10 Aralık 2025 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
SAYFA CUMHURİYET 13 EKİM 2008 PAZARTESİ 10 DIŞ BASIN dishab@cumhuriyet.com.tr CMYB C M Y B DEĞİŞEN DÜNYADAN HÜSEYİN BAŞ Amerika Yön Değiştirmelidir Birleşik Devletler’i derinden sarsan büyük fi- nansal çöküş, çok sayıda ekonomistin öngördü- ğü gibi giderek tüm gezegeni etkilemekte, dünyanın tüm borsalarının, alınan tüm önlemlere karşın di- be doğru hareketini frenlemeye yetmemektedir. Yara henüz tazedir. Ekonomik ve sosyal alanda- ki asıl acıları zaman içinde ortaya çıkacaktır. Av- rupa ve Asya dahil gezegenin tümünün çöküşün yarattığı tsunamiden payına düşeni alması kaçı- nılmaz görünmektedir. Başta ABD ve Avrupa ol- mak üzere dünya ülkelerinin çoğu ekonomik ka- sırganın önlenmesine, hiç değilse frenlenmesine yönelik önlemler alınması konusunda hummalı bir arayış içindedirler. Bir ekonomi yazarı ünlü eko- nomist John Kenneth Galbraith’ın ‘1929 Krizi’yle ilgili kitabında değindiği, otel sahiplerinin, oda ayır- tan müşterilerine, ‘odayı geceyi geçirmek için mi, yoksa kendilerini aşağı atmak için mi istediklerini’ sorduklarını anımsatmaktadır. Kuşkusuz bu kez bu durum o denli vahim değil. Ama yine de her ülkenin zor günlere hazır olmaları gerekiyor.. özellikle de, ‘bize bir şey olmaz’ saplantısından malul yöne- timlerin! Çöküşe panzehir arayışında kutsal serbest pi- yasacılığı rafa kaldırıp, yeniden devletçiliğe dö- nüşten, dahası kimi sosyalist(!) önlemlerden söz edilmesine fena halde öfkelenen para babaları da yok değil. Bunlardan biri olan Fransız para babası Arnaud Lagardere, “Marx geri dönüyor. Bunlar çıldırmış” çığlıkları atmakta, Beyaz Saray’ın bu- günkü kiracısını Wall Street kaldırımlarını neredeyse ‘Her şey Sovyetlere’ çağrısı yapan afişlerle do- natacak derecede ileri gitmekle suçlamaktadır. Kuşkusuz, bu konuda da durum o denli vahim de- ğil. Henüz! Geçen pazartesi, sütunlarımıza Avrupa Parla- mentosu’nun sosyalist vekili Henri Weber’in ko- nuyla ilgili görüşlerini aktarmıştık. Bu kez ABD’de- ki büyük finansal çöküşün asıl mağdurları emek- çilerin, konuyla ilgili görüşlerini aktarmak istiyoruz. Amerika’nın en büyük işçi federasyonu AFL-CIO sendikasının sözcüsü Rachelle Huennek’le L’Hu- manite özel muhabirlerinin yaptıkları söyleşiyi aktarıyoruz: -Yoksulluk ve eşitsizlikler, dünyanın en güçlü ül- kesini kemiren iki afet. Bu konularda bir eylem pla- nınız var mı? Rachelle Huennek - Bugün ulusumuzu saran kri- zin kökleri çok derindir ve ekonomik kurallarımı- za hâkim bir seçkinciliğin (elitisme), Bush yöne- timinin olduğu gibi McCain’in de 26 yıllık sena- törlüğü döneminde destek verdiği bir ekonomik fel- sefenin yansımasıdır. Bu kurallar; kentlerimizi in- şa eden, çocuklarımızı eğiten, yaralarımızı saran ücretliler yerine şirketlerin ve Wall Street yatırım- cılarının kârlarını kollarlar. Amerikan ekonomisinin temellerinden başlayarak yeniden yapılandırıl- ması, salt zengin azınlığın değil, herkesin yararı- na çalışacak bir ekonominin yaratılması için Ame- rika’nın yön değiştirmesi gerekmektedir. - Krizin ilk somut sonuçları şimdiden belli olmuş mudur? Bunlara karşı nasıl bir savaşım verilmesi- ni düşünüyorsunuz? R. Huennek - 3 Ekim’de ulusun Eylül ayında 159 bin iş kaybettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Bu ra- kam yıl içindeki kayıplara eklendiğinde yıllık iş kay- bı 760 bine ulaşmaktadır. Bu, alarm durumudur. Taşınmazlara el konulması dalgasının önünün ke- silmesi için vergi mükelleflerinden istenen yar- dımlarda önceliğin Wall Street’in kurtarılmasına de- ğil, krizin gerçek mağdurlarının durumlarının iyi- leştirilmesine verilmesi gerekmektedir. Temsilci- lerimizin kalan zamanlarını Wall Street’in kurtarıl- masına harcamaları düpedüz skandaldır. Zira şu sıralar her geçen gün daha çok aile, işlerini ve ev- lerini kaybetmektedir. Orta sınıf bütünüyle çökmüştür. Ülkenin her yanında emekçiler, gide- rek artan biçimde uzun süreli işsizlikle karşı kar- şıyadır. İş bulma umutları da yoktur. Giderlerini kar- şılayamaz durumlara düşmüşlerdir. Evsiz barksız, sokakta kalmışlardır. Ekonomik çöküşün fatura- sını sırtlayan ailelere acil yardım zorunludur. Kon- gre’nin emekçilere yardımı teşvik edecek ve Wall Street’i kurtaracak bir yasayı onaylaması gerek- mektedir. İşsizlik yardımlarını arttırmanın tam za- manıdır. Bir araştırmaya göre işsizlik yardımı alan üç çeyrek milyon işsiz, iş bulmadan, işsizlik yar- dımlarını da kaybetmekle karşı karşıyadır. Aynı za- manda ekonomik krizden bütçeleri darbe yiyen eyaletlere yeni iş alanları yaratmaları, okullar ve kö- tü durumda olan köprülerin onarılması için yardım edilmesi de zorunludur. - Wall Street’i kurtarma planı konusunda ne dü- şünüyorsunuz? R. Huennek - Bu plan tehlikeli ve ayrıca iyi dü- şünülmemiş bir plandır. En azından bu şekliyle ol- maması gerekirdi. Ulusumuz gerçek bir krizle kar- şı karşıyadır. Eylem planı iyi düşünülmelidir. Hız- lı, ama aceleci olmamalıdır. Planın; ‘Sokaktaki Adam’ın, tıpkı Wall Street gibi belini doğrultması için gerekli koşulların yaratılmasına yönelik olması gerekmektedir. Kongre, ayrıca saydam, etkin ve kamuya açık bir yardım komisyonu ihdas etmeli, vergi mükelleflerinin sağladığı yardımların, finans seçkinlerinin Hazine’yi soymaları yerine kamuya yönelik olacağı güvencesi verilmelidir. (...) Hazi- ne’nin planı ‘Main Street’dekilere öncelik tanın- masının kriterlerinden uzak görünmektedir. 700 mil- yar dolarlık kamu parasının Wall Street şirketle- rinden istediklerine harcanması yetkisi, hiçbir denetim ve kural olmaksızın Bush yönetimine ve- rilmektedir. Bu yüzden plan sokakta kalacak ai- lelerin ve işlerini kaybeden emekçilerin hiçbir derdine çare oluşturmayacak. Dahası krizi yara- tanlardan da hesap sorulmayacaktır. (Söyleşi: L’Humanite, 9 Ekim 08, Natasha Saulnier.) ROBERT VON HEUSINGER üresel krizle mücadele, yine küresel olur. Ama faiz indirimleri birkaç saatlik bir rahatlama sağladõ, sonra geriye doğru sarmal tekrar hõzlandõ. O nedenle, sorumlu politikacõlar şimdi alõşõlmõşõn dõşõnda düşünmek ve eylemek zorunda. Bu sorumlu politikacõlar, küresel önem taşõyan 30 veya 50 bankanõn hepsini kõsmen de olsa devletleştirmelidirler. Mali piyasalar sürü güdüsüyle tanõnõr. Sürü koşmaya başlayõnca, iş tehlikeli hale gelir. Sonra panik çõkar ve onun ardõndan da kendi kendini güçlendiren süreçler işlemeye başlar. Bu süreçler, reel ekonomiye büyük bir yõkõm bõrakõr. Ama yaşamsal tehlike, paniğin histeriye dönüşmesiyle birlikte ortaya çõkar. İşte küresel mali sistem, tam da bu noktada bulunuyor. Hisse senedi piyasalarõ serbest düşüşte, döviz kurlarõ dramatik dalgalanmalar yaşõyor, geniş para alanlarõ girdaba kapõlõp batõyor. Söğüşçülerin, geçen aylar içinde bu işlerini abarttõklarõ her yerde, ortalõk karõşõyor. Petrolde, Japon Yeni’nde, İzlanda Kronu’nda... Son 80 yõlõn en acõ saatleridir bunlar. Dünya ekonomik krizinden (1929 Büyük Bunalõmõ ç.n.) bu yana kapitalist merkezler hiç böyle histerik bankacõlar ve yatõrõmcõlar görmemişti. Ama histeri geride yõkõm bõrakmõyor; histeri, tüm ekonomik sistemi parçalõyor; işleri, refahõ, geleceği yerle bir ediyor. O nedenle artõk, küçük kurtarma çabalarõyla, utangaç devletleştirmeler, dozu ayarlõ faiz indirimleri veya merkez bankalarõnõn cömert kredi dağõtõmõyla falan güven kazanma savaşõ verilecek zamanlar geçti. Oyun bitti. Krizdeki büyük dönüm noktasõ Lehman Brothers’õn affedilmez iflasõydõ. Bu iflas, dünya mali piyasalarõndaki güveni nihai olarak bitirdi. Ama ağlayõp sõzlamak için de vakit çok geç. Şimdi artõk sadece o büyük topuz yardõmcõ olabilir, hem de hemen, bu hafta. Durum acil. Büyük merkez bankalarõnõn birbirleriyle uyumlu faiz indirimi, böyle büyük bir eylem aslõnda. Bununla, histerik para insanlarõna şu sinyal verilmekteydi: Küresel krizle mücadele, yine küresel olur. Sinyalin zamanõ gelmişti de geçiyordu bile. Ama faiz indirimleri birkaç saatlik bir rahatlama sağladõ, sonra geriye doğru sarmal tekrar hõzlandõ. O nedenle, sorumlu politikacõlar şimdi alõşõlmõşõn dõşõnda düşünmek ve eylemek zorunda. Bu sorumlu politikacõlar, küresel önem taşõyan 30 veya 50 bankanõn hepsini kõsmen de olsa devletleştirmelidirler. Bankalar, isteseler de istemeseler de, devlet parasõyla yeniden kapitalize ediliyorlar. Yani, devlet çoğunlukla aşõrõ borçlu bankalara özsermaye pompalõyor ve böylece aradaki yastõğõ büyütüyor. Buna karşõlõk da aynõ devlet, öncelikli hisse senedi ve geniş müdahale haklarõ elde ediyor. Tabii devletler, örneğin altõ ay boyunca, bu bankalarõn tüm yükümlülüklerine de kefil oluyorlar. Gerekli hazõrlõklarõn yapõlmasõ için bankalar ve borsalarõn birkaç gün kapalõ kalmasõ gerekirdi. Tüm bunlar, G-7 dediğimiz büyük sanayi ülkelerinin Washington’daki toplantõsõnda karara bağlanmak zorunda. Histeriye egemen olabilmek için, hükümetlerin çok sağlam ve inanõlõr bir çözüm sunmalarõ şart. Büyük devletlere düşen... Reel ekonomiye yoğun destek, bu kesimin tamamen yağsõz kalõp işlemez hale gelmesini engelleyici bir görevdir. Bu, bütün büyük devletlerin yükümlülük aldõğõ küresel bir konjonktür üzerinden gerçekleştirilebilirdi. Devlete ait teşvik bankalarõ, bankalarõn tereddüt ettikleri sürede şirketlere kredi sağlamakla da görevlendirilmelidir. Sözü geçen çarpõklõklarõn başka ekonomileri de uçuruma itmemesi için, döviz ve sermaye piyasalarõndaki ticaretin bir süre için sõnõrlandõrõlmasõ gerekirdi. Bütün bunlarõn serbest piyasa ekonomisiyle bir ilgisi yok. Ama hükümet edenlerin öyle hareketsiz geçirdikleri her günle birlikte, serbest pazar ekonomileri kendilerini parça parça etmektedir. Kurtarmanõn maliyeti inanõlmaz bir biçimde artmaktadõr. Elbette, devletlerin, zincirlerinden boşanmõş banka sistemlerini kurtaracak durumda olup olmadõklarõ sorusu ortada durmaktadõr. Ya da acaba İzlanda sadece bir taslak mõdõr? İzlanda, belki de büyük bankalarõnõ kurtaramayacak kadar küçük. Devlet iflas tehdidi altõnda. Ama bu, G-7 için geçerli değildir. Hele Çin ve Rusya için hiç değildir. Fakat önkoşul, hõzla ve kararlõ bir biçiminde eyleme geçmektir. Gerçek şu: Nihai çözümlemede, devlet ile piyasa arasõnda hemen hemen hiçbir merci bulunmuyor. Sonuçta her şey devlettir. Her şey aslõnda, paralarõnõ ve itibarlarõnõ yarõn bizzat kendileri de para kazanabilmek için veren vergi yükümlüleridir. Bütün bu değerli kâğõtlar, borçlar, geleceğe yönelik bir senetten başka bir şey değil. Bunlarõn bugünkü değeri, geleceğe biçtiğimiz değer kadardõr. Bu geleceğin yine pembe görünmesi için devlet, vergi yükümlüleri mali piyasalar üzerindeki iktidarõ tekrar ele geçirmek zorundadõr. Almancadan çeviren: Osman Çutsay (Frankfurter Rundschau, Almanya, 9 Ekim 2008) Mali piyasalarda oyun bitti Küçük kurtarma çabalarõ ve utangaç devletleştirmelerle güven kazanma savaşõnõn zamanõ artõk geçti BD Hazine Bakanõ Henry Paulson, geçen ay Kongre’nin önünde kurtarma planõnõ savunurken vergi mükelleflerinin kurtaracağõ bankalarõn hisselerini hükümetin almasõ konusunda isteksizdi. Paulson’un geçen çarşamba bir “U dönüşü” yaparak Hazine’nin bunu yapmaya hazõrlandõğõnõ söylemesi içimizi rahatlattõ. Kurtarma planõ duyurulduğundan bu yana mali piyasalar ve ekonominin geneli giderek kötüleşti, kredi akõşõ dondu ve borsalar düşüşünü sürdürdü. Bankalara hisseleri karşõlõğõnda doğrudan nakit enjekte etmek mali sisteme, kurtarma planõnda yer alan önlemlerden daha hõzlõ ve daha güçlü bir destek sağlayacak. Bu ayrõca kurtarma sonrasõnda bankanõn elde ettiği kâr üzerinde hak sağlayacağõndan vergi mükellefleri için de çok daha iyi bir anlaşma.Bay Paulson’un Kongre tarafõndan hükümetin bankalarõn varlõklarõnõ almasõnõ sağlayacak şekilde değiştirilen ilk planõnda vergi mükelleflerinin parasõnõn bankalarõn sorunlu varlõklarõnõn satõn alõnmasõ için kullanõlacağõ karmaşõk bir süreç öngörülüyordu. Bu, bankalarõn yeniden borç almasõnõ sağlayarak kendi sağlõklarõnõ tehdit eden zehri de kurutacaktõ. Vergi mükellefleri şefkatle bankalarõ iyileşme yoluna koyduktan sonra, asõl plan özel şirketlerin ve yatõrõmcõlarõn bu bankalara tonlarca taze sermaye yatõracaklarõnõ ve sonunda elde edilen kârlarõ toplayacaklarõnõ varsayõyor.Bu belki işe yarayabilir, ama çileden çõkarõcõ. Hisse karşõlõğõnda para yatõrõmõ çok daha etkili ve laf arasõnda çok daha adil. Hazine’nin hisse karşõlõğõnda nasõl ve ne kadar para enjekte edeceği hâlâ belirsiz. Ama açõk olan bir şey; o da bu yeni yaklaşõm Başkan Bush ve Paulson kabul etmese bile taktik değişikliğinden çok daha fazlasõnõ temsil ediyor. Asõl plan altõnda hükümetin, özel yatõrõmcõlarõn mali sistemin kontrolünün bir an önce devralmasõnõn önünü açan bir rolü vardõ. Esasen bu plan hükümetin ana amacõnõn piyasalara kâr etmeleri konusunda yardõm etmesinin gerektiği ve bunun karşõlõğõnda piyasalarõn kamuya en iyi faydayõ sağlayacağõ yönünde süregelen Cumhuriyetçi ideolojiye sadõk kalõyor. Eğer durum bu olsaydõ, açõkçasõ bu belanõn içinde olmazdõk. Vergi mükelleflerinin parasõyla hisseleri devralmak hükümetin kamu çõkarõnõ savunarak bizi bu krizden çõkaracak tek güç olduğunu kabul etmek anlamõna geliyor. Çok daha iyi bir kurtarma planõ bile olsa hasarõn giderilmesi için aylar değil yõllar gerekli. Wall Street’in Bush yõllarõnõ sorunlu varlõklarõ değiş tokuş etmekle geçirdiği ortada. Bu sürebildiği sürece kârlõ bir girişim, ancak şu anda günlük dev hasarlarla öcünü alan yõkõcõ bir güç. Son bir hesapla 12 milyon ev sahibinin kendi evlerinde sõfõr ya da sõfõrõn altõnda öz sermayesi var. Milyonlarca insan hacizle karşõ karşõya. Emeklilik ya da diğer tasarruflar önemli ölçüde eridi ve işsizlik artõyor. Tüketiciler geri çekiliyor ki bu anlaşõlabilir bir tepki. Ancak bu, ekonomik eğilimi daha da aşağõ doğru çekecek. Hiç kuşkusuz daha yaşanacak ekonomik şoklar var. Bunlardan bazõlarõ şirketlere ait hatalar ve devletin bütçe aciliyetleri. Bu krizden nasõl çõkacağõmõz hâlâ bilinmiyor. Ama nasõl krize girdiğimizi biliyoruz. Kasõmda seçmenlerin önüne gelecek soru da şu: Bu ülke hatalarõndan ders çõkaracak mõ, yoksa son yõllarõn düzenleme ve hükümet karşõtõ değerler sisteminin ekonomi iyileşmeye başladõğõnda yine kendini göstermesine izin mi verilecek? İngilizceden çeviren: Elçin Poyrazlar, (New York Times, ABD, 10 Ekim 2008, Başyazı) KK AA ABD’de mali alandaki hasarõn giderilmesi için aylar değil yõllar gerekli 12 milyon Amerikalõ ev sahibinin kendi evlerinde sõfõr ya da sõfõrõn altõnda özsermayesi var. Milyonlarca insan hacizle karşõ karşõya. Emeklilik ya da diğer tasarruflar önemli ölçüde eridi ve işsizlik artõyor. Tüketiciler geri çekiliyor ki bu anlaşõlabilir bir tepki. Ancak bu ekonomik eğilimi daha da aşağõ doğru çekecek. Kurtulma planõnda U dönüşü TC AYVACIK İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN TAŞINMAZIN AÇIK ARTTIRMA İLANI SAYI: 2008-1 Satõlmasõna karar verilen gayrimenkulün cinsi, kõymeti, adedi, evsafõ: 1- Çanakkale ili, Ayvacõk ilçesi, Hamdibey Mah. Erikliburun mevkiinde kain cinsi 5 adet Apt. ve arsasõ olan Ayvacõk tapu sicilinin Ada: 244, Parsel: 31, Cilt:2, Sayfa: 135 de kayõtlõ 11.017,83 m2’lik, kat mülkiyetli 1/72 arsa paylõ, D blok, 3. kat, 14 bağõmsõz bölüm nolu, cinsi mesken olan site içerisinde beton erme yapõlmõş iki oda, bir salon, şömine, banyo, balkon ve mutfaktan oluşan ortak yüzme havuzlu mesken olarak kullanõlan taşõnmazõn tamamõ 70.000,00 YTL muhammen değer üzerinden açõk arttõrma ile satõlacaktõr. İMAR DURUMU: Ayvacõk Belediye Başkanlõğõ’nõn 10.06.2008 tarih ve 1159 sayõlõ yazõlarõyla 31 parsel sayõlõ taşõnmazõn "Ayrõk blok nizam, 5 kat, TAKS:0.35, KAKS:1.75, konut yapõlanma koşullu imar durumuna sahip parsel olduğu" bildiril- miştir. 2- Çanakkale ili, Ayvacõk ilçesi, Korubaşõ köyü, Köyiçi mevkiinde kain cinsi Av.Kar. Zeytinyağõ Fab. ve ev olan tapu sicilinin ada: 162, parsel: 3, cilt: 22, sayfa: 2176’da kayõtlõ, 496,55 m2’lik, köy mesken alanõ içinde, taştan yapõlmõş eski zeytin- yağõ fabrikasõ ve müştemilatõ beton kolon ve kirişler üzerine tabiye betonla kaplanarak sağlamlaşmaya gidilen binanõn iç tarafõ tamamen beton sõva ile kaplõ olan ve taşõnmazõn etrafõ taş duvar ile çevrili, bahçesinde 2 tane badem ağacõ bulunan taşõn- mazdaki Vuslat Şahin’e ait 1/2 hisse 50.000,- YTL muhammen değer üzerinden açõk arttõrma ile satõlacaktõr. İMAR DURUMU: Ayvacõk Belediye Başkanlõğõ’nõn 03.07.2008 tarih ve 1356 sayõlõ yazõlarõyla “Belediye sõnõrlarõ, mücavir alanõ ve imar planõ dõşõnda olduğu” bildirilmiştir. Satõş Şartlarõ: 1- Birinci açõk artõrma 25.11.2008 Salõ günü, 31 Parsel saat: 10.30’dan 10.35’e kadar, 3 Parsel Saat: 10.40’dan 10.45’e kadar Ayvacõk Belediyesi Nikâh Salonu’nda açõk artõrma suretiyle yapõlacaktõr. Bu artõrmada tahmin edilen kõymetin %60’õnõ ve rüçhanlõ alacaklõlar varsa alacaklarõ toplamõnõ ve satõş ve paylaştõrma masraflarõnõ geçmek şartõ ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alõcõ çõkmazsa en çok artõranõn taahhüdü baki kalmak şartõyla, taşõnmaz 05.12.2008 Cuma günü, aynõ yer ve aynõ saat- lerde ikinci artõrmaya çõkarõlacaktõr. Bu artõrmada da bu miktar elde edilememiş ise gayrimenkul en çok artõranõnõn taahhüdü saklõ kalmak üzere artõrma ilanõnda gösterilen müddet sonunda en çok artõrana ihale edilecektir. Şu kadar ki, artõrma bedeli- nin malõn tahmin edilen kõymetinin %40’õnõ bulmasõ ve satõş isteyenin alacağõna rüçhanõ olan alacaklarõn toplamõndan fazla olmasõ ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştõrma masraflarõnõ geçmesi lazõmdõr. Böyle fazla bedelle alõcõ çõkmazsa satõş talebi düşecektir. 2- Açõk arttõrmaya katõlmak isteyenlerin, tahmin edilen kõymetin %20’si nispetinde nakit pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankanõn teminat mektubunu vermeleri gerekmektedir. Satõş peşin para iledir. Alõcõ istediği takdirde kendisine 10 gü- nü geçmemek üzere mehil verilebilir. Katma Değer Vergisi, İhale Damga Vergisi, alõcõ adõna tahakkuk edecek 1/2 tapu harcõ satõn alana ait olacaktõr. Birikmiş emlak vergi borçlarõ, tellaliye resmi ile satõcõ adõna tahakkuk edecek tapu harçlarõ satõş be- delinden ödenir. Tahliye ve teslim giderleri alõcõsõna aittir. 3- İpotek sahibi alacaklõlarla, diğer ilgililerin ve varsa irtifak hakkõ sahipleri de dahil olmak üzere bu gayrimenkul üzerindeki haklarõnõ, faiz ve masrafa dair olan iddialarõnõ dayanağõ belgeler ile on beş gün içinde müdürlüğümüze bildirmeleri gere- kir. Aksi takdirde haklarõ tapu sicili ile sabit olmadõkça paylaşmadan hariç bõrakõlacaklardõr. 4- Taşõnmazõ satõn alanlar, ihaleye alacağõna mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydõyla, ihalenin feshini talep edilmiş olsa bile, satõş bedelini derhal veya İİK.130. maddesine göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadõr. 5- Taşõnmaz, kendisine ihale olunan kimse müddetinde parayõ vermezse, ihale kararõ fesh olunarak kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kimse ise arz etmiş olduğu bedelle almaya razõ olursa ona, razõ olmaz veya bulunmazsa hemen artõr- maya çõkarõlõr. Bu artõrma ilgililere tebliğ edilmeyip, yalnõzca satõştan en az yedi gün önce yapõlacak ilanla yetinilir. Bu artõrmada teklifin İİK.129. maddesindeki hükümleri uymasõ şartõyla taşõnmaz en çok artõrana ihale edilir. İhalenin feshine sebep olan tüm alõcõlar ve kefilleri, teklif ettikleri bedelle son ihale bedeli arasõndaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrõca temerrüt faizinden müteselsilen sorumludur. İhale farkõ ve temerrüt faizi ayrõca hükme hacet kalmaksõzõn, İcra Müdürlüğü’nce tahsil olunur. 6- Şartname, ilan tarihinden itibaren müdürlüğümüzde herkesin görebilmesi için açõk olup, masrafõ verildiği takdirde isteyen alõcõya bir örneği gönderilebilir. 7- Satõşa iştirak etmek isteyenlerin, şartnameyi görmüş ve münderecatõnõ kabul etmiş sayõlacaklarõ, başka bilgi almak isteyenlerin 2008 - 1 Sayõlõ dosya numarasõ ile müdürlüğümüze başvurmalarõ ilan olunur. 15.09.2008 (İc.İf. K.126) NOT: Tebli- gat yapõlamayan ilgililere tebligat yerine ilanen tebliğ olunur. (Basõn: 53423) TC KOCAELİ 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ’NDEN Esas No: 2007/831 Davacõ Yusuf ŞEN ve ark. vekili Av. Rõza ÇETİN- KAYA tarafõndan dahili davalõ ORHAN AKGÜN aleyhine mahkememizde açõlan Kiralanõn Tahliyesi da- vasõnõn yargõlamasõ sõrasõnda dahili davalõ ORHAN AKGÜN’e tebligat yapõlamamõş ve tüm araştõrmalara rağmen tebligat adresi de tespit edilemediğinden dahi- li davalõ ORHAN AKGÜN’e duruşmanõn bõrakõldõğõ 18.12.2008 günü saat 09.10’da duruşma salonunda ha- zõr bulunmasõ veya kendini vekille temsil ettirmesi ak- si halde yargõlamaya yokluğunuzda devam edilip ka- rar verileceği hususu davalõya ilanen tebliğ olunur. 07.10.2008 Basõn: 54459
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear