Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
SAHİFE İKİ 5 Şııbat 1968 CUMHTJRtTET on zamanlarda bu sütunda hep ölenler için y»n yuııum icap etti. Bu defa, hamdolsun hayatta ve sıhhatte olan biri için yazacağım. Çünkü, sıhhatte olmakla beraber, bir kaz* »ebebiyle, hayli zamandan beri dinlenmeğe mecbur olan şair re romancı Şükufe Nihal için 1968 yılı bir jübile yılıdır: İlk şiirlerini, muhtelif dergilerde, 1918 de yayınlamağa başlamıştır. 1935 ile 1935 arasında edebiyat ufkumuzda en çok pariaran, gerek yazılarının kalitesi, gerek velütlufcu ile o devrin tenkitçilerinin tskdir ve hayTanlığını kazanan bu değerli edebî şahsiyeti. bu mttna»ebetle anmak hir kadirşinaslık borcudur. Yozı buyofının 50 nci yılındu, ŞOKOFE NiHAL llillı lliilıivt' lıiillıiinılıiır • ••I • ••( Siyasi Partilerin •••• •••• GÛRÜŞÜ HILLI BAKIYE •••••• ••>••• •MİIIIIIH Tütün rezaleti! Ege'de tütün ekieisi kan ağlıyor. Bu yıl sömtirü çarkı geçen yıllara rahraet okutacak kadar insafsız işledi, ekicinin ellert böğründe kaldı, perişan oldu. Piyasada bin çeşit l i t dolaştınlmakta, tefeciler saltanatını sfirdürmek hizmetindekl yazarlar yalan yanlış yornmlarla vatandaşı aldatmaya çabalamaktadırlar. Geçen jillarda olsaydık bu çabalar belki başanya olaşırdı. Ama bu yıl halkı aldatmak zorlaşmıştır. Kişinin hakkını kişiye vermek adaletini göstererek söyliyelim ki, tütün dâvasında sömürü çarkının isleyişini elle tutulur biçimde ortaya koyan C.H.P.'lı Mustafa Ok, Muammer Erten ve arhadaşlarımn eme|idir. Dâvanın üstüne yürümek. araştırmak. incelemek, ekicinin, üreticinın derdlni dert edinmek, rakam rakam. madde madde ortaya koymak! Bu yol tutulmadan ve bu yolun zahmetine katlanmadan somürünün "de, emperyalizmin de hakkından gelemeyiz. Şimdı Turkiyede tütün dâvası nedir, ekici ortalama kaç para kazanır, tutiın ihracateısı ortalama kaç milyon kâr eder, devlet bankası klme kredi verir, siyasi iktidar kimden yanadır sornUnnın cevabı biliniyor; hem de açık seçik biliniyor. Buna rajmen Babıâlinin afyonlu kalemlerl, halkı uyntmak için büvük çaba göstermektedirler : Hükümetimiz bu ışe gerekli ilgiyi göstermekte, meselenin üzerinde önemle durmakta. geçmiş yıllann yanlış politikasından doğan ıstırsbı hafifletmek icin çalışmaktadır.. fibisinden martâvallar cazete tayfalarında uçuşmaktadır. Hükumetler şimdiye kadar seçim tâvizi olarak fiyatlarl mütemadiyen yüksek tutmuslarmış da. bunu cören köylü tütün ekmiye heveslenmiş de, bu vüzden elde fazla mal birikmiş, kalite düşmüş, dünya piyasalarına sürecek fivat ve kalitede tütünümüz olmadığindan isler tersinp dönmüş. ekicinin ıstırabı bu vüzdcnmiş. Bu soy yazıların tiimü. tavşana Uac tazıya tut masalıdır. Hükflmet ne demek, siyasi iktidar nr drmek. devlet ne demek, sınıf ne demek? ıtibi somlann karsılı^ı knf?larda karısık oldutandan, tezeâhlanır. Halkı uyarmak deîil uvutmak için "azıhr. Bereket versin ki. elde kesin rakamlar vardır. 1%4 yılında yani bundan d3rt vıl önce Merkez Bankasından 91 tütün ihraratçısma 600 milyon lira Krrdi veren kimdir? 2.5 milvon vatandasın sömüriilmesine karsılık bir avnç Ihracatçının sömürüsünü durup dinlenmeden destekllyen kimdir? Herbir ihracatçının milyonlarra lira kâr saçlamasına karsılık tütün ekicisinin 66 kurus yrvmiye ile ysşamasına. daha doğrugu sürünmeslne göz vuman kimf'ir? Cinler midir bu M yapanlar? Periler mldir? lyl saatte olgnnlar mıdır? Srvtanlar mıdır? Hiçbirl degil! Bu düzeni kııran. işleten. kSylüyü sSmfiren, dünya pivasasını bllen. bankalard» itibarla karsılanan, Ankaraya bir telefonla isini hallediveren, bir kcümrvlt sivası iktidan ellnde bulunduran ihracatcı kompanyalarıdır. Sivasi iktidarı sankl bu kompanyaların dı«ında bir seymis eibi takdim etmeye çalışmak vatanriası aldatmaktır. Tekel Bnkanlan iste o İhracatcı firmalarının niifU7iındadır. Rıınlar. banknHrı. ortaklıkları. ic ve dıs ilişkileri. yabancı vfrli kumpanyalarıvla bir büyük teşkilâttır. Bn teşkilâtın ne idütünü balkın gözlerinden saklıyan yazarlar yalancılık yapmak tadırlar. Bir ülkede eklci yıllardsn beri sSmfirfilür ve bir avnç sBmttriicü yıllardan beri zen^inleşirse, artık bu ülkede kalemi eline alan insan bu »idisin tcerekçesini de milletine dnyurmakla jförevli oldufunu anlamalıdır. Vicdanları da, cüzdanlan da domuz derisinden bir avuç komprador, ve bunların hizmetlisl politikacılar halkı sovuyorlar. Babıâlinin tağcı esnafı da bn «oycnnn basıraltı etmek icin çabaiıvor, ve ba isin adına (azetpcilik deniyor tonra... Ere'deki bütön tütftn ekicilerine, voksul köylülrrine, »bnterini kodamanlara haraç di.ve verip colnk çocujtayla ıflrünen cümle emekçiye duvururum M, aldıklan gsıetelcrde yazar geçinen kişilerin ÇO«:D valan yazıyorlar. BB V I ' ^ ' T . '••rın hepsinin ellerinde köylüyü soyan İhracatcı firmalarının nagıl vergi kaçakçılıgı yaptıklanna dair listeler dolasmaktadır, banks dalaverelerinden çotunun haberi vardır, rakam rakam ortaya konan «tSmürünün itiraz edilecek en küçük bir yani kalmamıştır. Bir memlekette bir ekici ailesi yılda ortalama 223 lira kazanır ve aynı memlekette bir ihracatcı firma ortalama 3 milyon 214 bin lira kâr ederse insanın vicdanı isyan eder buna.. Ege'deki tütün ekicileri açık oturumlır tertiplemell, megeleyi enine boyuna konuşmalu Ege'deki tütün ekicisi nasıl •sömürtlidiitünü bilinçle kavrıvacak, kendi voksullujtunun ve bir avuç haramzadenin zenginliginin sebebıni eün ısıgına çıkaraeaktir. •••• •**• •••• m Adile AYDA S fobisini bilmeyenler, arada bir, kalkıp pencereyi açıyor, bunun üzerine Mitat Cemal hemen gidip kapatıyordu. Bu vüzden ikide birde sohbet ke»iliyor, dikkat dağıüyordu. Sonunda, birkaç ki?i daha Mitat Cemalin tarafmı tuttuğu için, pencere açmak isteyenlerle Lstemeyenler arasında ağız dalası ve âdeta muharebe basladı ve herkes aelâmeti toplantıyı terketmekte bulıhı. •••• •••• •••• •••• Jurhan BiLGiN«i AP. Erzurum MilleKekili dalet Partisinin, Seçim Kanununa sonradan eklenen ve siyasi literatürümüze «Millî Bakiye», halk ciiline de «Milll Artık« deyimi ile giren «istemi millete taahhüdü gereğince ka'.dırmak istemesi, başta muhalefpt partileri olmak üzere, muhalefet paralelindeki belirli bütün çevreleri telâşh hareketlere sevketmiştir. Bir iki defa da... ükufe Nihal bizi bir ıi defa da Hilton'un Lâlezarında topladı. Hatırlıyonım. bir seferinde edebiyattan çok tasavvuf ve felsefeden bah «edildj: Mevlâna, Meviâna ile Şemsi Tebrizî aratnndaki hissî rabıta. Vahdeti • Vücut, ruhun hekası fa!an derken derinleştikçe derinleştik. felseff babislere daldıkça daldık. Bir defasında da Victor Hügo ile Goethe arasında mukayeseve firişUdi. Victor Hüşo'yu Abdülhak Şinasi, Goıthe'yi Asaf Hâlet müdafaa ediyordu. yani diğenne ügtünlüğünü Ueri süriiyordu. Münakaşada hiç müsamaha ve tahammülü olmayan Abdülhak Şinasi, Goethe'yi bırakıp Âsaf Hâlet] bir güzel haşladı ve bana dönerek: Siz ne dersirüz, Hanımefendi? dedi. Maalesef, ben de, Victor Hügo'ya olduğu kadar Goethe'ye dp hayranlık heslediğim için, t<üyiik Alman şairini kötüleyemedim ve bu sefrr «Bogaziçi Mchtapları» yazarmın hücumlarma ben herief nldum. «Zaten eserlerim bakkındaki yazılarınız anlayışsızlıklarla riolu demeğe kadar işi götürünce, Fahri Ceiâl dayanamadı, eentilmence beni müdafaa etmefce başladı. Toplantı iki yazar arasında oldukça tatsız münakaşa ile sona erdi. Tahii burada bilhassa anzalı ve falsolu toplantılanmızı hatırlıyor ve anlatıyonım. Bunlann yanında Refik Halid'in nefis hikâyeler nakVttiji, Abdülhak Şinasinin Paris hatıralanndan bahsettiği, Âsaf Haletin Hint edebiyatını anlattieı ve sohbet ziyafetine ^arkoldujhımuz nice rüzel tVplantılarımız olmuştur! Bunları anlatmakla mevzu dışına çıkmıs olduçum zannedi'.mesin. Bunlar Şükufe Nihal'in şahsiyeti ve hayatı Ue doğrudan doğrııya ilgilidir. Çünkü toplantılann rnhu onun mütevazi. sevimli. zarif şahsiyeti idi. Fazla olarak, bunları tertip eden, harekete getiren, birer birer telefonla hepimize haber veren veya hatırlatan o idi. Hepimiz hayatımızın bir devreslni süsleyen bu batıralan ona borçhıyuı. I •••J •• • • A Meşrutiyet devri çocjuğu • ••• ir çok devir ve rejünleri yaşamif. banlan eserlerinde aksettirmis olan Şüknfe N'ihsl, rnhî ve fikri yetişme itibariyle, Meşrutiyet devri ve hattâ Meşrutiyet öncesi çocuğudur. Bu hakımdan, kendisi. üiklerine kadar iyimser ve Mealfst olan, her zaman inanmağa ve güvenmeğe rusamış ve uğradığı sayisız hayâl sukutlanna rafmen, yeniden ümitlenmege, yeniden Iman etmeğe hazır olan Tiirk milletinia re Ttirk halkının mükcramcl bir temsilcisidir. Bilindiği gibi, Meşrutiyet hareketinin başında, büyük btr ümit ve iman Türk aydmlannı sarmıştı. Şükufe Nihal o sıralarda 13 yaşmda idi. Fakat babası Miralay Ahmet Bey, bir takım heveeanlı dostlan ile evinde tertip ettiği toplantılarda biricik zeki ve kabiliyetli kızının hazır bulunmasına, konuşulanlan dinlemesine müsaade ederdi. Bu toplantılarda memleket babisleri kadar nanat bahisleri de ediUrdl. Küçük kız, daha ondört yaşmda Iken, ruhunn saran vatani ve lirik heyecanları kâğıda dökme£e, o zamanlri (utadlar tarzında şiir yazmağa başlar. Fakat ancak 22 yaşına geldiği zaman, 191» de bunları dergUere göndermek cesaretini kendinde bulur. Bu şiirlerden müteşekkil «Yıldızlar ve Gölgeler» adlı ilk şiir mecmuası 1919 da, kendisi üniversitenin edebiyat bölümiinden mezun olduğu sene çıkar. Bu tarihten itibaren, Şükufe Nîhal için, bir yandan ö'ğretmenlik hayatı başlarken. b:r yandan da zengin ve dolgun bir edebî bayatın eşiği kendlni eösterir. B ! ••• •••i •••• •••• :: :: •••• •••• •«•• • ••a •••• •••a ••aa aaaa :::: aaaa aaaa Gorünen manzara şudur: Meclis'te obstrüksiyon engelleme başlamiçtır. Gazete ve dergilerde makaleler, aynı tandanslı Üniversite öğretim üyelerinden alınan ve istikaraeti önceden bilinen beyanatlar birbirini kovalamaktadır. önümüzdeki günlerde de ithamkâr tebligler ve sonra tfa tehditkâr protestolar devrine jireceğe benziyoruz. Demokratik rejimlerde iktidarların kendileri lehine kanunlar çıkarma yolunda gayret sarfetmeleri huzur^uzluklar yaratabilir. Ancak, Millî Bakiye'nin kaldırılması isteği dnlayısiyle ortada böyle bir durum yoktur. Bunun daha iyi anlaşılması için Adalet Partisinin ne istediğinin sarih olarak bilinmesi gerekmektedir. Adalet Partisi'nin, Millî Bakiye fikrinin ortaya çıkmasından beri devamlı olarak bu sistemin Türkiye'nin şartlarına uymadığını. çeşitli mahzurlar taşıdığını ileri sürmüş ve seçim beyannamesinde, iktidara geldiği taktfirde. Milli Bakiye'yi kaldiracağını millete vaadetmiş, iktidara geçtikten sonra kurdugu hükumetin programında da aynı görüşü gerçekleştireceğini açıklamıstı. Mühim olan nokta, Milli Bakiye'ye nereden gelindiğidir. Gayet iyi hatırlanacaktır ki, Kuruou Meclis, halk oyuna sunulan Anayasa ile birlikte seçim kanunlarını da tedvin etmiştir. Bu kanunlarla Millet Meclısi seçimlerinde barajlı nispî temsil. Cumhuriyet Senatosunda ıse, ekseriyet sistemi kabul edilmiştir Bu kanunların hangi şartlar altında tedvin ecTildifii noktası üzerinde durarak, Kurucu Mecliste vazifeli C.H.P.'lüerden bir kısmının 1950'den beri müdafaa ettikleri nispi temsıl yerine, seçimleri kazanacaklannı sandıklan için nasıl ekseriyet sistemini müdafaa ettiklerine temas edecek değiliz. 1961 seçimleri Kurucu Meclis'teki ^iö.B.'lileFHr^ehmLpJerin aksine 'bir'netice iney'tflfîa "cetirmiş, yine C.H.P.'nin beklediği çogunluğu sağlamadığı görülmüştür. tşte bundan sonra Seçim Kanunları üzerinde oynanmaya başlanmıştır. önce C.H.P. ve diğer partiler Senato, seçim sistemini ekseriyetten nispî temsile çevirmişler, 1965 öncesinde de her iki Meclisın seçim sistemini Milli Bakiye olarak değiştirmişlertfir. Görülüyor ki, Türkiye'de 1961 ile 1965 arasında her seçimden önce zamanın iktidarlarının işlerine gelebilecek değişiklikler seçim kanunlarında yapılmıştır. Bunu söylemekle, «Şimdi biz iktidardayız, biz de işimize gelen dfiisiklikleri yapmak bakkına sahibiz» gibi düşüncenin sahibi olduğumu zu söylemek istemiyoruz. Demokrasiye aykırı olan kendinden baskasımn ne kadar oy alırsa alsın parlâmentoya girmestni, iktidarı almasını önleyici bir seçim kanunu çıkarmaya tesebbüs hareketidir. 1965 seçimlerine kacfar yapılan değışıklıklerin bir bakıma yukarıdaki fikrimizi destekleyen tarafı vardır. Senato ve Millet Meclisi seçimlerinin sistemi niçin değiştirilmiştir? Adalet Partisi'nin tek başına iktidara gelmesine mâni olmak için. Oysa, seçim neticeleri göstermiştir ki, bütün bu gayretler semere vermemiş, halk çoğunluğu oylariyle Adalet Partisini tek başına iktidara getirmiştir. na çıkan bir «dayın Gümüşhaneden, Urfa adayının Sakarya'dan, Rize adayınm Tekirdağ'dan milletvekili olması, Millî Bakiye'nin ortaya çıkardığı gariplikler arasındadır. Bu garipliklerin, cmilli liste» gibi bir kısım yeni formüllerle giderilebileceği ileri sürülmektedir. Ama, milletvekili ve senatör sayınnın tahdit edîlmiş olması yüzünden seçilenlerin böleelerinin meseleleriyle uğraşacak vakitlerinin azalmış olmasının dışmda büyücek sayıda milletvekilinin «Millî liste» den çıkması halinde, ya teşriî faâliyet, ya da seçim çevresi işleriyle uğraşmak imkânsız hale gelecektir. Bu görüşümüzün teorik bakımdan ciddi bir mesnedi olmadığı da söylenemez. Kaldı ki ve unutmamak lâzımdır ki. politika sadece teorilere dayanmamakta, havatiyetini, hayatın gerçeklerinden almaktadır. Türk seçmeni, milletvekilini, kendince doğrıı ve haklı bildiği işlerinin takibinde bir görevli saymaktadır. Halkı muayyen bir kültür »eviyesine henüz ulaşmamış, fiörevlileri işlerinin güçlük çtkarmak oldugunu sanan kimselerin çoğunlukta bulunduğu memleketimizde milletvekili ve senatörlerin bu faaliyetlerinin ehemmiyeti inkâr edilemez. Müli Bakiye bugünkü şekliyle de kalsa, «Milli Liste» haline de getirilse, bu bakımdan faydalı olmak imkânından mahrumdur. Aksine bir davranış halkın demokratik sisteme olan baglılı*Tnı sarsabilir. da politikadan da faydalanmak yollannı ve imkânlannı aramıyacağını kimse temin edemez. Böyle bir davranışa geçildiŞinde memleketin çeşitli bölgelerinde kurulacak siyasi partiler için seçimlere girebilmenin temini güç olmıvacaktır. Bir siyasi partiyi 15 il'de ve ilçelerinde kurmak güç iş değildir. Üstelik böyle bir yola çideceklerin kendilerine kuv vet verecek gayeleri de olacaktır. Böyle "bir durum karşısında • Parlâmento'da temsilcisi bulunan çeşitli ırk ve mezhep partileriyle karşılasmamız kuvvetle muhtemeldir. Gerçi Anayasatmz ve Partiler Kanunu bunu menetmektedir. Türk Ceza Kanunu da bu gibi fapliyetler için cezalar derpiş etmiştir. Ancak, bilindiği üzere partilerin kurulmaüi izne tâhi değildir. Kapatılnıası da Anayasa Mahkemesi karanna baglıdır. Tabiî bu gibi faaliyetler içinde bulunacak partiler, te^rii mâsuniyet ve kürsü hüviyetinden faydalanrr.avi ve sahte etıketlerini kullanmavı deneyeceklerdir. Memlekete ika edilecek olan zarar, iş işten geçtikten sonra değil, testi kınlmadan önce önlenmelidir. Bu bakımdan biz. Milli Bakiye'yi milli bütünlüSümüz yönünden de memleket gerçeklerine uymıyan bir seçim sistemi olarak görmekteviz Netice dalet Parti'inın her meselede olduğu gibi Seçim Kanunu meselesinde de verilmi? bir pesin hükmü yoktur. Seçim Kanununu kendi iktidarını garanti altına almak maksadiyle değistirmek istememektedir. Üstelik yapmaya kararh olduğumuz değişiklik sadece Milli Bakiye gibi dünyanın hemen hiçbir yerinde tatbik editmeyen garip bir tatbikatı ortadan kairtırmaktadır. Seçim kanunlarını iktidarlan sıra«ında kPndi işlerine gelHiSi şekilde deei'tirmek isteyenlerle, bir dpfa «e'ımle işbasına eelriikten sonra. «pcimi bir formnlite haline cftircceSinden şüphe olmayan kim=elerin bizi antidemnkratik hir yola sapmakla ithnm etmclfri insafsız ve insafsız oldııîu kad.nr rfa ciddivetle bağ İsSikrarlı hükumet Zirveye çıkış Rüzgârlan», 1930 da «Gayya», 1933 de «Sn», 1935 de «Şile YoUarı» Ue şairin şöhreti zirvesine Tükselir. O günlerde, gazete ve dergilerde tenkitçiler Şükufe Nihalin eserlerinl övmekte yarı? ederler. Hüseyin Cahit fribl en müjktilpesentlr bile bazı eserleri için «ölmez eser» demekte tereddüt etmezler. Sonra, sanatkâr, «Sabab Kuslan», «Terden Göğe» gibi manzum eserler de •ayınlamakla beraber, daha ziyade neşir vâdisinde kalemini denemeğe karar verir: «Renksiz Iztırap», «Çöl Güneşi», «Yakut Kayalar», «Talnız Dönüyonım», «Çölde Sabah Oluyor» sibi roman ve hlkâyeleHni neşreder. Hepsinde katbi hislerin yanında so«yal ve millî riâvalar, vatani yüksettme ve kalkmdırma peşinde olan kahramanlar, hevecan, ask, ' nmit, itnan senfonfeH... •• • ...tkinei Dönya Harbi icinde, edebivst ftlemlmizde sürrealist şiirin hiiküra sfirdüğii sırnlarda. Şükufe Nihal nrratalmağa başlar. Tazı ytamafa devam etifi halde, tenldtçiler eserlerbıi ele almaz, hakkında yazı yazmaz olnrlar. Zaman çarkı dönmüş, moda değişmiştir. Bu devirde Şükufe Nihal Hanımm çok takdire çayana bir teşebbüsfi, edebiyat tarlhimizde kaydedilmesi gereken bir faaliyeti »!• tnuştur. Orhan Veli'nin, henüz nefis halk şairl hüviyetini almadan önce, Süleyman Efendinin nasırlan ile u£ra;tığı sırada, Şükufe Nihal Hanım, değersiz bulduğu şair ve yazarlann istilâsı karşısında, hakikî edebî değerleri bir araya toplamak, Fransanın edebi salon sahibi kadınları fibi, bir edebî çevre yaratmak ihtiyacıni duymu? ve ilk zamanlar kendi evinde. bütün külfetleri Azerine alarak, edebî toplantılar tertip etmlştir. O devirde ben de bu sütunlarda muntazaman edebî tenkit yazUarı neşretti|int için, Şüfcufe Hanım bir ara beni de dâvet etmeğe başUr. Bu toplantılara en muntazam şekilde devam edenler şunlardı: Abdülhak Şinasi, Refik Halit, Âsaf Hâlet, Fabri Celâl... ve, ta^iî, Şükufe Hanımla ben. Mitat Cemal Kuntay, Valâ Nurettin ve Hanımı, Müfide Ferit Tek de bir iki defa aramıza katıldılar. En muvaffakiyetlj toplantılar Şükufe Hanımm Leventteki evinde yapılan ilk toplantılar olmuştur: Hiçbir falsolu ses çıkmadan, hiç kimse monoloğ yapmağa kalkmadan, edebiyatın ve şiirin düştüğii durumdan şikavet edilir, tam bir fikir ve kanaat birliği içinde ıceç Takitlere kadar konuşulurdu. Sonra, Şükufe Hanıra Büyük Kulübe taşındı, bir toplantı da orada tertip etti. Fakat o günkü toplantı bir felâketti. Yazın sıcak giinlerinden biri oldufu İ " > Ç> Mitat Cemalin hastalığını. yani Ada vapuru yo!cularını hayatından bezdiren meşhur cereyaB d e * H a z a n •••• • aa* • eaa • ••a • aa« • ••• • aaa A Değerlendirme ükufe Nihalin eserleri bakkında bir kırmet hükmü vermek için siirleri Ue ne*lrlerini ayırmak lâzımdır. Yazarm roman ve hikâyelerinin edebi kiymeti yanında çok büyük bir eğitici vasıf ve (ieğerleri vardır. Gönül isterdi ki hütiin çençler, muayyen yaşta bunları okıısunlar. Maalesef zamanımızda yavınl.inan pserlerin çnğu ve gençlerimizin hayatta şahit oldukları olavlann ekserısi karamjarlık, ümitsizlik. itimadsızlık telkin edicl mah'yettedir. Şükufe Nihalin herbiri bir idealizm kaynaRi olan romanları ^ençlrrimizin kalbini ve kafasını besleyecek en iyi trıdadır. Şükufe Nihalin şairlitnne Rilince, bu bakımdan kendisi edebişat tarihimUde öneraü bir, BJÇ». kie lâyılrtır. Şükufe Nihal'den evvel birçok kaaSn sairlerimiz şilrde büyiik başanlar göstermişler, şiir sanatının nefis nümunelerini vermişlcrdir. Fakat bunlar ekseriyetle erkek hislerini terennüm etmişler, kadına has duygnları ifade etmeği düşünmemişlerdir. tlk defa olarak Şükufe Hanım şiirde kadınca mevzulara ve kadınca duygıılara yer vermiştir. Şükufe Nihalin, şair olarak ikinci özelliği de şudur ki, o şekil, üslup. lisan bakımından zamanına nymasını, kendi kendini venilcmesini bilmiştir. unu canlı bir şekilde göstermek için şairin ilk şiir kitabı ile son şiir kitabından, nıi«al olarak, birkaç mısra alaca^ım: fiii B lllt aaaa ••>• • aa* ••a •aa asa aaa N 1S Y AN ...Tek bir kuzu. aheste inen sisler içinde Bir noktal hicran gibi bir kırda melerdl... Titretti bütün kalbimi avazei derdi. Bir gurbeti nisyanda mı kalmıştı. o, bllmem! ...ÇıİBin aşıyor kırlan avazei hüsran. Eyvah. unutulmak! Ne an ııkdei hicran! (19191 BİR ELBÎSEME giderim, sen kalırsın dolabımda pırıl Ne renklerin solmuş, ne de hırpalanmış, buruşmuşsun. öyle güzel, öyle zarif, öyle ince dokunuşun! Ya ben? Alev alev ruhum, Şimşek şimşek düşüncemie Kavgası btr ömür boyiı Sürmüş günüm ve gecemle Zaman gelip, hatırasız, gölgesiz olacak ben? Sonunda bir kuru yaprak gibi sessiz solacak ben? aaa pınl. AP. ne istîyor !5Sî5SÎ5îî5î«SS5ÎSSî!f *"•"•• • • • • • • * • • • • « « • * « • • • • • • • • •• • • • ••• •• • • • ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• T EŞEKKUR BÜYÜK KAYBHnZ, EŞSİZ ÎNSAN B Emine İpeker ve Bursa eşrafından merhum Hacı Gaffarzade Mehmet Bey'in oglu, Türk Ipeklı Mensucat Sanayi'nin önderi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası kurucularından, Bursa Verem Savaş Dernegi'ne büyük hzmetleri olan, ve Bursa'daki spor faaJiyetine önderlk eden İHSAN IPEKER'in âni rahatsızhğı esnasında gayret ve imkânlannı esirgemeyen, Doç. Dr. Hıfzı Özcan, Dr. Hayri Rüştü Akyürek. Dr. îbrahim Çataloğlu, Dr. İhsan Urgancı, Dr. Muzaffer Başeğmez. Dr. Özhan Kaleoğlu'na, Bursa Askeri Hastanesinin vefakâr personeline; ölümünden sonra cenaze törenine katüan sayın Bursa Valisi Ertuğrul Ünlüer, sajm Beletüye Reisi Kemal Bengü, Resml ve Hususi Daire mensup'arı, Verem Savaş Dernegl Başkam'na ve aynca törene katılan, bizzat gelerek, mektup, telefon ve telgrafla acımızı paylaşarak baş sağlığı dileyen dost ve akrabalanmıza ayrı ayn cevap vermeye büyük acımız mani olduğundan muhterem gazetenizin tavassutunu rica ediyomz. Tanrı rahmef eyleye. tPEKER AİLESİ ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••«••••••••••••••••••••••••I GAYE REKLÂM 1226 Samsun Koleji Müdürlüğünden Cinsi Ekmek (tek tip) Koyun eti (kemikli) Sığır eti (kemikli) Miitan 40.000 Adet 4.5O0 Kg. 4.000 » Tahmin edilen tutar Lira 28000 47250 29000 Geçid teminat Lira kr. 2100.00 3543.75 2175.00 TEŞEKKUR Esimin Ataman KliniSindekt amelivatlannı bü^ik bir muvaffakıvet ve titizlikle yaDarak saelıâına kavusturan. devamlı ilei ve ihtimamlarını esireeme ven kıvmetli DOC. DR. ve narkozitör Dr. Kadrive Bilffe ile Dr. İsmet Bahri Ataman'a ve asistan Marko Alteraz'a ve bü tün klinik müstahdemlerine tesekkürü ödenmesi eerek büviik bir borc telâkki ederlm. PANDFXİ ELMACIOĞLB Cumhurivet 1219 KAYIP Emnivet Sandıtından aldıtım 66630 numaralı cüzdanı kavbetUm. HükümsnHiJr Hırlce Sndlve Sener Cumhuriyet 1223 CEVAT BABÜNA'ya Yukanda yazılı üç kaiem yiyecek raaddesl kapalı zarl usulü ile satın almacaktır. thale 27/2/1968 salı günü saat 11.00 de Kolej binasında yapılacaktır. Şartnamesi Iş saatlertnde Okulda görülebilir. tsteklilerln ticaret odası belgelerini ı, teminat vezne makbuzlannı • kapalı zarflarına ekliyerek aynı gün saat 10.00 a kadar makbuü mukabilinde Okul tdaresine vermiş olması şarttır. Posta gecitanesi kjıbul edilmez. .(Buın: 10S56; 1207 ir defa daha tekrarda favda vardır. Adalet Partisi seçim kanunlarında yapmak istediJi değişiklikle sadece 1961'deki seçim hukukuna dönmeyi istemek tetfir. Hattâ Adalet Partisi demokratik rejirfl bahsinde öylesine samimidir ki, Senato seçimleri konusunda 1961'den de ileri giderek, Senato seçimlerinde de nispl temsilin devamına belki de itiraz etmiyecektir. Prensibe ait bu iki kanaatimizin yanında seçim kanunlarında aksayan başka hükümler varsa, sistemi zedelememek şartiyle onlar üzerinde de durmak mümkündür. Bizim isteklerimiz bunlardır. Ve görülüyor ki, üzerinde yarat:lmak istenen fırtınalan haklı gösterecek, haksız talepler sayılamaz. Yapmak istediklerimizi böylece özetlerfikten sonra, bunun nedenleri üzerinde durmak isteriz. Niçin Millî Bakiye'ye aleyhtanz? Her şey bir tarafa, fakat memleketin yüksek menfaatlerini ve gerçeklerini bir kenara itemeyiz. Türkiye gibi gelişmekte olan memleketlerde milletvekillerinin yasama faaliyetlerinin dışmda başka fonksiyonlan olduğu gözden uzak tutulamaz. Oy verenler milletvekillerini kendi bölgelerinin ve hattâ seçmenlerinin bazı dertleriyle de uğraşmak, bunları halletmek veya hal şekillerini bulmak zorunda saymaktadır. Gerçi bu, kanunl bir mecburiyet değildir. Ancak, memleket şartları dikkate almınca ihmal edüemiyecek bir faktör olduğu da orta"VmaHariır. MiiH Bakive bu gerçek dikkate alınmadığındsn karşımıza çok garip neticeler çıkarmıstır. 1965 seçimleri neticejinde Mardin'de ortay» çıkan durumu Brnek verecek değiliz. Ancak, İıtanbul'dan »eçmen karsıt> iz. bir Adalet Partili olarak memleketimizd'eki mesru bütün siyasi fikirlerin kuvvetleri listesinde parlâmentoda temsil edilmesi gibi demokratik bir fikrin karşısında değiliz. Zaten, partimizin kuruluşu ve siva«i fetsefesi dikkate slınırsa. ak'i görüsü benimsemek kendi ker.dimizi inkâr olur. Ama bu. memleket idsresinin bir çıkmazın içine girmesini istemek mânasına da eelmez. Biz. Türkiye'nin idar^'îin^e dpvamh olarak koalisyon hiikunırtlrrinin iöz sahibi olmasının biiyiik raahzuriar cetirefcSi gfirü'iiideyiz. N'itekim l f l 1965 H> arasındaki koalisyon hükumetlerinin reiimin yerlesmesi yolundaki müpnet gavretleri yanında kı ; sır^ yekışmelere veşile olduSunu , p »isteminl Eöz"d#ıi Uzak tutim'ayız. 1965 semimî olarak honimsîyorur.'Nispi çimlerinin neticesini ortaya süret»m5İlın hî>r!"'ı seklinin mi. barek Milli Bakiye'nin koali.'yorirajsız si=teminın mi daha faydasuz bir ikticfan daima i=ha«ına lı nlifaeı yolundaki görüşlerin Retirecegi iddia edilemez. nıiinakaşa mevzuu edilebileceğine ınamyoruz. Seçim kanunlarınKoalisyon hükumetleri devrrria aksayan baska noktalar olabilerinde koalisyonlann bozulms^'leceğini ve bunların değiştirilmena kadar gitmeyen b^irtakım snsinde faydalar bulunabileceğıne riiş ve fikir ayrtlıklan bazı ı«!ekaniiz. rin sürüncemede kalması netireBiz. mülî iradeye ınanan insansini doğurmuştur. Türkiye cibi lar olarak, milli iradenin iktidar islerinin beklemeye tahammülü ve muhalefet gruplarının iradcolmayan memleketler bakımınlerinin muhassalası olduğuna da dan bu durum ihmal edilemiyeinanıyoruz ama, bu muhassalanm cek bir mahzurdur. sadece muhalefetın herhangi bir Bir haska nokta üzerinde de seyi ıstemediğini söylediği jadurmalıyız. Milli Bakiye'nin parman. istenmiyenin olması gerekti merkezlerinin otoritefini artılıii seklinde de anlıyamıyoruz. rıcı bir tesiri bulunmaktadır Ve zannedem kı. demokrasiye Millî Bakiye'den Genel Merınanan hiç kim«e de millî iradekez'lere kalan miktarın tevzii, yı böyle anlamamaktadır. milletvekillerinden bir kısmını Bizce: Milli Bakiye acubesi orparti merkezlerinin emrinden çık tadan kaldırılmalıdır ve kaldırımaz hale eetirecektir Böylece lacaktır. kuvvetlenecek Genel Merkez hâSON kimiyetinin belirli hale gelmesi. demokratik rejimin geleeeği ba ] kımınrfan mahzurlar ortaya çıka ', racaktır. Teşkilâtı şu veya bu şe j kilde ellerinde tutan Genel Mer ' kezlerdeki mahdut kimseler par . Hahml Zeren ve Zevneo Ze tiye istedikleri istikameti verebil \ ren'in seveili kızları. A. Rıza Zeren. Havri Mumcuoâlu. Dr. Emin mek için bu imkândan faydalana | Mumcuofclu. Fikret Pars'ın vecaklardır. Bunun en yakın örne j SerJeri. Seniha Hızal ve Süeda gini CJI.P. içindeki son parçalanKozacıoâlu'nun ablaları Avlâ. mada görmüş bulunmaktayız. GeYıldız. Avten. Maksut. İnci. Turhan. Fevhan'ın veSenleri. nel Merkez'in politikasiyle aynı Ali'nin biricik annesi. Haluk görüşü paylasmayanlardan bir Tokav'ın esi kısmı karar zamanı gelince, bir SELMA TOKAY bakıma elinde milletvekilliği da4 Subat 1968 Pazar tfünü vefat gıtma imkânı olan Genel Mer J etmiştir. Cenazesi 5 Subat Pazarkez'in karşısına çıkma cesaretini ı tesi Ö51e namazım müteakiD gösterememişlerdir. I Sisll camiinden kaldırılacaktır. Cumhuriyet 1229 S Almanca Büenlere, tlerletmek îsteyenlere LUzumlu Eser ALMANCA TÜRKÇE DEYİMIER SÖZIÜ8Ü Fi: 7,50 Ti. ÖĞRETİM YAYINEVl Aniara Cad. No. 62/2 İSTANBDL Cumhuriyet 1222 Türkiye'nin En Büyük Kültür Mecmuası Haya! AGI BİR ÖLUM TARİH MU ASI Şubat Sayısı Çıktı Bu sayıda Türk edebiyat. torihîne vesikalar : Ömer Seyfeddin'in Edebî Mektupları Mahalli partiler S erçi şimdilik böyle bir durum ortada yoktur. Ama. Milli Ba kiye lokal. bazı partilerin kurulup Meclislerde temsiline imkân veren hüviyettedir. Seçim kanunlarında d'eğişiklikler yaparken, sadece partilerimizin kı ! sa vâdeli menfaatlerini değil, f memleketin geleceğini de düsünmek durumunda olmalıyjz. Hattâ bu ikinci nokta, asıl hedefimizi teşkil etmelidir. Türkiye'de bugün bölücü, çeşitli cereyanlar, Anayasa'nın verdiği hürriyet havasından istifade ederek, alabildiğine tahrikler yapmakta, vatani parçalamanın ön hazırlıklan içinde bulunmak ', tadır. Türk vatandaşlannm eksik ve dinl inançlannd'aki aynhklardan faydalanmak isteyenler, kesif bir çahşma içindedirler. Bu çahşmaların önümüzdeki vıllar VEFAT Evîivaullah Aziz Mahmut Hüdal Efendi Hazretlerinin ahfadından Hasan Gülsen Bev ve Muhsine GUlsen Hanımm mahdurou. Nermin Gülsen'in kıvmetli esi. Necmeddin Giilsen ve Aziz Gülsen'in babaları. Nezihe Uluaflının kardesi. Kemal Baki Uluatlı'mn kavınbiraderi. avukat Selâhaddin Merev Pero Merev. ve Güzin Merev'in eniptesi. Kâmuran Ben'in davısı. Sark De5irmenleri T.A.S idare mecli?' Szasmdan Büyük bir bilg'n olan Türk İmporatoru: ULUÜ BEY Bir Fransız gozetecisinin kaleminden: Rus İhtilâlinin I I I İçyüzü NURETTİN GÜLŞEN Bevefendi vefat etmiştir. Cena zesi 5 Subat Pazartesi eünü ÖSle namazım müteakiD Sisli camiinden kaldırılarak Zinciriikıı\iıdaki aile mezarlıSına defne dilecektir. Mevla rahmet evleve. Ailesl ve Coenklan Cumhurivet 12Î0 VILAYETLERIMIZIN Oiyarbakır, Burdur, TARIHI: Hakâri, Çanakkale, Ağrı, Ordu, Kırşehir Daha birçok yazı, çok renkli tablolar, 100 sayfa 250 kuruş (Moran: 252) 1182 tlk Türk Elektrik Motoru MEVLiDi ŞERiF Ailemizin büyügü merhum SÜREYYA ORHON'un Aziz ruhuna lthafen vefaünın 40 ıncı gününe rastlayan 5 Şubat Pazartesi (Bugün) günü Ştşli camii şerlfinde ikindl namazım mütt> aklp memleketimizin tanınmıj Mevlidhanlarından Haiız Kftnl KARACA, Hafız tbrahlm Çanakkaleli, Hafız Zeki Altın, Hafız Hasan Akkuş ve duahan Yahya Eskişehlrli tarafmdan Kur'anı Kerim ve Mevlid i Şerif kıraat edilecektir. Arzu eden akraba, doet ve din tordeşlerlmlzln teçrlfleri rtca o EMTAŞ EMRİNİZDEDİR . . . . . . . . . . . . .t Ş tarı bu 1 terns i! c i s i: E'L'S'A'N Perşembepazar Aslan Han Kat: 1 Tel: 49 83 29 ELSAN EleMrlk S«n»yU ve T. A. 9. SelftnlJt Cad. No: 45/6 Ankara Te!: 12 90 57 Cumhuriyet 1216 hınur. AtT.mst Cumhuriyet 1218

