08 Haziran 2026 Pazartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
SAYFA CUMHURİYET 9 NİSAN 2006 PAZAR 4 HABERLER DÜNYADA BUGÜN ALİ SİRMEN Umut Kitabevi’nin sahibi Seferi Yılmaz, PKK’lilerle telefon konuşmalarını inkâr etti İnsanımızın Mizahı, Yargının İnsancılı Sevgili, Sorunludur, yoksuldur, ama güzeldir memleketimiz. İnsanımızın, hele hele Karadenizli yurttaşımızın mizahı eşsizdir. Bugün sana neşe katacak bir olayı anlatmak istiyorum. Olay, Artvin’in Ardanuç kazasında geçiyor. Ozan K.O’nun oğlu, İ.O. barajın yapılacağı bölgede odun toplamaya gidiyor. Dere boyunda odunları topluyor, ama bağlayıp götürecek bir şey yok. Birden gözüne biraz ilerdeki telefon hattı ilişiyor. “Nasıl olsa baraj yapımında bunlar, sular altında kalacak” diyerek, hattan 300 metrelik tel kesiyor, onlarla odunları sırtlıyor, bağlıyor ve evine taşıyor. Telefonların kesildiğini gören köylüler, savcılığa başvuruyorlar, soruşturma yapılıyor, sonunda ozan K.O’nun evine varıyorlar. Ardanuç Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılıyor. O sırada K.O’nun Bursa’da olduğu ve olayla ilgisi bulunmadığı, esas failin oğlu İ. O. olduğu ortaya çıkıyor. Duruşmalar sonunda verilen kararla İ.O. 10 ay hapis cezasına çarptırılıyor, ceza 3.300 YTL paraya çevriliyor ve erteleniyor. İ.O.’nun başvurusu üzerine şu anda dava temyiz aşamasında bulunuyor. Davanın en ilginç yönü, beraat eden İ.O’nun savunmasının da, savcının mütalaasının da manzum olması. Şimdi bu iki Karadeniz uşağının yargılama sırasında ileri sürdüklerine kulak verelim... ??? İ.O.’nun savunması: SANIĞIN SAVUNMASI Kollarım kurusun haberim varsa, Ozan bu olayı bilmez hâkim bey. Ozanlar dediğin halkın özüdür, Ozanlar hırsız olmaz hâkim bey. İçimde var benim eğlenmez sızı, İftiradır bize bu evrak yazı, Kültür Bakanlığı’na sorasın bizi, Ozanların yüzü gülmez hâkim bey. Dayanamam iftiralar kahrımda, Hayat zindan oldu çile şehrinde, Hastam var, kalmışım Bursa şehrinde, Duruşmaya ondan gelmez hâkim bey. Âşıklık dediğin bambaşka sırdır, Manevi duygudur, gönülde yerdir, Hukuk adalete saygımız vardır, Devletin malını çalmaz hâkim bey. Çileli Gülhani diyorlar bize, Gerçek olayları bildirdim size, Güvendim hukuka güvendim size, Çekmeyen derdimi bilmez hâkim bey. Âşık Gülhani K.O. ??? Sonra savcı alıyor sazı ele... SAVCININ MÜTALAASI Yapıldı yargılama, hakikat bulunsun diye, Adaletin terazisi denk tutulsun diye. Yer Gümüşhane köyü, Ardola Mahallesi, Yıl 2004, kasım ayının ikisi, Ekip bakmak için arızaya varmış mahalline, Görünce şaşırmışlar, telefon hattının haline. Direkler arası 300 metre teli, Kesip almış kendini bilmez biri. Bildirilmiş durumu jandarmaya, Başlanmış suç failleri aranmaya. Şüpheler toplanınca bir evde, Verilmiş arama kararı usulünce. Ev K.O.’ya aittir, belli, Evin samanlığında bulmuşlar telleri. Alındı babaoğlun ayrı ayrı ifadeleri, Anlaşılsın istendi, bu iş neyin nesi? Telefon hattı çalışır, ahali konuşur, Düşünceli İ.O. sağasola koşuşur. Dereye ağaç gelmiş, odun için ideal, Yamaç sarp, yol yok, kolaysa in al. Bakmış direkte asılı teller, Telleri tutar içten, çelikten gergiler, Elindeki ip kısa, yeterli değil, Bozma niyeti İ.O., teller senin değil. ... Hayat zor, şartlar zor, yakacak asli ihtiyaç, Amma Âşık oğlu, buna mı muhtaç? Suç işlenmeye görsün, bulmaz mı adaleti, İşte yakaladılar, evinde çalıntı telleri. İncelendi emval, rapor ibraz etmiş bilirkişi, Sanık İ.O.’dur bu eylemin faili. Ey Mahkemeyi Asliye, derim ki sonunda, Âşık K.O.’nun bilgisi yok bu olayda, Bu nedenle delil yetersizliğinden etsin beraat, Mahkeme huzurunda anlaşıldı bu hakikat. Gelince sıra, K. oğlu sanık İ.O.’ya, İsteyerek ve bilerek karşı geldi kanuna, Lehinedir 765 SK. Verilsin ceza madde 492/10 üzerinden, uygulansın madde 522 emval değerinden. Kim ister ki olsun böyle bir mahkeme, Suç isnat edelim Artvinli bir âşığa, Herkes hakkının hududunu bilse, Gerek kalmayacak jandarmaya polise. Müddeiumumi (savcı) kelam etti mütalaayı, Sıra mahkemenin, versin uygun cezayı... ??? Evet Sevgili, bir başkadır benim memleketim! ‘Telefona arkadaşlar bakıyor’ AYŞE SAYIN ANKARA TBMM Şemdinli Araştırma Komisyonu’nun bilgisine başvurduğu bombalanan Umut Kitabevi’nin sahibi Seferi Yılmaz, mahkeme kararıyla yapılan telefon dinleme kayıtlarına karşın PKK’li Sabri kod adlı Ali Kısıkyol’la yaptığı görüşmeleri ‘‘inkâr’’ etti. TBMM Şemdinli Araştırma Komisyonu, 30 Mart’ta Şemdinli’de Seferi Yılmaz ile pasajda işyeri olan 9 Kasım’daki patlamanın görgü tanıklarının ifadesine başvurdu. Umut Kitabevi’nin yanındaki pasajda işyerleri olan görgü tanıkları Metin Korkmaz, Zeydan Özel ile Seferi Yılmaz, bombayı ata ? Seferi Yılmaz, mahkeme kararıyla yapılan telefon dinlemelerinde açıkça belgelenmesine karşın Sabri kod adlı Ali Kısıkyol ve bazı PKK’lilerle yapılan telefon görüşmelerini kendisinin yapmadığını ileri sürdü. nın itirafçı Veysel Ateş olduğunu söyledi. Komisyon üyeleri, Seferi Yılmaz ile görgü tanıklarının ifadelerinde ise bazı çelişkiler saptadı. Komisyona bilgi veren Metin Korkmaz, olayların tutuklu sanığı astsubaylar Ali Kaya, Özcan İldeniz ve itirafçı Veysel Ateş’i ilk olarak sabah 09.00’da gördüğünü söyledi. Diğer görgü tanığı Zeydan Özel ise gerek park halindeki otomobili gerekse Kaya, Ateş ve İldeniz’i saat 11.00 civarında gördüğünü aktardı. Seferi Yılmaz, patlamadan sonra Ali Kaya’nın beyaz otomobilin yanında ayakta olduğunu, Veysel Ateş ve Özcan İldeniz’in otomobilin arkasında oturduğunu söylerken görgü tanığı Zeydan Özel ise Ali Kaya’nın direksiyon başında, İldeniz’in ise dışarıda otomobilin yan tarafında olduğunu söylemesi dikkat çekti. Komisyon üyeleri Seferi Yılmaz’a, PKK elemanı Sabri Kod adlı Ali Kısıkyol ile yaptığı telefon konuşmalarını da sordu. Ancak Yılmaz, mahkeme kararıyla belgelenen telefon dinleme kayıtlarını inkâr etti. Tutuklu Astsubay Ali Kaya’nın da komisyon üyelerine ‘‘delil’’ olarak sunduğu telefon dinleme kayıtları ile ilgili Yılmaz ile komisyon üyeleri arasındaki diyalog tutanaklara şöyle yansıdı: Ahmet Ersin: Senin telefonların dinlenmeye alınmış jandarma tarafından ve Sabri kod isimli birisiyle görüşüyormuşsun, bir paket gelecekmiş sana Almanya’dan ya da yurtdışından. Bu paket meselesi nedir, Sabri kod kimdir? S. Yılmaz: Ben Sabri kodu tanımıyorum, ben de basından öğrendim. Şükrü Önder: Bir de Velad kod, Reşat mı Reşit mi var... S. Yılmaz: Bunlar gerçeği yansıtmıyor. Böyle bir görüşme olsa bile, paket olsa bile bir insanı öldürme gibi bir şeyin olmaması lazım. A. Ersin: O ayrı bir konu. Enver Yılmaz: Kısıkyol’la telefon görüşmesi yapmadınız mı siz? Kayıtlar var. S. Yılmaz: Kayıtlar olabilir, kayıtlar, bir sürü şey var, çok farklı düzmece şeyler de var yani. (...) Telefonlar bana aittir ve ben bunu izah da ettim. Ben Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) bir delegesiyim, üyesiyim aynı zamanda. Toplantılara gittiğim zaman genelde kitabevi de açık olur. Pasajda olan arkadaşlar bakıyor, farklı insanlar bakıyor, ben telefonu her zaman çekmeceye bırakıyorum yani. asirmen?cumhuriyet.com.tr Türkiye, son yıllarda kitap kalitesi ve kitap sayısı bakımından başarılı bir yolda ilerliyor. 1960’lı yılları hatırlıyorum. Çok az kitap çıkardı ve her kitap en az 10 bin basılırdı. Günümüzde kitaplar konu itibarıyla çok çeşitlendi. Bir yandan bestseller kitaplar on binler halinde baskıya verilirken, ortalama normal kitaplar ise 15002000 civarında basılıyor. Büyük yayınevlerinin piyasaya girişi kitap sayısını arttırırken alternatif kitapların yaşama şansını da olumsuz yönde etkiliyor. Benim ilgi alanımı daha çok tarih ve araştırma kitapları oluşturuyor. Elif Şafak’ın yeni romanı ‘‘Baba ve Piç’’ (Metis Yayınları) hemen okumayı düşündüğüm kitapların başında geliyor. İstanbul’dan San Francisco’ya uzanan acılı hayatların romanı bu. Tanıtımındaki şu sözler insanın merakını arttırıyor: ‘‘Erkeklerin apansız ve açıklamasız ölüverdiği, geriye hep kadınların kaldığı bir sülaleden dört kuşak kadının hikâyesi.’’ Kitaplar Arasında... Bugünlerde elimde merakla okuduğum kitapların başında Berat Günçıkan ’ın Murat Belge ile yaptığı uzun söyleşi var. Kitabın adı ‘‘Linç Kültürünün Tarihsel Kökeni: Milliyetçilik’’ (Agora Kitaplığı). Metro Group’un desteğiyle hazırlanan ‘‘Yurdumun Yenilebilir Otları’’ (Mutfak Dostları Derneği) kitabı da konunun meraklısı için ilgi çekici. Bilgi Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan ‘‘İstanbul’da Soylulaştırma’’ kitabı, yüksek gelirli kesimlerin dar gelirlilerin yaşadıkları mahallelere yerleşerek burada yaşayanları yerlerinden ettiği süreci değerlendiriyor. David BeharTolga İslam’ın derlediği kitapta çok sayıda aydının, araştırmacının görüşleri yer alıyor. ??? Uzun tartışmalara neden olan Arnold ToynbeeJames Bryce’nin hazırladığı Mavi Kitap’ın ikinci cildi de çıktı. Pencere Yayınları’nın Türkçeye kazandırdığı ‘‘Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilere Yönelik Muamele (19151916)’’ kitabı araştırmacılar açısından önemli ipuçları içerdiği gibi, önemli tartışmaları da beraberinde getiriyor. İlber Ortaylı’nın yaşamını anlattığı ‘‘Zaman Kaybolmaz’’ kitabı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları arasında çıktı. Nilgün Uysal’ın hazırladığı kitap, 1968’li bir bilim insanının, bir tarihçinin ilginç yaşamına ışık tutuyor. Akademisyen Dr. Adem Kara ’nın hazırladığı ‘‘19. Yüzyılda Bir Osmanlı Şehri: Antakya’’ (IQ Kültür Sanat Yayıncılık) kitabı da bu ilginç, çok kültürlü, çok kimlikli kentin yakın geçmişine ışık tutuyor. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının ilginç ve muhalif isimlerinden Abdülkadir Kemali Bey’in biyografisi Bilgi Üniversitesi Yayınları’ndan çıktı. Meral Demirel’in hazırladığı kitap, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına farklı bir bakış açısı getiriyor. Ünlü yazar Orhan Kemal’in babası olan Abdülkadir Kemali Bey’in İstiklal Mahkemesi üyeliğinden İstiklal Mahkemesi sanığı haline dönüşmesi, bir dönemin iniş çıkışlarına da ışık tutuyor. Metis Yayınları’ndan çıkan ‘‘Harem ve Kuzenler’’ kadın bedeni üzerinde hak iddiasında bulunan dini anlayışları ve bunların köklerini inceliyor. Şirin Tekeli ve Nükhet Sirman’ın dilimize kazandırdığı kitabın yazarı ünlü Fransız etnolog Germaine Tillion. Osman Naci Gürmen’in ‘‘Râna’’ (Kanat Yayınları) romanı da son günlerin ilgi çekici kitapları arasında. İki dilde yazan Gürmen’in kitabını merakla okuyacağınıza inanıyorum. ??? Ruşen Aslan ’ın Doz Yayınları’ndan çıkan ‘‘Niyazi Usta’’ kitabı bir portre. Terzi Niyazi, daha sonra Diyarbakır Belediye Başkanı olan Mehdi Zana’nın ustası. 12 Mart döneminde yargılanırken yaptığı espriler hâlâ dillerde. Kitapta bu ilginç insanın yaşamından kesitler bulacaksınız. Tamer Erdoğan ’ın ‘‘Türk Romanında Mütareke İstanbul’u’’ da Kanat Yayınları arasında çıktı. Önemli bir edebiyat araştırması. Verjine Svazlian’ın ‘‘Ermeni Soykırımı ve Toplumsal Hafıza’’ kitabı Belge Yayınları’ndan. Asef Bayat’ın ‘‘Ortadoğu’da Maduniyet’’ (İletişim Yayınları) kitabını Özgür Gökmen ve Seçil Deren derlemiş. Aslı Erdoğan ’ın ‘‘Şiirsel Düzyazı’’ adını verdiği kitabı Merkez Kitaplar’dan. Erdal Erkut’un ‘‘Türbanlı Âşıklar’’ romanı Erko Yayıncılık’tan. Ruşen Aslan’ın “Muş Hikâyeleri” Doz Yayınları’ndan. ‘‘Türkiye’de Sivil Hayat ve Demokrasi’’ (Dipnot Yayınları) kitabının yazarı Şeyhmus Diken. İyi pazarlar ve iyi okumalar dileğiyle. CUMHURİYET 04 CMYK
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear