22 Temmuz 2026 Çarşamba Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
SAHİFE İKÎ CUMHTJRÎYET 14 Şubat 1965 Körü körune Le Monde gazetesi birkaç gün 5nce manşetini Yngoslav «Delo» dergisinde çıkan bir yazıya ayırmıştı. Yugoslav dergisi, Sovyetlerde 1921 den beri yürürlüğe konan jenosid snçlarını belirten bir röportaj yayınlamış. Stalin devrindeki ölüm kampları konusunda Yugoslav basınında çıkan bn yazı Yugoslav Sovyet İHşkileri bakımından Le Monde'u düşündürüyor. Bizim bn olayı ele almamızın sebebi ise büsbütün başkadır. Sosyalist bir yazar, kalkar Rusyadaki insanlık dışı işlemleri yerln dibine batırır. Ve şüphesiz sosyalist ise sosyalistliğinden bir «ey kaybetmez. Gerçekleri yazmak, doğruları söylemek insanlars hangi düzevde olurlarsa olsunlar, bir şeycik kaybettirmez. Benim Vietnam için yazdı|ım fıkra bir okuyucumu kızdır•119. Kalkmış bir imzasız mektup yazmış. Bn olay pek tipiktir. Oknyncnm özetle diyor ki : Peki, Rusyanın Macaristan Ihtilâlindeki tutumunu unuttunuz mu? Unutmadım. Rnsyanın Macaristandaki tutnmu da en aşagı Amerikanın Vietnamdaki tutumu kadar tenkid edilecek bir davranıştı. Bu düşünceyi daha önceltri pek çok kere belirttim. Ama Mecelle'nin bir ilkesini de hiç unutmam : «Suimisal. mtsal olamaz» der hukuk adamı. Bizim Türkiyede son yirmi yıldır acayip kişiler türedi. Bunlar, Amerikalıdan fazla Amerikalı olrna|a özenmektedirler. Ve bn onları bazan utandırıcı durumlara düşürüyor. Amerikan AP Ajansının verdiği habere göre, Birleşik Devletlerde taalkın yüzde doksanı Johnsnn'un Vietnam politikasına karşıdır, ve bn tutnmun iflâs ettiği kanısındadır. Senatör Vayne Morse verdiği bir demeçte, Vietnama kar?ı Amerikanın davramşını : Amerikan tarihinde kara bir leke olaeaktır... diye tenkid •diyor. Ama bizim Amerikanofiller Amerikan Hükümetinin her davranışını alkışlamağa bazırdırlar. VVashintrton nşaklarını da, Moskovs nşaklarını da sevmem ben. Türk milletinin çıkarlarını Türklyenin gerçeklerine göre değerlendirmiyen ve değerlendiremiyen kafalarla çıkış yolu bulamayız. Amerikan kuvvetleri Knzey Vletnam'ı bombalarsa Türkivenin çıkarı nedir bnndan? Ama, Ingiliz Başbakanı Harold Wilson bn çıkışı desteklivebilir. Çünktt îngilterenin Güney Asya politikasını Amerikayla paralel götfirmekte çıkarı vardır. General De Ganile altın para esasına donülmesini teklif ettiji zaman yetkililer bunu : Dolâr ve sterlin esasına vuralmuş büyük bır darbe... diye tavsif ettiler. Dolâr'la Sterlin'in yanyana anıldıgı bir dünyada yasıyornz. De Ganlle'ün çıkışı, Dolâr'la Türk Lirası piyasasına karsı bir çıkış değildl. Bir tngiliz sosyalistinin her şeyden 5nce bir tngiliz olduguna nnntmıyalım. Sosyalist VVilson, Amerikanın Vietnamdan çekilmesini her şeyden önce Ingiltere • Hindistan ilişkilerl fistüne değerlendirir. Asyanın jüneydogu kanadının sahiplerine bırakılmasının Hindistana yapacagı etkileri düşünür, Hint Okyannsn sahillerine yapacajh etkileri düşünür, düşünür de düşünür., Bizim bir türlü anlıyamadıgımız şudur : Kapitalist Batıyı kSrükörüne taklit etmek Istedik, perişan olduk. Sosyalist Batı ile de bizim aramızdaki farklan göremezsek aynı kör taklitçiliğin içine düşmüş olnrnz. Avrupa sosyalisti, bir taviz sosyalizminl benimsemek zornndadır. Çünkü sanayileşmiş toplıımların dokusuns nygnndnr bu Türk sosyalisti bir yapıcı (insai) sosyalizmin koşullarım aramak zorundadır. Çünkü Türkiyede dâva : Sanayii kurmak!. Batılılasma, sanayileşmiş toplum düzenine nlaşmadan tamamlanmaz. Avrupa sosyalisti tıpkı Avrupa kapitalisti gibi az gelişmiş ülkeler sömürüldügü zaman bundan kendi işçisine de pay düşeceğini hesaplıyacak kadar ırerçekçidir, T« kendi milletinin çıkarları peşindedir. Türkiyedeki aydınlar, •osyal determinizmle, fizik bilimlerindeki determinizm niteliklert mrasındaki farkı değerlendiremezlerse, elbette taklitçilikten knrtnlamazlar. tktisat kanunlan ile fizik kanunları arasındaki llişkileri açık seçik bilemiyenler, Avrupa sosyalisti ile Türk •oayalisti arasındaki görüş farklarını nereden sezecekler? Küçük hırsların ve komplekslerin peşinde yazı yazmak yertne, açık, araştırıcı bir kafayla beyaz kâğıdın üstüne egilelim. TOrk toplumu. ne tneilterevi. ne Amerikayı ve ne de Rnsyayı taklit etmek zorundadır. Atatürk'ün kırk yıl önce söyledigi de bn Idi. Şehir =haberleri İkl g trefal elti DÜŞÜNCELER ÜŞÜ MUZiKAL KOMEDi Ortaokullar yarın iikokuüar G saiıya açılıyor Şehrimizdeki Orta dereceii okullar yarın, ilkokullar ise önümüzdeki salı günü II. sömestr derslerine başlıyacaklardır. 1 subatta tatile girmiş olan okullarda açılışın yaklaşması sebebi ile II. Sömestr için bütün hazırhklar tamamlanmıştır. Îstanbul eğlenipot Fatma İrfan SERHAN Türk basım son yirmi dört saat , içinde iki eski ve değerli mensubunu kaybetmenin üzüntüsü içindedir. Otuzbeş yıllık gazeteci lsmet Hulusi İmset'ten sonra dün de İzmirli gazeteci Cezrni Zallak hayata gözlerini kapamıştır. 44 yaşında bulunan Cezmi Zallak yimıi sene önce meslek hayatına atılrmş ve muhtelif Izmir gazetelerinde calıştığı gibi uzun yıllar Cumhuriyet'in îzmir muhabirliğini başarıvla ifa etmisti. Cezmi bir mviddetten beri amansız bir hastalığa yakalanarak Buca tşci Sieortaları ha^taiesinde tedavi gör. mekteydi. Öte yandan Ankara'da vefat eden [ tsmet Hulusi tmset'in cenazesi dün öğle namazını müteakip kaldırılmış ve törenle toprağa verilmiştir. Rusyadan griimüs ve plâtin ithali istendi îstanbul Ticaret Odası. sanayide ve küçük el sanatlarında önemli bir yeri olan gümüş ve plâtinin, Sovyet Ticaret anlaşmasına eklenmesi hususunda bir teküf hazırhyarak bu i nu bir rapor halinde Türkiye Oda i lar Birliği ve Ticaret Bakanhğına | göndermiştir. Birleşik Amerikanın en büyük iş j çi teşekküüerinden biri olan Otomobil, Traktör ve Ucak Işçileri Sendikası Araştırma Müdürü Woodrauv Ginsburg bugün saat 16.20 de uçakla şehrimize gelecektir. Dün ] yaca tanınmış sendikacı Maden İş' j in misafiri olarak bir süre memle ! ketimizde incelemeler yapacaktır. J Dünyaca tanınmış bir sendikacı geliyor S ÂCI Bayan B İ R ÖLÜM ROKSANE BASMAC1 Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Cemiyetinin yıllık kongresinde yönetim kunıluna: Suphi Altan, Suat Erler. Rahmi Karaca. Tarık Özavcı. Hüsnü Orbay, Nihat Özkal, Güneri Öztürk, Rezzan Yüksel, Mümtaz Çoruh; Haysiyet divanına: Orhan Koraltan, Ahmet Ramazanoğlu, Ziya Özuluğ; Murakıplıklara: Sefa Dbl^roğlu, Kema) Bostl? ie« çilmişlerdiç: ^ o n g r e d ç T ^ ^ ^ j î Ş ü j dürünün Kazaları Önîeme Cemiyetine karşı aldığı dunım şiddetli bir ^ekilde tenkid edilmistir. Kazaları Önleme Cemiyeti i yönetim kurulıı seçildi Yazan: üzel şehirdir İs tanbul, yeni bir söz değil, çekicidir. Köprüleri güzeldir; kenarlannda saatler saati balık tuttuklarını halı pastalar.. Meserret de pastane ol yalliyerek bekleyen adamlariyle.. muş." Denizleri başka güzeldir; mazot Kaşlarını çattı: lekeleriyle hârelenmiş denizleri. «Istanbulun iştihası açılmış demek.. Bari tiyatroları anlatın. Hiç küçük tombul çatanalann çektikleri hantal çöp mav^ıalarının çev birini bırakmamişsmızdır..?» •Doğru bırakmadık.» resinde kanat çırpan martılariyle.. Camileri güzeldir: duaya kalkan Yeniden bakışları canlandı: «Kenterlerde ne vardı, ne sunuincecik minareleri. eteklerinde uçuyorlardı topluma?» »an güvereinleriyle.. •Bir İngiliz aşiftesinin yatak oda Kıyıları başka güzeldir: saraylasının bir gecllik «erüvenini.. Yılrı, surları. balıkçı kayıkları. kuru dız başarılıydı. Oyun yazarını aşımaya serilmiş balık ağlariyle.. saçılaNe altmdır ne gümüş; taşı taş yordu; dilediffince açılıp rak..» tır, kaskatı, toprağı da bildiğimiz toprak ya. çekicidir. Varlıkhyı da, •Ya Engin Cezzarla Gülriz Suruyoksulu da çeker. çeker kendine.. ri?» Bir ölçüde bilünin de, sanatın da, «Engin keman çalıyordu Direközgür düşüncenin de anasıdır. Eğer ler Arasında. Gülriz de tülden bir tstanbulun kollarında yetişmişsecıplakhk içinde göbeğini, göğsünü niz, ayrılmanız güçtür ondan. Yıltitreterek kantolar oynuyordu.» da birkaç kez varrn ellerini tutma Yeni bir sessizlik geçti aramızdan edemezsiniz. Hele kış aylan, dan.. sanat olaylarmın alevlendiği, tiyat Gen Ar'da?. diye fısıldadı ya roların çalışıp, yeni kitapların yavaşça. ymlandığı, konserlerin şiir matine •Yabancı oyun. Kaplan gibi bir lerinin, resim heykel sergilerinin dclikanlı bekâr odasma evli bir düzenlendiği aylarda.. kadını kapıp geldi. Bir süre söyleştiler ve yatakta bitirdiler oyuOn gün önce dönüp geldik îstanbul dan. nu.» «Oraloğlu?. • Nasıldı?. diye sordu iki yıldır «Orada da yabancı bir oyun vartstanbula gitmemiş bir dost. «Nasıldı; Pisrmalyon. Sokaklarda çicek dı Îstanbul ?•. satarak dilenen, avurt dolusu küHemen karşılık veremiyor insan. fürlerle konuşan bir eenç kız altı • Beyoğlundaki Kitapsaraya uğra ayda mükemmel mürebbiyelerle mışsınızdır. Hiç uğramadan döner yetişmiş hanımefendilere taş çıkar misiniz?» tacak gibi eğitiliyor ve eğiticisiyle •Evet uğradık.. evleniyor. Gercekçi, akılcı bir çağda yurulmasi güç bir jrüldürü. Are «Kimin eserlerini vitrinlemişlerna Tiyatrosunu sormadın. Onun da di, hangi kitapları?» oyunu yabancı. Bir öpüşme parti•Kitap mı... Şey... Kitap yoktu sinde ne çeşit bir partiyse bu Ka vitrinlerde: şişe geçirllmiş tavukrolini yitirmişler. Sonunda buldular kizarıyordu. Sosisler, sucuklar, lar. sevindiler.» salamlar, sığır dilleri vardı. Ki• Sebir Tiyatrolarını sorsam mı tapçi yerlni sandvieçiye bırakmış acaba?Kitmiş. Ama iyl isliyoedu. Giren c^nn sayısızdı.» Sor «or!. Birinde bilınem hangi frenk diyannın kadısını oynuyorustuk ikimiz de bir süre. Sonlardı. Kırallı, generalli bir oyun. ra yine o konustu: Frenk subayı bir köy kızını kaçırıp kirlctti. Kızın babası kadı olup Ya Bâbıâli. Bâbıâli nasıldı?.. adamı astı. Operada da bir yaban Meserret Bâbıâlidekl şu tarihî Me cı oyun vardı. Nişanlısmı satan bir serret kıraathancsinin camlarından adamın öyküsii.. Kırk elli kadar yine ünlü yazarlardan birkaçı gökısacık boylu kadın. çirkin. yaban rülüyor muydu > cı kıhklariyle sahncyi doldurnver •Yazarlar mı.. Vok, hayır. Pas diler. Seyirciden çok figüran vartalar vardı vitrinlerde. Çukulatadı. Kocaman maşrapalarla adamlara sarap içiriyorlardı. Ne konmuşsa sahneye hepsi yabancı, her şey uzak. anlamsız. yararsız. tatsız bir gürültü. « Kaşları iyice çatıldı dostumun.. «Peki Anadoln, Anadoln yok muydu Istanbulda? Anadolnnun prob!emleri.> = «Vardı! Anadolu tüm dertlerini = sırtlamış. kalkmış gitmiş, yetmiş § bin gecekonduyla Zeytinburnunda = dizlerine değiıı çamura batmış, de = helcnip duruyordu Istanbulun ka § pısında.» 3 «Peki görmüyorlar mıydı?» ş «Görülmez olur mu, elektrikli g banliyö trenleri, Avrupa ekspres jğ leri önünden geçer bu gecekondu = ların. Ardından. elli metre geniş 3 liğinde Londra asfaltı.» = «Nerden biliyorsun gördükleri = ni?» ' Ü «Minarelerden minarelere geri £ len mahyalardan.» H «Sahi neler diyorlar o ışıklı §î yazılarda?» ğ «Büyük sözler yazdılar Rama {§ zanda îstanbul göklerine. Allaha = âsi olma diyordu bir mahya. Bu = sözü elbette ki Ataköyün 15 katlı fj apartımanlannda oturanlara söyle p miyordu. Onların isyan edecek a şeyleri yoktu. Etin kilosunun on H iki liraya, pirincin beş liraya sa 3. tıldığı bir memlekette öğüde ihtiyacı olanlar gecekondu insanlarıydı. Allaha âsi 'olma deniyor. Zaten olmazdı zavallıcık. Tanrıya isyan ne demek, insanlara baş kaldıramazdı ki . Boynu eğitkti.» • Öteki mahyalar?> irinde: Nefsine uyma, kumandası verilmiş. Bilmem gözünUn öııüne geliyor mu? Gecenin karanlığı ve göklerin genişliği içinde, Istanbulun üstünde ışıktan bir koca göz: Nefsine uyma.. Canın kızarmış tavuk mu istiyor, yeme. Peki kimler yiyecek bu kızarmış tavuklan, deme. Kim yerse yesin. Sen başmı çevirme. Bak ma. Görme. Nefsine uyma! Çanın geziye mi çıkmak istiyor şu Londra asfaltı boyunca" İstemesin. Nefsine uyma! Ya kimler geçecek bu asfaltlardan, neye yarıyor benim gezi özgürlüğüm, diye düşünme. Nefsine uyma, dedik sana! O kadar! Bu senin kaderin. Alnınm yazısı. Tanrının takdiri bu. Allaha âsi olma! Büyük sözler vardı mahyalarda. Birinde de: Her şey fânidir! Yani; bir şeye imrenme, özenme, heveslenme, kalkınmaya çabalama. Her şey ölümlüdür. Kimi insanlar büyük insanlıklariyle, büyük eserleriyle ölümü yenmişlerdir. filân gibi söz lere kanma. Her şey fânidir. Otur oturduğun kovukta. Aydınlık için, insanlığını yüceltmek için, uygarlığa ulaşmak için savaşma. Çukurunda kal ve ezber et: Her »ey fânidir. Yaa, böyleydi mahyalar. Mahyalardan daha aşağılarda bankaların ışıklı isimleri parlıyor du. Daha aşağılarda ise pavyonlann, tiyatrolann . » BİR SEY OLDU COKKOMİK 17 şubat 1965 çarşamba günü suareden itibaran DÜNGECE YOLDA GİDERKEN ıiftTiırııııtiMiııiinrıı R e k l â m a l ı k 467/1820 B Türkiye Eıttlak Bankası A. 0. GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN YURT DIŞINDA ÇALIŞAN İŞÇİLERİMİZE YE YAKINLARINA: 499 sayılı kanunla, yurt dışında çalışan isçilerimizin dövizlerinin kıymetlendirilmesi hizmeti Bankamıza verilmiştir. Bankamız kanunun görevli kıldığı bu hizmet için yurt dışında ve yurt içinde aşağıda isimleri yazıb Banka ve Teşekküllerle muhabirlik anlaşması yapmı» bulunmaktadır. Yurt dışındaki işçilerimiz; a) Yakınlarına veya Bankalardaki hesaplanna para gönderdikleri takdirde Bankamızca ve Bankalarc* her bir marklan 285.75 kuruştan hesap edilecektir b) % 2 faiz ve 20 sene vadeli konut kredisinden faydalanmak istiyen işçilerimiz dövizlerinl Bankamızdaki % 6.5 faizli alacakh hesaplara havale ettirerek konut kredisi hesabı açabileceklerdir. c) Küçük sanat tesisi kredisi sahibi olmak istiyen işçilerimiz dövizlerini T. Halk Bankasındaki % 6,5 faizli ala, caklı hesaplara göndererek hesap açtırabileceklerdir. Bankamız i;çilerinîizin her hangi bir Banka aracüıgi ilo göndermiş olduğu havalelerden ıhütevellit duyuracalcları her çeçit sızalbları tâkip edecektir AÇIK TEŞEKKÜR S*nelerden beri çekmekte olduğum müzmin rahatsızlığmu büyük bir ltlna ve titizlikle ameliyat ederek benl sağlık ve huzura kavujturan memleketimizin ve Cerrabps?» h»sUne»inln kıy metli Operatörü Sayın Prof. Op. Doktor Çltlmfl İle blzi büyük acılara garkeden »evgil! e?im ve babamız Bedii R. GORBON İnsanı kâmil ve çalıjkan Baş asistanı Op. Dr. Nuhbaz Kollektif Şirkeii Ortaklarından Bay Noravr Basmacı'nın sevgili eşi ŞUBAT 14 ŞEVVAL 12 •o V. 1 6.55 12 28 15.21 17.42 19.14! 5.12 1.14i 6.471 9.40:1200 1.3211.32 Dr. Haldun TEKtNER'in Haydar TAŞPINAR Nazik Narkozitör Dr. Türkân Bilgiçoğlu ile. tedavim sırasında kıymetli alakalarını esirgemiyen servi» mensuplarına sükranlarımı sunarım. Ticaret Bakanhğı Standardizasyon Müşaviri İhracat Kontrolörü Hü5nü Yamaç ^•••••«••••••••ı Nevyork ta vetat etmiş ve cenazesi İstanbula getirilmiştir. Cenaze merasimi yarınki pazartesi günü 15 şubat 1965 saat 14,30 da Beyoğlu Bahkpazar Üç Horan Ermeni Kilisesinde icra olunacaktır. İşbu üân dâvetiye yerine kaimdir. İlâncılık: 5097/1843 İDEAL K ALORİFER YAKITINIZ BİR TELEFON KÂFİDİR ISTAMBUI18 ST 45 ANKAfU 17 56 8< İlâncılık: 5124/1859 TESIEKKUR SADt Armaner'in Kıymetli var Uğımıı, eşim ve babamız Cumhuriyet 1834 hastalığı esnasında v« vefatında göfterdiklert azaml alaka ve lhtlmamdan dolayı basta aziz arkadaşı Doktor thsan Aksan ve muhterem meslekdaşları olmak üzere bütün Nümune Hastanesi personeline ve her türlü imkânla bizden ilgilerint eslrgemiyen, acımızı paylaşan bütün dost ve yakınlarımız» tesekkür v« minnettarlığımızı arzederiz. Eşi ve Çocuklan ••••••••••••••••••••J •••••••••••••••••••• Cumhuriyet 1829 tl'lll'lllll'lll IİİİIIU Sahneye koyan: Semih SERGEN Büyük bir başarı ile devam ediyor HAS: 369/1833 29.1.1965 günü vefatı dolayıslyle çok yakın alâkalarını esirgemiyen, cenaze tö renine ve ebedl istirahatgâhına kadar gelmek lahmetinde bulunan, telgraf, telefon, mektup ve bizzat eve gelerek ıınutulmaz acımızı paylaşmak lüttunda bulunan akraba. dost ve arkadaşlarımıza en derin tehassüs ve teşekkürlerimizi arzederiz. Eşl ve Çocaklan •••••••••••••••••••••••s 1964 KALKINMÂ İİ İSTİKRAZ TAHVİLLERİ SATIŞA ÇIKARILNIŞTIR. 1 Şübaı 1965 larıiıınüen ltıbaren satışa çıkarılmış olan °06 taızlı, her türlü vergı ve resimden mual ve ıstenıldiğı zaman paraya tahvil edilebilecek ve Devlet ihalelerinde teminat olarak kabul olunacak 1964 Kalkınma Istikrazı Tahvillerini bütün Bankaların şube ve ajanslarında bulabıleceksınız. MALÎÎE BAKA.NLlGl (Basm 1208 A. 685/1825) «Yine sözü tiyatroya getirip dayadın.» «Gerçekte tiyatrolar için gitmistik İstanbula. Tiyatronun bir bakıma toplumun aynası olduğnnu söylerler. Bizim aynalar bep dışa, hep geriye çevrilmişti. Kendi aynalarımızda yabancılan gördük, yabancılann da sapıklarını. Yabancı oyunlara karşı değiliz, insanbğa söyliyecek sözü vars» eğer. Beyoğlunda The West Side Story isimli bir filim vardı. Yabancıydı filim. Gidip iki kez gördük. Şundan ki; tüm insanlığa sesleniyordu. "oplumun bir yarasına dikkati çekiyor, kalbe değiyor, düşünceleri uyanyordu. Oysa filim başından sonuna değin dans lı, müzikliydi. Hen. de şu âsi gençliğin danslan ve müziği. İstanbul göklerindeki ışıklı yazılarda Nefsine uyma Bğütleri, tiyatrolarında nefsine uyanlann ayartıcı serüvenleri... Yalnız avuntumuz şu; nefislerine uymamalarını istediklerimiz nasıl olsa bu tiyatrolara gidemezler. Kısaca, ne yamndan baksak çatlak bir çanak.» «Yani îstanbul?» «Keyfindeydi. Fikretin: Örtün evet ey hâile, örtün evet ey şehr örtün ve müebbet uyu ey facirei dehr. mısralarındaki ilenme tutmamış. Îstanbul açılmış, saçümış, yiyip içip eğleniyor.» YURT DIŞINDAKİ BANKALAR : ALMANYADA : Deutsche Bank Dresdner Bank Commerzbank Bayerische Vereinsbank BELÇİKA1)A : Banque de la Societe Generale de Belgique Banque de Bruxelles HOLLANDADA : Hollandsche BankUnie N V. Amsterdamsche Bank N. U. İSVİÇREDE : Societe de Banque Suisse Union de Banque Suisse Credit Suisse AVUSTURYA'DA : Creditans taltBankverein YURT İÇİNDEKİ BANKALAR : Türkiye Halk Bankası Genel Müdürlüğü T C. Merkez Bankası Genel Müdürlüğü T. C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü T. İş Bankası A. Ş. Genel Müdürlüğü Sümerbank Genel Müdürlüğü T. Garanti Bankası A. Ş. Umum Müdürlüğü Yapı ve Kredi Bankası A Ş Umum Müdürlüğü Akbank Genel Müdürlüğü Amerikan Türk Dış Ticaret Bankası A Ş T. C. PTT İşletmesi Genel Müdürlüğü (Basın 1967/1821) Heriş: 495 1827 CUMHl'KİVIrnn refrikası : 59 BOZKIRDAKI ÇEKIRDEK 184 Yazan : KEMAL TAHİR 186 Cumhurıyet'e Bozkırdaki Çekirdek BnrkudakJ Çekirdek 185 Bozkırdaki Çekirdek mektuplar Kitap, gazete istiyorlar Köyümüzde IM tıluıı tıuı>< müşkülât ve mücadele n r t i c sinde kurmak ıstedjğinıı/ kiitüphanevı bugün vokluU ıım de açmıs bulunuvııruz Bize en lüzumlu nlat> 'nı ı.ıılkitaplardan voksunu?. Kitnp gazete. Hergı brosÜT vı ;ıtis. var iımınızı heklprim Mehmel Ayvacı köyii Okul Müdüriı Seydisehir <\kcalar «Bütün yatırlar ar biraz eşkiya bozuntusu olur» ne demektir? Bu herifler yatır olduktan sonr» mı, eşkiyalığa soyunmaktalar? Hayır, canlıyken ve de elleri ayaklan tutarken... Eşkiyalıkta sıkıştın mı, hoplayıp sıçnyacaksın, sırasında kaçacaksın ki, ardından tazı itî erişemiyecek... Fazladan arkadaş, benim bildiğim. yatırlığın yolu dervişlikten çeçer. Eee? E'si... Yatırlığm dervişlik mertebesindeyken, bnlaşıyorlar bu herifler soygunculuğa... Nereye götürmektesin. bu lâfı sen böylece? Şuraya arkadaş Gördüğüm herif yatırlığın dervişlik mertebesinde soyçunculuğa sıvanmış bir herif... Yoksa, amansız bir boğazda, değirmene arka verip ve de eline askeriyenin topçu dürbününü alıp neden gözlesin dört y?nı, Mareşal Fevzi Çakmak Paşamız gibi... Ağaca alamamn beşli mavze rini neden dayasın? Essah uşak... Aman ne akülar?.. Tahu bunlar nasıl bir akıllar? Eee? Tam bu sırada nolsa iyi? ÇöUo göründü ilerden... Çalıyı dikeni, taşı tümseği koklıyarak, arada bir, ard ayağını kaldmp seyirerekten gelmekte ki, doğrulamış üstüme gelmekte... Aman... Aman ki. nasıl aman?... Herif de. koca dürbünü çevirip Çöllo namussuzunu izlemeye girişmez ml, güzelcene... Tamam... Seni görmeli... Avucuna tüksürüp t&feği kapmalı. gezgözarpacık diyerek kıçına kurçunu yapıştırmalı... Ben seni getirip Tevir çadırına kan içinde yatırmalıyım . Bunun böyle olacağı meydana çıktt ki, hiç fflphesi kalmadı. Ulan alçak ÇöUo sen benim itim misin, Deli D e n i ş rezilinin iti misin? tt ne hilsin yahu? Adı beUİ: tt tt, kimden yana oldueıınu hiç bümeı, evet... Çünkü hayvan kısmının aklı vardır da, fikri yoktur. Baktım bizim it de, fikirsizliğinden bizi biürdi bitirecek... Geri attım kendimi, çalıyı dolandım, Kürt çobanın sürüsünden koyun aşınnaya yumulmuş koca kurt gibi, sinerekten savuştum. Ulan aferin Bekir... Kendini yedirmemişsin boşu boşuna... Cemal öfretmene, tekrardan «du rum • vaziyet böyle böyle» demedin mi, tatlı canını kurtannca... Demeje aman bıraktı mı, bu senin, unansız Alevi... Çalıyı kızağa dağ gibi yüklemiş .. «Nerdesin yahu?» diyerek üstüme hopladı, az kaldı ki, canımı ala... «Dur» demeye komadı, beni kızağa koştu, babasının manda öküzü gibi.. Birden sustu. Hepsi, başlannı kaldırarak, biraz flrkek, iyice şaşkın kulak verdiler. Çankırı Kastamonu • Çorum topraklannın birleştiği yerde, Dumanlı Boğazın Keşiş Düzünde, belki dünya kuruldu kunılalı duyulmamış bir garip sesti bu Dumanlı Boğaz Köy Enstitüsünün, kam panyası ağır ağır işbaşı vuruyordu. Çocukların hiç biri, önce hiç bir şey anlamadı. İnce demir çubuğun direge a s ü ray parçasmda çıkardığı ses, Düzde çmhyarak yayılıyor, kıyıdan kurtulunca, susaya yuvarlanır gibi iniyordu. Bekir Ozan'ın, «Kara Dervişe basıldık. davranm arkadaşlar» demesine kalmadan, Nuri Beyin sesi duyuldu: . Hadi çocuklar işbaşı... önce iki ekipten, hiç kimse kımıldamadı. Sonra, YusuHu Esef, birden davrandı, ellerine dayanarak, «TaUah bismiUâh» diye sıçrayıp kalktı. * * * Müdür Halim Akın'ın hazırladıgı programa göre, bütün ikinci küme. başlannda Cemal Avşar oldu^u hslde toprak Işine girecck, hirinci kümeden Ali Cania Cimşit Tok akşama kadar çalı • çırpı çekeeekti. Molla Hıdırla Paşo Ayvar eskisi gfbi, «aka lıkta kalıyorlardı. Bu kfimenin öteki beş arslanına düşen işler o kadar önemli değildi. Ciple kazaya gitmek zorunda kalınırsa, Cemalin yerine küme başılıği Murat Eğitmen yapacaktı. Müdür Halim Akın kâgıdı katlayıp «Hadi arkadaşlar! Göreyim sizi» derken hiç kimsenin beklemediği bir iş oldu. Hıdır Molla parmağını kaldırıp canı yantnış gibi bağırdı: Aman Müdür Bey .. Amanı bilir misin? Müdür kadar, ötekiler de şaşırarak baktüar. Ne var, Molla?.. Beni al suculuktan oh Müdür Bey... Ayaklarını öpeyim al beni... Beni suya salmal.. Müdür, suratmı asıp gözlerinl kıstı: Bir daha istemem, «Ayaklarını öpeyim» lâfını Neden gitmek istemiyorsun suya, onu söyle adam gibi?... Salma oh Müdür Bey... Kurbanın olayım. . Müdür elini kaldınp susturdu: «Bu «Kurbanın olayım» da pis laf Molla .. Doğru konuş... Erkekçe, yiğitçe... Nedir? Arkadaşın la mı geçinemiyorsun? Bir şey mi yaptı sana? Herkes, fukara Kekeç Paşoya dönmüştü. Paşo, hepsinden daha saşkındı. Bu reztl Mollanın, kendisine kara çalacaği birden aklına gelmiş, ödü kopmuştu. Gözlerini ürkek ürkek tarpıştınyordu. Hiç bir şey yapmadı Paşo bana... Üstesinden gelemem ben suculuğun... Dedim önceden... Bu Yusuflu Esef kulak asma'ı. Huylu hayvan bu Aşkar Doru... Kim? Anlıyamadım... Aşkar Doru... Çenesiyle Paşoyu gösterdi: Ad koydu, benim katınma bu... Canı tez Aşkar Dorunun... Ürkek... Başı sert .. öteM?... Molla Hıdır birden duraladı. Hep bavada tuttufu kolunu birden indtrdi: (Arkan var) Öğrenebilir mi.vinı Büyük Millet Meclisinde Güm lunmaktadır? rük ve Tekel Bakanlıgmın büt 0 Dışişleri Bakanı hangi tarih çe müzakereleri esnasında; Dış 'e Danıştaya müracaat etmi?tir" işleri Bakanı Feridun Cemal Erkin'in yurda getirdiği otomobili 67 Danıştay hangi tarihte fonun için istikrar fonunu önce ödedi ıadesi için karar vermistir? gi, bilâhare Danıştaya müracaat ederek fonu geri aldı|ını Gümrük ve Tekel Bakanhğının ifadelerinden öfrenmiş bnlunuyorum. Bu husnsla alâkalı hususlara ait bilgileri ilgili Bakan veya Bakanlardan önemle igtirham ederim. O Dışiçlerl Bakanı otomobilini hangi tarihte yurda sokmu» bu 20. asırda yaşajnak bizim de hakkımızdır Bngün batı nygarlıgında çünlük bir yaşantı haline çelen televizyon. ynTdnmozda adı olnp. kendi olmıyan blr nesne olmakta devam < • • diyor. Egitim yönünden de toplu mumuza bir çok faydalar saghyacagından süphe etmedijimir televizyon yayınlarının yapılması artık nnntnl mamalıdır. Aksi takdirde T. R. T. bizimle eSlenmek iste miyorsa ismlnl aeitistirsin Ovacuma tlkoknln SSretmeni Yılmaz Gfllce Safranboln Kitap istiyorlar Dogunun azak, yoksul bir köşesinde görevli iki srkadaşız. Durumdan anlıyan kişilerin; kitap, gazete, mecmna, roman ve' plâk yardımını bekliyoruz. Ilgiİeneceklere teşekkürleri mizle... Adres: Mehmet Aydın ö|retmen Gercüş • Mardin Miizik terimleri •ürk^sleçemez mi? Spor terimlerinin Türkceleşti rilmesiyle ilgili calışmalar mem nunluk veriridir. Sou zamanlarda Türk Müzıeı ile ilgili olumlu çalısmalaı da yapılmaktadir. Bu aradn Viüzik Terimleri de Tiirkcelostirilemej ml? T. R. T. Kurumunun T. l) K ile bu konuyu ele almasim heklemekteylz. Vehbi Serthnj I
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear