23 Ocak 2026 Cuma Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
SAYFA CUMHURİYET 7TEMMUZ1995CUMA 4 HABERLER GericiKk ve Kafkas poHtikası T ürkiye, Batı'dan farklı, Doğu'dan farklı görünüyor. Örneğin Batı Av- rupa ûlkelerine gittiğimizde Türki- ye'nin bu ülkeler karşısındaki geri- liklerini sayıp dökmeye başlıyoruz. Yürûmekte zorluk çekilen kaldı- nmlan, pisliği, zamaru kullanmaktakı hoyratlığı, kültürel alanlardaki tıkızlığı, yasal çerçevesinin bir türlü Avrupa ölçülerine ulaşaması, insan hak- lan sorunlan vb... Batı yakasından bakınca, bu ülkelerden geri olduğumuza ilişkin eleştiri ve gözlemler önplana çıkıyor. Avrupa ûlkelerinden en büyük geriliklerimizden birisi hiç şüphesiz ki- şi başma düşen yıllık gelirimiz. Batı'dan Türki- ye'ye yönelik eleştiriler daha çok, demokrasi ek- siklerine yönelik eleştiriler. Türkiye'nin dogusundan, yani Kafkaslar'dan ve Asya'dan Türkiye'ye bakınca başka eksikler göze çarpıyor. Buralarda büyük bir değişim ve altüst oluş yaşanıyor. Türkiye ise bu değişime günübir- lik ve el yordamı politıkalarla yanıt vermeye çalı- şıyor. Bu savruk siyasetler, Türkiye'nin henüz ye- ni dünyaya ayak uydurmak için yeterli esnekliğe ve olgunluğa sahip olmadığını gösteriyor. Sovyet- ler Birliği"nin dağılmasının ardından Türkiye, bu bölgeyi yalnızca kendisine etnik ve dini açıdan yakın bir geri üs olarak düşündü. Mehter takımla- n ve dini telkinlerle buralarda etkinlik sağlamayı amaçladı. Mehter marşı, şeriatçı örgüttenme Bu ciddi bir yanlıştı ve dünyanın bu kadar bü- yük altüst oluşlar yaşadığı koşullarda tercihlen dini ve etnik kökenlere bağlı olarak yapmak iler- lemeye karşı geri bir tepkiydi. Bunun doğal sonu- cu olarak Türkiye'den Asya ûlkelerine MHP'liler ve Islamcılar kanaliyla köprü kurulmaya çalışıldı. Mehter marşlan ve şeriat örgütlenmeleriyle bura- larda kardeşlik köprüleri atılacagı sanıldı. Türkiye'nin, modern ve çağdaş bir ülke olma hedefiyle bu bölgelere yaklaşması gerekiyor; aksi halde Asya ile ciddi bir köprü kurabilmesi müm- kün değildir. Sanıldığı gibi. doğudaki komşulanmızın hepsi Türk kökenli ve Müslüman değil. Pan-Türkist ha- yaller ve Pan-lslamist arzular bu bölgede bölücü- lüge ve bu sınıflamaya girmeyen ülkelerde korku- ya neden olabilirdi, nitekim oldu. Bu korku ve endişeyi Ermenistan ve Gürcistan'da somut ola- rak gözledik. Aynca Türk ve Müslüman kabul edilen ülkelerin de bizim düşündüğümüz anlam- da radikal etnik ve dini tercihlen bulunmuyor. Bu ülkeler, ekonomik sorunlannı çözmek, kendileri- ne daha ileri bir dünya kurabilmek için çabalıyor- lar. Oralarda din ve etnik kökenden çok, karşıhklı dostluk ve güven önemli. Türkiye'nin Kafkas ûlkelerine bakışını hızla değiştirmesi gerekiyor. Çağdaş bir ülke olarak burada etnik ve dini kökeni ne olursa olsun bir dostluk ve güven köpriisü yaratması gerek. Bu ül- kelerin Barı'ya açılan kapısı Türkiye'dir. Türki- ye'nin Doğu'ya açılan kapısı ise Ermenistan ve Gürcistan'dır. Bu iki ülke ne Türk ne Müslüman kökenlidir. Ama Türkiye'nin bu ülkelere, bu ül- kelerin Türkiye'ye ihtiyacı var. Karşıhklı yardım- laşma ihtiyacını, karşıhklı dostluğa ve işbirliğine dönüştürmek lazım. Türkiye, "Türkün Tûrkteo S ovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Türkiye, bu bölgeyi yalnızca kendisine etnik ve dini açıdan yakın bir geri üs olarak düşündü. Mehter takımlan ve dini telkinlerle buralarda etkinlik sağlamayı amaçladı. Bu ciddi bir yanlıştı ve dünyanın bu kadar büyük altüst oluşlar yaşadığı koşullarda tercihlen dini ve etnik kökenlere bağlı olarak yapmak ilerlemeye karşı geri bir tepkiydi. ORAL ÇALIŞLAR'ın Moskova, Erivan, Tiflis, Batum izlenimleri D oğudaki komşulanmızın hepsi Türk kökenli ve Müslüman değil. Pan-Türkist hayaller ve Pan-lslamist arzular bu bölgede bölücülüğe ve bu sınıflamaya girmeyen ülkelerde korkuya neden olabilirdi, nitekim oldu. Bunu Ermenistan ve Gürcistan'da gözledik. Türk ve Müslüman kabul edilen ülkelerin de bizim düşündüğümüz anlamda radikal etnik ve dini tercihlen bulunmuvor. Türkiye, Asya ûlkelerine mehter marşlanyla ve şeriat çağnlamla yaklaşarak çok hatalı bir yol derüyor. Komşulanmızın hepsi Türk ve lslam kökenli değil. Aynca Türk ve İslam kökenli ülkelerin derdi de din ve etnik kimlik değil. Onlar ekonomik sorunlannı çözmeye ve güvenliklerini sağlamaya çalışryorlar. Türk-İslam sentezi bu bölgede güvensizHk yaraüyor. Türkiye, çağdaş değerleri ön plana çıkararak daha kalıcı ve etkili bir yer edinebüir. başka dosru yoktur" paranoyasından kurtulmak ve komşulanyla ilişkilerini gözden geçirmek zo- rundadır. Kafkaslar, Ankara'nın çevresiyle ilişki- lerini düzeltebilmek açısından önemli bir olanak- tır. Bunu iyi değerlendirmelidir. Çünkü bu bölge- deki ülkeler Türkiye'nin dostluğuna büyük değer veriyorlar. Ne yazık ki Türkiye, komşulannın bu ciddi çagnsına inandıncı yanıt verecek bir ataklık gösteremedi. Bu yöre, çok sayıda milliyetin iç içe yaşadığı ve her an patlamaya hazır düşmanlıklara gebe bir yöre. Türkiye, bu bölgede istikrar ve ba- nşın savunucusu olabilir. Türkiye, önce demokratlaşmaya ve dünyanın yeni şekillenen yapısı içinde kendine ileri bir yer bulmaya karar vermek zorundadır. Kafkas ülkele- riyle olan ilişkilerini de bu karar belirleyecektir. Türkiye'nin politıkalanna ırkçı ve dinci tercihle- rin yöne vermesi, bu bölgede yalnızca güvensiz- Hk yaratıyor ve bölgenin küçük ülkelerinin Rus- ya'nın hegemonyasına düşmesine neden oluyor. Türkiye'nin Kafkaslar'la ilişkisini dünyayla ilişkisi belirleyecektir. 30-35 yıl öncesinin tutucu kafalan ne Batı ile ilişki kurabılirne Doğu'yla. Türkiye'nin demokratlaşmasıyla, komşulanyla dostluğu paralel yürüyecektir. BİTTİ Liderler anlaşamıyor Zirvede amseçim taıiışması • ANAP lideri Yılmaz, Başbakan Çiller ve CHP Genel Başkanı Çetin ile yaptığı görüşmede, anayasayı değiştirmek için birlikte yola çıktığı partnerlerine, anayasanın gereğini yerine getirerek ara seçime gitmelerini söyledığini bildirdi. • Yılmaz, Çetin'in de ara seçimin anayasal zorunluluk olduğunu savunduğunu, ancak Çiller'in "Böyle bir zorunluluk yok, aynca siyaseten uygun görmüyorum' dediğini kaydettı. ANKARA (Cumhuriyet Bürtısu) - Başbakan Tansu Çiller ve CHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Hikmet Çetinile ANAP Genel Başkanı Mesut Yıhnaz'ın, anayasa değişikliği görüşmelerinin çıkmaza girmesi nedeniyle yaptığı "acil zu-ve"de, ara seçim de tartışıldı. Yılmaz ve Çetin, ara seçimin anayasal zorunluluk olduğunu savunurken, Çiller, " Böyle bir zorunluluk yok, aynca siyaseten uygun bulmuyorum" dedi. ANAP lideri Yılmaz, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, görüşmede ara seçimi gündeme gerirdiğini söyledi. Yılmaz, anayasa değişikliği konusunda birlikte yola çıktıklan DYP ve CHP'ye ara seçimin anayasal zorunluluk olduğunu ve bu gereğin yerine getirilmesi gerektığini söylediğini aktardı. Yılmaz, Çiller'in ise ara seçimin zorunluluk olmadığını, siyaseten de ara seçime gitmeyi uygun bulmadıklannı belirttiğini kaydetti. Yılmaz, "Ben de bunun, iktidann takdirine bağlı bir olay ohnadığmı, anayasadan kaynaklanan bir olay olduğunu söyledinT dedi. Yılmaz, ANAP'ın "ara seçimi anayasa değişikliği konusunda pazariık yapmak için mi öne sürdüğü" yolundaki bir soruya, "Eğer pazarlık olarak düşünseydik başjangıçta şart olarak orta>a koyardık. Ama, böyte bir şart koymadık. Anayasayı değiştirmek için yola çiktığımız partnerlerimizden en azından o anayasaya saygı bekleriz" yanıtını verdi. CHP lideri Hikmet Çetin'in, ara seçim konusunda kendileri ile aynı görüşü paylaştığını bir kez daha dile gerirdiğini belirten Yılmaz, "Sayuı Çetin'den bu düşüncelerini bir kez de kamuoyu önünde açıklamasını istemişrim, bihniyorum bu yönde açıklaması oldu mu" diye sordu. DYP ve CHP'nin, anayasanın gereklerini yerine getirmemelerinin yarattığı bir darboğazdan geçildiğini söyleyen Yılmaz, ara seçim konusunun gelecek günlerde yeniden görüşülmesinin kararlaştınldığını söyledi. Rüşvetçi müdür görevden abndı Sağlık Bakanı Doğan Baran, yolsuzluklara fırsat vermeyeceğini söyledi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Sağlık Bakanlığf nda ortaya çıkanlan rüşvet şebekesinin başı olduğu öne sürülen Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Opr. Dr. Tevfik Akuıcıoğlu görevinden alındı. Rüşvet olayına adı kanşan diğer bakanlık görevlilerinin de görevlerinden alınarak pasif göreve kaydınldıklan bildirildi. Sağlık Bakanı Doğan Baran, rüşvet olayının kendi döneminden önce gerçekJeştiğini belirterek, lOyıldır bakanlıkta teftiş yapılmadığını söyledi. Teftiş kurulu raporu Bakan Baran, bakanlığıyla ilgili çok sayıda ihbar yapıldığını anımsatarak, "Tüm ihbarlan tek tek incefcthurum. Ortada bir usulsüzlük varsa kimsenin gözünün yaşuıa bakmam. Bakannğunda yolsuzluklara fırsat vermeyeceğim" dedi. Başbakanlık Teftiş Kurulu ve Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporda, "rüşvet şebekesi" kurdukları kaydedilen • Sağlık Bakanlığı'ndaki rüşvet skandalının elebaşı olduğu ileri sürülen Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Opr. Dr. Tevfik Akıncıoğlu'nun görevine son verildi. Skandala adı kanşan diğer görevliler de pasif görevlere kaydınldı. Sağlık Bakanı Baran, bütün iddialan tek tek araştıracağmı söyledi. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Akıncıoğlu, yardımcısı Canpolat Polat, eski Genel Müdür yardımcılanndan BBP Kahramanmaraş Milletvekili Saffet Topaktaş'ın danışmanı MuratÖzay. çok sayıda bakanlık personeli, çeşitli hastanelerin saymanlan ve 15 özel firma temsilcisi hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığı'nca dava açılmasının ardından, olaya adı kanşan bakanlık personeli görevden alındı. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Genel Müdür Akıncıoğlu'nun, üçlü kararnameyle atandığını belirterek, görevden alınarak müşavirliğe atanması için Başbakanlığa yazı yazıldığmı bildirdiler. Yetkililer, olaya adı kanşan diğer memurlann da görevlerinden alınarak pasif bir göreve atandıklannı kaydettiler. Rüşvet şebekesinde yeralan hastane saymanlan hakkında işlem yapılması için, Sağlık Bakanlığı tarafindan bu kişilerin bağlı olduğu Maliye Bakanlığf na yazı gönderildiği belirtildi. 'Dıbar mûessesesi iyi işliyor' Savcılığın haklannda "rüşvet almak, rüşvet vermek, bunlara işrirak ve görevi körüye kuUannıak suçlannı işledikleri" gerekçesiyle hapis ve ağır para cezası istemiyle dava açtığı kişiler arasmda yer alan Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Füsun Sayek'in, olayla ilgisinin bulunmadığı belirtilerek, Sayek'in görevinden alınmadığı bildirildi. Sağlık Bakanı Doğan Baran, RP'li Melih Cokcekekarşı Hitit Cunesi kampanyasısürüyor bakanlıktaki ihbar müessesesmin oldukça iyi işlediğini belirterek, "Gelen tüm ihbarlan Teftiş Kurulu'na havale ediyoruz" dedi. 1993 yılında meydana gelen rüşvet olayını, göreve gelmesinin ardından Teftiş Kurulu'na verdiğini bildiren Baran. "Olay yargıya intikal etti. Fazla bir şey söyteyemem. Arkadaşlanmın biı davadan aklanarak çıkmalannı diliyorum" diye konuştu. Bakanlıkta usulsüz işlere kesinlikle izin vermeyeceğini kaydeden Baran şöyle dedi: "Yolsuzhıklara kesinlikle fırsat ve imkân verme>eceğim. Olava adı kanşan daha üst düzeyde bürokrat varsa, zamanı geldiğinde onlann da ifadesi alınacaknr. Ortada bir usulsüzlük \arsa, kim olursa olsun gözünün yaşuıa bakmam.*' Baran, bakanhk personelinin politikayla ilgilenmesine karşı olduğunu da belirterek, "Bürokratlann siyasi görüşüne saygı du>anm ama, günlük mesaisine politika kanşünrsa toz ederim" dedi. Servet komisyonu 175 bin üıızah dîlekçe valilikte Maruflu istifa etti• "Kentimize ve Hitit Güneşi'ne Sahip Çıkalıaı" kampanyasında toplanan yaklaşık 175 bin ımza dün Ankara Valiliği'ne sunulurken, Çağdaş Türkiye Platformu Sözcüsü Semay Taneri, Ankara ile ilgili bütün olumsuzlukiarla mücadeleye devam edeceklerini söyledi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Çağdaş Türkiye Platformu ve kîtle örgütle- rince düzenlenen "Kentimi- ze ve Hitit Güneşi'ne Sahip ÇıkaİHn M karnpanyası çerçe- vesinde toplanan yaklaşık 175 bin imza dün Ankara Valiliği'ne sunuldu. Dilek- çeîerin teslim edilmesin? görüntülemek isteyen basın mensuplan valiliğe alın- mazken, Çağdaş Türkiye Platformu Sözcüsü Semay Taneri, Ankara'ya ilişkin bütün olumsuz kararlarla mücadeleye devam edilece- ğini söyledi. Hitit Güneşi'nin cami. Melih Gökçek'in camfli aınbiemi tepki çekiyor. Atakule ve kaleyi simgele- yen amblemle değiştirilme- sini protesto etmek için bir haftadır Çağdaş Türkiye Platformu öncülüğünde kît- le örgütlerince sürdürülen "Kentimize ve Hitit Güne- şi'ne Sahip Çıkahm" kam- panyasında 175 bin imza toplandı. Kampanyaya des- tek veTen kitle örgütlerinin temsilcileri, Ankara Valisi Erdoğan Şahinoğlu'ndan randevu ahnamadığı için imza düekçelerini özel kale- mine teslim ettiler. Dilekçe- lerin teslim edilmesini gö- rüntülemek isteyen basın mensuplan valilik binasına ahnmadılar. Çağdaş Türkiye Platformu Sözcüsü Semay Taneri, mücadelenin yalnız- ca imza kampanyasıyla biti- rilmeyeceğini kaydederek. "Bizler, Ankaralılar olarak bundan sonra kcntimizle il- gili alınan bütün olumsuz karariarla mücadele etmeye devam edeceğiz'' dedi. Kitle örgütlerince Vali Şahinoğlu'na sunulan şikâ- yet mektubunda da simge ve sembollerin bir ülkenın üstün niteliklerini, övünç kaynaklannı ön plana çıka- ran, ona kişiliğini kazandı- ran özgün değerler olduğu vurgulandı. Anadolu kültür- lerinin simgesi olan "Güneş Kursu" nun Ankara'nın do- ğal semboiü olduğu kayde- dilen mektupta, şöyle dendi: "Bugün, bu giizel olgular bir kenara itflerek sanki ye- ni üretilen bir sanayi ürünü- ne marka arar gibi Ankara- nuza yalta arama işgüzarb- ğuıa gidilmekte, ülkemizin tüm sanat çevrekrinde boy- kot edilmiş bir yanşma Ûe arabesk bir tasarımdan amUem yaranlmaya çataşıt- maktadır. Bunun gerekcesi, Tûrklük ve İslamiyct uğru- na, ırkçı ve teokratik bir yaklaşımla ifade buhnakta- dır." Ankara Platformu da dün bir açıklama yaparak cami motifınin Ankara'nın değil, ancak Anakent Belediye Başkanı Melih Gökçek'in simgesi olabileceğini savun- du. ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - TBMM Liderlerin ve Yakınlannın Malvarlıgını Araş- tırma Komisyonu'nun ANAP'lı üyesi Istanbul Milletvekili Sel- çuk Maruflu, ciddi çalışma ya- pılmadığı gerekçesiyle komis- yon üyeliğinden istifa etti. ABD'deki çalışmalan konusun- da alternatif rapor hazırlayan Maruflu, bu ülkede Çiller çifti- nin üzerinde görünmeyen bazı gayrimenkullerin, Özer Uçuran Çiller'in sahibi olduğu "GCD" şirketine ait olduğuna dikkat çekti. Selçuk Maruflu, Çiller çifti- nın ABD'deki servetini araştır- mak için bu ülkeye yaptıklan bir haftalık ziyaretin ardından, DYP'li üyelerin agırlıkta oldu- ğu komisyonun raporuna alter- natif açıklama yaptı. Selçuklu, hazırladığı raporda, Çiller çifb- nm satışa çıkardıklannı açıkla- dıkları taşınmazlarda, kiralık ' ilanlan bulundugunu bildirdi. Maruflu, DYP'li komisyon üyelerini yanlı davranmakla suçlarken, CHP'li üye Mustafa Kııl'a da. "güzel bir koalisyon tablosu çizdiği'' eleştınsini yö- neltü. BIRBAKIMA SERVER TANİLLİ Dünyanın Kaynağı Sırt üstü yatmış -cildi parlak- çınlçıplak bir ka- dın. Ancak, ne başı görülüyor ne de kolları; sadece baldıriar var ortada, bir memeyle göbek ve bir de siyah tüylerin çevrelediği cinsel organı. Alabildiğine doğal, ama vahşi ve baştan çıkan- cı... 19. yüzyılın ünlü Fransız ressamı Gustave Co- urbet'nin fırçasından çıkmış bir resim bu. Adı da ilginç: Dünyanın Kaynağı! Modern resmin en ünlü eserlerinden biri olan, ama uzun bir süredir de kayıp diye bilinen tablo, şimdi ortada. Geçenlerde, Kültür Bakanı ile sanat çevrelerinin katıldığı bir törenle, ilk kez genel seyir- cinin karşısına çıkanldı ve Orsay Müzesi'nde, Co- urbet'nin öteki resimlerinin arasına yerteştirildi. Gelen geçen görecek... Işin bir başka ilginç yanı, biz de vanz konunun içinde. Le Nouvel Observateur adlı dergi, geçen haftaki sayısında olan biteni anlatırken, bu öyküye de de- ğiniyor. Söz konusu tablonun ilk sahibinin Halil Şerrf Paşa olduğunu bilir miydiniz? Halil Paşa, 1831 'de Mısır'da doğmuş. Babası Mehmet Şerif Paşa, Osmanh'ya kafa tutan Meh- met Ali'nin yanına gönderilmiş. Küçük Halil, Pa- ris'te yetişir; Doğu'yu Bildiği kadar Batı'ya da aşi- nadır. 1856'da Osmanlı Hariciyesi'nde görev alır Kınm Savaşı sonunda, Paris Kongresi'nde barış antlaşmasını imzalayan elçilerden biri olur; arka- sından Atina'ya, sonra da Petrograd'a elçi olarak gidiş. Sultanın Hariciye Nazın da olacaktır bir ara. Kuru kuruya dolaşmalar değildir bunlar: Petrog- rad'da Çar A)exander'ın gözdesidir. Oradan Fran- sa'ya dönecek ve bütün Paris sosyetesinin ilgi kaynağı olacaktır. Hesapsız bir servet, zengin ve aydın bir konak yaşamı, bu arada kadınlar ve ku- mar... Halil Paşa çapkındır da: Prens Napoleon'un elinden, metresi Jeanne de Tourbey'i çeker ahr ve biraz da o kadının aracılığıyla, Paris edebiyat ve sanat çevreleriyle iç içedir: Saint-Beuve, Ernest Renan, Theophile Gauthier dostları arasındadır; Courbet, Ingres ve başka ressamlann atölyeterine gider gelir. Sonunda öylesi bir resim koleksiyonu- na sahip olacaktır ki, bütün dikkatler üstündedir. örneğin Ingres'in -o pek ünlü- Tûri( Harnamı adlı tablosu, o koleksiyonun içindedir. Işte bu Halil Paşa, bir gün Courbet'nin atölyesi- ne gider ve duvarda sanatçının ünlü Psychâ'yi Kıs- kançlıkla Izleyen Venüs'ünü görür ve talip olur. Ne var ki, satılmıştır tablo. Ressam, Uyuyan Kadınlan yapar paşaya. Onun daha da çarpıcı bir eser iste- mesi üzerine, tutar, yukanda sözünü ettiğimiz Dün- yanın Kaynağı diye adlandınlacak olan resmi ya- par. Paşa da alır, banyosuna asar. Haiil Paşa, bir gün koleksiyonunu satacak ve tablo da elden ele -ve gizliden gizliye- dolaşacak- tır. İlk kez bir resim koleksiyonu yapan Müslüman olduğundan, hakkında bir inceleme kaleme alan sanat tarihçisi Francis Haskell, şunlan söyler Halit Paşa için: "Ülkesi hakkındaki yüzeysel ve köhne- miş hurafelerin ortadan kalkmasına yardımcı ol- muş ve -ister yaranna ister zaranna olsun- çağdaş bir kişilik sergilemiştir." Bu güzel incelemeyi, oku- yucular Tarih ve Toplum'un ekim 1987 sayısında bulup okuyacaklardır, okumalıdırlar da. Paşanın, diplomat ve devlet adamı olarak kişiliği, liberal düşünce ve önerileriyle anayasacılık tarihi- mizde oynadığı rol üzerinde de durulmuştur. Dostu Courbet'nin, Paris Komünü hareketine kanşıp sür- güne gönderilmiş olması da bir şeyler anlatsa ge- rektir. Son olarak, Taner Timur'un Osmanlı-Tûrk Ro- manında Tarih, Toplum ve Kimlik adlı -o güzelim- eserinde, paşa hakkında yaptığı değerlendirmeyi de okuyucular görmelidirler. Denecek odur ki, Osmanlı romancılannın bilir bil- mez dillerine doladıkları ve Recaizade Ekrem'in "alafranga bozuntusu züppe beyler" dediği kişiler- den olmadı Halil Paşa. Hemen her şey onu gösteriyor... Işte size bizim kültür tarihimizi de ilgilendiren bir konu. Merak ederim, Türkiye'de nasıl karşılanacak söz konusu tablo. İster misiniz, "apış arası" ile ilgili de- nip yasaklansın? Ama sanatın neyi değil, nasıl anlattiğına bakmalı! Fatih Sultan Mehmet'in, Italya'dan büyük res- sam Bellini'yi getirterek kendi resmini yaptırttığını, böylece Islamda bir yasağı yıkbğını bilirsiniz elbet- te. Ancak, kendi özel daireleri için, aynı sanatçıya, yığınla erotik konunun resmini çizdirttiğini de duy- muş muydunuz? "Dünyanın Kaynağı"na eğilmesini biliyordu sul- tan!.. Perinçek: Mumcu suikastı CIÂ'nm işi tstanbul Haber Servisi - Işçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Uğur Mumcu cinayetini CIA'nın işlediğini öne sürdü. ABD'nin, Türkiye'nin Iran'la savaşmasını istediğini savunan tşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, "Bu cinayetin amacı da Türk-İran ilişkilerini bozmak ve kamuoyunun dikkatini tran'a çekmekti" dcdı Işçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Yeni Asır gazetesinde yer alan röportajında "Uğur Mumcu cina>etinin CIA tarafindan işlendiğmi" iddia etti. CIA şeflerinden Graham Fuller'in, Kemalızmin modasının geçriğini söylediğini anımsatan Pennçek, "Aslında gözdağı veriyor. Atarürkçü kişileri öktürerek öMürülen insanlann kişilikleri nedeniyle hem dikkatlerin tran'a çekilmesini sağladılar hem de KemaUst devrimin savunucularuu da vok etmiş oldular" görüşünü savundu. Perinçek, bu iddiasının nedenlerini ise şöyle anlattı: "Tetikçi olarak İBDA-C ya da başka bir örgüt kullanıhnış olması önemli değil. Bu cinayetin amacı da Türk-İran inşldlermi bozmak ve kamuoyunun dikkatini Iran'a çekmekti. Osıralardaİran'la28 mfiyar dolarhk petrol anlaşması yapılacakn. Mumcu da İran Dışisfcri Bakanı gelmeden bir gün önce öldürüldü. İran Dışişlcri Bakanı gelir gebnez önüne Mumcu dosy ası anldı. Türkiye ile ekonomik ilişkiler kurmak iizere olan bir tran'm bu cinayeti işlemesi mümkün mü? 1648Kasr-ıŞirin Andaşması'ndan bu yana en istikrarlısL, Turldye- lran sınındu". Bizim 'ılımlı lslam' ihraçeden ABD'ye karşı tran'm dostluğuna gereksinimimiz var. Işçi Partisi böyle bir alternatif görüş sunuyor."
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear