Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2026
- 2025
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
7UMH U Ki X J£T Temmuz 1964 Hoca nasıi adamdır| halk soöuk karşıladı Agızda dolaşan bir takun sozlerinden ve hikâyelerinden baska hiç bir «vesika» sı olmıyan Hocayı bir çizmek «resmetmek» lâzımdır. Şündi Amerikada meçhul adam ları bulmak için kullanılan bir «kutu» sistemi var: Uzatmıyalını.. insanlarda kaç türlfi bunın, kaç türlü saç, alın, goz, agız, çene, kulak bulunursa bu kutularda onlarm nümune resimleri var.. siz birinl bir kere gormüşsünüz.. tarif ediyorsunuz.. bu resimleri size gösteriyorlar.. onunkine benziyen bunın, göz, kulak, ağız.. fa lan.. hepsini bir araya getiriyor ve bir kompozisyon yapıyorlar ki sizin görduğünuz adama pek yakın bir resim çıkıyor. Yaşı benzemesin Biz de Hocayı bdyle yapacağız.. fıkralanna bakacağıznrahitine bakacağız, nelerle mesgul olmuş, ona bakacağızve sahsiyetini çtzecefiz. Bask» çare yok! ate kadar buradan giderse gider, gitmezse ben bUirim ne yapacağımı! dedi.. ben de bunu sana demek için geldim.. içeri koymu yorlar. Kim bu Nasrettin Hoca! Alıverin şunu bana! diye emretmis. Hemen herifle beraber Akşebire suvariler gelmiç.. Hocayı bulmuşlar.. Hadi seni Tunur Han ister, demişler.. Hoca a£ır ağır heybegini almış.. eşeğine binmiş.. süvarilerin ardına düşmüş. Timurun kararkâhına varmı^.. eşekten inmi?.. heybesini almış.. hemen fütursuz otağa girmiş.. selâm vermiş.. Şöyle bir yana oturmuş.. Timur, Myie habersiz, izinsiz birinin yanına girmesine öfkelen mi? aert sert sormus: Sen kinuin? Nasrettin Hoca! Kim?.. Aksebirden Nasrettin Hoca! 0 sırada yaverleri de peltp lji anlatmca.. Haa! Sen mlsin o bana 24 «aate kadar çekilip giderse gider, gitmezse ben bilirim ne ympacağımı, dlyen adam? Evet beyim! Benim onu dl Gttmiyeceğim be bertfl Ne ympaeakaın hakalım. Ne yspacafun? Sen gitmez»en heybeyi ahp ben pideoeğim.. deyince Timur gulmüş ve rivayet odnr ki Akyehir talandan kurtulmnş Al abdestini, ver pabucumu! diye yellenmiş. Bu fıkra minnetsizlik için aletn olmuştur. DUlerde dolaşır durur. Ve devam edelim: Hoca; gerçek sever adamdır. Hani: Eşeğe binmek için atlamıs, fakat binemeyince: Ah ibtiyarlık! diye bunu yag lılığa yormuş. Sonra gene kendi kendine: Ben senin gençliğini de bilirtm! diye hakikati yani oldum olası eşeğe iyi binemediğini itiraf etmiştir. Mutedil adamdır. Taşkınlık ve ifrat taraftarı değildir. Hani bir kır yolunda fiderken. ağzuıa tıkaç vurulmuş bir çeşme ye gelmiş. Iğraşa uğraşa tıkacı çıkannca bir su fışkırmış ki; fis tu başı sırsıklam olmuş.. hemen tıkacı yerine sokmuş ve: Te\ekkeli seni böyle tıkamamışlar! demiş. Hoca hayattan memnun olmak taraftarıdır. Bir gün vaaz ederken: Ey cemaat Allaha şıikredln ki deveve kanat vermemiş. Yoksa damlarınız başınıza çokerdi, dl ye onları hallerinden memnun olmaya dâvet etmiştir. Gerçekten bir çok şey vardır ki onlann olması veya olmaması insanları ters taraftan memnun eder. Hocanın kumazlığa da pek tahammulu yoktur. Evvelki yazılardan birinde karısının, eti kedi yedi demesi üzerine kedı>' tartıp: Bu iki okka kedı.. hani yediği et? (Yahut şu iki okka bizim et; hani ya san kedi?) diye sorması açıkgözlülüğünü gösterir bir fıkradır. Hoca. hocalıkta bile m&teassıp değildir. Hocanın tedris hayatmda talebesine «Kuduri» ismindeki Arapça din kitabuıı okuttuğu tevatür halindedir. (Ben bu kiAylar otuz çeker; hiç kark Od olur mu? deyince: Ben gene insaflı löyledim. Bizim çömlek hesabına bakarsan 68 i olmak lâzım! cevabını vermiş. Anlarsınız ya! Hoea en uzak ihtimalleri blle hesaba katmak istiyen bir lyimserdir. Göle maya katarken: Hiç göl maya tutar mı? diye sorana: Ya bir de rutarsa! cevabını vermesi bunun delilidir. Halkın gösterişe olan Itibarını da iğreti kürk giyip gitti^i ziyafetlerde: Ye kflrküm, ye! demesi ile BÖsterir. Her hâdiseye göre ayn tedbir gerektiğini: Gözüm agrıyor, Hocam. Ne f, yapayım? diyene: Geçende benim di$lm ağn di, çıkarttun. Sen bilirsin! deme ı si menfl taraftan bir imâdır. tş göruyorum diye görünen, boşuna çalışanlann çabalariyle alay eder. Meselâ bir gün evinin önunde bir şey ararken görenler: Kruçef'i Stokholm'de uyutmak lâzımdı, nkı emniyet tedbirleri alındı. Işe gazetecflerden başladılar. geçen nisan ayında hepimizi dâvet ettiler, şatoyu gezdik, zaten sonra bu misafir haneyi dirbünle görebildik. Em niyette izinler kaldınldı. 3000 polis görev aldı, tsveçliler kuşkulanmaya başladı, belki biri RÜV vanın liderine ateş edebilirdl. O zaman bitaraf memlekette, üzuntü değil ama huzursuzluk olabilirdi. Kurşun geçmiyen otomobil, talihsiz baskanlann diyarı Amerikadan getirtildi, Kruçef binecekti. îsveç hükümetinin güler yüzııne rağmen Polis Rus Basbakanınin korunması meselesinde kotnik olayla karşılaştı. i esir almak için kamyonla şatoya gidetı bir Nacar yakalandı ALTAN POYRAZ STOKHOLM'DEN YAZlYOR STOCKHOLM Haziran ayıDID son günlerınde, Kruçef İsveç hükümetinin resml dâvetlisi olarak Stockholm ve diğer büytik şehirlen ziyaret etti Bı taraf memlekette, Moskovalı li derlerin Nıkıta Kruçef ve Hari ciye Veküi Gromıko'nun govde gostenlerı beş gun sürdü Ken dılerıne bayan Kruçef ve dığer 16 kışı, Rus hukumet temsılcılen, gazetecıler eşlılc edıyordu Ruslar, Iskandınavya gezılerıne Danimarkadan başladılar, küçük yapılı NATO memleketınde, basında ılçılı haber olarak sadece Kruçef'ın Danlmarka yapüı bir balıkçı gemisınin denize indlrme merasımınde hazır bulunması oldu Tekneye verılen Rusça adın «Güzel kızları anlatır» olusu, Ko penhag'ta alay konusuydu. Misafir geliyor 22 haziran pazartesi günü, Kru çef ve maiyetini getiren Basklrija lüks yolcu gemlsl, iskelesinde sancagında, altında denizalülar ve göklerde Avrupada ikinci kuv vetli hava ordusuna mensup, î s veç jetlerlnın korunagında Stock holm lımanında ağır yolla nhh ma yanaştı Başvekıl Erlander ve kabıne arkadaşlan Ruslara «Hoş geldlnız» dedıler. Topla nan halk da bir tuhaftr «Kruçef'i Isveçte hükümet güler yüzle, halk soğuk karşıladı. Rıhtunda karşılıklı nutuklar çekildi al kışlıyanlara Kruçef aynen mukabele etti. tlk orada yakmdan gördüm. kat kat enseli, baslt givinişli, attığı adımlardan emin bir de\let adamı, Kopenhag yorgunluğunu belli etmemeye çalışıyordu. Nina Kruçef lse, Bayan Erlander'ln verdiği buketin güzelliğini belirtecek harekeUer ya pıvordu. îlk gun Rus hukumet temsUcilerini, arkeolojl meraklısı îsveç Kıralı GUstav Adolf kabul etti. Geee Erlander'm verdlgl yemek TV perdesinde taklp edildi. tsveç Başvekili konuşmasını yaparken Ruslar uvuklayıp durdular, Gromıko'nun hali görulecek filimdı. kafası onüne düştükçe kendine gelıyordu, halbuki Erlander iki memleket arasında mevcut 40 yıllık dostluktan bahsedıyordu Aylar öncesi başlıyan hazırlıklar Ruslara karşı, Isveçte antlpatık kıpırdanışlar bır yıl önce ba^ lar. Vatandaşlan Ataşe Albay Wennerstrom Moskova hesabuıa 15 yıldır casusluk yaptığı tesbit edilip, muhakeme edıhyordu. Albayın sırlarını verdıgı sanüan askerl tesıslerın yenıden duzenlenmesi mılyonlarca krona mal o lacaktı Kruçef gelmeden, casus tsveçluıın muhakemesini karara bağlamaya, bizzat Başvekıl Erlander'in gayretl ile karar verildl. Haziranın ortasında bir Rus ajanının sayfası daha kapatıldı, Stıg Wennerström müebbet hapse mahkum oldu Mısafır hükümet Başkanına ve eşine Stockholm yakınlannda, büyuk parkın içınde bulunan Ha ga satosu tahsıs edlldi On beş odalı küçük saray modelini 18 inci asırda Kıral 4 Uncü Güstav Adolf yaptınıuştır. Şatonun döşenmesınde Güstav ve Pransız modellerı kullanümıştır. îklnci Dunya Harbı bıtimüıde yoksul ço cuklara verilen, Kruçef'ln İlk defa geldigi, aydınlık gecelen ge çirdiğı Haga, 1947 den beıi boş duruyordu Hocanın bize kadar intikal etmiş ve ona ait olduğu şüphe gotürmiyen fıkralarına göre Hoca şu konularda sözler bırakmıştır. Yani bunlan konuşmuş, bu sözleri etrafı beğenmiş; başkalanna nakletmiş Ondan ona bize kadar gelmiştir. Yoksa Hocanın sozleri meclis zaptı gibi kayda geçmis değildlr. Buna göre Hocanın {ıkralannda şu nnsorlar vardır: Kartsı • oğlu esegi komşolan ve eendyeti • Kadılığı, bükümet. Thmrrlenk yani hukfimdar. Daha evvel izah ettiğimiz gibl Nasrettin Hoca. Timurla muasır değildir. ama bu iki Urihi şahsiyeti Hocanın fıkralan bir araya getinnistir. O kadar iyi getirmiştir ki artık bunlan birbtrinden ayınnaic mumkun olamamak tadır. Meselâ şn fıkra vardır: Timor Anadolnyo istflâ ederken Aksebir halkı telâşlanmıslar. Hocaya gelip: Aman Hoca! Bu adsm eeuyor.. yakıp yüayor. Ne olursa senden OIUT. Sen Mzi ftman perrinden knrtar.. Diye yatvannışlar. Hoc» biraz nazlandıktan sonrs ran obnuş.. o sıralarda da Timur Akgebir ci\arun karargfth kurmııs Hoca: Bana bir oesor adam trahm! Timura frönderecefcim demiş! her zaman olduğu gibi: Deli tsmafl mi, DeH Ibnfalm mi? birinl bulmnslar.. Git; Timurun yanına gir! Nasrettin Hoca selftm etti.. 24 saate kadar buradan çekfiirae çe kilir, çekUmezM ben bülrün ne yapacağımı! dedl 4 e ! diye adanu göndennlş.. Herif gitmiş.. ilk tesebbflsflnde Timur'un yanına hemen »epetlemisler.. geri gelmiş. Hocaya söyletniş. Hoca: Ben sana ne dedimae dyle yap! tçerl girmek için diren! Demiş, tekrar göndennis.. Hocanın elçisi bu sefer ancak Timurun otağının yanma kadar gel miş; ama gene kormuşlar.. içeri sokmamışlar.. geri dönmüş.. Hoca tekrar ısrar etmiş: Oğul! tçerl gireceksin.. ne pahasına olursa olsun! dedtkleriml söyliyeceksin.. dlye adamı tekrar göndermis.. bu sefer biçarevi Timurun kapısımn onünde döverlerken Timur gdrmüs: Nedir o? Kim bu? diye sormuş.. adamı getinnişler.. Ne istersin? Efendim! Beni Akşehirden Nasrettin Hoca gfinderdi.. 24 sa Şimdı bu fıkrayı feda etmeden Timurla, Hocayı birbirinden nasıl ayınrsınız.. Hocanın fıkralannda zaviye çok geniştir. Meselâ bektaşi fıkralan yalnız imam, taassup, din. cami gibi mevzularla alâkadardır. Hocamnki çok daha genis konulara Jıattâ her konuya dolcunur. Ne var ki bunlann hangisi Ho canın oldufunu tâyin için etimizde ancak Hocanın e^prisi.. di ye adlandırabileceğimiz ölçuden baska mikyas yoktur. Fıkranın çok estddenberi Hocaya isnat edilmis olması da bir şey ifade etmez. Kaldı ki bence. Hoca mizah voluvla bir «felsefe olculu» kur muştur. Onun esprisine uygun olarak söylenmiş olan sözleri de Hocaya hiç değilse onun ekolüne yormak ve ma) etmek hata ulmaz. Şündi Hocanın fıkralanm söyle bir eleyelim; meselâ: Hoca kimseye minnet etmez bir adamdır. Bunun en ktıvvetlı delili.. derede abdest almış.. tam ayaklannı vıkıyacağı sırada pabucu suya düşmüş. Suynn akıntısı pabucu götürmeye baslaymca hemen: Ne anyorsun Hoca? diye aormuşlar: Muhrumü kaybetmistim. Onu anyorum. Nerede kaybettin? İçeri avluda.. E burada ne anyorsun, avluda düşurdüğün mührii? Avlu karanlık! Göz görü görmttyor. Burası daha aydınuk da ondan. Terbiyeli adamdır: Yüzune kar şı insanı tekzip etmeye dayanamaz. Yukarıda: Şu ak sakaumla bana Inanmıyorsun da, içerideki eşeğin sö züne tnanıyoraun! lâfı bunu gosterlr. Kimse kimsenin çektiği zahmeti bilmez olduğuna inanmıştır. Sapanın kayışı kopup da yerine sanğın tulbendini batlıyarak o da kopunca; tulbende: Düdüğüm! Gör kayışın ne çektiğini! deyivermesi gibi.. Yani, her fıkradan bir çizgi tlâve edersek Hocayı hattâ buçünkü mânasiyle medenî, miısamahalı, niiktedan, insan bir kimse olarak karsımızda canlandıntabı okudııjn> Bir gun Hocanın m . Iıısanın doğuştan menfaatpeçoıuğu çok ağlıyor ve bir turlü rest olduğunu, çocuk doğurtmak ı.vıımuyornıu». Kansı: karısının önune cevizler Efendi! Şu çocuğa bir dua için. oku! Bir nefes et de biraz süku dokmesi, ve bunun seoebini sonet bulsun, uvusun! demiş. Hoca ranlara: *>ımdi cevizi gorun<i' çıkıda Kuduri kıtabını alıp okuma\erirler Merak etmeyin' demesi va başlamı^.. kadın sormuş: delil deâil midir" \ e mhayet in Nedir o okudugun efendi? san zaaflarını bir hakikat olarak Kuduri okuyorum. kabul etmektedir. Aman efendi, beş aylık ço 100 yaşında adamın çocuğu cuk Kuduriden ne anlar? Hamm! Ben bu kitabı cami olur mu? diyenlere: Genç komşusu olursa olur, de okurken otuz yaşındaki adamlar uyuyor. beş aylık çocuk da cevabuıı \ermesi onun bu inanvanır mı? Şimdi uyur, diye ders cını kâfi kuvvette gosterir. Ölmeri hiç sevmez. Ne delerinde talebesinin uyuduçunu anlatmak istemiştir. Hangi üs mişler? Hoca cenaze gıderken tabutadımız. kendi dersinde talebenın uyuduğunu itiraf eder. Hele tun ne tarafmda olmalı? sualine: Içinde olma da ne tarafındin dersinde? da olursan ol! cevabını vermesi Haa! Hocanın rakamlara vp hayata verdiği kıymeti ne kaistatistiklere karşı alerjisi var car guzel ifade etmiştir. dır. Onlara pek güvenmez. Çoktur ve uzundur bu etüdBUiyorsunuz.. o zaman takvim ler.. her fıkradan dediğim çivok! Ayın pün hesabını bilmek ı bi bir çİ7gi parçası alabiliriz.. çin bir çömleğe her gün bir ku hunu bir tek kimsenin vapması çiık taş atarmış. Bunu frören bir olabilir.. ama acaba bir Nasretmuzip çomleğe bir avuç ' çakıl tin Hoca enstitusü \eya semineri atmış.. gün gelmiş ki Hocaya bi »apsak da.. bu fıkralan birer birisi: rer ele ahp Hocayı emece ile çiz Bugün ayın kaçı? diye sora sek nasıi olur? Gaüba bu iş Edecak olmuş. O da çömleği döküp biyat Fakultesine duşecek bir ilmî çalışma mevzuudur. saydıktan sonra: Kırk Udsi! demis. Adam: B. F. Kruçef Stockholm'de çef'i esir alarak rehinde tutacak,' böylece vatandaşlannı Demirper de gerisinden kurtaracakmış, po lisler yasak bolgede ç«virdiler zavallıyı emniyet bir başan örneği olarak basına verdi bu haberi. Sonra buna diğer önlemeler eklendi. Şatonun bulunduğu parka, bir sabah şakacılar domuz koyu\ermişler, burada eti çok se vilen canlının sağ \e sol taraflanna Kruçef in karikatürünü yapıştırmışlar. Polis bu tehlikeli hucumu durdurdu. domuzu da vakaladı. 17 yaşında av meraklısı bir genç, tüfeğiyle Hapa'nın dolavlarında gezerken tilkl giirmüş çekmiş tetiği, silâlı sesini duyan polisler çocugu hemen yakaladılar, belki «açmalariyle bir kilometre uzaklıktan Rus Başvekilini vurabilirdi. Kus bayraklannın asılı bulunduğu direklerdeki ipleri kesenleri bulamadılar, hâlâ îsveç polisi bu tehlikeli adamlann peşinde sınin suya indlrme töreninde ?•ref mısafınydl. Moskova hesabına yapılan gemınm baş tarafına işçıler. «Merhaba Kruçef» selâmım yazmışlardı. Meşhur Hasselblads fabnkası, Rus Başveldlıne Goteborg'dan ayrılırken tarn takım bir fotograf matanesi hedıye etti. Başbakanı rahat uyutmak için... Kolaj drğıl Bashakanı rahat Kruçef'i esir almak istiyen Macar Akılh bir Macar değil dedfler. Mobilya taşıvan kamyona binmiş rota.Ni II.iK.ı »atosu, aın u ı Kru Kayıp banker Wallenberg tkınci Dunya Savaşı sonunda, Kızılhaçta vazıfeli olarak Macarıstana, Yahudı değısimlnde bulunmak Uzere giden, tsveçte ban ka sahıplerınden Raoul Wallenberg bir daha Stockholm'a dönmemısti. Rusların kaçırdıgı ilert suruldu. Yıllardır tsveç basınında, halk arasuıda bu hıkâye devam eder 1956 yılında Erlander Rusyaya yaptığı resmi zıyarette, soruşturmalarından bır netıce alamadı Basın, muhalefet ve halk bu sefer, Rus Basvekilının bu durumu açıklamasını arzu edlyordu Üç saat masa etrafında konuştular Kıbrıs meselesı, Kruçef «Kıbrısı bırakalım, Berlin onemli» ve 7,5 milyonun hevecanla bekledıgı cevabı verdı: «VVallenberg adında bir tsveçU Rusyada me\cut değildir» Soğuk duş tesın ve resmî goruşme lerın sonu Kruçef'i yakmdan takip edenler den bırı olarak. duşunuyorum da tabli her bakımdan kuvvetli bir sıyasi, tsveç hükümet mensuplan, karşısında çok azyıf kaldılar, onlarla rahatça oynadı durdu, aynlırkeı tebessumler ıçinde bel ki de Norveç fıyortlannın stratejık bolümlerıni düşunuyordu. "^""^P Göteberg gemi tezgâhlannı ziyaret îsveçın ünlu llmamnda gemi 1 malâtuıda 5000 ışçi. 2000 büro a damı çalışır 1841 den bugüne 800 tekne suya indırürnlştır Modern yenl ılâve edilen Arendal teslslermde 150 000 tonluk şılepler yapılabılıyor. 1962 yılında dlin y& gemi yapımının "o 10 unu î s veçliler elinde tutar Japonya, tn gıltere ve Batı Almanyadan sonra gelirler Kruçef, 600 milyon Türk liraUk sıparlş verdıklerl, gemi tersanelerini de Göteborg'da ziyaret etti Bol bol işçılerin elini sıktı, Ni na Poseidon adındakı Rus gemi Bn. Kruçef Stockholm'de bir eezide DAHA IYISIOLAMAZ Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir ve Hidrografi Dairfti Başkanhğından bildirilmiştir. DENraCİLERE VE HAVACILARA 82 SAY1LI TEBLİĞ 20 ı!5 24 Temmuz 1964 tarıhlenndp 09 00 ile 19 00 saatleri arasuıda aşağıda sınırlan bildirilen sahalar ıçinde seyretme, demirleme avlanma ve bu sahalann 2000 metreve kadar olan yüksekliklen. car ve mal emniyetı bakımından tehhkelıdir. KABADENİZ İSTANBUL BOGAZI METHALİ BİRİNCİ SAHA 1 nci nokta. E4958 No.lu ANADOLU FENERİ 2 nci nokta Enlemi 41 derece 11 dakıka Kuzey Boylamı 29 derece 30 dakika Doğu 3 ncü nokta. Enlemi 41 derece 22 daklka Kuzey Boylamı 29 derece 30 dakika Doğu 4 ncü nokta Enlemi 41 derece 28 dakika Kuzey Boylamı 29 derece 18 dakika Doğu İKtVCl SAHA E 4956 No lu RUMEL1 FENERİ Enlemi 41 derece 18 dakika 00 sanne Kuzey Bovlamı 28 derece 47 dakika 30 sanıye Doğu 3 ncö nokta Enlemi 41 derece 25 dakıka 00 sanıve Kuzej Bovlamı 28 derece 47 dakıka 30 sanıve Doğu 4 ncü nokta Enlemi 41 derece 29 dakıka 30 sanive Kuzey Bovlamı 29 derece 03 dakıka 00 «anı\e Doğu DENIZCİIERE VE HAVACILARA ONEMLE TEBMĞ OLUNLn (Basm 12302/7691) 1 nci nokts 2 nci nokta Kablosu Satın alınacaktır Plâstik Boyalannı Şündi de Ankara Elektrik, Havagazı ve Otobiis İşletme Möessesesinden 1 Mue'sesemız ihtıyacı ıçın, aşağıda evsaf ve eb'adlan yazıh cem'an 6000 metre yeraltı kablosu teklif alma usulu ile ve Turk parası ile «atın alınacaktır. 2 llgılıler hazırlıyacaklan tekhflerını Wl 5 geçıcı teminatları ile bırlıkte 17/7/1964 cuma gunu saat 17 30 a kadar Müessesemız Umum Muduriuâune tevdı edeceklerdır. 3 Kısmi sıpanş vapılabılır 4 Postada vakı olacak gecıkme nazan ıtibare alınmaz. 5 Mue«e<emız «ıparışı yapıp yapmamakta veya diledığıne vapmakta «erbesttır 5000 met'e yeraltı kablosu NKBA tipi 3x16 mm2 10 KV için 10(10 metre • » » » 3x35 » 10 KV için < V DE normuna gore ımal edılmış olacaktır ) (Basın 12076) A. 71877623/7685) Plâstik Fıcılarda Boya satıcılanndan arayınız Kazanımza ve biitün tesisatınıza SERT ŞU Bundan korunmak için DÎÜŞMANDIR İlânüık: 1142/7690 Eleman Aranmaktadır 1 Bına inşaat, tesisat ve umumî tamıratını tâkıp ve kontrol edebüecek müfcemmel ıngılizce bilen genç teknisyen veya mühendis; 2 Prodüksiyon kısmında çahşmak üzere almanca veya ingibzce bilen plânlama işinde tecrubeh genç eleman aranmaktadır Tâlıplerin istedikleri maaş ile bırbkte Turk Phılıps Sanayi AŞ. Levent adresina yazıh olarak müracaatları rıca olunur. Cumhurıyet 7693 TÜRKİYE ŞEKER FABRİKALARI A.Ş. Genel Müdürlağönden: Şırketımızce ıthal edılmek kaydiyle: 35 000 ton amonvum sulfat veya muadilı amonyum nitrat veya urc, 7000 ton Tnoe superfosfat veya muadili Simple veya granule «ımerlosfat ve 15 0O0 ton potasyum sulfat sun'î gübreleri için teklıt aiınacaktır Ilgıi: fırrralarrn Ankarada Genel Müdurluk Tıcaret Servisi ile Istanbul Buromuzdan alacakları şartnamelere göre hazırhyacakları teklıflerı 21'7/1964 gunü «aat 17 30 a kadar kapalı ve mühurlu bır zarf içerısınde Genel Mudurluğumuz Muhaberat Servısme \ermelerı ılân olunur. SUNGURLAR Fabrikasının imal ettiği su yumuşatma cihazlarını kullanınız. Reklâmcılık 2457/7699) Bayan Sekreter alınacaktır Çok ıyı inffihzce ve daktılo bılmesi şarttır Ek lisan f.ansızca bılenler tercih edıhr Muracaat, mesaı saatlerınde. T E L : 22 34 77 Üâncılık 1330/7689 K A Y I P 1950 51 ders >ılında Gorele nın Derekuşculu koyu ılkokuluncUn aldıgım dıplomamı kaybettım. Hukumsuzdur. Yusuf Ka\rar (Cumhunyct • 7701) <Passn 12171 A. 7337/7679)

