Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
SAYFA CUMHURİYET 13 EKİM 2008 PAZARTESİ
10 DIŞ BASIN dishab@cumhuriyet.com.tr
CMYB
C M Y B
DEĞİŞEN DÜNYADAN
HÜSEYİN BAŞ
Amerika Yön
Değiştirmelidir
Birleşik Devletler’i derinden sarsan büyük fi-
nansal çöküş, çok sayıda ekonomistin öngördü-
ğü gibi giderek tüm gezegeni etkilemekte, dünyanın
tüm borsalarının, alınan tüm önlemlere karşın di-
be doğru hareketini frenlemeye yetmemektedir.
Yara henüz tazedir. Ekonomik ve sosyal alanda-
ki asıl acıları zaman içinde ortaya çıkacaktır. Av-
rupa ve Asya dahil gezegenin tümünün çöküşün
yarattığı tsunamiden payına düşeni alması kaçı-
nılmaz görünmektedir. Başta ABD ve Avrupa ol-
mak üzere dünya ülkelerinin çoğu ekonomik ka-
sırganın önlenmesine, hiç değilse frenlenmesine
yönelik önlemler alınması konusunda hummalı bir
arayış içindedirler. Bir ekonomi yazarı ünlü eko-
nomist John Kenneth Galbraith’ın ‘1929 Krizi’yle
ilgili kitabında değindiği, otel sahiplerinin, oda ayır-
tan müşterilerine, ‘odayı geceyi geçirmek için mi,
yoksa kendilerini aşağı atmak için mi istediklerini’
sorduklarını anımsatmaktadır. Kuşkusuz bu kez bu
durum o denli vahim değil. Ama yine de her ülkenin
zor günlere hazır olmaları gerekiyor.. özellikle de,
‘bize bir şey olmaz’ saplantısından malul yöne-
timlerin!
Çöküşe panzehir arayışında kutsal serbest pi-
yasacılığı rafa kaldırıp, yeniden devletçiliğe dö-
nüşten, dahası kimi sosyalist(!) önlemlerden söz
edilmesine fena halde öfkelenen para babaları da
yok değil. Bunlardan biri olan Fransız para babası
Arnaud Lagardere, “Marx geri dönüyor. Bunlar
çıldırmış” çığlıkları atmakta, Beyaz Saray’ın bu-
günkü kiracısını Wall Street kaldırımlarını neredeyse
‘Her şey Sovyetlere’ çağrısı yapan afişlerle do-
natacak derecede ileri gitmekle suçlamaktadır.
Kuşkusuz, bu konuda da durum o denli vahim de-
ğil. Henüz!
Geçen pazartesi, sütunlarımıza Avrupa Parla-
mentosu’nun sosyalist vekili Henri Weber’in ko-
nuyla ilgili görüşlerini aktarmıştık. Bu kez ABD’de-
ki büyük finansal çöküşün asıl mağdurları emek-
çilerin, konuyla ilgili görüşlerini aktarmak istiyoruz.
Amerika’nın en büyük işçi federasyonu AFL-CIO
sendikasının sözcüsü Rachelle Huennek’le L’Hu-
manite özel muhabirlerinin yaptıkları söyleşiyi
aktarıyoruz:
-Yoksulluk ve eşitsizlikler, dünyanın en güçlü ül-
kesini kemiren iki afet. Bu konularda bir eylem pla-
nınız var mı?
Rachelle Huennek - Bugün ulusumuzu saran kri-
zin kökleri çok derindir ve ekonomik kurallarımı-
za hâkim bir seçkinciliğin (elitisme), Bush yöne-
timinin olduğu gibi McCain’in de 26 yıllık sena-
törlüğü döneminde destek verdiği bir ekonomik fel-
sefenin yansımasıdır. Bu kurallar; kentlerimizi in-
şa eden, çocuklarımızı eğiten, yaralarımızı saran
ücretliler yerine şirketlerin ve Wall Street yatırım-
cılarının kârlarını kollarlar. Amerikan ekonomisinin
temellerinden başlayarak yeniden yapılandırıl-
ması, salt zengin azınlığın değil, herkesin yararı-
na çalışacak bir ekonominin yaratılması için Ame-
rika’nın yön değiştirmesi gerekmektedir.
- Krizin ilk somut sonuçları şimdiden belli olmuş
mudur? Bunlara karşı nasıl bir savaşım verilmesi-
ni düşünüyorsunuz?
R. Huennek - 3 Ekim’de ulusun Eylül ayında 159
bin iş kaybettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Bu ra-
kam yıl içindeki kayıplara eklendiğinde yıllık iş kay-
bı 760 bine ulaşmaktadır. Bu, alarm durumudur.
Taşınmazlara el konulması dalgasının önünün ke-
silmesi için vergi mükelleflerinden istenen yar-
dımlarda önceliğin Wall Street’in kurtarılmasına de-
ğil, krizin gerçek mağdurlarının durumlarının iyi-
leştirilmesine verilmesi gerekmektedir. Temsilci-
lerimizin kalan zamanlarını Wall Street’in kurtarıl-
masına harcamaları düpedüz skandaldır. Zira şu
sıralar her geçen gün daha çok aile, işlerini ve ev-
lerini kaybetmektedir. Orta sınıf bütünüyle
çökmüştür. Ülkenin her yanında emekçiler, gide-
rek artan biçimde uzun süreli işsizlikle karşı kar-
şıyadır. İş bulma umutları da yoktur. Giderlerini kar-
şılayamaz durumlara düşmüşlerdir. Evsiz barksız,
sokakta kalmışlardır. Ekonomik çöküşün fatura-
sını sırtlayan ailelere acil yardım zorunludur. Kon-
gre’nin emekçilere yardımı teşvik edecek ve Wall
Street’i kurtaracak bir yasayı onaylaması gerek-
mektedir. İşsizlik yardımlarını arttırmanın tam za-
manıdır. Bir araştırmaya göre işsizlik yardımı alan
üç çeyrek milyon işsiz, iş bulmadan, işsizlik yar-
dımlarını da kaybetmekle karşı karşıyadır. Aynı za-
manda ekonomik krizden bütçeleri darbe yiyen
eyaletlere yeni iş alanları yaratmaları, okullar ve kö-
tü durumda olan köprülerin onarılması için yardım
edilmesi de zorunludur.
- Wall Street’i kurtarma planı konusunda ne dü-
şünüyorsunuz?
R. Huennek - Bu plan tehlikeli ve ayrıca iyi dü-
şünülmemiş bir plandır. En azından bu şekliyle ol-
maması gerekirdi. Ulusumuz gerçek bir krizle kar-
şı karşıyadır. Eylem planı iyi düşünülmelidir. Hız-
lı, ama aceleci olmamalıdır. Planın; ‘Sokaktaki
Adam’ın, tıpkı Wall Street gibi belini doğrultması
için gerekli koşulların yaratılmasına yönelik olması
gerekmektedir. Kongre, ayrıca saydam, etkin ve
kamuya açık bir yardım komisyonu ihdas etmeli,
vergi mükelleflerinin sağladığı yardımların, finans
seçkinlerinin Hazine’yi soymaları yerine kamuya
yönelik olacağı güvencesi verilmelidir. (...) Hazi-
ne’nin planı ‘Main Street’dekilere öncelik tanın-
masının kriterlerinden uzak görünmektedir. 700 mil-
yar dolarlık kamu parasının Wall Street şirketle-
rinden istediklerine harcanması yetkisi, hiçbir
denetim ve kural olmaksızın Bush yönetimine ve-
rilmektedir. Bu yüzden plan sokakta kalacak ai-
lelerin ve işlerini kaybeden emekçilerin hiçbir
derdine çare oluşturmayacak. Dahası krizi yara-
tanlardan da hesap sorulmayacaktır. (Söyleşi:
L’Humanite, 9 Ekim 08, Natasha Saulnier.)
ROBERT VON HEUSINGER
üresel krizle mücadele, yine
küresel olur. Ama faiz
indirimleri birkaç saatlik bir
rahatlama sağladõ, sonra geriye
doğru sarmal tekrar hõzlandõ. O
nedenle, sorumlu politikacõlar şimdi
alõşõlmõşõn dõşõnda düşünmek ve
eylemek zorunda. Bu sorumlu
politikacõlar, küresel önem taşõyan
30 veya 50 bankanõn hepsini kõsmen
de olsa devletleştirmelidirler. Mali
piyasalar sürü güdüsüyle tanõnõr.
Sürü koşmaya başlayõnca, iş tehlikeli
hale gelir. Sonra panik çõkar ve onun
ardõndan da kendi kendini
güçlendiren süreçler işlemeye başlar.
Bu süreçler, reel ekonomiye büyük
bir yõkõm bõrakõr. Ama yaşamsal
tehlike, paniğin histeriye
dönüşmesiyle birlikte ortaya çõkar.
İşte küresel mali sistem, tam da bu
noktada bulunuyor. Hisse senedi
piyasalarõ serbest düşüşte, döviz
kurlarõ dramatik dalgalanmalar
yaşõyor, geniş para alanlarõ girdaba
kapõlõp batõyor. Söğüşçülerin, geçen
aylar içinde bu işlerini abarttõklarõ
her yerde, ortalõk karõşõyor. Petrolde,
Japon Yeni’nde, İzlanda
Kronu’nda... Son 80 yõlõn en acõ
saatleridir bunlar. Dünya ekonomik
krizinden (1929 Büyük Bunalõmõ
ç.n.) bu yana kapitalist merkezler hiç
böyle histerik bankacõlar ve
yatõrõmcõlar görmemişti. Ama histeri
geride yõkõm bõrakmõyor; histeri, tüm
ekonomik sistemi parçalõyor; işleri,
refahõ, geleceği yerle bir ediyor. O
nedenle artõk, küçük kurtarma
çabalarõyla, utangaç
devletleştirmeler, dozu ayarlõ faiz
indirimleri veya merkez bankalarõnõn
cömert kredi dağõtõmõyla falan güven
kazanma savaşõ verilecek zamanlar
geçti. Oyun bitti. Krizdeki büyük
dönüm noktasõ Lehman Brothers’õn
affedilmez iflasõydõ. Bu iflas, dünya
mali piyasalarõndaki güveni nihai
olarak bitirdi. Ama ağlayõp sõzlamak
için de vakit çok geç. Şimdi artõk
sadece o büyük topuz yardõmcõ
olabilir, hem de hemen, bu hafta.
Durum acil. Büyük merkez
bankalarõnõn birbirleriyle uyumlu
faiz indirimi, böyle büyük bir eylem
aslõnda. Bununla, histerik para
insanlarõna şu sinyal verilmekteydi:
Küresel krizle mücadele, yine
küresel olur. Sinyalin zamanõ
gelmişti de geçiyordu bile. Ama faiz
indirimleri birkaç saatlik bir
rahatlama sağladõ, sonra geriye
doğru sarmal tekrar hõzlandõ. O
nedenle, sorumlu politikacõlar şimdi
alõşõlmõşõn dõşõnda düşünmek ve
eylemek zorunda. Bu sorumlu
politikacõlar, küresel önem taşõyan
30 veya 50 bankanõn hepsini kõsmen
de olsa devletleştirmelidirler.
Bankalar, isteseler de istemeseler de,
devlet parasõyla yeniden kapitalize
ediliyorlar. Yani, devlet çoğunlukla
aşõrõ borçlu bankalara özsermaye
pompalõyor ve böylece aradaki
yastõğõ büyütüyor. Buna karşõlõk da
aynõ devlet, öncelikli hisse senedi ve
geniş müdahale haklarõ elde ediyor.
Tabii devletler, örneğin altõ ay
boyunca, bu bankalarõn tüm
yükümlülüklerine de kefil oluyorlar.
Gerekli hazõrlõklarõn yapõlmasõ için
bankalar ve borsalarõn birkaç gün
kapalõ kalmasõ gerekirdi. Tüm
bunlar, G-7 dediğimiz büyük sanayi
ülkelerinin Washington’daki
toplantõsõnda karara bağlanmak
zorunda. Histeriye egemen
olabilmek için, hükümetlerin çok
sağlam ve inanõlõr bir çözüm
sunmalarõ şart. Büyük devletlere
düşen... Reel ekonomiye yoğun
destek, bu kesimin tamamen yağsõz
kalõp işlemez hale gelmesini
engelleyici bir görevdir. Bu, bütün
büyük devletlerin yükümlülük aldõğõ
küresel bir konjonktür üzerinden
gerçekleştirilebilirdi. Devlete ait
teşvik bankalarõ, bankalarõn tereddüt
ettikleri sürede şirketlere kredi
sağlamakla da görevlendirilmelidir.
Sözü geçen çarpõklõklarõn başka
ekonomileri de uçuruma itmemesi
için, döviz ve sermaye
piyasalarõndaki ticaretin bir süre için
sõnõrlandõrõlmasõ gerekirdi.
Bütün bunlarõn serbest piyasa
ekonomisiyle bir ilgisi yok. Ama
hükümet edenlerin öyle hareketsiz
geçirdikleri her günle birlikte,
serbest pazar ekonomileri kendilerini
parça parça etmektedir. Kurtarmanõn
maliyeti inanõlmaz bir biçimde
artmaktadõr. Elbette, devletlerin,
zincirlerinden boşanmõş banka
sistemlerini kurtaracak durumda olup
olmadõklarõ sorusu ortada
durmaktadõr. Ya da acaba İzlanda
sadece bir taslak mõdõr? İzlanda,
belki de büyük bankalarõnõ
kurtaramayacak kadar küçük. Devlet
iflas tehdidi altõnda. Ama bu, G-7
için geçerli değildir. Hele Çin ve
Rusya için hiç değildir. Fakat
önkoşul, hõzla ve kararlõ bir
biçiminde eyleme geçmektir.
Gerçek şu: Nihai çözümlemede,
devlet ile piyasa arasõnda hemen
hemen hiçbir merci bulunmuyor.
Sonuçta her şey devlettir. Her şey
aslõnda, paralarõnõ ve itibarlarõnõ
yarõn bizzat kendileri de para
kazanabilmek için veren vergi
yükümlüleridir. Bütün bu değerli
kâğõtlar, borçlar, geleceğe yönelik bir
senetten başka bir şey değil.
Bunlarõn bugünkü değeri, geleceğe
biçtiğimiz değer kadardõr. Bu
geleceğin yine pembe görünmesi için
devlet, vergi yükümlüleri mali
piyasalar üzerindeki iktidarõ tekrar
ele geçirmek zorundadõr.
Almancadan çeviren: Osman
Çutsay (Frankfurter Rundschau,
Almanya, 9 Ekim 2008)
Mali piyasalarda oyun bitti
Küçük kurtarma çabalarõ ve utangaç devletleştirmelerle güven kazanma savaşõnõn zamanõ artõk geçti
BD Hazine Bakanõ Henry Paulson,
geçen ay Kongre’nin önünde kurtarma
planõnõ savunurken vergi mükelleflerinin
kurtaracağõ bankalarõn hisselerini hükümetin
almasõ konusunda isteksizdi. Paulson’un geçen
çarşamba bir “U dönüşü” yaparak Hazine’nin
bunu yapmaya hazõrlandõğõnõ söylemesi içimizi
rahatlattõ. Kurtarma planõ duyurulduğundan bu
yana mali piyasalar ve ekonominin geneli
giderek kötüleşti, kredi akõşõ dondu ve
borsalar düşüşünü sürdürdü. Bankalara
hisseleri karşõlõğõnda doğrudan nakit
enjekte etmek mali sisteme, kurtarma
planõnda yer alan önlemlerden daha hõzlõ
ve daha güçlü bir destek sağlayacak. Bu
ayrõca kurtarma sonrasõnda bankanõn elde
ettiği kâr üzerinde hak sağlayacağõndan
vergi mükellefleri için de çok daha iyi bir
anlaşma.Bay Paulson’un Kongre tarafõndan
hükümetin bankalarõn varlõklarõnõ almasõnõ
sağlayacak şekilde değiştirilen ilk planõnda
vergi mükelleflerinin parasõnõn bankalarõn
sorunlu varlõklarõnõn satõn alõnmasõ için
kullanõlacağõ karmaşõk bir süreç öngörülüyordu.
Bu, bankalarõn yeniden borç almasõnõ
sağlayarak kendi sağlõklarõnõ tehdit eden zehri
de kurutacaktõ. Vergi mükellefleri şefkatle
bankalarõ iyileşme yoluna koyduktan sonra, asõl
plan özel şirketlerin ve yatõrõmcõlarõn bu
bankalara tonlarca taze sermaye yatõracaklarõnõ
ve sonunda elde edilen kârlarõ toplayacaklarõnõ
varsayõyor.Bu belki işe yarayabilir, ama çileden
çõkarõcõ. Hisse karşõlõğõnda para yatõrõmõ çok
daha etkili ve laf arasõnda çok daha adil.
Hazine’nin hisse karşõlõğõnda nasõl ve ne kadar
para enjekte edeceği hâlâ belirsiz. Ama açõk
olan bir şey; o da bu yeni yaklaşõm Başkan
Bush ve Paulson kabul etmese bile taktik
değişikliğinden çok daha fazlasõnõ temsil
ediyor. Asõl plan altõnda hükümetin, özel
yatõrõmcõlarõn mali sistemin kontrolünün bir an
önce devralmasõnõn önünü açan bir rolü vardõ.
Esasen bu plan hükümetin ana amacõnõn
piyasalara kâr etmeleri konusunda yardõm
etmesinin gerektiği ve bunun karşõlõğõnda
piyasalarõn kamuya en iyi faydayõ sağlayacağõ
yönünde süregelen Cumhuriyetçi ideolojiye
sadõk kalõyor. Eğer durum bu olsaydõ, açõkçasõ
bu belanõn içinde olmazdõk. Vergi
mükelleflerinin parasõyla hisseleri devralmak
hükümetin kamu çõkarõnõ savunarak bizi bu
krizden çõkaracak tek güç olduğunu kabul
etmek anlamõna geliyor.
Çok daha iyi bir kurtarma planõ bile olsa
hasarõn giderilmesi için aylar değil yõllar
gerekli. Wall Street’in Bush yõllarõnõ sorunlu
varlõklarõ değiş tokuş etmekle geçirdiği ortada.
Bu sürebildiği sürece kârlõ bir girişim, ancak şu
anda günlük dev hasarlarla öcünü alan yõkõcõ bir
güç. Son bir hesapla 12 milyon ev sahibinin
kendi evlerinde sõfõr ya da sõfõrõn altõnda
öz sermayesi var. Milyonlarca insan
hacizle karşõ karşõya. Emeklilik ya da
diğer tasarruflar önemli ölçüde eridi ve
işsizlik artõyor. Tüketiciler geri çekiliyor
ki bu anlaşõlabilir bir tepki. Ancak bu,
ekonomik eğilimi daha da aşağõ doğru
çekecek. Hiç kuşkusuz daha yaşanacak
ekonomik şoklar var. Bunlardan bazõlarõ
şirketlere ait hatalar ve devletin bütçe
aciliyetleri. Bu krizden nasõl çõkacağõmõz hâlâ
bilinmiyor. Ama nasõl krize girdiğimizi
biliyoruz. Kasõmda seçmenlerin önüne gelecek
soru da şu: Bu ülke hatalarõndan ders çõkaracak
mõ, yoksa son yõllarõn düzenleme ve hükümet
karşõtõ değerler sisteminin ekonomi iyileşmeye
başladõğõnda yine kendini göstermesine izin mi
verilecek?
İngilizceden çeviren: Elçin Poyrazlar, (New
York Times, ABD, 10 Ekim 2008, Başyazı)
KK
AA
ABD’de mali alandaki hasarõn giderilmesi için aylar değil yõllar gerekli
12 milyon Amerikalõ ev sahibinin kendi evlerinde sõfõr ya
da sõfõrõn altõnda özsermayesi var. Milyonlarca insan
hacizle karşõ karşõya. Emeklilik ya da diğer tasarruflar
önemli ölçüde eridi ve işsizlik artõyor. Tüketiciler geri
çekiliyor ki bu anlaşõlabilir bir tepki. Ancak bu ekonomik
eğilimi daha da aşağõ doğru çekecek.
Kurtulma planõnda U dönüşü
TC AYVACIK İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN TAŞINMAZIN AÇIK ARTTIRMA İLANI
SAYI: 2008-1
Satõlmasõna karar verilen gayrimenkulün cinsi, kõymeti, adedi, evsafõ:
1- Çanakkale ili, Ayvacõk ilçesi, Hamdibey Mah. Erikliburun mevkiinde kain cinsi 5 adet Apt. ve arsasõ olan Ayvacõk tapu sicilinin Ada: 244, Parsel: 31, Cilt:2, Sayfa: 135 de kayõtlõ 11.017,83 m2’lik, kat mülkiyetli 1/72 arsa paylõ, D blok, 3. kat, 14
bağõmsõz bölüm nolu, cinsi mesken olan site içerisinde beton erme yapõlmõş iki oda, bir salon, şömine, banyo, balkon ve mutfaktan oluşan ortak yüzme havuzlu mesken olarak kullanõlan taşõnmazõn tamamõ 70.000,00 YTL muhammen değer üzerinden
açõk arttõrma ile satõlacaktõr.
İMAR DURUMU: Ayvacõk Belediye Başkanlõğõ’nõn 10.06.2008 tarih ve 1159 sayõlõ yazõlarõyla 31 parsel sayõlõ taşõnmazõn "Ayrõk blok nizam, 5 kat, TAKS:0.35, KAKS:1.75, konut yapõlanma koşullu imar durumuna sahip parsel olduğu" bildiril-
miştir.
2- Çanakkale ili, Ayvacõk ilçesi, Korubaşõ köyü, Köyiçi mevkiinde kain cinsi Av.Kar. Zeytinyağõ Fab. ve ev olan tapu sicilinin ada: 162, parsel: 3, cilt: 22, sayfa: 2176’da kayõtlõ, 496,55 m2’lik, köy mesken alanõ içinde, taştan yapõlmõş eski zeytin-
yağõ fabrikasõ ve müştemilatõ beton kolon ve kirişler üzerine tabiye betonla kaplanarak sağlamlaşmaya gidilen binanõn iç tarafõ tamamen beton sõva ile kaplõ olan ve taşõnmazõn etrafõ taş duvar ile çevrili, bahçesinde 2 tane badem ağacõ bulunan taşõn-
mazdaki Vuslat Şahin’e ait 1/2 hisse 50.000,- YTL muhammen değer üzerinden açõk arttõrma ile satõlacaktõr.
İMAR DURUMU: Ayvacõk Belediye Başkanlõğõ’nõn 03.07.2008 tarih ve 1356 sayõlõ yazõlarõyla “Belediye sõnõrlarõ, mücavir alanõ ve imar planõ dõşõnda olduğu” bildirilmiştir.
Satõş Şartlarõ:
1- Birinci açõk artõrma 25.11.2008 Salõ günü, 31 Parsel saat: 10.30’dan 10.35’e kadar, 3 Parsel Saat: 10.40’dan 10.45’e kadar Ayvacõk Belediyesi Nikâh Salonu’nda açõk artõrma suretiyle yapõlacaktõr. Bu artõrmada tahmin edilen kõymetin %60’õnõ ve
rüçhanlõ alacaklõlar varsa alacaklarõ toplamõnõ ve satõş ve paylaştõrma masraflarõnõ geçmek şartõ ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alõcõ çõkmazsa en çok artõranõn taahhüdü baki kalmak şartõyla, taşõnmaz 05.12.2008 Cuma günü, aynõ yer ve aynõ saat-
lerde ikinci artõrmaya çõkarõlacaktõr. Bu artõrmada da bu miktar elde edilememiş ise gayrimenkul en çok artõranõnõn taahhüdü saklõ kalmak üzere artõrma ilanõnda gösterilen müddet sonunda en çok artõrana ihale edilecektir. Şu kadar ki, artõrma bedeli-
nin malõn tahmin edilen kõymetinin %40’õnõ bulmasõ ve satõş isteyenin alacağõna rüçhanõ olan alacaklarõn toplamõndan fazla olmasõ ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştõrma masraflarõnõ geçmesi lazõmdõr. Böyle fazla bedelle alõcõ çõkmazsa satõş
talebi düşecektir.
2- Açõk arttõrmaya katõlmak isteyenlerin, tahmin edilen kõymetin %20’si nispetinde nakit pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankanõn teminat mektubunu vermeleri gerekmektedir. Satõş peşin para iledir. Alõcõ istediği takdirde kendisine 10 gü-
nü geçmemek üzere mehil verilebilir. Katma Değer Vergisi, İhale Damga Vergisi, alõcõ adõna tahakkuk edecek 1/2 tapu harcõ satõn alana ait olacaktõr. Birikmiş emlak vergi borçlarõ, tellaliye resmi ile satõcõ adõna tahakkuk edecek tapu harçlarõ satõş be-
delinden ödenir. Tahliye ve teslim giderleri alõcõsõna aittir.
3- İpotek sahibi alacaklõlarla, diğer ilgililerin ve varsa irtifak hakkõ sahipleri de dahil olmak üzere bu gayrimenkul üzerindeki haklarõnõ, faiz ve masrafa dair olan iddialarõnõ dayanağõ belgeler ile on beş gün içinde müdürlüğümüze bildirmeleri gere-
kir. Aksi takdirde haklarõ tapu sicili ile sabit olmadõkça paylaşmadan hariç bõrakõlacaklardõr.
4- Taşõnmazõ satõn alanlar, ihaleye alacağõna mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydõyla, ihalenin feshini talep edilmiş olsa bile, satõş bedelini derhal veya İİK.130. maddesine göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadõr.
5- Taşõnmaz, kendisine ihale olunan kimse müddetinde parayõ vermezse, ihale kararõ fesh olunarak kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimse ise arz etmiş olduğu bedelle almaya razõ olursa ona, razõ olmaz veya bulunmazsa hemen artõr-
maya çõkarõlõr. Bu artõrma ilgililere tebliğ edilmeyip, yalnõzca satõştan en az yedi gün önce yapõlacak ilanla yetinilir. Bu artõrmada teklifin İİK.129. maddesindeki hükümleri uymasõ şartõyla taşõnmaz en çok artõrana ihale edilir. İhalenin feshine sebep
olan tüm alõcõlar ve kefilleri, teklif ettikleri bedelle son ihale bedeli arasõndaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrõca temerrüt faizinden müteselsilen sorumludur. İhale farkõ ve temerrüt faizi ayrõca hükme hacet kalmaksõzõn, İcra Müdürlüğü’nce tahsil
olunur.
6- Şartname, ilan tarihinden itibaren müdürlüğümüzde herkesin görebilmesi için açõk olup, masrafõ verildiği takdirde isteyen alõcõya bir örneği gönderilebilir.
7- Satõşa iştirak etmek isteyenlerin, şartnameyi görmüş ve münderecatõnõ kabul etmiş sayõlacaklarõ, başka bilgi almak isteyenlerin 2008 - 1 Sayõlõ dosya numarasõ ile müdürlüğümüze başvurmalarõ ilan olunur. 15.09.2008 (İc.İf. K.126) NOT: Tebli-
gat yapõlamayan ilgililere tebligat yerine ilanen tebliğ olunur. (Basõn: 53423)
TC
KOCAELİ 2. SULH HUKUK
MAHKEMESİ’NDEN
Esas No: 2007/831
Davacõ Yusuf ŞEN ve ark. vekili Av. Rõza ÇETİN-
KAYA tarafõndan dahili davalõ ORHAN AKGÜN
aleyhine mahkememizde açõlan Kiralanõn Tahliyesi da-
vasõnõn yargõlamasõ sõrasõnda dahili davalõ ORHAN
AKGÜN’e tebligat yapõlamamõş ve tüm araştõrmalara
rağmen tebligat adresi de tespit edilemediğinden dahi-
li davalõ ORHAN AKGÜN’e duruşmanõn bõrakõldõğõ
18.12.2008 günü saat 09.10’da duruşma salonunda ha-
zõr bulunmasõ veya kendini vekille temsil ettirmesi ak-
si halde yargõlamaya yokluğunuzda devam edilip ka-
rar verileceği hususu davalõya ilanen tebliğ olunur.
07.10.2008 Basõn: 54459

