17 Mart 2026 Salı Türkçe Subscribe Login

Catalog

Months
Days
Pages
tKÎ üüMHUîltYET Temnıuz 1964 ıııııııııııııınıııımııııııııııııııııııııııııımıımıııııııııııııııııııııııııııııın Sihirli formül! Bir konnyn bilmek dcmek, o konuyu açık ve aydınlık »nlatsbilmek demektir. Ttirkivenin çok çapraşık görünen meaefeteri böylesine aydınlandıgı zaman, onları çok Klşi anlıvacak. Ve memlekettn hogünkü 'çöUüntüsiinün *na sebepleri ortaya çıkınca, çöküntüyü durdunnak ve kalkınma yoluna girmek miimkün olacak. T&rkiyede brr ithalât konasn vardır. Çok çaprasık ve çok karısık görünür. Gerçekten de içine bir daldınız mı, çıkamazsınız. Tüzlerce, binlerce kanun, kararname, tefsir arasında bo$ulnp kalırsınız. Gerçekte bütün bu tefrrruatın büvuk ve esas bir anUmı \ardir. Bu anlamın kavranması, vatandasa yeter de artar bile .. Çünkü bu anlamı kavrıyan vatandas, itbalât politikannın nasıl olması gerektiğıni artık kesınlikle bilir. Geçenlerie bir milletvekili ile konuşuyordunı. 1961 de politikaya atılmıs, Adalet Partisi kurucularından, sonra bakmış ki partinin gidisi eidis dejil. ayrılmıs. Dedi ki : Bcn artık seçilemem; çünkü zengın bir adam dejilim. Köyleri. bneaklan, ilceleri dolasıp durmadan propaganda yapmak gerek Otomobilim yok. krralıyamam da, bizim ormın *eaginleri de benflcn vüz çevirdiler, sesimi duvnraiuam Bu sözler bildiâimrz bir 4?eTçe§i ortaya kovar : Seçrmler büyük ölçüdc malî knvvetlerc » h i p çevrelerin te^iri altında vürür ve sonuclanır. Buçün Türkivrde parlâmentonun kornlnsnna bakınız. Milletvekilleri, bn durnmun caniı tmnıkları gibidirler. Sn hald« sesimde zafer kazamnak için iiç sey lâzım : Para, para. para!.. Sivssl tkfidnnn knrulnauna bn kadar «tkiltyrn T»ra, khnlerin elindedir? Bunu bir yana bırakıp simdi eene çetrlim esas kennmnza: Tanl Türkiye gibi azgelismis bir ülkede ithalât konusnna Türiüverte ifhnli'tcı va'dır. Odevi, yabancı ülkelerden mal getlrmek! Yedek parca eetirir HhaUtçı, pndra getirh, ototnobil grtlrir, tras makinesi ee1i»ir, Hlet fetl»İTt kmBM «ctrtir. motosiklet eetirir, bisiklet eetirir, avİ7e eetrtir. yemek tabaîı getirir, catal bıçak sretirrr Aklınraa çriebileeek ne va»«a »etirir. Türkrye çibi nüfnsn Tirjfle 3 »rtan ve Ihllvaçlan «tttlkee « t a a blr azgelUmis ülke. ithalâta doymaz. Simdi sa üelemevi lvlce belltvellm t 1 Yabanoı ftnn» (kl. btalm Ithal9tçiıw mal Sfttar). t TerII ithalâtçı (ki. vabancı firmanın TflTkiyede temsflclsldJr). 3 Halk (ki, kendNine siınnian malı alacak her çesit müsteridir). Artık fnnnül acıbtrr: Tabancı finna biıim ithalitçtva ne kadar fazlasına ve vnk mal satarsa o kadar kamnacak; hizimki de aldıgı malı ksndi 'halkin* ne kadar faılasına *n ne kadar çok satarsa o Uadir kazanacak . Tflrkivede yıllardan berl *ir flert Tardır : itbracatımn az, ithalâtımız coktnr. «Bn aradfcki laTk biri batırryoT, faklr ve yoksnn düsürüvor» diye ranhr çlafHr. Gereekte *fty>e mldir? Gerçek bövle deSildlr. Tıllardan brrl sureeelen bn flnrmn, halkın yoksnl düsmeslni. ama ithalStı vanan kisiierin bn yok^n!lnja karsıllk vittikçe ıcneinlesmeginl saSlamı^tır. Türktve, ithalât arttıkca. 8H< rtenjtesl boraldnkra borçlanaoak; ama Ithaifttçı ithal ettikce »enelnlesecek. DentPk W »leyhhnrze «lan dm tioaret deneesl, bellrli bir çevrenin rittlkçe zençinlesmesin! sağlıyor. Bn çevrenln karakterl nedir? Bn çevrenin karakteri, yabancı filkelerde kSklesml* bazi flrmalarla isblrHfi hallnde ohnasıdrr. Bn bir... Ve bn çevrenin karakter!. zrnginlestikre nivaM lktklara dahs derin t»»lrler yapmak jröcünü kammnasıdır. Bn Ikl Çok ba^itle^tirerek anlattıgımız ynkarıdaki Tasi) daire, bir iilkevl kısıtlavan en ba^taki nedenlerdendir. Bn crntbrrln Içhre rtüsen azgelismls tilkeler. Batının lktlsadi e«nmnnlif1 aliına d» düfnleT. ^Teril smnfinreetlik» denlyor bnnnn adına ^imfliHk aklrmndBn cıknramıyacafrim» *ev, ra nfİRsnmdir : Bir sihVrli formül var kl ortada. du ticaret dentesl bnznlnp ithalât arttıkca, Hhafâtrı «enernleflip balk tnklr dasövnr. Bn gengln1ewmt aynı 7aırMnda dı«andakl vahnncı lirmalarla i^birligine çötiirüyor ithalatçıyı Bn lşhlrlifl Tiirklyede «Ittikce üon«inle?eıı *lr rpvrevi rabaneı ftrmalann vnlnı» mallarını dejil. kalkınma fUcfelerinl de shnalan ve "TJrkfvede 'arnnTnataTi soTrocnrra vnrrvor. Tanl menfaatten dogan bir fiklr bir Telsffe .. Bn flkir. sllktldnrm dOmenint «line aldı mı, çırpın *nr knrtniacatım dty»... Niflledlr. Eğitim Konuları Kurtağaliderede batık leşler kald.rttiyor tstanbul Beiediyesi de. Kurba*alıdeTenın temizlenmesi için Bayınrhrhk Bakanlığına yardımcı olmai için çahsmalar yapmaktadır. Dere skıntısının azalmasına s<v ben olan batık deniz araçlanna ait leslerin kaldınlması için gerekli formahtelerı tamamlj>an Belediye, betık araç sahipletlni tesbit edsrek teblı^atta bulunmuştur. Ancak *raç sahiDİeri tebliaatın gereğlni yertne Eetirmediâlnden leşler Belediye tarafından kaldırılacak ve yanılacak masraf, kanunl artımı ile araç sahıplerınden tahsil edilecektir. jmamHaîip Okulunda Coğrafya Dersi ÎıramHatip 0 I kulları, bu gunkU f dununtsrı ile 70 *" ğunlujun ilgisini Uzerine çekiyor. Bu toplum kurum laruun dlş gorüntişlerı ile ılgili görüşter, tenkitler, savunmalara gazetelerde sık sık rastlanıyor Surüp gıden bu meselenın arada Btrada blrdenbire önem kazandığı ru, fıkracıların yazılarından, Bakanlann yeni alınacak tedbirler üzerindekı goruşlerinden anlıyoruz. Milli Eğitim Bakanınm son beyanlarma gdre «mevoutlan nlâh edllmeden mevcut Zl İmnnHattp Okuluna yenlleri» nin tklenmemesıne de ksrar verilmiş. Bu okulların bına, ders araçları, kad ro bakımmdan eksiklik ve yetersizliklerı üzerinde durulması kurulduğu tarıhlerden başlar. Yeni haber verilen «istah» bareketinden işin bu yönü ksstedlUyorsa, bunun belli bir süıede gerçekleştınlmesı belki mümkun olabilecektir. Ama bu «islah» hareketinden, bu ok:üların kuruluşunda mevcut müfredât, Ogretim usulu, bgrenicitere varüecek «mesletü istikamet», <cazanmaları gereken «yeni vasıflar», hepsındeıı onemlisi meslek ve kul tür dersleriru ve hocalannı birbirlerile çatışmıyan bir düzeae kavuşturniak gıbi, temelde mevcut aksakiıklan gidarmek düşünülüyorsa, o zaman bu i?e kaJkışanlann da, bu soy «islabat» hareketlerine umut baglayanların da, meselenln çetmligtnı iyice ksvramaları ge. «kecektir. Çoğu taşrada, yetersiz lcadro ve maddl şartlar altında, bozuk düa«n çalışmak zorunda lcalan okullan bir yana noyalım, şartlarm oldukça yeterli oldugu yerlerde bile işleri engelliyerı aorlukların mahiyetini vıllarca önce r^çmiş bir lcüçuk arnekle beUrtaltm. Bu ömekteri çoğaltmak miimkun oldugu gibi, bunlarm ortaya çıkış ve <u> nuçlaruş şeidlleTinin verdıgimiz ör nekte oldugu kadar ölçülü ve satdn havalar içinde geçmedlklermi de peşinen belirtmeliyiz. Tahir Alangu tun arkadaşlarma karşı nazık, ha yatının son günierınde inançJanna hızmet etme ımkânları bulduğundan dolayı mesut, genç ve yaşlı bütün arkadaşlannın sevgi ve saygılannı kazanrmş eski bir medtrese mezunu, btiyuk camllerden birinin de imaınıdır. Çocuklar, akait hocasına «nzun geceler ve giind&zler» in ne olduğunu tal silatı ile arJatır, arkasmdan bundan çıkan, birfcaç lündür fcendi aralarmda tartışüklan şer'l meseleyi, ortaya koyarlar: «Böyle mem leketler varsa, buralarda namaz ve orttç nasıl uygulanacaktır?». Saym noca, medrese eğitimintn kitaba ve otoriteye bağh bUgilerini aşan bu meselede bir yanlışiık olacağını, kitaptaki esaslara ba*lı namaz ve oruç vakitlerinin, güneşin sâbit ve değışmez durumunu bildiren hüklımlerden çıkarıldığıru, kitab» ve şeriate aytan bılgileıin de hata sayılmalan gerektiğini, kendi usulünce anlatır. O. butün gerçeklerin kıtapta bulunduğuna, ancak buradan kıyas yolu ile çıkarılabileceğine inanmaktadır. ögrencılerinden bazılannın işı kurcalamaları, sorularm ardını kesmemelen üzenne de itirazlan susturur, ders sonunda o ihtiyar haUle ellen ve ayaklan titriyeretc bgretmen odasma gebr. Hoca, bir koşeye çekilip. bu mesele üzerinde bir iki arkadaşı ile sesstzce istiş&re etmek isterse de, coğrafya hocası derhal müdahele eder, feonu bir kaç dakifea içinde hertcesto yüksek sesle konuşup tartı^tıgı bir çatışma halıne gelmek üzeredtr. Meslek hocası ile bilim hocası arasında büyümek ıstıdadı gbsteren tartışma. kendisi de coçTtffya hocası olan okul müdürünün tam zamanmda araya girmesı, tjğretmenlerin ve her iki grubun ıleri gelenlermin aracılığı tle duröurulur. Aksam üzeri ilgililer ve meselenin nasıl çozümleneceıgi ni merak edenler, bir çay sohbetme davet ediMrler. Her iki ögretmen de bilgl ve iddialannı bu çay toplantısında, dosthık havası, karşılıklı güvenlık ıçinde açıfclarlar. Coğrafya bğretmeninin anlattıklannda bir yanlıslık yoktur, cogunluk bunda bir leşmiştir. Akait hocasınm iddlilan ise dinimizı «bilime ksrsı •!• mm» durtnnuna düşürmekte. onun bâtün dünyayı kuoaklıvan btiyuk hedefı ile uzlasmaz gıbi gorünmek tedır. Bilim hocalan bile bu soy dtnl delillerle kendi görüşlerini snvunmaya girişirler. Herkesin a gız birliği ederek, üstelik de oku lun gelismelerini tâa tfmelincfcm baltalama ıstıdadı gosteren bu uzlaçma*!©» Ortadan kaldırılmnt ricalan tizertne, yaşlı akait hocası boynunu büker, sestni keser. Ild gttruptan bütün öğretmenler «•snmran bitplfTİ ile teçMz t&unüs» din adamlan yettştirmekte birleştilderine göre, kendistnin, seri mescleleri kılı tark yarma bahasma, içtthadmı aşmlıga gotürmemesi gerektığini anlar. Süüyordu. Böyl« memleketler varsa, burada da müslümanlar bu lunuyorsa, namaz ve oruçtan vaz geçmelerlni kabul ediyor da, saate Röre amel etmelerîni k»bul <*• demiyor. îşl oluruna bağlıyacak kadar mezhebi geniş, içtıhadının temelini kurcalayacak kadar ymşt genç degıldl. î ülıt 28 Haziranda Noter huzurunda çekilişl yapılan **• Aslına bakılırsa, bu mesele, o gün hemen orada çıkmış bir şey degildi. Batıda çok eski bir geçmişi, bilim ve dinin birblrlerinden aynlmalannda, Oegür dUfUn cenin gelişmesinde, lâik düşüncenin kuruluşunda, hattâ dinler ve mezheplerin toplumdaki ölçülü ve faydalı yerlerine oturmasmda baş Iıca kavga fconusuydu. Blıde Moarutlyet yütenııda Razanlı blr bil gınin bu mesele ilemeşgul oldu ğu duyulmuştu. Sohbet bu nokta ya gelince, akait hocası, bu Kazanlı bilgtnîn bir zamarilar tstanbula da geldi^ini, ş«ri ahkfttıu zorlavan, şliliğe de temayUlü Olan bir adam olduğunu, «Uznn günlerde Oruç» rısâlesınin makbul ve rfluteber sayılamıyacagıru söylüyordu. Çay sohbetl sırasında cografyacılar uzlaşma için ellerınden gelent jmptalar. R ı m u v« orug vakitlerinin artık pratikte taate baglandıgını, havası sisli vaym km palı bir memlekette, daha önc«den güneşe göre hesaplanmıs ve taltvime kaydedilmis vakiUerle 3mel edılebıleceğıni, kuzey dlyarlannda ise günes gokyüzUne ça lı kalsa bile, takvim ile tslerın yarütülebüecegtai söylUyorlardı. tçlerinden bır çıktı, bu dAvanuı Meşrutiyet devrinden çok önceleri, ta» 17. yüzyılda, K&tip Çelebl tarafından kurcalandıgmı ileri sürdü. Herkesin kapalı dedigt seriat kapısmı, ietkUl bilginlerin lhtlyaç euhurunda açmalanna da btrşey denllemeKll ya? Yoksa « man degistikçe ahkimın tebeddüHi» nasıl mUmkün olurdu? H»dl onlara «liik öğrettnen» diyorlar dı. Kitlp Çelebi'ye de birşey denilemezdi ya?... O, «Cihannüm*» adındaki coğratya kitabında, dünyanın yurarlaklıgı toerindeki deİilleri topladıktar. sonra, bu durumun tslftm dml ile çatısmayaoagını isb»t etmemlş mlydi? Bu zeki ve tenkitçi bilgin, dünyanın yuvarlakİBjından dolayı, gündüı \e gece vakitleri arasında bUyÜJt farklar bulunan ku«y diyarlanndakt namaz ve oruç vakitleri meselesini de kurcalamış, zamarun şeyhülislamı Bahai Efendi'den bu konuda fetvi tstemiş, bu fetvftyı elde edememiştt. K&tip Çelebi bü konuda direnmiş. soruları açıklk m*y* girışmiş, blr de ris&le ya«roıştı. KAtlp Çelebi, fetva seklinde olmamakla beraber, şeyhUlUlamdan, dolaylı bir yoldan aldıfiı cevaplan tenkit etmiş, onu, cahil durumuna dUsürmekten de çeMnmemiştl. Burada akait hocası, şeyhUUttem Bahai Efendl'nin durumuna düsmüstü O halde, blllmden frlen delillere rağmen, her iMsüıl de bağlıyan bir sert sistemin varlığı unutulmanMİı Wl. Üç asır »rabkla bunlarm aynı yerde dlreameleri ne bir raslantı, ne de akılsızlıktı. Bilim ve din arasındakl hesaplasma, bizde zaman eamtn şöyle bir kendini gBstermekle btrlikte bu güne kadar yapılmamıstı. Meclise derin bir sesslzlik çftKmüştü. O zaman çatışmanın ner»lerde bulunduğu anlaşılır gibi oldu. Nasrettin Hoca"nın hikAyesinde oldugu gibt bu davada herkM bir baska yönden haklı idl. O mlzah dâhisi, dogulu müralliğinl gösterdiği sanılan fıkrasmda bunu anlatmak istemistl. Akait hocası Bahai Efendi'nm Uç asır öace sıfcıştığı yerde ,onun mtttevaei bir temsilcisi idi. Coğrafyacüar Kitip Çelebi'den daha anlayışlı davrandılar, hocayı teçbil etmedt ler, OsteUk «ÖnlünU de aldılar. Ama ortada her neslin hâllini arfcadakllere bırmktıgı büyük <*tışmanın temeldeld varlığını, hepsi, dehşetle gördüler. Bilgi v« »kaldin, birleşHrilemedlği, her Udsinin de alanlanrun iyice suurlanamadıgı bir okulda, geleceğimiıi güvenllk Htma «l&bUecek bir «gitim ve öğretlm nasıl düzene fconulabüecekti? H«r iki gruptan ogretmaoler, o gttnden sonra bu konudan u«fc durdular. Birbirlerinl inciönekten çaktodller. Bu İş bOyük müçtebitlerin lşi idl. Döndü dolastı şlmdl yeniden «tslahat» adı verilen y» nl bir hereketle karsmva» çıkt yor. Neler tekllf edileceğtol vaka»a* göreoegiz Hepstoden önem lisl. herkesin sesinl keserek d«ralere gtrtp cıktıklan okuldan MSsü»e aynlrp çekilen yalnı» mkmlt hocası ohnustu. TUrekten bmflandığı blr düstinoe sisteminden Dir t«krm tav)zlar rerereic koptmyı tfi alunaımstı. PUROFAY müsabakası •Oeceleri eçlence yerleri kontrol edilecek Belediye zabıtası, yazlık sinema ve eğlenoe verleri civarmda otunın vatandaşlann şikayetlerini gtteönllne alarak kontrollarını sıklaştırmı? ür. Radyo ve hoparlörlerml, civan rahatstz edec«k dererede açan eglence yeri sahıpîen, önre ikaz edtlmekte, tekBrruru halinde para celasına çarptırılmaktadır. TALiHLiLERi 1964 model FORD markaLÜKS Otomobil Kazanan KAS1M Sl) Esentepe Mahallesı, Yesılmeydan Caddesı, Kosov» Sokak No 8, EskışAır (Kur'a No: 102131) ARÇELİK BUZDOLABI KAZANANLAR: YILPAR KAYNAR Mahkeme Mahallesı, Eski Han Sokak No 2/A, Burhanıye. Balıkesır (Kur'a No: 75177) HAVVALİ ŞAHİN BağUrbaşı, Akıl Muhtar Sokak No 2, K«t t Kartal, Maltepe, tstanbul (Kur'a N o : 44097) KÂZIM GttNAÜ Karayollnrı Mcrkeı Atelyeıl. MemlıKKur1» No 8544S) A. ERGTJN ÜNSAL Gaziosmanpaşa Mahalleti, Soğukkuyu Sokak No 13, Balıkesir (Kur'a N o : 96411) HURÎYE SATAR Cerrahpaşa, Kasapbaşı Sokak No 10, tstanbul (Kur'a N o : 77229) ÎILDIZ SÖNMEZ MahaUe, Karkaşar Sokak No 7, Ordu (Kur'a No: 112627) SERDAR ŞENOL Orhaniye Mahallesı No 4. GPTV* (Kur'a No. 4««SI> FtRDEVS TEMtZAUN Teçvıkıye Caddesı No 17, Beşıktaş, Istanbul (Kur'« No: 111866) HAYRİTE GÖRK Bahariye Caddesı, Sıgorta Hastanesi Arkası No S8 Eyup, tstanbul (Kur'a N o : 14118) YAŞAR DlRİCAN Atatürk Caddesi Uğrak Bakkalıyesı, Çubuk, Ankara (Kur'a N o : 101538) BİRER KVTU ARI BtSKÜVİTt KAZANANLAR: Cpvrlye Elblr (Merldlvfköy l«t > Nıyazl Kartal. offlu (Erüincan) Bn. F«time (ŞlşU l«t) Murat Yılmaz (Bozüyük) Mehmet Alı Yaman (Demlrc\) Cülçln özener (Karagümrük Ut.) Sabrt Dt\ecl (Nusaybln) Salt tnan (Tefrn Zonjuldak) Nevra KÜçük Ftnerei (Antaly*) Pcrlhon Erkul (Dlvarbskır) Şengül S»n (Ad»n«) Uı Albuhan (I«ıklar Bursa) Tallp Rpsuloğlu (Yrnlçchir Ank ) Bedla Kf«tnrr (Devr*k Knnguld«k» Hallt Yoldtv (tzırlt) MusUf* Dlkmcct (ATiK»r«) Hwnlt Akçakoca <ZUr) fi«ter J*r»n (Nİ5>nta«ı t*t ) Behrl AHmıç (Adana) Leman Po.vraı (Kandıra) Hllmi Elçl (Ankaral Altan Kavak (Aksaray . Ist.) Sedat Parah ve V»lçın Bnka (Ula Muğla) Turhan Geçen (Etller I«t ) Ibrahlm Erturan (Ankars) Raydar Toma» (U«*k) Taner Kırçı] (Bakırkoy îst ) Eda Oklu (Ankara) Nükhet Sayın (Elâzığ) Rabia Egercloğlu (fcnurum» Bülent öıatay (Kaman) Handan Adnan (Kızıiay . Ank ) Recap Blç*r (tıtanbu!> llhan Kandll (Sankamış) tlhaml Doğan (Kdı ErejlDsn Neflse Çaylak (PvrHİIIc Ut.) Brluat Yitlt (KınKkale) Meriç Görec« (Aks*ra.\Ist ) p t m l Yavaş (Yıldız Îst) Ahmet Gümüşel (Tokat) Baysal öcel (Bayburt) Ayten Yılmaı (Serefllkoçhlgar) Cevat Topçu ((Bartın) Darlye Akvu (L»v«nt Ut.) Rlfat Can (Istanbul) ConHı Tüıman (Aydın) GUl»rln Kılojtlu (Umltl Bedros Çellk (îstanhul) NllOfer Olgen (Goztepe . tst.) Perthan Kıral (BakırKBjr trt ) Mezlyet özset (OgkOdar tst) S»bah«t OiRen (Sammn) Ayçe Mefaret Tahir TAnknra) Gerbls l'z (tstanbul) Fıkret öızflHO (Eretll Konyai Mlntaze Topuz (tzmlr) Erkan Uçan (E^klsehlr) Taruk Bannır (Adapazarı) Ayşe GorOr (Yslrva . Îst ) GUlsen Yener (Balıkoslr) Şahure GOrsoy (Ankara) Mlne Yalçın (Mersln) Nurl Erbcnt (Suadlve îst.) Semra Elçın (Bpşlkta». t«t ) Avnur Bulak (LUlebur|[M) Selâhnttin y«iM TMnr»?) Şlrln Süslü (N»s»nU«ı . t«t ) Erkan Severkip (Kavakiıdere Ank ) NecmptUn Yoku? (Ad£pı,2?rı) Yılmaz Sarıhan (Falsa) Hünevin Uvaroğlu (Balıkf^lr) Ayten Altınok (Umltl Ayşe özgii) (Edlrne) Meral Gürfu (îstanbul) Hasan Alkurt (Kastamonu) Meral Ün (Bergama) Sanly» Bsyraktsr (încesu Ank ) Kftmuran Serbest (Kadikbv tst.) Se\ket Goktaş (Balı;ık) Neriman Balkan (Kskl?ehlr) Falk Babacan ılstanbul) Tayfur Hançer (Etiler . t«t 1 Mana Usta (Gaziantep) Kpnan Kıvasoglu (Monpen Bolu) Mustafa Altıntaş (Cankava Ank I RemUye Samjnoglu (B«ndırma) Mahır Clloelu (Bolu) Omran Uğurlu (Zonguldak) Mflâhat Karaoz (Sakarya) Nurlve Tpralojlu (Ookudnr l«t.) p. Osman Akbay ıCorlu) Mçhmet Çakır (Zonculdak) Mustafa Kahvçcloglu (Samsun) Ahmet Boruçalan (Ankara) Abdullah Tor (HPDdek) Ayşe Ulu (Zonguldak) Bahrıyt Coşkuntuna (2. Cebecl . Ank.) Bahrlye Zengln (Sellmlye . Îst.) Ibrahmi Kır (Avazköy Berıjdma) Ha11de Dinç (Ankara) Adnan D^mlrcl (Kd«. Er*"fiUsl) Berrin özbalkan (Ştsll tst > Eşrel Krpn (B«krkby tst ) Mehmet Uıun (Karsbükı Okfan Aksu (Antalya) Sezal Uğurlular (Karagümruk. Îst.) Fmln Gürler (Avsalık) Hacer Vprk..y L*vent tst.) Zevnep Atak (Kuzguncuk t<st ) Kâmll Namazcı (Taksim tst ) SaMha tKırmaı (Pazar Rlze) A. Kadlr Selâmoğlu (Kajserı) Kadlr Kurt <Imr»nh . SIVM) A. Kamuı (Elâzıjf) Erkan GOlen ıHayrabolul Muaızeı Uludaj (Si?]|t«t) Nur«7 Uirur (Mllas) Nllgün tlkiı (Kocatep« Ankara) Hüseyin Cbmert lAvdın) Ona) Cankaya Blrol KuUu (Aiyon) Halıl Çay (Konya) Enli Behlç (Çankaya) Erdlnç Erean (Beyojlu trt.) Yusuf Çetlnbaş (Afyon) Zerrin Yataroglu (Deltetnender» . Itmlt) Perthan MetlnMyar (Kadıkby . î»t.) Nebahat Ş«hlnler (Gebıe) Blmur Alper ( B U I H ) Levent Kang»! (Erzurum). (SON) Duz Rotarv Kuüibünün veni yönetim kurulu seçfldi Istanbul Rotary KulübÜ yeni idare heyeti sectmi vapılmış ve Iteislige Hibnı Nailî Barlo. reis vekilliklertne ZUbevir Seyhun. Prot. Mukbil GökdoSan. Kenan Inal, genel sekretnTİİSe Emin Sevrek, muhasiiJİİ»e özcan Balkır. azalıklara Âdil Fansa. Arson Gesar ve Ritet Bali se^ilmişlerdir 3 sründe 135 snför Sehirde tralik nizamlarma ajmııyan, klâkson çalan ve özellikle otobüs duraklarmda yolcu tndlrtp btn diren dolrnuş ve taksi soförleri Belediye aabrtası ve tralik pollslritn ortaklnşa kurdujtu ekjpter taralın âan öevamlı olarak izlenmektetliT Bu amaçla vapüan kontrollarda son üç gün içinde 135 sofbr oeaalandınhrus, 86 çnföre de ihtarda bu lunulmustUT. :: TEŞEKKÜR Evlnde ı m v»fj»kıyetl« y«ptıp «mellyatla sag ve »ol taraftakl areteT taatanmı aljp benl tekrar sıhhst« kovu^tran hazık ve naılk ÜroloJ Opr. Dr HÜSNİYE BİLGEN ile ATİLLA SBtLCEV Evlendller lstnnbul S Tenunuz 1864 Şehlrlertinizin an buyüğünde, U niversltenln hemen bitişigtnde, bü tün medenl imkun ve vasıtalara yakın, meslekdin ve külturbilım gruplarırun ögretim kadrosu tam, ustelık Türkiye şartlanna gbre V yeterli olan bir İmamHaUp ofculunun bgretm dası. Bir yanfla t.E.T.T. vasıtalannöa kadınlı erkekli külttlr dersleri no.lar ı, Ote yanda «s Darülfünununutnlan eşvalar t.E.T.T. araçlarmda haziran ayı dan veya Meşrutlyet devri medreiçmde yolculsr laralmdan 82 oeşit selerlnden çılnnış, herblrl kendl lı çanta, 8 eşarp, 3 eldlven. 47 ki alanlarmda günürnuzün en yettıtap, defter, evrak, 3 nUfus cüsdanı, lilertnden gayüan tneslekdin hocaları. Coğrafya hocasî, smıflar27 şapka, 10 çemslye. 22 tek veya çift ayakkabı, 29 sefertası, 19 kalem, dan birinde «gece çündiiz fartda131 parça giyecek eşyası, 24 göalük, rı» ve arzın .jihverinin yörtoge2 saat, 3 yağmurluk. 5 (jatonak, 1 sirıe olan meylintn dogurdugu RO altın büezik. 2 Tönlgen fUmı, 5 ies •ftuçlaf üze*mde'd«rs^erirken, 86 şnlem derecesinden başlryarak ku bıh, ı kutnbara. 6 kat*4)fr)u 12,çak, 17 mayo, 92 hudavat eşj« ve tuplata uogru gidfldöfte, günlerın 34 satten başlryarak altı aya dogbir miktar T>ara unutvümuştur Bu e§ya, Şişlî Hareket Dairesin ru yükselışirü, buna tarşılık gun sahiplerine iacte edllmekteair. ney yanm küresinde de gecelerm ayru seyrı takibettiklertm, 90 derecedeki Ulkelerde ise guneş batması diye birşeyin mevcut olmadıgını, guneşin tepede döner gibi bir hareket vaptıgını, uzun uzun anlatıyor. Ustelik eski bir ftletle de denemeler yapıp, karatahtaya da şekiller clzrvor. Coouklar, difeTedrici artış önumüzdeki 24 saat içinde yurdumnzda Jıava: Bütün bölpelcr ar buhrtlu ve *çık, isridlâl süresi sanlarına doğrn Effirne, Kırfelareli ve çevreleri parçalı buhrflu, mevziî sagtuik vagışh ireçecek, röaırirîsr genel olarak kuecv ve doğu yönlerden hafif yer ?TT «rta kuvvette eseoek, hava sıcaklıklan bütün bölgclerde tedrlcen artmasına devan edeoektir. Omimüzdeki 24 saat içinde Ankarada hava: Açık geçecek, riizgâr knaey yonlerden h*Tif «larafc eseccâc, en yâksek hava sıcakU^ı 29 derece civannda bıdnnacaktır. M. REGAİP ŞEN Cumhurlyet 7697 vm yardımeı arkadaşlariyle Taşvikiy» Saglık Evl dolrtor ve hemelMİerlne teşekkür eder mln &AYIP Pasomu kaybettım. net v» eükranlarımı «unarım. Hükümsüzdür. Şeflk Keskın J Fıisnn Tozan Cumhuriyet 7705 • Cumhuriyet 7708 DEN!2CIÜK İŞLETMESİ M/S FETHTYE İG Tenunuz 1964 1 Ağustos 1964 tarihlerı arasuıâa ROTTEEUDAM, BREMEN, LONDRA, ANVERS limanlarından Türkiyeye yük alacaktır. » SÜRAI TEMMUZ 7 a 0 SAFER 27 0 BANKALAR CADDESİ, BCZküRTHAN KAT 5 GALATA 4<V6A3 4" 56 70 Reklâmcdık 2438/7678 V. J S 34 13 19 17 19 20 43 22 44| 3 14 | 8 50 4.35 8.35 12 601 2.001 6 S 1 1 E. ttnsak ta «1" Aslmda akait hocasımn sünni imana ve elindeki kitapiara dayakatli, bilime Karşı uyamk, ltarşı nan göruşü, kendi sıstemine ?olaştırmalar yapmaktan, sorular re içtöıadına tam bir uygunluk sonnaktan çok hoşlanıyorlar. halinde, ve öeliHeri de kurvetlı«Uznn geceler ve guiMHlzler» i ılk dır. Elindeki fcftaplan ve henüz defa duyan, çoğu fflcoküUa birlık reddedilmiyen hukümleri yeaiden te hâtız kurslannı da bfürmiş o gozden geçirmiş, oldum olası bıllan öğrencılerden biri, coğrafya gısi ile hayatı arasında, davranışoğretmenıne, bu «nznn gSn ve ge ları ile dersleri arasmda, düzenh celer» de namaz ve oruç vakitlerı ve ahenkli bir birlıği bütün hayagelmişti. «Uzun ran nasıl duzene konulaoağıru %o tmda yurutmuş rar. Coğrafya öğretmenı, sınıfta geceler ve gândücSer» in olabileoe kendisine karşı bir gUvensizhic ğüıi kabul eöniyoT, burmn kitaphavasının estiğini sezer gıbi ol ta yeri olmadığını, kıtapta olmıya muştur. Konuyu kısaca yeniden 6 nın da dünyada olamıyacagıni, i s zetler, bu gibi sorularm kendısıni sı takdirde, kitabın dışında, deneUgüendırnuyecegini kesin bir ifa yin akılla birteşmesinden meydakabul etmek deyle soyliyerek dersini bitirtr ve na gelen bılgüeri dış&rı çık&r. ögretmen odasuıa gerefceceğini, oys Tann Kelâm'ının dünyadan habersiz olabüecegirdigi sırada biraz sinirtoomlş, gı sonucunu verebilecek bir uçucanı süalmıştu*. Durumu yülcsek ruma düşmek istemediğinl büyük sesie arkadaşlanna anlaur. Kimv bir üzüntü ve sarsıntı İçinde ansi guler, kımısı kederli kederli ba latıyordu. Fozfüf bilimte sonuçlaşını sallar, meslek dersleri hoca n Ue medrese mantığuun batıda lan ise uzaktan fculak mtsalıri o bin yıl öhce nloe acüar tabasına lur, babse kanşmat tstemezler. yaptığı savaşın küçük bir ömegi, Ama iş bu kadarla feapanmaz. A bizde çok geç kabnış olan btr teradan bir kaç gün geçer, öğren zahürü kh olup bitenler. Bmhıs ciler ayru soruyu bu sefer «akmit* konusu olan şev şaka değil, kendersi ögretmenine sorarlar. Bu dl inanç sisteminin temelin» dedersin hocası yaşlı, terbîyell, büOI>MHHRlYKT"tn refnfcmm. 3 Kuşlar KUŞLAR çocoklVHi ysttığı »dadaa bir çıghk Kadın, yerinden fırlıyarak, yatagnda rnldn. «Jill taaykmyor. Git bak bakalım krea, ne var.» Nat samdanı yaktı. Kaptyı açmes n n m sftndu: Arshktan dofro riUf&r geliyaniv. Bir çı#hk tl»h» dnynlda. Bn teter çvevklana ikisi hrrden harkınnışlardı. Nat, tutuna tutnna, dfise kalka, ç«c«WIann odasından tçeri firince, karmnhkta, kanat çtrpıntilarivle karsılastı. Pencere ardına kadar aeıktı. P«ti(trt4m 1«eri knslar üsttsüyor, önce tavana, dnvarlarm çarpıyorlar, «onra gerl çark ediyorlar, vatektaki çocnklarm fizerine laldınyorlardı. Nat : «KorkmaTin, ben bor'dayıın!» *ty» ba&irdı. Çsruklar, havkirtsa haykmşa onnn kaeagt•• riotra atıldılar. Rn sırada. fearanlıkU, knslar ırene bir fcavalandılar. baş asafı daldılar, £dam» d«fr« gelditer Kadın, öbür odadan: «Ne var, N»t, ae «1mns?» div» aesleniytrdo. Nat cocukları çabncak kspıd&n 4 » a n rMp srahfa dofra snrdl, arkalanndao kapırı kapadı. Simdi, çceaklann yatak odannda, kendisi kn^laria basbass k»lmistı. ••• En vakınındaki bir battaniyeye yapışjtı, bonn elinde bir siiâb gibi kmlUnarak, havada sağa, «ola gavnrmaya başladı. Knsların battaniyeye earptıklannı, kanatlannı çırptıklannı dn KUŞLAR yj H U , bir türlti k»çnuyerlar*ı ki. Bir daba, bir daba uldınyorlar, «IlMtei, tafmı C«C»hyorlardı. O afaeık sivri gacater adamn etine ç»t»l gibi saplauyorâa. B«ttaniye saldırı silâhı olmaktan çıkmif, B r u a ı silâbı olmnfto artık. Nat oıra bsşına u r d ı ; böylece daha da keskinleçen karanhkU kı^lara elieriyle vnrmaya başladı, El yardamıyla k&pıya kadsr gidip kayıvı •çmayı fire alaauyordu, k«şlar 4» arkatBdan gelir diye korkayorda çünkü. Kannhkta onlarla ne kadar U B U b«f«fta bilmiyardn u t , en »onanda çcvreslnAeki kanat eırpiBtılsn asaldt, •onrs ks*Iar (ekUty gi*tiler. Battaniye kalınlıfı arasiBdan biU Nafın â bir aydınlık geliyorao. B i r u bekle«ı, kmlak kabartıp dinledi: Obttr yatak edannda çacmkUrdan birinin acı »cı ağiamMintUn b*»ka hiç bir ges daynlmnyordn. KanatUru çtrpın»^, fırdetayı denroesi kesllmişti. Nat başından battanlyavi «efcti mUı, *»rt btr yamna bakındı. Satakın • seğmk, ksrşvnf aydınlıgı «4ayı t jibi «rtaya keymmştm. *»ı ^ r KITŞLAR 9 ler, kiarisi yatak odasının davarlarına çarparak, kimisi de Nat'ın çırpınması sırasında ölüp gitnislerdi. Ba çarpışnada, kiminin ttyleri yalunasafta, kimlnin de gafasiMla kan v»rdı... Nafın ksnu A4aMH» fiyoü bnlandı. Feaeereye gitti, it?»ny», keit«Mata nfacık bahçestnden öteye, tarAcı bir Mğ«k vardı ftşarda. T«praklar myazın • aert k a n rengine bnlanmıstı. Sabah gfineşindtp«nl p<nl yanan bembeyaz bir kırağı defildi ba; gvndoğnsu rtcffinnın gvtirtiü kaitkars bir ayac Deniz de, flndi, mlar yükselmeye baaladıfı ieta, b e y u tepellkli, keskin dalgalaH» geltp kayvn kiyilanna bııla carpıytır, Barçalaaıy«r Ulara 4*Şnı taktı. la«Mtt Yotoek DO&AN BEBKkK Erlandller 1 (r>Miıl BKRKER Ue Illllllimiltlillllllil IHIIIlilllllllliIIllllIilllltlltllllllllllllllllllllllllıııın» Faal: S3O2 T«91 *u. C pencere de mçtk «4d«g« Jçin ,k«çUnn sağ kalanları aydınlığa doğru uçup gitmişler4i; JUenler verde yatıyordu. Nat, ürkmu*. şaşırmış gibi, bn ntacık «lalere, öyle, baiuyardu. ilepsı de küçük ko«Urdı; içlerinde $«yle biraz iricesı hiç yoktu. Xerde jatan kuşlar elli tane kadar vardı: Sakalar, ıspinoziar, scrçeler, çayırknşları, toygalar .. Bunlar Ubıatıo kurallarına göre ancak kendi sürüleri ıcinde. kendi toprakiarında yaşarlardı ama, şimdi savaş gayretiyle birleşmi* Kaşlardan bir iz bile yoktn. Babçe kapısının ardındakl çitlerde bir tek serçe bile etvıldamıyordn; otların ttreriDde gagssıyla kmrtevldan tophyan ne bir tek er> keoci »rdtçkafa vardı, ne de bir tek karatavnk. Gândcfasn rtzgârıyla denizin sesinden ba%km da bir ses daynlnnyordu. Nat a«ttcereyi kapadı, • küçök oaadan çıktı, kapıyı 4a arkasından kapadı, aralıktan cecti, kendi odasma gitti, Karm yatakaa dimdık oturuyordu. Çocaklardan bir! yanı basında avnyorda, küçüfö de kncagmdaydı. Çocafan vaıü sarçı içindevdi. Pencerenin perdelrri sıkı sikıya «rtülraiistü. Şamd&n yanıyordn. Bn sarı ısıktı kadının yürn pek bitik görnnüyorda. Basıyls «sas> diye isarrt etti. (Arkası var) Taal: H1T TflM NAZÎMENADİ • G*Mİ Yaju MödOrO SaUU CumhuriYet Sayısı 25 Kurus rorkty* Un SaneUk 3 «yUk Basao ve Tayan CtTMBTTRIYKT UattMaetnk Gaz««ecUlk r A SBaikevl Sokak No. 3941 TSJOO ANKARA BPROMJ S Atatark Buıvar' rraeı At> Teletrm» II «5 M. 11 09 20 tl S « II fl B * DUftlf (U.KKİ UPtttlMı ı Sokkgı No i Olyarbaku Teletoır 10R) Of)NBY Ktjçüki«»at ADANA ^« ECVETGÜREStN * l|terlııt fUlea Idar» Sorumlu MfldOr: Harlcl VSHM 80.00 44.00 Ki. Lltrn Kt. gBodertlea yaralar ko. misun. konulmamB Ud« «dllıın*. . * nânlart«n araauliyai kabul olon(naa. Aban* v« llln Islen tc*o H N Ûn Ostfiaa cAbana reya «tl»n Servlst» kaydmın konman lânmdır. VECDİ KIZILDEMtR 40.08 4&M Hanı 8u «<ız«ft. «Hl.AK fA. SASINA uvmavı tıahrıfi etııııçtır.
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear