak askersel yararlardan söz eden bir Genelkurmay Başkanı... Bugün ABD’nin baskı dayatmalarına karşı çıktığını söylemesi tarihsel tanığa pek yakışmıyor. Unutmasın Özkök: Bir gün gelecek gizli kalan, günün icapları gereği üzerine gidilmeyen gerçekler açığa çıkacak: Kim kimdir göreceğiz. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök’ün Ergenekon davası kapsamında tanık sıfatıyla verdiği ifadeler sadece o davanın değil, Balyoz davasının da sonucu üzerinde oldukça etkili olacak öneme sahip. Özkök’ün ifadeleri sonrasında umutlanan isimler arasında, Genelkurmay karargâhında kendisinin ikinci başkanlığını yapmış olan Ergenekon sanıklarından arasında yer alan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ geliyor. Özkök daha önce Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede olduğu gibi önceki günkü duruşma sırasında da İlker Başbuğ’a sahip çıkarak “Beni yönlendirmeyen, doğru kararlar vermem için bana gerekli bilgileri toplayan, çok düzgün bir insandı. Başka konularda olsa bile demokratik konularda görüş ayrılığımız olmamıştır” diye konuştu. Başbuğ: Özkök’ün İfadesi Tahliye Getirmeli kendisine müteşekkirim. Bu ifadelerinin mahkeme tarafından ciddiye alınarak tahliyem yönünde değerlendirme çıkmasını temenni ediyorum.” omutanına saygıdan geldi Yaklaşık üç aydır celselere katılmayan Başbuğ tek istisnayı Özkök’ün tanık olarak K dinlendiği duruşmada yaptı. Avukat Sezer, “Komutanına saygısından geldi. Duruşma bittiğinde ulaşabilse teşekkür de edecekti. Ancak aralarında mesafe olduğundan ve Özkök salondan hemen ayrılınca ulaşamadı” dedi. Sezer’e göre mahkeme isterse Özkök’ün bu ifadeleri sonrasında Başbuğ ve diğer sanıkların tutukluluk durumları hakkında istediği her an resen karar alabilir. Ancak oluşan teamül uyarınca ağustos ayı sonundaki tahliye talep değerlendirmesi beklenecek. Özkök’ün ifadelerinin Ergenekon üzerindeki etkisini görmek için ay sonunu bekleyeceğiz. GÜNDEM ? Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY KÖŞK’TEN CHP’YE ‘TAKDİR’ Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün basın başdanışmanı Ahmet Sever’in Vatan gazetesinde Ruşen Çakır’a verdiği mülakatta, Gül’ün görev süresini tartışmaya açan AKP’lilere yönelik tepkisi siyasette deprem etkisi yarattı. Sever’in açıklamaları sonrasında CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray da bugüne kadar gizli tuttuğu bir anekdotu bize aktardı. le aktardı: “Yemekte Sayın Sever ile aynı masadaydık. Telefonuna bir mesaj geldi. Okuduktan sonra telefonunu göstererek, ‘Bakar mısınız bu beyana, ayıp ediyorlar, Cumhurbaşkanımızı üzüyorlar’ dedi. O haberde Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın ‘Cumhurbaşkanının ikinci kez seçilme hakkı anayasaya aykırıdır’ şeklindeki ifadeleri yer alıyordu...” Çok duygulandım Bu ifadeler sonrasında Başbuğ’un ne düşündüğünü öğrenebilmek için avukatı İlkay Sezer ile görüştüm. Duruşma tamamlandıktan sonra Başbuğ ile avukatı kısa bir değerlendirme yapmışlar. Başbuğ’un hissiyatı şu yöndeymiş: “İki yıl birinci başkanlığımı yapan Sayın Komutanım Hilmi Özkök’ün duruşma sırasında hakkımda söyledikleri karşısında duygulandım. Mutlu oldum. Gerçekleri söylediği için Askerler bile yapamadı Gül’ün 16 Haziran’da İzmir’de Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer onuruna verdiği öğle yemeğine katılan Çıray yemek sonrası gerçekleşen kısa sohbette Cumhubaşkanı’na şunları söylemiş: “Sayın Cumhurbaşkanım, 27 Nisan muhtırası ile askerlerin size yapamadığını, şimdi Sayın Başbakan yapmak istedi. Bir kanunla sizi siyasi yasaklı hale getirmek istedi. Ama buna CHP izin vermedi.” Diğer yüzde 50’yi de kucaklayın Çıray da bunun üzerine hükümetin Cumhurbaşkanı’nı siyasetten silme amacıyla yasayı çıkardığını ancak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilkesel bir tavır takınarak konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürdüğünü ve demokrasiye kurulan bu tuzağın CHP tarafından bozulduğunu anlatmış. Sever’in yanıtı ise “Sayın Cumhurbaşkanı CHP’nin bu tutumunu takdir ediyor” şeklinde olmuş. Çıray da bu söz üzerine “Eğer takdir ediyorsa ülkenin diğer yüzde 50’sini de kucaklayabilmeli. Böyle yaparsa Başbakan ile birlikte yarışmaları halinde Türk halkı kendisini ezici çoğunlukla ikinci kez yine seçer” karşılığını vermiş... Bozdağ’ın sözleri üzmüş Bu ilginç kıyaslama karşısında Gül’ün ellerini açarak sessiz kaldığını belirten Çıray, yemek sırasında Ahmet Sever ile yaşadığı diyaloğu da şöy 4 yıla yakın süredir cezaevinde olan Balbay’ın avukatları, tutukluluğa itiraz etti ‘Somut delil yok’ İstanbul Haber Servisi Ergenekon davasında 3.5 yıldır tutuklu bulunan gazetemiz yazarı ve CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın avukatları, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin “tutukluluk halinin devamı” kararına itiraz etti. Avukatlar, 3. yargı paketi kapsamında yapılan yasal değişikliklere dikkat çekerek “Kanun koyucunun 6352 sayılı kanun ile gerçekleştirdiği değişikliğin amacı açık olmasına rağmen sayın mahkemenin önceki kararlarında ve basmakalıp gerçekçelerinde ısrar ederek müvekkilimizin durumunu somut gerekçeler ve delillerle değerlendirmemesi adeta Türkiye Büyük ? 3. yargı paketi kapsamında yapılan değişikliklere dikkat çeken avukatlar, Mahkeme TBMM’nin görev ve yetkilerine müdahale ediyor, değerlendirmesinde bulundu. Millet Meclisi’nin görev ve yetkisine müdahale anlamını taşımaktadır” değerlendirmesinde bulundular. Mustafa Balbay’ın avukatları Aydın Metin, Mehmet İpek ve Oktay Yılmaz, itiraz dilekçesinde müvekkillerinin 3. yargı paketi olarak bilinen 6352 sayılı kanun kapsamında tahliye edilmesi talebinin 27 Temmuz tarihinde reddedildiğine dikkat çektiler. Avukatlar, tutukluluğa devam kararının kaldırılmasını talep ettiler. Avukatlar, dilekçelerinde “Davada yargılamanın son aşamasına gelindiği ortadadır. Gerek müvekkilimiz, gerekse tarafımızdan yapılan tüm tahliye talepleri, varlığı iddia olunan kuvvetli suç şüphesi gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. Ancak müvekkilimizin tutukluluğunun devamına gerekçe gösterilen bu kuvvetli şuç şüphesinin hangi somut olgulara dayandırıldığı bir kez olsun açıklanmamıştır” şeklinde itirazda bulundular. ijital veriler delil sayılmaz’ Avukatlar, Balbay’ın tutukluluğuna gerekçe gösterilen bilgisayarından alındığı iddia edilen dijital verilerin ceza yargılaması bakımından delil niteliği taşımayacağının TÜBİTAK’ın bilirkişi raporu ile Boğaziçi Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nden alınan uzman raporlarının ortaya koyduğuna dikkat çektiler. Balbay’ın avukatları, itirazlarını “Sayın mahkemenin önceki kararlarında ve basmakalıp gerekçelerinde ısrar ederek müvekkilimizin durumunu somut gerekçeler ve delillerle değerlendirmemesi adeta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkisine müdahale anlamını taşımaktadır” şeklinde gerekçelendirdiler. ‘D HSP LİDERİ KURTULMUŞ: Bütünleşmeye karar verdik ERZURUM(Cumhuriyet) HSP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, gündemde olan “AK PartiHSP birleşmesi” konusuyla ilgili olarak “bütünleşmeye” karar verdiklerini söyledi. Kurtulmuş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ilk görüşmesi sırasında buna karar verildiğini belirterek süreçle ilgili gelişmeleri kamuoyuyla paylaştığını bildirdi. AKP ile birleşme konusunda görüş alışverişinde bulunmak için Erzurum’a gelen Kurtulmuş’u havalimanında çok sayıda partili karşıladı. Kurtulmuş, “Şu anda zaten bütünleşmeye her iki parti açısından da karar verilmiş durumdadır. Kendi partimiz açısından başından itibaren bütün arkadaşlarımız süreci net bir şekilde paylaştık. İl başkanlarımızla, genel kuruldaki arkadaşlarla görüştük. Herkes ortak bir görüşe geldi” diye konuştu. ebep gazetecilik faaliyetleri Avukatlar, AİHM kararlarından örnekler vererek şu açıklamayı yaptılar: “AİMH, mahkemenin değerlendirmesinden oldukça farklı olarak tutuklama tedbirinin ancak gerçek ve somut gerekçelerle uzatılabilceğini, aksi takdirde bunun muhkumiyet hükmüne dönüşebileceğini belirtmektedir.” Avukatlar, itiraz dilekçesini şu şekilde tamamladılar: “Balbay’ın yargılamaya konu iddialarla bağlantısının yalnızca gazetecilik faaliyetinden kaynaklanması ve yine müvekkilimiz hakkında iddia olunan örgüt bağlantısının hiçbir somut olgu ile kanıtlanmaması nedeniyle bir yargılama tedbiri olmasına rağmen müvekkilimiz yönünden önceden cezalandırma aracına dönüşen tutukluluk halinin yerel mevzuat ve AİHM içtihatları ışığında kaldırılması gerekmektedir.” S bölümü hapishanelerde geçmiş bir mahpus... Simay Biçken, halen Genelkurmay karargâhında çalışan, resmi görevli bir avukat... Bu iki isim hangi davada art arda ifade verir? Tabii ki Ergenekon davasında... Dava öyle bir yamalı bohça haline geldi ki akla gelen gelmeyen herkes, herkesle aynı çuvala konabilir. 26 Temmuz Perşembe günü önce Çakıcı, akşam üzeri de Biçken tanık olarak ifade verdiler. İfadeler sırasında söylenenler kadar davranış biçimleri de dikkat çekiciydi. İki tanıklığı hiç yorum katmadan duruşma salonundaki bir gazeteci olarak aktarmaya çalışacağım. ??? Çakıcı, anlatacağı çok şey olduğunu ama, bunların duruşma salonundaki sanıklarla ilgili olmadığını söyledi. Bunları sıralarken, başkan dosya kapsamı dışındaki konulara girmemesini istedi. Çakıcı, bunu kabul etmedi, aktarmak istediklerinin kesilmemesi gereken şeyler olduğunu vurguladı. Duruşma salonunda mahkeme heyetinin karşıdan bakınca sol ön köşesiyle savcı bölümünün önünde kürsü var. İfade verecek kişi sabit mikrofonlu bu kürsüde konuşuyor. İfade veren sanık ya da tanık hep o kürsüde olmak ve kim soru yöneltirse yöneltsin, konuşurken heyete bakmak zorunda. Bunun dışına çıkan uyarılıyor. Çakıcı bir süre sonra Silivri sahilinde gezinir gibi heyetin önünde kısa adımlarla dolaşmaya başladı. Başkan, böyle yaparsa sesinin kayda geçmeyeceğini söyledi. Çakıcı, sakin ve rahat bir ses tonuyla karşılık verdi: Geçer o geçer... Bunun üzerine mübaşir elinde bir seyyar mikrofonla Çakıcı’nın hemen yanında ona eşlik etti. Çakıcı yürüdükçe o da hemen yanında yürüyor, mikrofonu 3040 santimlik bir mesafede tutuyordu. İlk kez tanık olduğumuz bir sahneydi. Çakıcı, bir ara hızlı bir hareketle dönünce mikrofonla burun buruna geldi. Bunun üzerine mikrofonu bir tokmağın ucundan tutar gibi avuçlayıp aldı. Mübaşir bir an şaşırdı. Sonra hemen ikinci bir seyyar mikrofon getirip görevini yapmaya devam etti. Çakıcı yine aynı hareketlerle konuşmaya devam ediyordu. Mübaşir yorulunca ikinci bir görevli mikrofon nöbetini devraldı. Çakıcı bir ara heyete tamamen sırtını dönüp sanıklara baktı. Öylece durdu. Biraz sıkılınca gömleğini pantolununun üzerine çıkarıp alttan iki düğme açtı. Takım elbiseyle böyle bir görüntü, tıpkı yukarıda aktardığımız sahneler gibi bizim de ilk karşılaştığımız bir durumdu. Çakıcı’nın mahkemenin sorularına verdiği yanıtlar da tavırlarındaki rahatlık gibiydi. Heyetin “yurtdışı operasyonlarıyla” ilgili bir sorusuna şu karşılığı verdi: Sen istihbaratçı mısın? Hayır, yanıtıyla birlikte benzer soru devam edince yanıt yine soru şeklinde oldu: Sen hiç yurtdışına çıktın mı? Yine hayır yanıtı alınca Çakıcı, “O zaman bu işlerden ne anlarsın ki” diye özetlenebilecek bir yorum yaptı. Bir an şaşırdım, acaba sorgu yapan, ifade alan hangi taraftı. Çakıcı ifadesini aynen şöyle noktaladı: İstersen beni sanık yap! Çakıcı’nın kendine özgü, Hulki Aktunç’un argo sözlüğünde bulabileceğimiz kimi ifadeleri aktarmamayı yeğledim. ??? Çakıcı salondan ayrılırken izleyici sıralarında oturan 100 kadar taraftarı, onu tempolu şekilde alkışladı. Çakıcı da selamını verip çıktı. İfade verme sırası Genelkurmay Adli Müşavirliği’nde çalışan avukat Simay Biçken’e gelmişti. Biçken soruları yanıtlarken bir ara tutuklu yargılanan Tümgeneral Hıfzı Çubuklu’ya döndü. Heyet hemen uyardı: “Heyete dönerek konuşun...” Biçken’in salonda tek tanıdığı kişi, birlikte görev yaptığı Çubuklu’ydu. Karargâhta hazırladığı iddia edilen bir belgenin gerçek olup olmadığını ona doğrulatmaya çalışıyorlardı. Verdiği yanıtlardan heyeti tatmin eden sonuç çıkmayınca tanık olduğu halde Biçken’i sorgulamaya başladılar. Biçken yanlış bir şey söylememe, kuralların dışına çıkmama tedirginliği ve gerilimiyle ifadesini tamamladı. O akşam koğuşa gidince aynı gün art arda yaşanan iki tanıklığı düşündüm... Aziz Nesin yazsa, “iyi abartmış” derdim! Kaçırılan AKP’li muhtar BDP’de ? HAKKÂRİ (Cumhuriyet) Hakkâri merkeze bağlı Elmacık köyünde muhtarlık yapan ve 15 gün önce PKK’liler tarafından kaçırılıp daha sonra serbest bırakılan AKP Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çakır, partisinden istifa edip BDP’ye katıldı. Çakır’ın rozetini BDP İl Başkan Yardımcısı Rahmi Kurt taktı. ? ANKARA (AA) Sayısal Loto çekilişinde kazanan numaralar “11, 14, 20, 29, 34 ve 40” olarak belirlenirken 6 bilen 1 kişi, 1 milyon 409 bin 471 lira 65 kuruş ikramiye kazandı. Çekilişte 5 bilenler 1664 lira 35’er kuruş, 4 bilenler 29 lira ve 3 bilenler 4 lira 95’er kuruş kazandı. ‘Suriye’ye değil Şemdinli’ye bak’ İstanbul Haber Servisi Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nda 384. kez kayıplarının akıbetine sormak için gerçekleştirdikleri oturma eyleminde Şemdinli’de 13 gündür süren çatışmalara tepki gösterdi. İnsan Hakları Derneği (İHD) üyesi Neriman Deniz, gözaltında kaybetme olaylarının yaşandığı günlere geri döndüklerini belirterek, “Kendi dağlarını, köylerini bombalayan Başbakan, ‘Suriye konusunda tepkisiz kalamayız’ diyor. Başbakan’a soruyoruz: Peki bizim çocuklarımızın akan kanı ne olacak?” dedi. Kayıp yakını Hanife Yıldız da “Başbakan Roboski’yi unutmuş olacak ki dünyaya katliamlar konusunda ders veriyor. Önce kendisine baksın” açıklaması yaptı. (Fotoğraf: SERCAN MERİÇ) Almanya’da ‘Malatya’ yürüyüşü ? BERLİN (ANKA) Almanya Alevi Bir likleri Federasyonu (AABF) öncülüğü ve Berlin Alevi Toplumu’nun da organizasyonu ile Almanya çapında faaliyet gösteren Alevi dernekleri ve vatandaşlar Berlin’de Türkiye’nin Almanya Büyükelçiliği önünde Malatya’nın Doğanşehir ilçesine bağlı Sürgü beldesinde davul çalma nedeniyle çıkan kavga ve ardından yaşanan Alevi aileye dönük saldırıyı protesto ettiler. Aleviler, hükümeti olaylara karşı duyarsız olmakla suçladı. C MY B C MY B 1 kişiye 1.4 milyon TL

